bildirgec.org

Web2.0 Yazı Tipleri İster Misiniz?

Buremba | 20 March 2007 16:36

geçenlerde web2.0 ile ilgili bir logo tasarımını (2) vermiştik. yorumlarında web2.0 yazı tiplerinin de bildirisnini yazacağım demiştim. bu font paketinin içerisinde yaklaşık 300 tane font bulunuyor. fontların bir kısmı ünlü şirketlerin logolarında kullandıkları yazı tipleri.

mesela boyner'in logosunda kullanılan yazı tipi font paketinde bulunmakta
mesela boyner’in logosunda kullanılan yazı tipi font paketinde bulunmakta

gözü yormayan, okunması kolay, estetik fontlar var içinde. neyse lafı fazla uzatmadan linkimizi verelim 🙂

burdan alalım

google arena

populerSEEN | 22 March 2006 15:41

Eylül ayında kullanıma açılmış olan sitede en çok futbol takımları karşılaştırıldı.
Google Arena’da futbol takımlarından sonra kıyaslama yapılan kategori yüzde 30’luk bir oranla ticari markalar oldu.Google ile Yahoo,Bmw ile Mercedes ilk sıradalar.Karşılaştırmaların yüzde 20’lik dilimi ise ünlülerin birbirleri ile kıyaslanmasından oluşuyor. En çok giriş yapılan ünlülerin başında Gülben Ergen ve Hülya Avşar geliyor.

Sanal alışverişte artık pek de sanal değiliz!

Beacool | 02 October 2010 11:20

Fits me
Fits me

Sanal hayatın gündelik hayatın yerine geçmesiyle değişen alışveriş kültüründe “değişmez” dediğim alışveriş sektörü giyim sektörüydü. Bu konuda birkaç deneyim yaşamış ve bedenleri benim bedenime birebir olan birkaç ürünü sanal alışverişle internetten sipariş etmiştim. Ürün geldiğinde ise üstümde hiç de benimmiş gibi durmamıştı. İşte bu birkaç acı deneyim sanal alışverişle kıyafet almamın hayalinin “henüz” erken olduğunu gösteriyordu…

Fits me ile şekilden şekile...
Fits me ile şekilden şekile…

Tabii bu haberi görmek kafamdaki “acaba?” rüzgârlarının yeniden başlamasına sebep oldu. Bir Estonya firması tarafından 30.000 insan vücudunun taranmasıyla yaratılan ve Fits.me ismiyle anılan bu ürün bir nevi robot manken. Tek yaptığı ise sizin vücudunuzu taklit etmek ama bu taklidi 2000 farklı vücut şekline girerek yapabiliyor.

12

buddhala | 21 June 2007 10:12

anne

Anneme, beni görünmeyen bir sineğin ısırdığını söyleyince gülmeye başladı. O hep gülüyordu söylediklerime son zamanlarda. Banyo yaparken gülüyordu, aynanın karşısında saçını toplarken, fırından yemeği çıkarırken, babam kalçasını okşarken, gazete okurken, kanal değiştirirken…

Çamaşır mandallarından robot yapmama da gülmüştü. Altıma işedikten sonra, beni yıkarken de gülüyordu. Kardeşimin önlüğünü ütülerken de, babamın gömleğini ütülerken de aynı tebessüm vardı. Onun ağladığı anı görmek, beni mutlu edecekti sanki. Daha fazla takip ediyor, daha fazla ona bakıyordum. Sırf o ağlasın diye gereksiz yere ulu orta yerde ağlıyordum bazen ama tık yok, büyülü bir şekilde gülmeye devam ediyordu. Ona, onu sevmediğimi söyleyip, mutsuz etmeye çalıştım. Başımı göğsüne bastırdı ve beni sallamaya başladı. Kafamı kaldırıp yüzüne baktığımda, beni dudağımdan öptü. O an ben de gülüyordum ve annem de gülüyordu. Yalan söylediğimi anlamıştı, blöf yaptığımı. Oyuna gelmemiş, yine gülmüştü.

Bulgar Pop Folk Müziği : Chalga

nihilanth | 16 April 2007 07:56

Bulgaristan‘da icra edilen, çoğunluğu komşu ülkelerden arak olan fakat bazen orjinal besteleri de çıkartabilen sanatçıların,halkın yerel zevklerine göre şarkılar üretip klipler çektiği bir müzik türü chalga..
Chalga kelimesi, Türkçe, çalgı‘dan geliyor. Oldukça fazla hayran kitlesi olan bu türün şarkıları bulgaristan’da epey tutuluyor. Şarkılarda genellikle Arap,Türk,Yunan ve Roman havaları seziliyor.

Şarkıların birçoğu dediğim gibi yunan ve türk şarkılarının coverlarından oluşuyor. Ama bizim türk sanatçılarımız da tabi bulgar chalga şarkılarını araklamıyor değiller.. Aslında balkanların müzik kültürü sürekli birbiriyle haşır neşir.. bulgaristan, yunanistan ve türkiye’den araklıyor;türkiye, bulgaristan ve yunanistan’dan..

Dyatlov Geçidi’nin Esrarı – 1

Xas | 10 August 2008 13:00

Şimdiden uyarmak lazım, yazı biraz ürkütücü. Korku filmlerinde işlenen “vahşi doğanın kucağında bilinmeyen varlıklarla mücadele eden gençler” temasının gerçek yaşamdaki bir örneğine tanık olacağız. Bir grup kayakçı, Ural Dağları‘nda geziye çıkarlar ancak esrarengiz bir dizi olay onları deliliğin sınırlarına ve ölüme sürükler. Gerilim filmi konusu gibi duruyor değil mi? Ama bir zamanlar Rusya’yı çalkalayan ve sonradan unutulan bu olay gerçek.

Igor Dyatlov,  Zinaida Kolmogorova,  Lyudmila Dubinina,  Alexander Kolevatov,  Rustem Slobodin,  Georgyi Krivonischenko,  Yuri Doroshenko,  Nicolas Thibeaux-Brignollel,  Alexander Zolotarev. Yolculuktan önce.
Igor Dyatlov, Zinaida Kolmogorova, Lyudmila Dubinina, Alexander Kolevatov, Rustem Slobodin, Georgyi Krivonischenko, Yuri Doroshenko, Nicolas Thibeaux-Brignollel, Alexander Zolotarev. Yolculuktan önce.

27 Ocak 1959 günü Sovyet Rusya’da dokuz genç kayakçı Ural Dağları’nın uçsuz bucaksız eteklerinde 2 haftalık bir tırmanış ve kayak gezisi için yola çıktılar. Aslında 10 kişiydiler ancak bir tanesi sağlık problemleri yüzünden son anda geride kalınca yola 2 kadın 7 erkek çıktılar.

bitmek bilmeyen ölüm…

Vamperotica | 22 March 2003 23:26

Sıkılıyorum ben ya nedir bu .. Herşey tam yoluna giricek derken..ı ıh! yok.. girermi??…aa aşkolsun ya.. nasıl birşeylerin yola gireceğini düşünürsün sen.. öyle olsun..küstüm…

Biram bitti daha nolsun..Sigara 1 dal kalmış kafa zum,zaten hastayım ayıldım bayıldım bugün,utandım kendimden ve mutfaktan.allahtan yoktu kimse..ölüm neden bitmek bilmez hep yineler kendini?..kendi kendime sorular sormada da üstüme yok zaten evet evet…kokoreç yiyelim ozaman.

Kasımpaşa’da Vuslat Zamanı

juki | 24 August 2009 12:22

Haliç'in dertli delikanlısı zor günleri geride bırakıyor...
Haliç’in dertli delikanlısı zor günleri geride bırakıyor…

43 yıl aradan sonra ilk kez 2007-2008 sezonunda Süper Lig’de oynamaya hak kazanmış Kasımpaşa, 1 sezonun ardından tekrar Süper Lig’de boy göstermeye başladı. Kasımpaşa takımı gerçekten çok zorlu süreçlerden geçti. 2005 senesinde TFF 3.Lig’de oynayan takım kısa zamanda çok yol aldı, ama 3 -5 bin civarında taraftarı dışında kimseye yaranamadı. Türkiye Futbol Federasyonu bir yandan basın diğer yandan, hakemler öyle bu takım kamuoyunda hep Recep Tayyip Spor olarak lanse edildi. Bu durum klübe büyük zarar verdi.TFF, 2007-2008 sezonunda Kasımpaşa’nın maçlarını kendi evinde oyamasına izin vermedi. Sebebi ise zeminin suni çim olmasıydı. Aynı TFF bir yıl sonra Gençlerbirliği,Hacettepe ve Ankaragücü klüplerine Ankara 19 Mayıs Stadı’nda suni çimde oynama izni verdi. Kasımpaşa ise sahanın zeminini doğal çime çevirmek için onca zaman harcadı ama bu işlem ancak 2007-2008 sezonunun son haftalarında gerçekleşti. Takım, o sene maçlarını Olimpiyat Stadı’nda oynadı ve taraftar desteğinden mahrum kaldı. Taraftarlar takımlarını birkaç maça izleyebildi ancak. O sezon küme düşen Kasımpaşa, ertesi sezon Bank Asya 1.Lig play-off şampiyonu olarak lige dönüş yaptı. Bu süreç içinde kamuoyunca hep yaftalandı. Hakemler Kasımpaşa’nın maçlarına hep bir önyargıyla çıktılar. Evet, siyaset söylentileri klübe büyük zarar veriyordu.Bunun en açık örneğini Mayıs 2009’da Ankara-Yenikent’teki play-off maçlarında gördük. İlk maçta Altay ile karşılaşan Kasımpaşa 1-1 giden maçın son dakikasında kornerden gelen topta temiz bir gol bulmuş, fakat bu gol hakem Aytekin Durmaz tarafından faul gerekçesiyle iptal edilmişti ve maç penaltılara gitmişti. Sonunda penaltılardan galip çıkan taraf gene Kasımpaşa oldu, ama iptal edilen gol spor kamuoyunda herkes tarafından yanlış bir karar olarak yorumlandı. Play-off finalinde ise Karşıyaka’yı 2-1 ile geçen Kasımpaşa Turkcell Süper Lig’de yeniden oynamaya hak kazanıyordu. Lakin bunu hazmedemeyen Karşıyakalı 7.000 tarafar 3.000 kişilik Kasımpaşa tribününe saldırmış, sahaya inmiş ve hatta şampiyonluğu kutlayan Kasımpaşalı sporculara saldırı grişiminde bulunmuşlardı.O gece güvenlik güçleri olayları yatıştırmıştı ama ne var ki TFF Karşıyaka klübüne 5 maç ceza verirken Kasımpaşa’ya da 1 maç cezayı araya sıkıştırmıştı. Şimdi soruyoruz, Kasımpaşa’nın suçu neydi? Şampiyon olup Süper Lig’e mi çıkmak? Nitekim Kasımpaşa bu cezasını geçen hafta İ.B.B önünde çekti. Taraftarından yoksun olan Kasımpaşa bu maçı 3-1 kaybetti.Şimdi Kasımpaşa’da vuslat zamanıdır işte… Kasımpaşa, özetle bahsettiğim bu zorlu günlerin ardından taraftarına ve Süper Lig’e kavuştu ve 4.hafta Kasımpaşa’da oynayacağı Gençlerbirliği maçını bekliyor.