QuickSilverScreen sitesi online olarak film izlemek için geliştirilmiş bir site. Filmler DivX formatında sunulmakta ve izlemek için DivX Web Player gerekmekte. Bu plugin’i direk web sitesi üzerinden yükleyebilir ve filmler izlenebilir. Bu sitenin kullanıcısı hızla artmakta ve içerik her geçen gün çoğalmakta. Film kalitesi de fena değil ve tam ekran izlenebiliyor.
yeni reklam çılgınlığı: telefonla konuşurken reklam gör, para kazan
bildigimiz son sey | 28 September 2007 22:50
gün geçtikçe internette reklam çılgınlığının arttığını görüyoruz. msnbc haberlerinden birinde şundan bahsediyor:
internet üzerinden telefon konuşması yapıyorsunuz ve o sırada karşınıza reklamlar çıkıyor. bu sayede para kazanıyorsunuz.
gerçekten reklam çılgınlığı değilse bunun adı başka türlü nasıl açıklanabilir bilmiyorum. google ile internet reklamcılığında açılan çığır artık bu tip şeylerle suyu çıkan bir olay haline gelmeye başladı. üstüne üstlük bu bahsettiğim şeyin reklamcılar için daha çok faydaları varmış (!). mesela telefon görüşmesi yaparken karşınıza reklam geldiği için refleks olarak konuştuğunuz kişiyle aranızdaki konu da reklamla alakalı oluyormuş.
Bush`un konusmasinin de-sifre edilmis ha
bozukdna | 27 February 2003 19:50
f1 turkiye/istanbul
enemy | 21 November 2002 11:05
kopya tasarımlar derlemesi
bakiyyebemolu | 16 October 2008 10:14
site tasarımıyla gerek hobi olarak gerekse de profesyonel olarak ilgilenen birçok tasarımcının ziyaret ettiği galeriler vardır (liste 1, liste 2). herhangi bir tasarıma başlamadan önce bu tarz galerilerin taranması, esinlenmek için bazı parçaların toplanmasında bir zarar yok sanırım. ancak bazen iş abartılıyor.

sağ tasarım orijinal, soldaki ise kopya
şurada konu ile ilgili çok güzel bir derleme yapılmış. hangi tasarımların nerelerden, ne şekilde alındığını görmek isteyenler inceleyebilir. işlemin wordpress tema yönünün sistematik anlatımı için de şuraya bakabilirsiniz.
“kötü tasarımcı kopyalar, iyi tasarımcı çalar” sözü bir nebze de olsa doğru sanırım.
İKSV SİNEMA ÖDÜLLERİ
melody park | 14 April 2007 21:44
26. Uluslararası İstanbul Film Festivali ödülleri dağıtıldı.
Sinema onur ödülünü favori yönetmenlerimden Gus Van Sant’ın almasına çok sevindim fakat ulusal yarışmada en iyi film ödülünü ‘İklimler’in alması bana biraz yapay bir karar gibi geldi.
En iyi Kadın Oyuncu ödülü ‘Beynelmilel’ filmindeki rolüyle Özgü Namal’a, En İyi Erkek Oyuncu ödülü ise ‘Takva’ filmindeki rolü ile Erkan Can’a verildi. İkiside performanslarıyla bu ödülleri hak etti bence.
En İyi Yönetmen Ödülünü ise ‘Kader’ filmi ile Zeki Demirkubuz aldı.
İntikaam
hafifuyku | 01 June 2001 15:51
Gider ayak boşluyorduk siteyi, birileri fırsattan istifade etmiş,.. Olmuyor tabii,.. Hiç olmuyor..! Biraz sinirim tepeme sıçramış şunu yazarken, ama siteyi kurtarınca sakinleştim,… sakinleşip konu hakkında ne yapabilirim onu düşündüm,.. sonra da oturdum yaptım!… sıkışınca oluyomuş,.. aftermath’da öğrenir artık zavallı webcilerle eğlenmemeyi… Neyse o bana zarar vermemiş ben de ona zarar vermedim,.. eski adresinden içeri girebiliyorsunuz.
Kanadoğlu, Susurluk’u örttü mü, cezalandırdı mı?
szoszy | 12 January 2009 16:22
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=802265&title=kanadoglu-susurluku-orttu-mu-cezalandirdi-mi
Jeanne d’Arc Efsanesi
puella | 04 July 2008 17:13
Tarih boyunca kendisine birçok isim yakıştırılmış olan, ancak en çok bilinen adı ile Jeanne d’Arc’dan, kullandığı öne sürülen imzaya dayanarak Jehanne olarak bahsedeceğim.

Emmanuel Frémiet tarafından yapılmış heykeli
Tarihin bize anlattıklarına göre; mütevazi bir aile olan Jacques ve Isabelle d’Arc’ın kızı Jehanne, 6 Ocak 1412 tarihinde, Fransa’nın doğusunda bulunan Domremy kasabasında dünyaya gelmiştir. Doğduğu dönemde Fransa ile İngiltere arasındaki Yüzyıl Savaşları sürmekte, ve Fransa topraklarının çoğu İngilizlerin ya da İngiliz yanlısı güçlerin eline geçmiş bulunmaktadır.
Jehanne yaklaşık 13 yaşındayken, St. Catherine, St. Margaret (inançları uğruna ölen eski dönem Hristiyan azizeleri) ve St. Michael’in (İncil’de, Şeytan’a karşı olan savaşta Cennet’in ordusunun komutanı olarak geçmektedir) kendisine göründüklerini söylemeye başlar. Sonraki açıklamalarında şu sözleri sarf edecektir: “Tanrı cesaretimi yönlendirmem için bana seslendiğinde, yaklaşık 13 yaşımdaydım. İlk duyduğumda çok korkmuştum. Bahçedeydim, yaz mevsimi ve öğle vaktiydi. Sesi 3. duyuşumda, sahibinin Tanrı değil, onun meleği olduğunu anladım.” Söylediğine göre; melekler ona inançlı olması, her gün kiliseye gitmesi gibi öğütler veriyor, bunların yanısıra da Fransa’yı İngiliz işgalinden kurtarak gücün kendisi olduğuna dair telkinlerde bulunuyordu.

Doğduğu varsayılan ev. Günümüzde müze olarak kullanılıyor.
Kısaca, tarihin Jehanne ile ilgili bize anlattıkları; Tanrı’nın ona ülkesini kurtarma görevini verdiği köylü çoban kızın, erkek kılığına girerek Fransa ordusunun başına geçtiği ve ülkeyi İngiliz işgalinden kurtardığı. Ancak sonunda İngilizler tarafından yakalanıyor ve cadılıkla itham ediliyor. 1431 yılında yakılarak öldürülüyor. Ölümünden yaklaşık 500 yıl sonra, 1920 yılında azize ilan ediliyor.
Ancak, anlatılan tarih gerçeği ne kadar yansıtıyor?
elektronik hab. kanun taslağı
enemy | 09 October 2003 16:34
bugün itibariyle, ulaştırma bakanlığı web sitesinden, yeni kanun taslağı duyurusunu yaptı. buna göre, avrupa birliği mevzuatları ve liberalleşme doğrultusunda, telekomünikasyon meselelerine topyekün bir düzenleme getirilecekmiş. şuradan kanun taslağını download edebilirsiniz.
kanun üzerine ilk izlenimlerim şu şekilde;
madde 1, bizi yakından ilgilendirmesi sebebiyle, dikkate alınmalıdır. buna göre, devlet resmen “internet gelişimini teşvik etme” rolünü üstleniyor. bunu, r.t.erdoğan ‘ın ağzından, t.v. ekranlarında duymuştuk ve, en azından bir kanun olarak önümüze çıkması hoş oldu.
3. sayfanın sonlarına doğru yeni birkaç şey gözümüze çarpıyor. Ulusal Numaralandırma Planı ve Numara Taşınabilirliği. Buna göre, Ülkemizde, topyekün yeniden numaralandırılmaya gidilecek gibi gözüküyor. Aynı şekilde, “Numara Taşınabilirliği” ise “Abonenin numarasını değiştirmeden hizmet aldığı işletmeciyi, bulunduğu fiziksel konumu ve/veya aldığı hizmetin türünü değiştirebilmesini” diye bir ibare içeriyor. Sanırım; Yeni yerel telefon şebekelerinin tahsisine izin çıkacak.
Yine 5. sayfada, İlkeler Bölümünün, Madde 4 başlığının, B şıkkında “Herkesin, makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi.” Her ne kadar fiyatlarda iyileştirme diye bir mesele geçiyor olsada, fiyat verilmemiş olması biraz karın ağrısı yapabilir. Bunuda zaman belirleyecek.
17. Sayfaya kadar, klasik sözleşme metinleri var. Ancak, 17. sayfada “Üçüncü Bölüm” başlığında, “TARİFELER” çıkıyor karşımıza “1) Elektronik haberleşmede, işletmecinin tekel olması veya ilgili hizmet veya bölgesel piyasada etkin piyasa gücüne sahip olduğunun Kurum tarafından belirlendiği hallerde.2) Teknik, sosyal ve ekonomik şartlarda meydana gelen değişiklikler göz önüne alınarak kamu menfaati gereği Kurumun belirleyeceği diğer haller
“ çıkıyor. Yani, bir rekâbet olacak. Bu rekâbette, kurumlar fiyatlarını kendileri belirleyecek ancak, toplumsal bir dara düşme durumu olduğu zaman, yetkili kurum(ki bu kurum kanunun üst maddelerinde belirtiliyor) fiyat indirimi yapabilecek. Tabi, fiyat arttırımıda yapabilecek çünkü maddeler içerisinde devamlı “piyasa analizi”, “para durumu” falan filan diye şeylerden bahsediliyor. Yine, “Tarifelerin Belirlenmesine İlişkin İlkeler” bölümünde, “f) Uluslararası uygulamalar uygun olduğu ölçüde dikkate alınır.” diye bir ibare var ki, herhangi bir ülkeyi model seçip, o şekilde yatırım yapacağımız aşikâr oluyor gibi…
Yine 20. sayfada, “Erişim Tarifeleri” bölümünün devamında, “Kurum, yükümlü işletmecilerin tarifelerini maliyet esaslı belirlemediğini tespit etmesi halinde erişim tarifelerini maliyet esasına göre belirler. Kurum, tarifeleri maliyet esasına göre belirleyinceye kadar diğer ülke uygulamalarını uygun olduğu ölçüde dikkate alarak tarifelere üst sınır koyabilir. Kurumun belirlediği tarifeler bağlayıcıdır.” şöyle bir metin daha var. Buna göre, tarifelerin bir üst sınırı olacak. Buna göre, 1 dönem içerisinde 1den fazla zam yapılması yada, zamların maliyet esasından sıyrılarak, daha çok kâr etme amaçlı yapılması durumunda, Kurumun gideceği indirime uymak zorunda kalacak işletmeler. Tabi, bu üst sınırı belirleyecek olan kurum, cep harçlığı gibi meselelere kanmaz ise, faydalı bir “bağlayıcı hüküm maddesi” olduğunu söyleyebilirim.
Bunun dışında, 28 sayfalık bu kanun tasarısında, devamlı suretle “yeni tekonolojik ürünler”, “ürünlerin güncel olması”, “yeni olması” gibi ibareler var. Buna göre, eğer yanlış idrak etmiyorsam; Kâr ‘ın belirli bir kısmı tatlı tatlı yeni teknolojilerin takibatına ve, Ülkemize getirilmesi gibi bir niyet var. Tabi, bu iyimser yaklaşım. Maddelerin her birini teker teker dikkatlice okuduğumuzda, “Yeni ürünlere yatırım yaparsanız, maliyetiniz düşer. Teknolojiyi takip edip ve topluma ucuz hizmet satın…” gibi bir dayatma var gibi kokuyor. Tabi, teknolojiyi takip etme meselesi sadece isp ‘ler ile kalmamalı. Türk Telekom bu takibatı yapmalı. Fakat, “Taşınabilir Evrensel Numaralar” konusu açıldığına göre, Türk Telekom özelleştirmesi (yada, yeni Telekom Şebekeleri) var olacak. Bu şekilde, numaramızı hiç değiştirmeden başka şebekelere aktarabileceğiz. Buda, eğer kablolu yayın, internet, data hizmetlerinden memnun olmadığımız bir telekomünikasyon şebekesinden, diğerine numara değişikliği ve zorluklar olmadan geçiş yapabileceğiz.
Yine, Telsizler üzerinede değişik değişik konuşmalarda geçmiyor değil burada ama, konumun dışında olduğu için pekte dikkat etmedim.
Avrupa Birliği ‘ne uygunluk açısından yeniden düzenlenen ve tekbaşlık altında toplanan “Elektronik Haberleşme” meselesi, biraz daha eli yüzü düzgün hale geldi sayılır. Zira, Ek madde ekleye ekleye, sıpaya çevirmişlerdi zaten köhne olan kanunu.
Ayrıca, ulaştırma bakanlığı konuyla ilgilenen herkesten şiddetle feed back istiyor. dilerseniz mail, dilerseniz fax ile, hiç farketmez. Yeter ki, düşünceleri iletin.
ben, kanun taslağını bu şekilde idrak ettim. okuyup, değişik yorumlar getirecek arkadaşlar varsa, tartışabiliriz.
yinede, hayırlı olsun. elle tutulur birşeyler yapabiliyorlar diye düşünmeye başladım artık.