bildirgec.org

nokia’dan yol arkadaşı

penguen06 | 30 Ekim 2006 14:10

Nokia 330 Auto Navigation
Nokia 330 Auto Navigation

nokia 330 auto navigation adlı ürünü basına duyurdu. 3,5 inç renkli dokunamtik ekrana ve 2 gb hafızaya sahip ürüne avrupa yol haritası yüklü olarak geliyor. haritalara 3 boyutlu olarak bakmakta mümkün. ürünün resimleri burda.

Eskişehir ne kadar Eski?

MerakliKedi | 30 Ekim 2006 14:05

Şeker bayramında Eskişehir’e gitme önerisi geldiğinde “iyi ama neden” dedim içimden. Ama öneri güvenilir yerden geliyordu ve bir gece kalınacaktı. Kısa ama iyi bir kültür gezisi olabilir diye düşündüm. Bayramın ikinci günü, erken saatte yola çıktık ve beş saatlik yolculuğun sonunda Eskişehir’e ulaşmıştık bile.

Yazıyı buraya kadar okuyanlar ve gitmemiş olanlar, açık açık söylemeseler de benimle aynı şeyi düşünüyordur; Eskişehir’de ne var ki? Öncelikle çok iyi bir rehberle başladık yolculuğumuza. Ertuğrul Algan sanat tarihi eğitimi almış bir üniversite hocası. Tüm sorularımızı eksiksiz cevapladığı gibi bize kültür, tarih ve doğa gezisi yaptırdı.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi dışında da adını duyurabilecek özellikle sahipmiş. Örneğin Odunpazarı’ndan sonraki ilk durağımız olan Ballıhisar (Pessunus), Frig’lerden kalan anıtlarıyla inançları sorgulatıyordu. Ana tanrıça Kibele’ye yapılan ibadet, rahiplerin kendini adama şekillerini dinledikçe, Muazzez İlmiye Çığ’ın kulaklarını çınlattık bolca. Ballıhisar bu güne kadar çok az kazılmış. Rehberimiz köyün sit alanı ilan edildiğini ve çok kısa bir sürede baştan sonra kazılacağını söyledi. Efes boyutlarında bir antik şehir çıkması bekleniyormuş.
Oradan Sivrihisar’a geçtik. Şirin bir köy. Ama köydeki kocaman Ermeni kilisesine inanamazsınız. Bu boyuttaki bir köyde bu kadar kiliseye gerek var mı diye düşünürken cevabını rehberimiz verdi. 1800’lerin başında 32.000 olan nüfusun 15.000’i gayri müslim imiş ve bunun da 1500 kadarı Ermeni. Bu toprakların nasıl bu kadar yaratıcı olduğunun göstergesi sanki bunlar. Bir zamanlar nasıl da böylesi sevgiyle yoğrulmuş, kardeşlik içermiş bu topraklar. Sonra ne olmuş? Gerçekten sonra ne olmuş acaba – zira yıllarca bir arada yaşayan bu insanlar gittikten sonra ibadethaneleri neden gübre deposu olarak kullanılmış? Bunu anlamak, buna inanmak o kadar zor ki…

MUTLULUK

spongebobsquarepants | 30 Ekim 2006 13:41

Mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin? Diye sormayacağım elbet… Nedir mutluluk? Mesnevi den esinlenerek tanımını yapayım: Mutluluk tıpkı yaşam gibi iki kanatlı bir kuştur. Bir kanadı madde alemi, diğer kanadı mana alemidir. tek kanadını kırarsanız bu kuş uçamaz. Yani mutluluk önermesinin iki gerek şartı, madde ve manadır.
Sadece manevi manipulasyonlarla yada zekadan yoksun bir zenginlikle mutlu olunamaz.
Mutluluk kuşunu uçurmak elbette ki öncelikle sosyal barış ve sosyal devlete daha sonra da kişisel gelişmeye bağlıdır.
Aşta böyledir işte. İki kanatlı bir kuş. Yani bir kanat olmazsa aşk kuşuda uçamaz.

maskeler, görüntüler, illüzyonlar

bildigimiz son sey | 30 Ekim 2006 13:41

ister istemez hatırıma geliyor:

ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol

maskelerle, illüzyonlarla hayatta ne kadar karşılaşıyoruz aslında. gizli kapaklı hayatlarımızı başkalarıyla paylaşırken, neler saklıyoruz arkamızda?

Ya da gerçekten yaptığımız makyajların etkisi altında mıyız? Kandırıyor muyuz herkesi?

Kendimiz olmaktan çıkıyor muyuz yani? Sadece görüntümüze mi mahkumuz yoksa?

türk kızı istemiyoruz

nihilanth | 30 Ekim 2006 12:47

türk kızları tedavülden kalksın diyen 5 gencin kurduğu ve epey popüler olan web sitesi.

site 15 günde yaklaşık 50 bin kişi tarafından ziyaret edildi.

Boyle Bitki Olurmu Demeyin

cezass | 30 Ekim 2006 11:59

inanilmaz bitkiler
inanilmaz bitkiler

.

siteden siteye gezerken rastladigim, inanilmaz buldugum, bildirgec likmis dedirten doga cumbusu.

gercekmi degilmi bende karar veremedim.

gelin efendim beraber izleyelim

KANA’ya…

| 30 Ekim 2006 11:50

denizler göğe aktı
füzeler dağıttığında el kadar suratı
hayatın curcunası bebeğimde babacığım
kana kana içemedim hayatı

barutlardan yanan boğazımda
arapça bir masal büyüyor
bebeğime iyi bak babacığım
yeni dünya çok çabuk küçülüyor

kana bir utanç yarası
yaraları saramıyor pazen ruhlar babacığım
şekillendirirken yeni dünya
şekilsiz insanlığı

Tutul!

| 30 Ekim 2006 11:48

bir kez bırak elindeki iğreti kusursuzluğu
incilerden seyreltilmiş hayatıma girerken
nasıl ayılmıştım ellerinde, hatırla
nur içindeki kalbimde bilediğin parmaklarınla
ufalırken gelecek sararmış alınlarda
düşü(şüş)me tutul sen de paramparça