bildirgec.org

Million Dollar Baby

queennothing | 06 May 2009 15:50

Western filmlerinin efsane ismi San Fransiscolu aktör Clint Eastwood, 2008 yılında yönetmenliği ve başrolünü üstlendiği “Gran Torino“dan sonra ‘oyunculuğu bıraktığını’ açıklamıştı.
“Gran Torino”dan önce, yine yönetmenliğini yaptığı, 2004 yapımı “Million Dollar Baby“de, Morgan Freeman ve Hilary Swank da, Eastwood‘a eşlik etmekte.
30’larında olan Maggie, bir restoranda garsonluk yaparak geçimini sağlayan, sadece kendine bakmakla yükümlü; tek tutkusu ‘boks‘ olan genç bir kadındır.
3 yıldır kendi çapında spor yaparak vücut geliştiren ve dayanıklılığını arttıran Maggie, ringlerin en iyi antrenörü olan Frankie Dunn‘den ders alabilmek için Frankie‘nin spor salonuna yazılır.

Kendisini eğitmesi için yılmadan hergün spor salonuna gelip saatlerce çalışan Maggie, Frankie‘nin ‘ben kızları eğitmem’ gibi söylemlerine aldırmadan çalışmaya devam eder.
Aynı salonda yönetici olarak çalışan eski boksör Eddie, Frankie‘nin katılığına karşın Maggie‘ye yardım eli uzatan tek kişi olur.

aşığım nokta kom

taha3045 | 16 May 2009 10:21

Ben artı sen eşittir sevgi seli
Formülünü bir kimya kitabında gördünüz mü?
Ne bildiniz? ne duydunuz?
Şöyle bir deliren var mı hayatta,
olur olmadık yere
Yada bir deliyi seven var mı?
Boyutsuz, sorumsuz
Ne kadar engel çıkarsa çıksın karşısına
onları küçücük gören var mı?
küçük zararsız bir böcek gibi
ezilmeye mahkum.

Belki biraz benim gibisini bilirler
biraz da delileri
Ama içimizdekileri kim bilebilir?
Oluşturdugumuz muhteşem formülü
asla çözemezler
profesör dahi olsalar.

Mesela senin tabagında bıraktıgın, bir parçayı ağzıma atınca aldıgım çok çok özel tadı.
Deliren var mı aranızda?
Sarıldıgındaki romantizmin hemen ardından
birbirinin gözüne muzırca bakıp,kahkahaya boğulan.
Yada bağıra çağıra edilen
abes bir kavgadan zevk alan

Avantaj Toplamaca

el perseguedor | 07 January 2008 18:48

Avantaj Toplamaca - Facebook
Avantaj Toplamaca – Facebook

Social Advergame diye bir şey var mı? Eğer varsa, HSBC Advantage Card için MagiClick tarafından Facebook üstünde hazırlanan Avantaj Toplamaca tam anlamıyla bir social advergame örneği oluşturuyor. Son dönemde Facebook üstünde bir çok marka uygulamasının geliştirildiğine tanık oluyorduk… Ama Avantaj Toplamaca, uygulama-oyun sınırını biraz aşmış, oyundan yana geçmiş gibi görünüyor.

Avantaj Toplamaca uygulamasını ekleyen kullanıcılara rastgele 10 adet “Avantaj Plakası” veriliyor. Avantaj Plakaları 1’den 10’a kadar numaralandırılmış 4 ayrı renkte setten oluşan görsellerden oluşuyor. Kullanıcılar, çek-bırak yöntemiyle ellerindeki plakalarla sıralı diziler oluşturmaya çalışıyorlar. Oluşturulan diziler ne kadar uzun olursa alınan puanlar da o kadar artıyor.

Bilgi hanım… :)

mfatih-hafif | 16 April 2002 18:27

Geyik, şaka falan değil, Alanya’da Özel Hamdullah Eminpaşa Lisesi öğrencisi 18 yaşında bir kız, Bilgi Sayar.

Üniversite sınavına hazırlanan Bilgi Sayar, “Biriyle tanışırken adımı söylüyorum ama karşımdaki şaka yaptığımı düşünüp bozuluyor. Gerçeği öğrendiğinde bu kez o şaka yapmaya başlıyor. ‘Monitörün nerede?’, ‘Klavyen yok mu?’, ‘Yürüyen bilgisayar icat edildi’ gibi espriler. Nüfus memuru bile babamın şaka yaptığını düşünmüş” diyor 😉

Ulan bu aralar alanyada ne geyik şeyler oluyor. Hani kimin memleketi :o. Möhühü. Domalan hadisesi vardı birde. Bilen bilir. (Orada bir kasabanın adı domalan) Alanya, benim memleketim olm… Hehehe.

Windows Live Skydrive artık 1 gb

| 26 October 2007 10:14

windows live skydrive 1 gb
windows live skydrive 1 gb

500 mb olarak yola başlayan skydrive artık 1 gb depolama alanı sunabilmekte.

Hala beta aşamasında olan bu Live hizmeti henüz herkese açık bir beta değil. (bölgeniz amerika değilse kaydolamıyorsunuz.)

Skydrive‘ın betadan çıkıp belkide xdrive‘ı yakalamasını sabırsızlıkla bekliyoruz

Var mı daha güzel bir şehir….

MerakliKedi | 13 June 2010 17:32

Üniversite bitip de maddi bağımsızlığımı elime aldığımdan beri, yıllık izinler dışında boşluğum olmadı. Yıllık izinler de biz kurumsal yapılar içinde boğulmuş insanlar için bir bilemedin iki haftalık molalardan ibaret oluyor. Tabii on dört yılda bir kere aldığım 3 haftalık tatil için ve b ütün bunların yanında Türkiye’de ondört senedir işim olduğu için çoğu üniversite mezununa göre şanslı olduğumun farkındayım. Ama insan işte, hep elindekinden fazlasını istiyor.
Günah çıkartmayı, ya da kendine acımayı bırakıp bana bu yazıyı yazdırtan olayı anlatayım. Şimdi doğum iznindeyim. Onaltı haftalık bir doğum izni ardından da gelecek olan birikmiş yıllık izinlerim nedeniyle oldukça uzun bir zaman işten uzak kalacağım. Sağlıklı bir hamilelik de geçirdiğim için bu dönemi biraz İstanbul’un keyfini sürerek değerlendirmeyi seçtim. Cuma sabah evden çıktım, kahvaltıya Emirgan’a gittim. Uzuuun bir kahvaltıdan sonra, uzun uzun gazete okudum. Sonra kalkıp boğazda yürüyüş yaptım. Boğaz’ı oldum olası çok sevdim. Senede bir defa kullandığım İstanbul izinlerimde de boğaz odaklı bir günüm mutlaka olurdu. Ama çok farklı bir duyguymuş. Yarın biteceğini bilerek Boğaz’da dolaşmakla, ayları kapsayan bir zaman diliminde özgür olduğunu bilerek Boğaz’da dolaşmak, deniz kokusunu içine çekmek, yetişecek hiçbir yerin olmadan sahilde banka oturup uzaklara, hayallere dalmak, kısacası İstanbul’u yaşamak öyle farklıymış ki…. Yürüdüm, yavaş yavaş boğazı içime doldurarak yürüm. Banklarda oturdum, kalkıp şuraya gitmeliyim demeden sakin sakin huzur içinde oturdum. Hemen arkamdan geçen caddenin gürültüsünü arkama alıp sanki şehir keşmekeşinden çoook uzaklardaymışım gibi hissedip önümde dingin akan Boğaz’a daldım gittim.

işler kolaylaşsın: haydi roomba!

tespitbocee | 14 May 2006 15:46

her zaman iddia ederim ki bilim adamlarının çoğunluğunun erkek olması ve genel geçer dünya kurallarına göre (yere batsın onlar) erkeklerin ev işlerinden kendilerini muaf görmeleri sonucu sözde kullanışlı ev aletleri hantal makinelerden başka birşey değildirler ve hayır hayatı kolaylaştırmazlar. koca koca hortumlar, sarılması gereken kablolar, boşaltılması gereken filtreler, tek tek yıkanması gereken mutfak robotu parçaları, kendi kendini boşaltmaktan aciz (abarttım evet ama bu görev erkeklerin olsaydı kesin birşey bulurlardı bunu çözmek için ne bileyim boşaltmaya gerek olmazdı, kirliler temizlerle yıkanır ama temizlere helal gelmezdi misal) ve illaki bir ön elle yıkama gereksinimi duyan bulaşık makineleri işleri pek kolaylaştırmıyor.

buna karşılık heyecan verici gelişmeler yok değil. yıllar öncesinden gazetelerin “şöyle şöyle makineler çıkacak, bunu şunu ve onu pat diye kolayca yapacaklarmış” türünden geliştirilmekte olan ürünlere dair döşendikleri teknoloji köşelerinde özelliklerini okuya okuya (sizi bilmem ama ben bu yazıları okurum ve şaşılacak şekilde hafızama kazırım. veletken okuduğum böyle bir yazıda geçen susuz, deterjansız çalışacakmış denilen çamaşır makinesinin ete kemiğe bürünmüş halini görünce aa sonunda yaptılar diyerek sevindirik olmuştum) ezberlediğimiz bir kullanıcıya ihtiyaç duymadan etrafı temizleyen elektrikli süpürgeler gerçeğe çoktan dönüştü bile!

TRT cizgi filmleri

toganex | 15 April 2006 18:17

cok onceden TRT’de yayinlanan bir cizgifilm vardi. Cocukluk donemi oldugu icin ayrintilari cok iyi hatirlamiyorum, ama bir balon icerisinde(seffaf) bir yerden baska bir yere giderlerdi ve cok etkileyici bir muzigi vardi, sanirim eski medeniyetlerle ilgili… yardimci olabilirmisiniz, adi neydi? tesekkurler

PARAYA PARA DEMEM DİYEN SAFRAN YETİŞTİRSİN

bahard17 | 19 October 2007 10:31

Çiçek açan safran
Çiçek açan safran

safranın çok pahalı bir baharat olduğunu bileniniz var mı?ayrıca safran bir baharat olmakla kalmıyor dünyanın en pahalı baharatı olarak tek olma özelliğini taşıyor. Bunun sebebi geceli gündüzlü uğraşısı ama değer satış fiyatlarına bir göz atın sizde hak vereceksiniz.