bildirgec.org

Delphi’de DLL içersinde API Çağırırken Sıkıntı Yaşamayın…

admin | 20 December 2008 11:50

PROGRAMLAMA DİLİ : DELPHI

Eğer Harici bir DLL içersinden API çağırıyorsanız ve bu DLL içersinde çağırdığınız fonksiyon yoksa EXE çalıştığında hata vericek ve çalışmayacaktır.
Bunu windows version farklarında yaşamak muhtemel, örneğin XP’ye göre bi takım kodlar yazdınız ve kodlarda XP’ye özel bir API çağırdınız, program hatasız çalışacak fakat 98’de bu API olmadığından program hiç çalışamadan hata verecektir.
Bu tür durumları yaşamamak için aşağıdaki koda benze bir kod yazarak sıkıntıdan kurtulabilirsiniz.

————————-

1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
unit Main;
interface
uses {...}
Type {...}
.
.
.
Var
GetDiskFreeSpaceEx : FUNCTION (lpRootName : PChar;
Var FreeBytesAvailableToCaller,
TotalNumberOfBytes ,
TotalNumberOfFreeBytes : COMP) : Bool; STDCALL;
.
.
.
implementation
.
.
.
function DLLCagir(): Boolean;
Var
Lib : THandle;
begin
If (@GetDiskFreeSpaceEx = Nil) then begin
Lib := GetModuleHandle ('kernel32');
If Lib <> 0 then GetDiskFreeSpaceEx := GetProcAddress (Lib, 'GetDiskFreeSpaceExA')
Result := True;
end;
If (@GetDiskFreeSpaceEx = Nil) then begin
Result := False;
end;
end;

Cep Telefonu Oyunları

Java99e | 15 March 2010 16:58

Cep telefonunuzu renklendirecek birbirinden eğlenceli 300 adet java oyuna ne dersiniz? Listenin içinde 100 adette Türkçe oyun bulunuyor, üstelik hepsi ücretsiz.
Oyunları buradan indirebilirsiniz.

YILDIZ FALI

lavinya76 | 30 March 2010 10:58

Her sabah yaptığı gibi yine kahvaltıda çayını içerken bir yandan gazeteye göz atıyordu. Günlük yıldız falı bölümüne geldiğinde gözüyle tüm burçları süzerek teraziyi buldu. Yeni bir aşk doğmak üzere diyordu falında. Umutsuzca gülümsedi. Aşkı unutalı uzun zaman olmuştu çünkü. Fallar hep yalan söylerdi zaten.
Duşunu aldı. Saçlarını kuruturken neden olmasın diye düşündü. Belki de bir kez olsun doğru çıkardı bu fal. Ama nerden bulacaktı ki bu yeni aşkı? Kafasını salladı aklından geçen düşünceye kızarak. Ne aşkı ya?

VÜCUT GELİŞTİRME

| 17 May 2007 17:14

Anlam veremediğim yegane spor. Mutasyona uğramış gibi vücutlarında ne kadar kas varsa şişirmeye bakıyolar. Antremanı,beslenmesi,dopingi,egzesizleri derken kadını da erkeği de şekilden şekile giriyo. Yaşlılıklarını çok merak ediyorum…
Neymiş;

Ağırlık kaldırma, kalori alımı ve diğer uygulamaların biraraya getirilmesiyle kas telciklerinin (fibres) geliştirilmesi işlemidir.

Hele kadınlarda, Aman Yarabbi…Zeyna’nın prehistorik halleri gibi hepsi.

Kendi fikrimi söyleyeyim; bana hiç sağlıklı gelmiyo bu iş. İtic ve seksiiiii olmaktan çok uzak kanımca…

KARTAL

hipangel | 19 December 2006 12:44

Özgürlüğe çırptığı kanatları sevgidendi; sevdikçe özgürleşiyordu.Denize doğru çevirmişti yönünü, o sonsuz ufka.Hayalleri vardı, bir o kadar da korkuları – korkuları kadar hayelleri, hayalleri kadar korkuları vardı.Bilmediği için korkuyordu, korktuğu için azalıyordu sevgisinin coşkusu.Sevgisi azaldıkça kanatlarını çırpışı da azalıyordu, özgürlüğü de;Çünkü özgürlüğe çırptığı kanatları sevgidendi; sevdikçe özgürleşiyordu.Yüreğinde özlemle çırptı kanatlarını.Özlemi arttıkça daha da çırptı.Daha da çırptı..Daha da..Neden bu kadar özlem duyuyordu ki? Özlemi neyeydi?Teksir kağıdıyla yazılmıştı sanki hayatlar.Farklı olan hiçbir şey yoktu. Herkes, her şey aynıydı;Ama o biliyordu, farkındaydı.Farkındaydı; çünkü hayatının nasıl bir oyun olduğunu anlamıştı.Saklambaç oyunuydu onun hayatı, kendisinden saklanarak geçirdiği.Herkes böyleydi aslında;Ama o farketmişti aynılıklar içinde kaybolmuş ayrılıkları;Çünkü hayat aslında ayrılıklar içinde kaybolmuş aynılıklardı.Aslında hepimiz aynıydık, hepimiz o teksir kağıdıydık.Hayat, o teksir kağıdıydı.Özlemiyse kendineydi.Düşündükçe daha da çırptı kanatlarını,Coşkusu sürekli artıyordu,Anladıkça daha da çırptı.İnandığı her şeyi doğru olarak görüyordu.Ya inandığı her şey doğru değilse?Ya inandıkları yalansa?En ufak bir yalan onu mutlu edip, doğruları mutsuz ediyorsa, inandığı her şeyi yalan olarak kabul edip yalanlarla mı mutlu olmayı seçmişti?Hepsi yalan bile olsa, eğer bu yalanlar onu daha mutlu ve daha güçlü ettiyse bunu daha fazla düşünmesine gerek yoktu.Onun doğruları yalandı, yalanlarıysa doğruydu.Sonuçlar önemliydi onun için.Sonuçlarsa, seçimleriydi.Yağmur yağmaya başlamıştı.Kanatlarını çıptıkça yağmur da kalbi de iyice şiddetleniyordu sanki.Var gücüyle çırptı kanatlarını.Şemsiye gibi bir derdi de yoktu.Şemsiyeleri kullanacak elleri bile olsa kullanmazdı zaten.Sırılsıklam olmuştu.Geleceğe çırpıyordu kanatlarını, gelecekteki şimdisine.Kanatlarını geleceğe çırpıyordu;Ama bu sefer korkusuzca çırpıyordu.Kendinden saklanmıyordu artık.Seviyordu.Sevgiyle çırpıyordu kanatlarını,Sevgiye çırpıyordu,Kendine çırpıyordu,Teksir kağıdına çırpıyordu..Yağmur durmuştu.Birden ailesi gelmişti aklına, anne ve babası.Acaba ben annemin veya babamın anne veya babası olsaydım aynı şeyleri yapar mıydım diye düşündü.Acaba tekrar yumurta olup başka bir ailede başlasaydı hayata farklı olan ne olurdu?İnsanları düşündü..Hep ileride evlenip çoluk çocuğa karışacaklarını, mutlu bir aileye sahip olacaklarını düşlüyorlardı;Ama bir şeyi unutuyorlardı:Onlar da bunu hayal etmiş bir anne ve babanın çocuklarıydılar.Bu hayalleri için ailelerinin hayallerini yıkmaya ne kadar hakları var diye düşündü.Hep insanlar mı kuş olsam nereye uçardım diye düşünecekti, bir kez bile olsa onun da insan olsam n’apardım diye düşünmeye hakkı vardı.İnsanları da seviyordu;Çünkü onlar da o teksir kağıdının bir parçasıydılar.Gerçi o bir kuş beyinliydi; ama olsundu, kalbi insan kalbi gibi sınırlı değildi en azından.Kalbiyle çırpıyordu kanatlarını, beyne ihtiyacı yoktu.Aslında onun ”insan olsam n’apardım, başka bir kuş olsam n’apardım, şu olsam bu olsam n’olurdu?”, gibi sorularla kafasını meşgul edecek kadar vakti de yoktu;Çünkü o neyse oydu ve olduğu şey onu mutlu ediyordu.Keşke de dememişti hiç.Geçmişte yaşadıkları onu bu noktaya getirmişti çünkü.Belki şimdi olsa aynı şeyleri yapmazdı;Ama onun o anki bilinç düzeyine göre o yaptığı şeyler doğruydu.Kendini suçlamamıştı hiç.Başkalarını suçlamaktan vazgeçeli çok olmuştu zaten.”Benim” diyordu, ”bu hayat benim. Bu kanatlar benim; istediğim gibi, istediğim yöne çırparım onları. Bu, benden başkasını ne diye ilgilendirsin ki? Hem başkalarının kanatlarından da bana ne?”Kanatlarının çıkardığı ses onu çok motive ediyordu.Hayatının kontrolünü eline aldıkça, bu ses daha da çok çıkıyordu.Kontrol edemediği şeyler için tasalanmıyordu da;Rüzgarın estiği yöne gidiyordu o zamanlar.Kontrolünde olmayan şeyler için ümitsiz bir şekilde çaba harcamaktansa teksir kağıdının önüne ne gibi bir sürpriz koyacağını heyecanla bekliyordu.İşte hayatın da en çok bu yönünü seviyordu;Yarını kontrol etme gücüne sahip olsa bile en ufak bir sürpriz, beklenmedik bir olay bütün planlarını yeniden gözden geçirmesini sağlıyordu.Yarın için plan yapmayı bırakmıştı bu yüzden, gününü dolu dolu yaşamayı seçmişti.Her saniye büyük bir armağandı onun için.Bu armağanı ona verdi diye teksir kağıdına teşekkür ediyordu coşkuyla.Her dakika yeni bir keşifti onun için, meydan okumaydı, zaferdi.Zaferi, zamanaydı;Zaman, onu yakalayamıyordu çünkü.Seviyordu.Sevmeyi seviyordu.Beklentisiz olmayı seviyordu.Affetmeyi seviyordu.Teksir kağıdını seviyordu.Kaybetmeyi bile seviyordu; çünkü kayıplar, yeni keşiflerdi onun için.Sevdikçe güçleniyordu.Sevdikçe meydan okuyordu.Sevdikçe kazanıyordu.Zaman onunla yarışıyordu, kuşlar da;Ama o yalnızca seviyordu;Çünkü o, teksir kağıdının farkındaydı, kazanan yalnızca oydu.Kazanan sevgiydi.Sevgiyse güçlenmekti, meydan okumaktı.O da meydan okuyordu;Çünkü özgürlüğe çırptığı kanatları sevgidendi,Sevdikçe özgürleşiyordu,Özgürleştikçe seviyordu.

Google App Inventor (Beta)

akkiris | 13 July 2010 14:51

Google yeni projesi App Inventor (beta) ile karşınızda.
Bu proje ile cep telefonları için kolayca uygulama geliştirmek mümkün olacak. Henüz uygulama kullanıcılara sunulmamış fakat yakın zamanda ulaşabileceğiz. Google hesabınızı kullanarak uygulamakullanıcıları hakkında bilgi toplanan formu doldurup projenin ilerleyişi hakkında bilgilendirilebilirsiniz.

Memleketten Siyaseten İnsan Raporu

Daniel B | 10 March 2008 04:24

Entel mi Entel Az birazda Dantelli giyimiş. Bir kısım giyim eşyasını.. Görünmemesi gerekiyor
kanımca fakat gözüküyor alttan alttan..

– “Hanım.. kaç defa demedimmi giyinme böyle diye. Bak rezil oluyoruz Ahaliye”

“-Sus Karışma Sen bana Baskı yapıyorsun, Kalbimi kırıyorsun, Beni sen rezil ediyorsun..Ahaliden banane, Onlarda var olanı sergileyemiyorlarsa sanane.. Yoksa sendemi vucudumusiyasete kurban edecen, kamusal alan ilan edecen…”

-“Hanım sustum yeterki sen söylenme.. Tamam bir şey demedim.. Böyle yönetenlerimiz olursaHanımda ölesine konuşur.”

keşke siz bir hayat

esra7909 | 04 April 2011 18:47

Her yeni güne umutla başlamak,bugün dünden daha güzel olacak diye düşünmek…Aslında o kadar kolay görünüyor ki…Hayatın ya da yaşadıklarımızın bize getirdiği zorluklar,insanların yaşattığı kırgınlıkların aslında önemi olmamalı.Yaşadığımız her an,aldığımız her nefes zerresi o kadar kıymetli ki…Ne olursa olsun inadına hayata gülmeli ve direnmeliyiz.Kendimizden daha değerli hiçbirşey yok. bu gerçeği görmek için çoğu zaman malesef ki bazı şeyleri yitirmemiz gerekiyor.

mermi fotoğrafları

azurenus | 23 January 2006 22:07

meşhur iskambil kağıdını bölen veya elmanın bir tarafından girip öbür tarafından çıkan mermi fotoğraflarını hatırlar mısınız? yüksek hızda görüntüleme tekniği ile elde edilen bu fotoğrafların mit tarafından oluşturulmuş bir arşivi var. öğrenciler tarafından oluşturulmuş arşive adımınızı atın:

[mermi fotoğrafları 2003] [2004] [2005]

Mavi Kart

yahyakemal | 13 July 2009 14:14

Avrupa Birliği Mavi Kart uygulamasına geçiyor.

Yüksek nitelikli göçmenlere Avrupa ülkelerinde çalışma hakkı sağlayan bu programçerçevesinde Avrupa kapılarını kısmen de olsa açıyor.

Avrupa Birliği uluslar üstü oluşumunda Amerika’daki Green Card ve Birleşik Krallık’taki Tier1 gibi Mavi Kartprogramını yapılan antlaşma çerçevesinde 2 yıl içerisinde tüm AB ülkeleri geçiş yapacak. (İngiltere, İrlanda, Danimarka hariç.)