bildirgec.org

mucizemsin

8 yıl önce üye olmuş, 30 yazı yazmış. 2378 yorum yazmış.

Tarih Yazıcılığının Dönüm Noktası: ANNALES EKOLÜ

mucizemsin | 01 September 2010 10:12

Ünlü tarihci Peter Burke’nin, Fransız Tarih Devrimi diye adlandırdığı Annales Ekolü, tarihin disiplinlerarası karşılaştırmalı yazılması ve hatta bilim olarak kabul edilmesi iddiasıyla ortaya çıkmış olan bir tarih okuludur. “Annales d’Histoire Economique et Sociale” adlı dergiden adını almış olup, 20.yy ortalarına doğru tarih anlayışını ve yazımını baştan başa değiştirmeyi başaracaktır. İktisat tarihçilerinden Otto Hintze’nin “biz sadece sıradağları ve dorukları değil, dağların eteklerini de; yalnızca yüzeyin derinliklerini değil, bütün kıta ülkesini bilmek istiyoruz.” çağrılarını yapmaları da işte tam da bu döneme denk gelmektedir.

1929 yılında M.Bloch ve L. Fevre adlı iki Fransız tarihçi, ortak kurucu müdürlük görevlerini üstlenerek, 20yy’ın en büyük tarih okulu olacak olan Annales okulunun isimbabası olacak “Annales d’Histoire Economique et Sociale” (İktisadi ve Toplumsal Tarih Yıllığı) dergisini, “markçılığın önemle üzerinde durduğu toplumların yaşamlarının uzun süre gölgede kalmış olan çehrelerine ışık tutmayı” amaç edinerek çıkarmaya başlamışlardır.

Ekol, mümkün olan bütün disiplinleri (psikoloji, sosyoloji, yerbilim, edebiyat…) tarih biliminin içeriğine alarak, yüzyıllar boyunca hakim olmuş olan vakanüvist (olayanlatıcılık) tarih yazımını ve 19.yy’da hüküm sürmüş olan “olgucu ve deneyci tarih anlayışı”nı değiştirmeyi başarmıştır. Kurumsal ve yapısal tarih, ardından yerbilimsel, iklimsel, kırsal, hatta ve hatta düşünceler tarihi, ırkbilim, nüfus bilim tarihi gibi çeşitli dalları da içine alarak “bütünsel tarih anlayışı”na çevirmiştir.

çalakalem

mucizemsin | 28 August 2010 11:31

2007 yılından beri bir göçebelik yapışmış yakama bir türlü bırakmıyor. İzmir-Adana-Bursa derken şimdide güzel yurdumun güzide kentlerinden birine haziran ayı itibariyle kapağı atmış bulunmaktayım. Hazirandan beri de yerleşme teraneleriyle başım fena dertteydi. Ev bulmak dert depozitosu ayrı dert, ilk ay kirası, su, elektrik doğalgaz faturalarının üzerine alınması gibi bir yığın angarya iş. Tüm olumsuzluklara rağmen hallettim herşeyi. Bu arada da bir aylık yaz tatilim başladı. eeee sıfırı yükettiğim için tatil planlarımın hepsi suya düştü. Fakat daha okadar da düşmedik diyerek bir haftalık İzmir turumuz oldu tabi. Sonra da tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır misali atladık geldik babaocağına.
İşe başlama tarihi belli 25 Ağustos, sayılı gün çabuk geçiyor denir ya evet aynen öyle çok çabuk geçti. Tarih belli oluca tabi dönüş için hemen otobüs biletinden bile ucuz olmaya başlayan uçak biletinden aldım bir tane. Aldım almasına da bu bana dert oldu aldığım günden sonra. -neden dediğinizi duya gibiyim.- efenim açıklayayım. 12-13 yıldır memleketinden kilometrelerce uzakta yaşan ve yaşı kemale ermek üzere olan biri olarak hiç uçağa binmedim, binemedim. çünkü yüksekten çok korkuyorum. Hatta öyle korkuyorum ki, 13.katta oturan abimin evinde bile bifena oluyorum, yegenlerim pencereye veya balkona yanaşmasına bile tahammül edmeyip basıyorum çığlığı, kendim zaten yanaşamıyorum da. Açıkçası resmen uçağa binmekten tırsıyorum. Bir çok fırsatı da ucunda uçak yolculuğu var diye teptiğimi bilirim. aman aman hemde ne fırsatlar.
Sonunda korkuların üzerine gidilmeli psikolojisiyle uçak biletini edindim. Fakat gitme zamanı yaklaştıkça bende bir korku bir karın ağrısı bir kalp çarpıntısı derken bişeyleri bahane ederek gidişimi engellemenin tek çaresi olarak 15 günlük iş göremez raporu aldım. anlıyacağınız yine yapamadım, olmadı…Oysaki sadece bir saat dişimi sıksam olacaktı, bu sefer okadar çok yaklaşmıştım ki hedefe. Bayram tatiline inşallah…
Hatta şuan dudağımda uçuk bile çıktı desem inanır mısınız?

DARPHANE-İ AMİRE

mucizemsin | 14 January 2010 15:37

Darphane, Osmanlı Devleti’nde para(madeni) basılan yerdir. Osmanlı tarihinde bilinen ilk para Osman Bey öneminde basılmış olmasına ragmen, bu paranın nerede basıldığı ile ilgili bilgiye rastlanmamaktadır. Bilinen ilk darphane ise; Orhan Bey dönemindek paraların da basıldığı yer olan Bursa darbhanesidir. 1453 yılında İstanbul’un fethedilmesiyle birlikte Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’da para için bir darbhane bir de pul basımı için “pul darbhanesi” kuruldu. 1467’de de ilk altın para basıldı.

Daha sonra osmanlı’nın bir çok yerine darbhaneler kurulmaya başlanmıştır. Edirne, Amasya, Ayasulug (Selçuk), Üsküp, Diyarbakır, Belgrat, Serez, Halep, Bağdat, Trablusgarp, Cezayir, Tiflis, Bosna, Mısır…

Uludağ’dan Esen Tarih: CUMALIKIZIK

mucizemsin | 11 August 2009 11:40

Cumalıkızık Köyü Bursa/Uludağ’ın güney yamacına kurulmuş olan 7 Kızık köyünden biri olup, Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemlerinde kurulmuş bir köydür. “Kızık” sözcüğü TDK’una göre Oğuz Türkleri’nin 24 boyundan birinin adıdır. Bir başka deyişe göre de; “derbent” anlamaına gelen kısık sözcüğünün zamanla kızık şeklinde dönüşmüş olacağıdır.

Köye Cumalıkızık denilmesinin sebebi ise; diğer Kızık köylülerinin Cuma namazı için bu köyde toplanmalarıdır. Başka bir rivayete göre de, köyün kurulduğu zaman Osman Bey’in köyde Cuma namazını kılması nedeniyle köye Cumalıkızık denilmiştir.

EMMA GOLDMAN: dans edemeyeceksem bu benim devrimim değildir!

mucizemsin | 06 August 2009 10:45

Emma Goldman, 27 Haziran 1869 yılında, o dönemler Rusya’nın kontrolünde olan Litvanya’da bir Yahudi ailenin kızı olarak dünyaya geldi. 13 yaşındayken ailesi ile birlikte St. Petersburg’a taşındı. Kısa bir süre sonra II. Aleksander’ın öldürülmesiyle başlayan siyasi kargaşa ve baskıdan Yahudiler de etkilendi ve katliamlara maruz kaldılar. Aile bu karışık ortamda maddi sıkıntılar yaşadı ve Goldman okulu bırakmak zorunda kalarak bir fabrikada çalışmaya başladı. İlk kez devrimci düşüncelerle burada karşılaştı, ayrıca Çernişevski’nin “Ne Yapmalı?” adlı eserinden çok etkilendi ve bu ileride oluşacak olan anarşist düşüncelerinin temelini oluşturmaya başladı. 15 yaşında babasının onu evlendirme fikrine karşı çıktı ve 17 yaşında ailesinin isteği üzerine kız kardeşi Helena ile birlikte ABD’ye göç etti.

Burada da bir tekstil fabrikasında çalışmaya başladı. 1886’da yaşanan HayMarket Olayı sonrasında dört anarşistin öldürülmesi olayından etkilenerek, anarşizmle ilgilenmeye başladı. 1887 yılında fabrika işçisi olan Jacob Kersner ile evlense de anarşist hareketler ile ilgilenmesi evliliğini kısa sürede sona erdirdi. Ailesini ve kocasını bırakarak NewYork’a gitti.

Burada ABD’deki anarşist hareketin önemli figürlerinden olan Alexander Berkman ile tanıştı ve beraber yaşamaya başladı. 1892’de de Berkman ile birlikte Henry Clay Finch’e (Homestead Pennslyvania fabrikasında yapılan grevi silahlı muhafızlar yollayan kişi) suikast planları yaptılar, fakat plan başarısızlıkla sonuçlandı. Henry Clay Finch yaralanarak kurtuldu. Berkman 22 yıl hapse mahkum edildi.

AŞK-KUM

mucizemsin | 15 July 2009 09:42

kuma dokunmak
yoksa,
bir hayale dokunmak mı?
benim olsun dedikçe
parmaklarımın arasından akmak mı?

amaç akmak mı?
karanlığın karşısı ak-mı
zamana inat akmak-mı

kansere çare mi zakkum
ömrümdeki ur da tutkum
tutkumdaki kum-a da tut ki
çare zakkum
senden
ahulu zakkum
bana
safranlı lokum

hasretindir kokum
tebessümünle tokum
ancak senli çokum
son zamanlarımda da
sus-kum
kum

internette seks şov

mucizemsin | 28 May 2009 10:36

http://haber.milliyet.com.tr/msnDefault.asp?url=http%3a%2f%2fwww.milliyet.com.tr%2fYasam%2fSonDakika.aspx%3faType%3dmsnSonDakika%26KategoriID%3d15%26ArticleID%3d1099237%26Date%3d27.05.2009%26reftype%3d2