bildirgec.org

semantik hakkında tüm yazılar

Glydo’dan İşe Yarar Öneriler!

algoz | 24 December 2009 17:05

Devasa boyutlara ulaşan web’in veritabanından, kullanıcıların işe yarar verilere hızlıca ulaşabilmesi için, mevcut araçlara (arama motorları, araç çubukları, sosyal aramalar, trendler, gerçek zamanlı aramalar, haber siteleri vb.) yeni özellikler eklenmekte veya farklı yaklaşım tarzlarına sahip, yeni araçlar kullanıma sunulmakta.


Bu yeni araçlardan biri olan Glydo, siz web tarayıcınız ile gezinirken, görüntülediğiniz içerik ile ilgili, farklı sitelerden derlediği önerileri, size sunmakta.

Bir Semantik (semantic contextual analysis technology) arama motoru gibi çalışan Glydo, görüntülediğiniz içerik ile ilgili; güncel haberleri, videoları, Tweetleri, websitelerini ve Wikipedia gibi ansiklopedik bilgi depolarından derlediği bilgileri, bir öneri demeti halinde, size sunmakta.

Çoğul Diller ve Çoğul Kişilikler

absynthe | 13 September 2009 13:05

http://www.leadingvirtually.com/wp-content/uploads/2009/02/multiple_identities1.jpg
http://www.leadingvirtually.com/wp-content/uploads/2009/02/multiple_identities1.jpg

Çocukken kardeşim ve kuzenimin bir araya gelmesine dayanamazdım. Kuzenimle birlikteyken tamamen değişiyordu kardeşim, yürüyüşü, davranışları… Özellikle de konuşması… Sanki bizden farklı bir dil konuşuyorlardı ve bu beni kardeşimden uzaklaştırıyordu, kardeşimle paylaştığım dilden. Bunun nedeninin kuzenim olduğunu düşünürdüm hep, ama teyzem de kuzenimin ne kadar değiştiğinden şikâyet edince bu kullandıkları dilin yalnızca birlikte olduğu zamanlara has olduğunu anladım.Onlarınki iki kişilik bir topluluktu, ama hepimizin kullandığı çoğul dillerin ve bunların getirdiği çoğul kişiliklerin bir aynasıydı aslında.

HTML5’te Semantikler

pinkfloyd | 01 March 2009 10:59

Bir öngörüde bulunacağım. Siz ve ben bu dünyadan göçtükten çok sonra bile HTML halen kullanılıyor olacak. Sırf bizim çağımızda arşivlenen milyarlarca sayfa değil, yaşayan ve nefes alan bir varlık olarak hayatını sürdürecek. Çok fazla gayret, enerji ve yatırım web’in araçlarına, protokollerine ve platformlarına harcandı.

Bizim buradaki sorumluluğumuzu düşünmeyi bir kenara bırakalım. Geçmişteki hatalar sebebiyle, uygarlığımızın yıllar boyunca birbirleri ile iletişim kurmak için kullanacakları önemli bir aracı geliştirmeye kendimizi adadık. Bu yüzden umursamadan ya da gerçekten umursayarak bu durumu kafamıza taktığımızda, HTML’yi iyileştirmek için, bugün verdiğimiz kararların sonuçlarının ne kadar ileriye dönük olacağını anlamamız gerekiyor.

Buraya Tıklamayın! – Bağlantıları Doğru Kullanmak

pinkfloyd | 26 February 2009 16:38

Eğer bu makaleyi okumak istiyorsanız, buraya tıklayın

Aslında bu durum çok önemli bir kullanılabilirlik problemidir. Hiçbir anlam ifade etmeyen bağlantılar (link). Web sitenizde bağlantıları nasıl kullanıyorsunuz?

Ben, web sitelerindeki yazıların mümkün olduğu kadar kitaba benzemesi gerektiği fikrini sonuna kadar destekleyenlerdenim. “Buraya tıklayın” ya da “Yazının devamı” gibi bağlantılar, okunulabilirliği engellerler. Eğer bağlantılarınız yeteri kadar açıklayıcı ise, kullanıcıların ona tıklamaları gerektiği konusunda bilgilendirilmesi gerekmez.

Uzun bir yazı yazıp ardından “daha fazlası için buraya tıklayın” cümlesini yazının sonuna eklemek kolaydır. Her ne kadar bundan büyük bir suçluluk duysam da bu adım genellikle gereksizdir. Halihazırda uzun bir yazınız olduğuna göre bağlantı için ayrı bir cümle yazmaktansa neden o metni kullanmayasınız?

3 Sık Kullanılan Yaklaşım

Aşağıdaki üç farklı cümle kullanımını ve (etkin olmayan) bağlantıları inceleyin.

  1. Otomobil fuarında, yeni bir arabanın duyurusu yapıldı. Daha fazlası için buraya tıklayın.
  2. Otomobil fuarında, yeni bir arabanın duyurusu yapıldı (www.kaynakurlburaya).
  3. Otomobil fuarında, yeni bir arabanın duyurusu yapıldı.

Yukarıdaki cümlelerden hangisini bir kitapta görme olasılığınız yüksektir? Birinci ve ikinci öğeler çevrimiçi yazılarda sık kullanılan yöntemlerdir ve kolay anlaşılırlar, ancak diğer başka hiçbir yerde bu tip bağlantılar karşınıza çıkmaz.

Kendi arama sonuçlarını kendin düzenle

faseur | 21 November 2008 22:41

Türk semantik arama motoru hakia‘nın yeni bir hizmeti, kendin için arama galerisi yaparak belirlediğin arama sonuçlarının belirlenen düzende çıkmasını sağlıyor.
Öncelikle bu hizmetten yararlanmak için hakia Club üyesi olmak gerekiyor, üyelik çok kolay tek bir email ve şifre ile hakia club üyesi olunabiliyor.

3 ana başlık için arama galerisi yapılabiliyor:
Kendin , Mahallen , İşin

Yapılan galeriye harita eklenebiliyor.

pilli networkun dogru olmayan adres gosterimi
pilli networkun dogru olmayan adres gosterimi

Online Yapay Zeka ve Semantik

Culture Orange | 20 September 2008 23:58

Yazılım geliştiriciler gün geçmiyor ki karşımıza çıkıp “biz bir şey yazdık” demesinler. Şimdi de kelimelerin anlamlarını idrak edebilen bilgisayar yazılımı üretmişler.

Semantik kart adı verilen bu kart sayesinde kelimelerin anlamını öğrenen bilgisayar kaynakta belirtildiğine göre bir Amerikalı üniversite öğrencisinden daha geniş kelime haznesine sahip olacak.

Semantik arama motoru Hakia artık Türkçe

adeep | 16 July 2008 12:43

ABD yaşayan Rıza C. Berkan tarafından geliştirilmiş bir arama motoru olan Hakia artık türkçe olarak kullanılabiliyor.Daha önce Birkaç farklı dilde destek veren site artık Türkçe olarak kullanılabilecek.

Hakia
Hakia

Site Türkiye’de ki site sahiplerinin kendi sitelerini indekslenmesi için Hakia’ya eklemesini istiyor.Kendi sitenizi eklemek için H-clubı kullanabilirsiniz.

Hakia
Hakia

Hafta: Gereksiz Birim

kapuska | 14 July 2008 10:04

Herhalde herkes ya bir şekilde işini yetiştiremediğinden ya da haftasonu tatilinin kısalığı yüzünden düşünmüştür: bir hafta neden yedi gündür? Niçin sekiz, dokuz, vs. değildir de illa yedidir?

Gün, ay ve yıl kavramlarını açıklamak isterseniz, bunlar astronomik birimlerdir ve fizik ile açıklanabilirler. Yani gün dediğimiz şey Yer’in kendi ekseni etrafındaki dönüşünün süresidir. Benzer şekilde ay Dünya’ya göre Ay’ın, yıl ise Güneş’e göre Yer’in tur süreleridir. Peki bu matematiksel niceliklerle tek ortak paydasının gün olduğu hafta kavramı da ne oluyor ve niye periyodu yedidir?

Ama yedinin serüvenine geçmeden önce hafta kelimesini ve kavramın kendisini de biraz irdelemek lazım. Semantik kökenine baktığımızda, Türkçe’de erken örnekleri 14. yy’a kadar takip edilebilen ‘hafta’ sözcüğü aslında Farsça’da yedi anlamına gelen ‘haft’ (heft okunur) kelimesinden türetilmiştir. Bu sözcüğü de ilk kez Avesta’da, Zerdüşt’ün dörtlüklerini topladığı ve kullandığı Hint-İran diline de adını veren kitapta görürüz (yani nereden bakılsa 3500 yıllık bir sözcüktür).

Bizim coğrafyamızda izi kolay sürülse de batı dünyasında bugün kullanılan ‘week’ kelimesine ulaşılması daha bir çetrefillidir. Kesin olarak bildiğimiz Romalılar’ın yüzyıllarca hafta kavramı olmadan gayet mutlu mesut yaşadıklarıdır. Fakat ne zaman Roma Ordusu 1. yy civarında Zerdüştlüğün bir mezhebi olan Mitraizm’le tanışmış, hafta kavramıyla beraber diğer kültürel öğelerini de benimsemeye başlamıştır. Ancak Romalılar’ın hafta kavramından pek haz aldıkları da söylenemez. Öyle ki bu kavram için kullandıkları kelimeler öylesine ve alelade sözcüklerdir. Bir süre ‘hebdomas (yedi gün)’ (Eski Yunanca hepta-‘dan türetme) bir süre de ‘septimanus (yedi kat)’ (Latince septa-‘dan türetme) demişlerdir. Yeri gelmişken ekleyelim, hafta anlamına gelen ve bugün hala kullanılan Fransızca ‘semaine’ ve İspanyolca ‘semana’ yine septimanustan türetilmişlerdir.

Mitras Rölyefi
Mitras Rölyefi

Web 3.0: İnternetin geleceği

wanadooo | 11 May 2008 09:16

web 2.0 daha yeni yeni rayına oturmaya başlarken bi’de başımıza web 3.0 kavramı çıktı. Web 2.0 ücretsiz bilgi paylaşımının yeni adı. Kullanıcılar yazı, görüntü, video, fotoğraf ve mp3‘lerini dünya çapında yayımlama fırsatı buluyor. İşte bu yüzden myspace, youtube, flickr, facebook gibi siteler çok popüler. Paylaşım grupları web 2.0’ın başarısının sırrı belki de. Kullanıcılar daha fazla içerik göstererek daha fazla popüler olma yoluna gidiyorlar, daha fazla reklâm gösterimi anlamına da geliyor bu. (bkz digg) ayrıca yaratıcı olmak zorundalar çünkü kullanıcılar google aramasında sonuçların ilk sayfada gösterimine dikkat ediyorlar. Hem ikinciyi kim n’apsın?