bildirgec.org

Hız

buddhala | 05 November 2006 00:18

Sahnedeki çocuğa takıldı gözüm. Kendinden geçmiş bir halde. Eminim bedeninin çizgilerinde bir dalgalanma, tüylerinde bir ürperme, vücudunda gittikçe keskinleşen ahenk ve kasılma. Elindeki gitara sınırları belli bir sürede kendi yeteneğine göre sayısı belli olmayacak şekilde nota basmak. Gittikçe hızlı nota basmak. Gittikçe hızlı solo atmak. Daha çabuk tepeğe çıkıp daha fazla basamaklara basarak aşağı inmek…
Büyük şehvetle birbirine sarılan bedenler geldi sonra aklıma. Daha fazla birbiriyle temas etmeye çalışıyorlar. Daha fazla uyarılıyorlar. Daha hızlı hareket etmeye çalışıyorlar. Daha fazla ürperiyorlar. Daha hızlı nefes alıp veriyorlar. Birden tüm duyular aşırı yükleme sonucu kilitlenen şebekeler gibi kasılı kalıyorlar. Eşik değerinden geçen beden parçanıyor sanki. Vücudun sınırlarında bir dalgalanma ve yeni bir tek bedende vücut bulan iki ruh…
Çok hızlı dönen araba tekerleri nasıl hiç dönmüyormuş gibi gözükür, o kıvama hayatın değişik kulvarlarında ulaşan beden inanılmazı başarıyor ve ruha temas ediyor. Geçici kaynaşma tüm özgü hataları nötralize ediyor ve anlık kusursuzlaşma bedeni topraklıyor sanki. Biz insanlar kendimize tanınan sınırları belli sürede daha fazla iş yapmak için nasıl uğraşıyorsak, bu üstten bakıldığında; sınırları belli bir çizgiyi sayısız küçük parçalara, noktalara ayırabilmek demek aslında. Daha hızlı soru çözmek, daha hızlı pedal çevirmek, daha hızlı araba sürmek, daha hızlı sevişmek, daha hızlı çalmak, daha hızlı…..
Hayatın önüne geçmek, zamanın önüne geçmek için mi bütün bu uğraş. Hız yeterli bir kavram mı bunun için. Fizikçiler hep tartışır, ışık hızına ulaşan beden, ruh ile soyut maddeler kapısından mı geçer? Işık hızına uaşan beden esirdeki tutsaklıktan kurtulabilir mi? Somutlukla soyutluk arasındaki kapının eşik değeri belli bir formülle ifade edilip, edilse bile aşılabilir mi?

Yaratıcılık ve Psikiyatrik Bozukluklar Arasındaki Bağlantı

denizkar | 26 December 2008 12:21

Yaratıcılık ve Psikiyatrik Bozukluklar Arasındaki Bağlantı Antik çağlardan beri insanlar yaratıcılık ve psikiyatrik bozukluklar arasında bir bağlantı olabileceğini düşünmüştür. Peki gerçekten “deli profesörler” en acaip buluşları yapar, “şizofren ressamlar” en soyut sanat eserlerini üretir? ya da yenilikçi bir tasarım yapmak için biraz kaçık olmak mı gerekir?

Psikopatolojik ve nörolojik bozukluklarla yaratıcılığın karakteristik özellikleri arasında benzerlikler bulunmaktadır. Bipolar bozukluk,demans,dikkat kaybı bozuklukları, epilepsive şizofreni ayrı ayrı yaratıcılık ile karakteristik anlamda benzerlikler gösterse de, bu ilişkiyi kesin olarak kanıtlayabilecek bilimsel bir kanıt yoktur. Acaba bu ilişki bir neden-sonuç ilişkisi mi yoksa gerçekten direkt bir ilişki var mı?

1.bipolar bozukluk ve yaratıcılık kaynak:http://serendip.brynmawr.edu/exchange/node/1768

1949’da alman sanatçılar ve aileleri üzerine yapılan bir araştırmaya göre bipolar bozukluk ve yaratıcılık arasında tanımlanabilir bir ilişki vardır. bunun nedeni hem bipolar bozukluğun hem de yaratıcılığın genetik olarak nesilden nesile geçmesi olarak gösterilmiştir. bu ailelerde, genetik izolasyon nedeniyle gelecek nesillerde hem yaratıcı olup hem de bipolar bozukluk taşıma oranı yükselmektedir. yazarlar üzerinde yapılan başka bir araştırmaya göre, yazarların yüzde 80’i ciddi duygu-durum bozukluğu yaşamaktayken bu oran genel olarak topluma bakıldığında yüzde 30’da kalmaktadır. bir diğer çalışmada manik-depresif kişilerin yaratıcılık üzerine yapılan testlerde kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu tespit edilmiştir.

van gogh, bipolar bozukluk hastasıydı
van gogh, bipolar bozukluk hastasıydı

Uzaklara gitmek üzerine; Uzak (2002)

queennothing | 14 April 2011 11:47

Sinemamızın usta yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan‘ın yönetmenliğini yaptığı sinema filmi “Uzak“, 2002 senesinde vizyona girdi. Senaryosunu Cemil Kavukçu’nun yazdığı bu 110 dk’lık yapımda Emin toprak, Muzaffer Özdemir, Zuhal Gencer, Ebru Ceylan, Feridun Koç ve Fatma Ceylan rol alıyor. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde dört ödül kazanan “Uzak“, İstanbul Uluslararası Film Festivali, Antalya Altın Portakal Film Festivali, Makedonya Film Festivali’nin yanı sıra Fransa’da gerçekleşen Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Yabancı Film’ Ödülü’nü kazandı.

Hayaller ile gerçek hayatın farklılığı sebebiyle değişen ve sertleşen insanların hikayelerini anlatan Ceylan, bu eserinde de farklı düşler peşinde koşan iki genci; Yusuf ile Mahmut’u inceliyor.

Türk usûlü Mojito

| 02 August 2008 11:07

http://www.pikniktube.com/video.asp?Video=c1c979904ac79662783335681bcbc0db

Dupduru!

| 03 December 2007 20:44

iş arkadaşımın bir kızı oldu!
o bir anne artık!
doğum iznini kullanmaya başladı…
insanın kadın olası geliyor!
kızının adını sordum.
Duru koymuşlar.
serde şiir tutkumuz var ya…
bir şeyler karaladım hemen…
hafif hafif paylaşayım dedim müsaadenizle…

D elilik oldu samimi ruhların hasbıhali
U ru hapseden habis bir yarayken dünya
R esmî kötülük ahlakın yüzakı
U luslararası finans piyasalarında!

global çöküntüye hoş geldin Duru!
global süprüntüye hoş geldiniz Duru’lar!

Atatürk

muratcevikgs | 29 July 2008 17:37

ATATÜRK
ATATÜRK

geçen gün faceboookta dolaşırken gördüğüm bir resmi burada paylaşmak istedim. yazıdnın içeriğini buyrunuz .

özlediyseniz fesi,peçeyi

aydınlığa yeğliyorsanız karanlık geceyi

hala medet emuyorsanız şıhtan,şeyhten,dervişten,

şifa buluyorsanız muskadan,üfürükçüden

unutun tüm bu dediklerimi.

yıkın diktiğiniz heykellerini

Atatürk Devrimleri, Aydınlanma ve Hümanizm

teacher07 | 03 December 2008 13:11

Atatürk devrimlerinin temel amacı, çağdaş bir yaşam biçimi kazandırmaktır. Yeni bir yaşam biçimi kazandırmak için, yeni bir görüş, yeni bir insan yaratmak gereklidir. Çağdaş yaşamı sağlayacak kurumlar, ulusun en yüksek uygarlık gereklerine göre ilerlemesini sağlayacak şekilde oluşturulmalıdır. Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” özdeyişi devrimlerin temeli olmuştur. Bu aydınlanmadır, akıl ve bilimi kullanmadır. Ortaçağ düşünce ve yaşamının atılması, çağdaş yaşama geçilmesidir.

easycafe programı

erkan0718 | 24 September 2007 13:03

easycafe kullanıyorum ve benim yazıcıma yazdır gönderiliyo ve ben bunu engellemek istiyorum ağdan iptal etmeden nasıl ona hakim olabilirim