bildirgec.org

pillibebekkuyuda

8 yıl önce üye olmuş, 123 yazı yazmış. 13267 yorum yazmış.

TELEFONUNU İSTEMİYORUM..

pillibebekkuyuda | 17 July 2007 18:37

İyi bir cumartesi günü nasıl geçirilir? diye soracak olursam, sabah kalkar, 8.00 gibi kahvaltımı yaparım diye başlayan cümlelerden almayayım.O sabah kalktığımda doğru havuza koştum. Herzamanki gibi yalnız ve bedbah bir tavrım vardı çünkü Ayhan Işık’ın
siyah beyaz filmlerinden izlemiştim sabahın altısında. Gerçek aşkı bulamadığım için de mutsuzdum.Bütün bunlar yetmiyormuş gibi birbirinin gözlerinin içinde eriyen bir çift belirmez mi göz mesafemde bir yere..Tamam, öğlen yemeğimi yer ve üzerine bir buzlu kavunlu votka iyi gider dedim. Ben gölgede güneşlenirken adam sevgilisini rahatlatmak için 4 adet minder istedi. Az sonra sevgilisi rahatlıktan sızıverdi. Yakışıklı bir erkek olduğu için sonsuz bir güven vardı bakışlarında..Ellerini bir an bile ayırmadılar. İşte bu olsa gerek dedim mezarda el bırakmak. Fakat adamda bir rahatsızlık vardı, sanki hava yutmuş ve o hava içinde kalmıştı. Neyse dedim kendi kendime, bugün de böyle geçecek. Gözledimi kapattım. Özenmek bana yakışmazdı ama herzaman marketlerde çirkin kadınların yanındaki yakışıklı erkeklerin, neden onları tercih ettiklerini düşünürüm. Gidip tavuklu salatamı söyleyeyim dedim. O da ne, masama oturan yakışıklı adam oydu.
– Selam, sizinle muhabbet etmek isterim ama kızarkadaşım çok kıskanç deyip telefonunu tutuşturmaz mı elime.Kalakaldım. Kendi hayallerimin yıkıldığı yetmiyormuş gibi o zavallı kız adına kurduğum hayallerde yıkıldı o an.Şu an neden kendimizi kandırmak istediğimizi düşünüyorum, neden hiçe saymaklar, neden bu fırsatçılık, neden, elele bile olunsa akıllar başka yerlerde..Neden hep elimizde olmayanı istiyoruz.???

A’DAM DAN RED LIGHT

pillibebekkuyuda | 17 July 2007 14:57

A- Bu caddelerde garip bir koku var..
B- O Marihuanna gerizekalı yürü.
A- Kız, benim parfümüme benziyor.Neresi burası yaa ..Alışveriş merkezi falan mı? Kadınlar vitrine çıkmış, ama elbiseleri yok..
B- Aaaa, sen beni öldüreceksin hiç mi duymadın Red light Street burası..
A- Ne bileyim demin caddelerde sırıtarak yürüyorduk, bir de baktım buradayız. Bizim Karaköy olsa sokmazlar değil mi?
B- Kızım İstanbul mu burası, özgürlükler şehri A’dam, yani Amsterdam..
A- Akıllım, sen burada yaşadığın için bilemezsin tabi, Bülent, Armağan la evlendi,hem de 30 yaş küçük..
B- Yuuh, burada bile o kadar yaş farkı olmuyor..
A- O zaman burası İstanbul mu deme sen de.. Ağlamak istiyorum kadınları kasap gibi vitrine koymuşlar..
B-Ağla ağla , sana da ne oluyor sa..onlar memnun hayatlarından, zorla kimse birşey yapamaz burda..
A- Yine de üzüldüm..
B- Adamlar ün yapmışlar bu caddeyle turistik olmuş sen otur bir köşede ağla..

ŞİŞME EJDER

pillibebekkuyuda | 15 July 2007 00:40

Eskiden şamyel vardı.( Biz öyle derdik) En babası da traktör şamyeliydi. Babamlar arabanın bagajında taşıyıp Demirciköy’e gelip de denize girdiğimizde tek sıra halinde oturttururlardı bizi üzerine. Herkese de yer vardı.

Bir otobüs dolusu insan giderdik.Haşlanmış yumurta ve patatesli börek yapması hep anneme düşerdi. Gelin görün ki o yumurtanın soğumuş ve katılaşmış sarısını yemesi de bana düşerdi. İstersen yeme, annem aç kalmış somali tarzanı olduğum için tıkardı ağzıma.Bir an nefesim kesilir, yüzüm kızarır nihayet yutardım.