bildirgec.org

pillibebekkuyuda

8 yıl önce üye olmuş, 123 yazı yazmış. 13267 yorum yazmış.

Bu ne zavallılık kızlar !

pillibebekkuyuda | 16 September 2011 11:25

Bu fotoğraflar çok eskidi artık..

Bana ne bana ne beni al, Onu alma.

Kadın erkeğe son derece açık cümleler kuruyor, direk gözlerinin içine bakıyordu.

-Benim kadar gencini, güzelini, tahsilli ve başarılısını bulursan eğer, hemen evlen.

Kendine güven içindeki zavallılığa inanamamıştım bir müddet. Neydi bu güvenli bünyedeki eksik kalmış önemli yüz?

Erkek mevkii sahibi, maddi durumu iyi, idare edecek derecede yakışıklıydı..

Bir Cuma Portresi..

pillibebekkuyuda | 17 June 2011 14:36

Gün, gecenin koynundan usulca çekerken kendini, yağmura teslim olmuş, topraklar kadar ıslaktı bedeni..
Bugün kahverengiyle şakalaşacaktı fırçası. En siyahla ve en beyazla karıştırırken O’nu, her fırça darbesiyle, resmettiği güçlü bedeni, yavaşça zayıflarken yerini alacaktı tuvalinde.

Kendini kandırmanın gölgesindeydi, asıl bedeni. Asil ruhunu zavallılaştırırken karşı koyulmaz hırsına yenik düştüğü aşk, herşeyi kazanmanın mutluluğunda sayıyorken günahlarını, mutsuzluk ayağına takılıp onu bencilce ve binlerce kez yere düşürecek kadar yarışcıldı benliğinde.
Kim kazandı ? Hiç kimse.

Rebul, gel beni bul..

pillibebekkuyuda | 13 June 2011 21:38

O’nun nesi eksikti..

Sürekli kot pantolon giyer, hiç tırnak uzatmaz, telaşlı olduğu zamanlarda hatta onları afiyetle yer, parfüme ihtiyaç duymaz, nemlendirici kullanmazdı.
İyi yerler için sağlamda tuttuğu pileli siyah eteği, tertemiz neredeyse anneannesiyle takım oluşturdukları beyaz kolalı gömleği ve siyah deri, bir parmak kalınlığında topukları olan papuçları vardı..Bir de beyaz inci takımı. Olleyyyyyy

İkram mı demiştik ?

pillibebekkuyuda | 02 June 2011 16:27

Kadın, hırsızı tespit etmek üzere, hırsıza en yakın davranan ve tam anlamıyla yüzünü gören kişi olarak, emniyete götürüldü.. Onlarca hırsızın tuhaf suratlarını görmek canını sıkmıştı o gün..Hepsi monitörden değişik pozlarla O’na bakıyorlardı.
Mümkün değildi, ayırt edilmesi..Sanki başka bir milletti onlar, hırsız milleti..

Beş yıl sonra aynı masada otururken, emniyet müdürlüğü tarafından arandı..

-Telefonunuz çalınmıştı, şu an bulundu, aşağıya gelerek bir imza atabilir misiniz ?

İkramda kusur olmaz..

pillibebekkuyuda | 30 May 2011 17:41

O sabah işe geç gelmişti. Sağa sola fazla bulaşmadan yapılacak işlerini bitirip hemen gidecekti ki..
Odasında bulunan klimayı dağıtmış tamirciyle karşılaştı.
-Kolay gelsin, siz işinize bakın ben yokmuşum gibi, dedi ve başladı telefon görüşmelerine..

Çaktırmadan sekreterin yanına gidip,
-Haftasonu ya da ben yokken gelseydi tamirci, ne çağırdınız şimdi, dedi.
Sekreter, periyodik bakım olduğunu mecburen haftaiçi gelmek zorunda olduklarını söyledi.

Tekrar odasına döndü, sağolsun müşterilerden biri bir kutu getirmiş, masasının üstüne bırakmıştı. Hemen açtı. Mis gibi baklava..
Tamirciye,
-Baklava buyrun, dedi.

Aşk Cimrisi..

pillibebekkuyuda | 13 May 2011 17:07

Genç kadın ağlarken gözlerinden yere dökülen incilerini toplamak için eğildi, o kadar cimriydi ki, onları toplayıp kolye yapar, her yolculuga çıkışında takardı..

Bavullarını yetkiliye verdiğinde çok ağır gelmiş, yetkili üzerine para ödemesi gerektigini söylemişti. Dedim ya öyle cimriydi ki, önce sorgulamayı çıkardı bavulunun içinden, sonra aşkına duyduğu sadakatını, sonra sorumluluklarını ve bağlılığını.. Yük bakımından rahattı artık.
Zaten sevilmediğini anlamış, büyük bir üzüntüyle uçağının gelmesini bekliyordu.
Anons duyuldu..
Sevgilisine ”Hoşçakal” demek için son bir defa açtığı telefon cevapsız kalmış, daha fazla şansını zorlamak istememişti. O şansını zorlamayı hiç sevmezdi, aynı zamanda sevgi cimrisiydi.

Çeker mi dersin?

pillibebekkuyuda | 03 March 2011 20:46

”Het is gekrompen tijdens het wassen.”

Bu cümleyi aşkımız için kurdum, büyük bir ihtimalle anlayamayacaksın. ”Yıkanınca çekti” demek..
Geçen gün harika bir hırkamı çamaşır makinasına attım. Farketmeden açmışım düğmesini. Yıkandıktan sonra çekmiş, çocuk hırkası olmuş. Çocuğum yok ki giydireyim. Sağından solundan çekiştirdim olmadı, ağlamak istedim. Eskisi gibi giyemeyeceğimi anladım, yeniden düştüm yollara, aynısını almak için.. Bulamadım.

Aşkımız gibi.. Biliyorum ki, bulamayacağım ya da aldıklarım yakışmayacak üzerime, emanet gibi duracak. Aşk da yakışırmış insanlara, yeni kavradım.

Makyöz..

pillibebekkuyuda | 02 December 2010 17:50

O özel günde, muhteşem yüz hatlarına sahip güzel bakışlı O erkeğe makyaj yapmak, olağanüstüydü..

Makyözün hava şartlarından dolayı gelemeyeceğini söylemişler, yoğun düşünceler içindeyken, kendimi ortaya atıp ”ben yapabilirim, bundan kolay ne var ki” demiştim..

Şirketin gönüllü tiyatrocuları, kostümlerini giyinirken, vücut hatlarını saklama gereği duymuyorlardı yanlarındaki çapkın bakışlı kadınlardan..

Önce müdürlerden biri oturdu karşıma, Ona makyaj yapmak gelmemişti içimden..Hemen yanımdaki kıza, biraz işim olduğunu yarım saat sonra geri geleceğimi söyledim..Gönüllü olup da her işte kendime gösterdiğim toleranslı taraflarımı seviyorum..

Son arzu..

pillibebekkuyuda | 04 October 2010 12:41

O’nun ”Neden bana doğumgünü yapmıyorsunuz?” dediği günden itibaren, her pazar gününü doğum günü ilan edişimi hatırlıyorum..Çoğu zaman yanında olamasam da her pazar evine gönderilmek üzere, 1 yıllık ödediğim pastane hesabıyla, tamıtamına hayatta kalacağı zamanı 1 ay fazlasıyla hesaplamıştım..
Mumları söndürdükten sonra, her defasında kahkahalar atar, çocuklar gibi kendini alkışlardı..Bayılırdım onu öyle mutlu görmeye..

Sevgili anneannem uzun zamandır yatağından kalkamıyor, bütün çocuklarının isimlerini unutuyordu..Hiçbir hastalığı olmadığı halde, zamandan dolayı yıkılan sağlam vücudunun göçünü izliyordum sessizce..Ansızın vücuduna saplanan ağrılarla başladı ölüm..Ruhu o kadar gençti ki, yaşamak, nefes almak istiyordu..Tam 35 yaşında eşini kaybetmiş, bir daha evlenmemek için yemin etmişti..Çok büyük bir aşkmış dedemle yaşadığı, ”yeryüzünde böylesi yoktur” derdi..Onun kadar şanslı olamayacağımı hissettirirdi bana anlattığı bütün hikayeleri..

Mudjekeewis II

pillibebekkuyuda | 18 September 2010 20:08


Dilimde güzel bir şarkı

Doyamam söylemeye..
Bir adım, geri mi gitsem
Aniden durup,
yönümü değiştirip,
Rüzgara karşı daha hızlı mı koşsam

Kadın, şirket kartını genel müdürün masasına bıraktı..Bu anlayışın kendisine uymadığını, Bettina ile bir saniye bile birlikte çalışamayacağını söyledi..Yeni bir iş planı hazırlanmasını istedi. ”Yoksa” dedi..
Bu yoksada, ne çağlayanlar ne nehirler, okyanuslara dönüşüyor, tatlı meltemler kasırga olmuş herşeyi önüne kata kata büyüyüyerek geliyordu..
Hırs böyle birşeydi..Hırs bir hamurdu, istediğinde onu bir çiçek yapar, istediğinde böcek yapar karşındakine sunardın..