bildirgec.org

oyuncuhandan

8 yıl önce üye olmuş, 19 yazı yazmış. 50 yorum yazmış.

BENİ KURTARIR MISIN?

oyuncuhandan | 10 August 2011 08:59

Şimdi ne kadar yalvarsam sana boş. En iyisi içimdeki yalnızlığı paylaşayım. Tarif edeyim senin için.

İlk gün hiç birşey değişmemiş gibiydi. Herşey aynı gidiyordu. Sabah kalkışım aynı, kahvaltım aynı, haberler aynı. Sokağa çıktım. İşe kadar yürüdüm hergün gibi. Hatta hergünden daha güzeldi. Göğüs kafesime çöreklenmiş olan ağırlık yoktu. Ne zamandır alamadığım kadar derin bir nefes aldım, göğsüm acımadı. İçeme dolan nefesin huzur dolu olduğunu düşündüm.

İkinci gün ilk günü aratmayacak kadar güzeldi. Güneş parlıyordu, sokaklar cıvıl cıvıldı, insanlar hiç olmadıkları kadar dost görünüyorlardı. Herkesle konuşabiliyordum.

BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY

oyuncuhandan | 18 April 2011 17:12

Bulut : Gözlerin dolu hala?
Turuncu : Sana öyle geliyor.
Bulut : Yanakların ıslak?
Turuncu : Sana öyle geliyor.
Bulut : Ağlamışsın, hiç durmadan?
Turuncu : Sanan öyle geliyor.
Bulut : Özür dilerim, ama öldüm ben?
Turuncu : Sana öyle geliyor.

İçim üşüyor. Sen kendini kaybettiğinden beri, insanlar öldüğünü ilan ettiğinden beri üşüyorum. Beni bu kadar üşümeye terk edeceğin aklıma gelmezdi.

Çok özledim. Çok zaman geçti ve ben çok sıkıldım bundan. Oyun bile değil bu. Eğlenceli değil, akıllıca değil, zevkli değil.

BİR GARİP ALEM

oyuncuhandan | 20 September 2010 14:59

İşe yeni girmiştim. İlk kez karşılaştığım bir sürü şey olmasına rağmen günler çok sıkıcı ve uzun geçiyordu. Etraftaki herkes yabancıydı. İş dünyasındaki -neyse artık bu hala anlamış değilim- o garip bakışlar ve ağızdan laf alma çabaları beni deli ediyordu.İnternet bağlantısı da börülce patronumuzun talimatı ile sadece öğlen saatinde açıktı.

Canım çok sıkılıyor, içim daralıyor, kalbim sızlıyor-burası çok duygusal olmuş olabilir ama gerçek- başım ağrıyordu. En azından öğlen bilgisayarda yapacağım bir şeyler arıyordum. Ama şöyle bir gerçek vardı ki ben internetten de çok hoşlanmıyordum -nedense gözümde bir kişiliği vardı.-

MEDDAH EROL GÜNAYDIN

oyuncuhandan | 14 September 2010 09:38

“İki kalas bir heves” diyerek hala genç ve dinamik olan bu adam 1933 yılında Trabzon Akçaabat’ da doğdu. Benim için inanılması zor bir adam. Mimikleri ile her türlü hale ve şekle girebilen Günaydın, elli yılı aşkın bir süredir hayatımızda.

Tiyatroya olan tutkusunu “Tiyatroda beni en çok etkileyen, ahşaptır. Öyle güzel ahşaptır ki mis gibi kokar. Tiyatroya ilk girdiğimde o kokuyu aldım. Dedim ki, tevekkeli değil, ustalar, “iki kalas bir heves” derlerdi. İşte o kalasların kokusu sinmiş tiyatroya, benim hevesimle birleşmiş. O koku, hiçbir yerde olmayan bir kokudur. Vazgeçemeyeceğim budur.” şeklinde anlatmıştır içindeki hevesin. (İKİ KALAS BİR HEVES). Emine ALGAN’ ın sorularına cevap veren bir Erol GÜNAYDIN var kitapta.

YÜRÜMEK

oyuncuhandan | 06 September 2010 10:06

“Tutki sana güvendim ve yine arkandan geldim. İhanetinin biçim değiştirmediğini nereden bileceğim” Gözleri kararlı, kalbi kırık, aklı öfkeliydi.

“Varlığımın tek sebebi senmişsin meğer. Acı da olsa anladım”
Pişmandı, seviyordu, çaresizdi.

“Anlamak kolay olmuş desene. Kırdıklarına bakmadan dönebildiğine göre, acıların sende kalmamış”
Buruktu, seviyordu, affedemiyordu.

“Canım çok yandı. Affet diye değil, anla diye söylüyorum. Zira anlamadığın sürece affetsen neye yarar?”
Acınacak haldeydi, kirliydi, inkarsızdı.

SEVGİLİ HAYAT

oyuncuhandan | 20 August 2010 20:17

Sevgili Hayat;
Bazen içimin çürüdüğünü hissediyorum. Eskimişim, küflenmişimde kimse tenezzül edipte çöpe atmamış gibi geliyor. O kadar değersizim. Sanki içimden çıkacak korkunç bir yaratık herşeyi parçalayacakmış gibi geliyor.

Duruyorum. Öylece bekliyorum. Kalbimi dinliyorum, burdayım. Elimi, kolumu, bacağımı hissetmeye başlıyorum. Kaybettiğim herşeyi geri kazanıyorum o an. Onurumu, gururumu, sevgimi.

Sevdiğim çiçeği düşünüyorum. O güzel gözlerini bu çiçeğin tam ortasına yerleştiriyorum. İçi dışı hainlik olan biri bu kadar güzel olabilr mi? Oluyor. Düşündükçe, olduğundan daha güzel oluyor. Yeşil gözleri çakmak çakmak çiçeği alevlendiriyor. Bir renk cümbüşü ki sorma gitsin. Hayatımın en büyük boşluğuna sebep olan adam en dolu yanım oluyor. Yapılacak hiçbir şey yok, kalbim hala seviyor. Benim değilmiş gibi, benden değilmiş gibi, çarpışma halinde, taaruzda; seviyor.

KIRMIZI DENİZ

oyuncuhandan | 25 June 2010 14:51

“Kendimi kendim gibi hissetmiyorum artık” dedi kadın.
“Çünkü sen sen olmaktan çıktın” dedi adam.

Kadın, gözlerindeki hüznü kalbine gömerek adama baktı, gülümsedi. Sonra denize daldırdı içini. Yunuslarla kaçıp gitmek istedi. Güneşin akşam ışıkları vururken denize ölmek istedi. Yapabilirdi, basitti. Kendi kendine kazanılmış birşey olmadığı için ömür, vazgeçmek kolaydı. Yapmadı. Göz pınarlarından akmayı bekleyen yaşları, içindeki hançerle kesip damarlarını, durdurdu.

“Duymak istediğim bu değildi” dedi adama.
“Ama gerçek bu” dedi adam.

DÜŞLEDİM

oyuncuhandan | 21 June 2010 09:38

“Bu sadece bir rüya” dedi aklım. “İçine düştüğün ve kendini alamadığın bir rüya. Sonu geldiğinde çok fazla üzülmek istemiyorsan eğer ayağa kalk. Kalbini sıkı tut, bakma gözlerine. Bakarsan, kendini kaybedersin.”

Oysa ben “bu kez olacak” diyecek kadar emindim senden. Senden, gözlerinden, sevginden. Meğer benim umduğum değilmiş senin içindeki. Yine de gidemiyorum işte. Haklı, alamıyorum kendimi senden. Ne olursa olsun burada kal, burada kalayım istiyorum. Sen varken “var”, yokken “yok” olayım istiyorum. İstemek yetmiyormuş bazen. Bu kocaman gerçek tam karşımda duruyormuş varlığın ruhumda belirdiğinden beri. Belkide sen bu yüzden bu kadar güzelsin işte. İçimdeki “sulh” senin için direnmekteymiş. Ama senin pek de umrunda değil tabi. Işığını da alıp gideceksin buradan ve dönüp arkana bakmayacaksın bile.

KAPI

oyuncuhandan | 09 April 2009 16:40

Kapı açık seçik söyledi düşüncelerini: ” Bu oda senin ama çıkmazsan. Bu oda ve benim içe bakan tarafım senin. Ama çıktığın anda dışa bakan tarafım duvar olur yüzüne. Bakma yumuşak ve kerderli durduğuma. Gittin mi, bittin demektir. Kimsinki? Hiçsin. Ben istedim diye değil, hiçsin diye çıkamayacaksın. İllaki kalacak, illaki benimle olacaksın.”

Midemdeki boşluk kapının gözlerine bakarak ne kadar haklı ve korkunç olduğunu kusmak istedi üstüne. Gözlerim kapının iç kısmının güzelliğine ve masumluğuna kana dursun, aklım çıkmanın ne olursa olsun en iyisi olacağına karar verdi.

ANKA

oyuncuhandan | 16 February 2009 14:09

“Debelenme bir dur” dedi Anka. “Nedir kendine ettiğin bu zulüm? Sevsene kaldığın yerden. Nedir seni bu kadar korkutan?”

Düğümlüydü dudaklarım cevap veremedim. “Anka beni bırakıp gitme” diyemedim. Boşluktayım. Mühür var kalbimde. Çözsem bir türlü çözmesem bin türlü. “Anka gitme diyemedim.”

“Kalmam yanında kör divane” dedi Anka. “Yapacakların kendinedir a budala sev biraz kendini vazgeçme ne kendinden ne sevdiğinden. “

Topraktayım ben. Yerin yedi kat dibinde.

“Kalmam yanında” dedi Anka. Sevdiğini haykırmadan kalmam. “Sevmek demek kendine acımak değil a berduş. A rezil, a rüsva.”