ne insanlar var dünyada ve hatta amerikanın her bir yerinde
DENİZ VE GÜNEŞ
| 23 May 2007 17:30
Deniz ve güneşi bu değil;

“Buzlar Çözülmeden” Gerçek Oldu !
tenedian | 12 October 2006 22:20

Buzlar Çözülmeden-1965 Fikret Hakan/Selda Alkor
Cevat Fehmi Başkut’un en tanınmış yapıtlarından, filmi de çekilmiş olan ve hemen hemen herkesin bildiği “Buzlar Çözülmeden” Kuşadası’nda gerçek oldu. Önce olayı hatırlayalım: Tımarhaneden kaçan bir deli kardan yolları kapalı bir kasabaya gelir. Uzun zamandır yeni atanan kaymakamı bekleyen kasabalılar geleni yeni kaymakam sanırlar. ‘Kaymakam’ kısa süre içinde – buzlar çözülmeden -kasabadaki düzeni değiştirir.
Kuşadası‘nda yıllık izne çıkan kaymakamın yerine kaymakamlığa gelen ve stajyer kaymakam olarak atandığını söyleyen Adem Yılmaz, iki gün boyunca Kuşadası’nın tüm resmi işlerini yürütmüş, yazışmalar yapmış ve “kaymakam bey”‘i başarıyla oynamış. “Buzlar çözülünce” yani gerçek kaymakam izinden geri dönünce ortalıktan kaybolmuş.
Memlekette yazar olup piyes kurgulamanın bile anlamı kalmadı…Detaylar burada
Arçelik’ten iPod Uyumlu Mikro Müzik Sistemleri
tom ripley matik | 17 November 2007 16:05

Yerli markaların zamazingolarına pek meraklı yazarınız Tom Ripley Matik, Arçelik tarafından tüketicilerin beğenisine sunulan iPod uyumlu 3 adet mikro müzik sistemini tespit etmiş bulunmaktadır.
145, 155 ve 195 YTL fiyatlarla satılan ürünlerin tümünde; uzaktan kumanda, çeşitli nesil iPod’lar için adaptörler, ayrıca analog ses girişi ile USB girişi, video özelliği bulunan iPod’lar için TV çıkışının mevcut olduğu, cihazların kullanma talimatnameleri incelenmek suretiyle anlaşılmıştır.
Galatasaray’ı Fethullah Gülen’e satıyorlar
Hopes | 31 March 2008 22:47
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=113200,10,6
Kıbrıs’lı ana kucağından inmek istiyor..
| 06 March 2011 14:28
Geçtiğimiz hafta eşimin bir işi sebebiyle yolumuz Kıbrıs’a düştü. Kıbrıs’a ilk gidişimdi..Her nedense ötedenberi bu ada alakamı hiç çekmemişti.
Kıbrıs sonsuz bir mezbele, sara nöbetine yakalanmış şuursuz talepler içerisinde.
Tanzanya havalimanı bile Ercan’dan daha donanımlıdır muhtemelen.
Otogar mıdır? Havalimanı mıdır?
Adamlar anonsları bile çığırtkanlar gibi yapıyolar. Sordum niye böyle diye, Belli bir saatten sonra görevliler evlerine gidiyorlarmış!
Kule görevlileri de yerlerini temizlikçilere bırakırlarsa hiç şaşmam.
Kıbrıs’a birileri ifrit tohumları ekmiş, şerrin kaynağı az çok belli ama Kıbrıs halkı da çılgınlık peşinde.. Taleplerine bilimsel yaftalar ekliyorlar. Haklı oldukları bir çok mesele var ama anavatanla göbek bağlarını kopartmak istemeleri ise bana kalırsa kendi kendini tahrip cinnetinden başka bir şey değil..
ANA KUCAĞINDAN İNMEK İSTİYORLAR..
Evet bilindiği gibi Kıbrıs’ta bir yangın var ve Türkiye bu yangını şairane laflarla söndürmek yerine ifrit tohumlarını tekrar yerin dibine sokacak tedbirleri almak zorundadır..
Ada ekonomisi tipik bir “küçük ada ekonomisi” hüviyetinde; Üretim yok denecek kadar az. Talep sınırlı..Çalışanların üçte biri devlet memuru imiş.Çalışma saatleri neredeyse part-time.
İnsanlar uyuşuk ve tembellik seviyesinde..Bilinen şeyler.
Beni hayrete düşüren asıl şey adada ki,tatil yoğunluğu; Tatill günleri o kadar çok ki, kandiller de bile tatil yapıyorlarmış, iyi mi?
Kıbrıs halkı aklını başına almalı, diğer ada modellerini incelemeli. Aslında yeteri kadar yetişmiş insan kaynağına sahipler ama beyin göçüne de engel olmalılar.
Türkiye’nin de yapması gereken çok şey var elbette; Şu ambargo meselesi bir an önce halledilmeli. Bakın, Malta denilen ada, limanlarından ve deniz ticaretinden çok önemli kaynaklar sağlıyor.Kıbrıs bunlardan mahrum çok yazık..Burada iç tüketime yönelik yatırımlar yapılması ekonomik değil, zaten kimsenin niyeti de yok. İhracata dönük hamleler yapılmalı; Katma değeri yüksek “yükte hafif pahada ağır” teknolojiler üretilmeli..Bilgisayar yazılımı, çip, biyo teknolojiler vs.
Sular durulmaz ve bu insanlar ana kucağından inmekte kararlı iseler, insinler kaderlerini yaşasınlar..Başıboş deli saldırılara da hazır olsunlar ama sakın bir kere daha “bizi kurtarın” diye de feryat etmesinler..
monitörü uyutmak…
diskotek | 13 February 2008 15:27
bilgisayar başından sık sık kalkıyorsanız, açıp-kapama tuşundan sıkıldıysanız ve ekran korucu ya d astand-by epey bir sonra olaya vakıf oluyorsa işte size altın değerinde bir script!
tabi ki linux kullanıcıları için tabi ki diskotek farkıyla…
olay şu:
sleep 5; xset dpms force off
mesela bunu home klasörü içerisinde “.sleep.sh” adlı bir doya yaratarak ve bunu “executable” kılarak bir kısayola güzelce “assign” edebilirsiniz…
save the cheer leader, save the world…
high fidelity
schizophrenia13 | 19 December 2008 15:04

high fidelity
*
nick hornby‘nin aynı adlı romanından, 2000 yılında sinemaya uyarlanan high fidelity, odyofil plak satıcısı rob gordon‘ın hayat ve kadınlara dair kişisel hesaplaşmasını dick ve barry‘le bize aktarıyor.

high fidelity
rob’un eski kız arkadaşı laura‘nın kuyruk acısıyla yaşadığı sancıları, yaptığı hataları ya da doğru yaptığını sandığı şeyleri müzikle besleyen film izleyenin kendisinden birşeyler bulmasına olanak yaratıyor. nick hornby, d.v. devincentis, steve pink, john cusack ve scott rosenberg tarafından yazılan senaroyu stephen frears filme çekmiş.
Modern evlenme teklifleri
webdedektifi | 11 December 2007 10:22
Bazı erkekler evlenme tekliflerinin çok özel , hatırlanabilir ve çok şaşırtıcı olmasını isterler. Şurada internette rastlanan birkaç evlenme teklifi var. Aslında oldukça parlak fikirler var.
- bir arkadaş binanın tepesine evlenme teklifi yazmış ve bu da google maps‘a takılmış.

- Bu vatandaş ise Love Lettersadlı bir çizgi film yaparak teklifini yapmış.
- Tom ise yerel bir tiyatroda evlenme teklifini 3 dakikalık bir gösteride 22 kart hazırlayarak yapmış.

- Seomoz’dan tanınan rand fishkin ise tv’de programında bu teklifi yapmış.
- Bir diğer vatandaş ise arama motoru ask jeeves ile evlenme teklifinde bulunmuş.

- Bu arkadaş ise kız arkadaşının f12 tuşuna basarak aşağıdaki resmin açılmasını sağlamış ve teklifini yapmış.

- Bir diğer vatandaş ise şehri gözetleyen kameraların karşısına geçerek evlenme teklifini yapmış.

- Bu aşmış arkadaş ise c programlama dilinde evlenme teklifinde bulunmuş

Herkesi Dövesim Var!…
linet | 04 January 2008 17:34
2008 gelmiş ne oldu şimdi, sadece takvimler değişti, bir yaş daha alacağız ne olacak? Hiçbir şey …. Bridget Jonesgibi bu sene yapılacaklar listem bile yok, listelerle işim yok, çünkü yapacak takatim yok.. Kar yağıyor, önce bembeyaz oluyor heryer, tüm kirler kötü görüntüleri yok ediyor bembeyaz bir güzellik, sonrası gri bir çamur, daha beter çirkin, kirli bir görüntü.. Herşey başlarken güzeldir, pek renkli pek keyiflidir, sonrasında görmeye başlarsın kirli yüzünü.. Eskiden erken çıkardık kar yağdığında hala ses soluk çıkmadı hadi paydos diyen yok, dün bir proje sundum ama bu yönetici ile olacak gibi değil, onu aşıp bir üstüne gittim çok destekledi, off yaa sıkılıyorum bugün projede bile gözüm yok, nasıl kırdı hevesimi yok maliyetmiş yok ıvır kıvır, ben yapacağım toplantılarımı yine de son haline getireyim de kıvıracak yeri kalmasın, hem iş büyüsün istenip hemde böyle baltalanmaz ki….