bildirgec.org

Google, Telefon Numaranı Neden Sayfana Koymuyorsun?

petarkadas | 26 Ekim 2005 20:26

Google, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen sitesi, ona koşulsuz güveniyor, arama sonuçlarında yukarıda çıkmaya çalışıyor, PR değerlerimizitartışıyor, son olarak web sayfamızın reklam alanlarını ona neredeyse bedavaya kiralıyoruz.

Tamam, tebrik ederiz! Fakat neden web sayfanıza bir problem yaşadığımızda arayabileceğimiz bir telefon numarası veya yazışma adresinizi eklemediniz. İletişim sayfalarında şu akla zarar bilgiler var:

Kahraman Şerif; High Noon (1952)

queennothing | 02 Mayıs 2011 15:50

1997 senesinde kaybettiğimiz yönetmen Fred Zinnemann‘ın yönetmenliğini yaptığı sinema filmi “High Noon“, 1952 senesinde gösterime girdi. John W. Cunningham’ın kısa öyküsünden uyarlanan film, Yılın Filmi, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo dallarında Oscar adayı olurken En İyi Aktör, En İyi Müzik, En İyi Şarkı ve En İyi Düzenleme Oscar’ını kazandı. İki Oscar Ödüllü Amerikan aktör Gary Cooper ile 1992 senesinde kaybettiğimiz Amerikan aktris Grace Kelly‘nin başrollerini paylaştıkları yapımda Oscar Ödüllü aktör Thomas Mitchell, Otto Kruger, Lloyd Bridges, Lon Chaney Jr. gibi isimler de rol alıyor.

Dünyanın en uzun Domaini Artık Türk’lerde (61 Harf)

hypn0s | 17 Ocak 2007 09:08

Dünyanın en uzun domain adresi 61 Harflik domain ile artık bize ait. Ensar diye bir arkadaşımız böyle bir adres alarak önceki rekor olan 58 harflik domain adresi ni geçmiş oluyor. Resimdeki arkadaşımız Ensar’a böyle bir fikrin nereden geldiği sorulunca ”bir aksam internette geziniyodum ve dünyanın en uzun adresini almak fikri aklıma geldi ve ismininde anlamlı olmasını istedim ve yaptım” diyormuş. ilginç tabi ..

openserving

525 | 13 Aralık 2006 14:00

openserving
openserving

wikipedia’nın kurucusu jimmy wales, openserving adlı site sahiplerine hitap eden, ücretsiz web sunucu hizmeti, sınırsız alan ve sınırsız bandwidth özellikleriyle dikkat çeken, google adsense publisher kodunuzu girerek sitede yayınlanacak reklamlardan gelir elde etmenizi de sağlayan yeni bir hizmeti duyurmuş. bu projeyle ilgili bir forum ve bir wiki mevcut.

saçmalamak…

cebrailiye | 11 Haziran 2005 15:24

bugün bu hakkımı kullanmak istiyorum..aslına bakılırsa,saçmalamayı prensip haline getirmek için, kendime defalarca söz verdim.en ilginç fikirleri keşfetmemi buna bağladığım zamanlar çok olmuştur hayatımda. ayrıca bazılarının doğuştan böyle bir hakkı olduğunu düşünüyorum.egomuza yine bi kıyak geçelim.ben söyleyenlerin yalancısıyım;çok zeki olduğumu düşünüyorlar.evet,zeki olduğumun farkındayım, ancak leb demeden leblebiyi anladım da ne oldu? hala antropoloji okuma isteğiyle yanıp tutuşuyorum.vakti zamanında kodlama hatasıyla üniversiteye girememiş olmanın hıncını kendimden çıkardım.neymiş, ”ben bu sınavları protesto ediyorum” dedim ve ne oldu ?onlar kaybetti elbette.Darwin’in hem kadın,hem türk versiyonu olsaydı fena mı olurdu?hem olmayacağını kim söyleyebilir?hala hayattayım… kızımı dört,annemi iki aydır göremiyorum. kızıma yirmi güne kadar kavuşuyorum.. annemin dönmesine iki ay kadar var.kızımı özlememden daha doğal bir şey olamaz,çünkü onu hayatında bir kere gören biri bile özleyebilir,olagelmiştir böyle durumlar..benim şaşırdığım konu;ben annemi pek değil hemen-hemen hiç özlemem (özlemezdim).bazı fırsatçı arkadaşlarımıza gün doğmuştur herhalde malum komplekslerden dem vurma şansları olacaktır. doğruyu söylemem gerekirse;hiç çekinmeden ”evet”,ben babamı hep daha çok sevdim.ama sevilesiydi..materyalist tipleri oldum olası sevmemişimdir.annem materyalist bir kadındır ama bu arada annem oluyor, e ne yapmak lazım sevmek lazım.yok işte ben öyle düşünmüyorum.babamı çok sevme nedenim,bu dünyaya ait olmamasıydı belki de.bunun o da farkındaymış ki, ben onyediydim,o kırküç, göçüp gittiğinde..çok özlüyorum,yanına gidene dek özleyeceğim… annem değişti mi,yoksa ben mi biraz törpüledim keskin hatlarımı,bilmiyorum.şimdilik nedensiz annemi özlüyorum. ivedilikle almam gereken bir karar var;canımı sıkan da bu termin meselesi..insanlar evlilik kararı alırken kendinden çok başkalarının fikri önemli oluyor gibi bir durum var.gibisi fazla bile,öyle.işyerinden alınacak izinler,nikah dairesinin boş günü,uzakta olan yakınların gelme sorunu(anne yurtdışından dönecek ki,kızı evlenebilsin,yoksa ayıp olur),”ay c.tesi olsun”,”yok pazar daha iyi,herkes gelebilir”,”şööle öğleden sonraya filan olsun memur bey,yetişemez insanlar”,bunları çoğaltmak neredeyse sonsuz .. ya herşeyden önce ben canım isteyince evlenmeliyim.bana kalsa resmileştirmek de istemiyorum.kazık kadar kadın oldum ama bu konuda ‘aman annem üzülmesin’ diye bu kararı almak durumundayım.kızımı da unutmamam gerekir tabii.son derece muhafazakar!biridir,”ceza” falan dinliyor,abuk sabuk pantalonlar giyiyor,şu düşük bel saçmalığından (allahtan konumuz saçmalamak da,bugüne has affediyoruz:)), e öyle ama hanımefendi benim her haltıma müdahale etme hakkını kendinde görüyor,ben ”kızım kıçın görünüyor,çek şu pantalonu” dediğimde ,”aman anneee..”şeklinde inliyor,pardon ünlüyor… yaaa.. bildirgeç’imin günlüğü;saçmalamak üzerine yazmak istiyordum bugün,yaşama gailesi bak nerelere çekti konuyu yine.ayıp..ayıp valla…

Testdaf Nedir?

derfalke | 19 Şubat 2008 17:43

testdaf logo
testdaf logo

Almanya’da egitim görmeye karar verdiniz ve her türlü sarti yerine getirdiniz. Önünüzde bir tek problem kaldi o da dil yeterliliginizin ispati. Bunun icin önünüzde bir kac alternatif var. Bunlardan birisi de uluslararasi gecerlilige sahip TESTDAFsinavi.

Testdaf’i TOEFL’in almanca versiyonu olarak düsünebilirsiniz. Sinav 4 bölümden olusuyor:

1-) Mündlicher Ausdruck ( Sözlü Ifade )
2-) Leseverstehen ( Okudugunu Anlama )
3-) Hörverstehen ( Dinledigini Anlama )
4-) Schriftlicher Ausdruck ( Yazili fade )

Tony Gatlif’ten Bir Yol Hikayesi: Transylvania

768 | 26 Şubat 2010 14:38

Çingenelerin hayatına hem bir belgesel, hem de bir müzikal tadında yaklaşan dans ve dramla süslenmiş bir yol hikayesi…

Latcho Drom, Exils, Gadjo Dilo gibi birçok başarılı esere imzasını atmış, Cezayir doğumlu Fransız yönetmen Tony Gatlif’in ellerinden çıkmış yine harika bir film.

Bu sefer anlatılan, sevdiği adamı bulmak için yollara düşen ve Transylvania’ya giden Zingarina’nın hikayesi. Asia Argento’nun canlandırdığı Zingarina katıldığı bir pagan festivalinde sevdiği adamın artık kendisini sevmediğini öğrenir, yaşadığı bunalımı atlatabilmek için de her şeye sıfırdan başlamaya karar verir. Yolculuk esnasında “Duvara Karşı” filmindeki rolüyle “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazanan Birol Ünel’in canlandırdığı Tchangalo ile tanışır ve bir aşk yaşamaya başlarlar. Daha sonra ise olaylar gelişir.

Müzikleriyle ve görüntüleriyle olduğu kadar, usta oyunculuklarıyla da seyirciyi kendine hayran bırakan; özgürlüğe, kadına, dansa, müziğe ve Balkanlara dair 103 dakikalık bir kesit…