bildirgec.org

firatocal

7 yıl önce üye olmuş, 80 yazı yazmış. 19 yorum yazmış.

Sonuna Kadar Hayat ve İnsan İçin Varız…

firatocal | 30 September 2010 13:02

Hayat ve insanı anlatan cesur yazıları, daha yüksek sesle dile getiren bir site www.hayatveinsan.com

İnsanların siyaset, ekonomi ve magazin haberleri arasına sıkışıp kaldığı, iç karartıcı seslenişlerinden usandığı bir anda, gülümseten ve düşündüren yorumlarıyla size nefes aldıran bir platform…

Gözden kaçan, önemsenmeyen yada bilerek göz ardı edilen herşeyin takipçisi olmak amacıyla kuruldu… Kan ter içindeki hayat koşunmacasına serin ve ferahlatıcı bir durak olma iddasıyla yola çıktı…

Hiç Olmazsa Bebeğini Düşün Ey Tiryaki !!!

firatocal | 30 September 2010 10:09

Gün geçmiyorki sigaranın insanlığın düşmanı oluşunun ispatı örnekleriyle yüzleşmyelim… ” Kendini düşünmüyorsan bari bebeğini düşün ” cümlesiyle özetleyebileceğim bir araştırma, bırakın sigaranın kendisini, sadece adının bile başımıza ne dertler örebileceğini ortaya koyuyor…

Bebekli ailelerdeki tiryakilerin sigara alışkanlıklarını bırakmak yerine en kolay yoldan sürdürebilmelerini sağlayan kaçış noktası, balkona çıkıp iki dakikada sigaralarını tellendirip sevgili bebklerinin yanına döndüklerini söylemeleridir… Bu sayede vicdanlarını rahatlatabilmekte ve gelebilecek tüm eleştirilere erdemli bir şekilde göğüs gerebilmektediler… Taaki bu güne kadar…

Hayat ve İnsan Olmak Adına…

firatocal | 05 September 2010 17:28

Siz hiç elektrik kesintisi sonucu dapdar ve kapkaranlık bir asansör boşluğunda saatlerce sıkışıp kaldınız mı… O çaresizlik psikolojisi içerisinde , havasızlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya bulundunuz mu hiç…

Cevabınız ne olursa olsun , daha bu kadarıyla bitmediğini , kaldığınız saatlerin günlerle , haftalarla hatta aylarla çarpıldığını, üstüne üstlük size rahatça ulaşamadıkları için geçip giden çaresizlik içindeki aylar boyunca tek iletişim imkanınız olan daracık bir delikten yaşama bağlandığınızı canlandırmaya çalışın zihninizde…

Çocuk da Yaparım Kariyer de…

firatocal | 04 September 2010 16:15

Çalışan annelerin vicdan azabını ortadan kaldıran araştırmalar, ‘’ Çocuk da yaparım kariyer de..’’ , yaklaşımının doğruluğunu bilimsel olarak da ispat etmiş oldu… İşi yüzünden bebek sahibi olmaktan korkan yada ailesine ve özellikle çocuklarına vakit ayıramadığı için hayıflanan ve suçluluk duyan anne adaylarının ve annelerin korkmasına gerek kalmadı…

Kocaeli üniversitesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Halk Sağlığı Anabilim Dalları ‘ nın, anneleri çalışan 3-5 yaş grubundaki çocukların ruh sağlığı üzerinde yaptığı araştırmaya göre, bu kesimdeki çocukların psikolojilerinin, anneleri çalışmayan çocuklarınkinden hiçbir farkı olmadığını gösterdi…

‘’ Çalışan anne sendromu ‘’, diye de bilinen şehir efsanesinin yanlışlığı da bu araştırmanın sonucunda ispatlanmış oluyor… Yani, özetle çalışan annelerin çocukları ile çalışmayan annelerin çocukları arasında sorunlu davranış ve ruhsal hastalık geliştirme açısından hiçbir fark olmadığı ortaya çıkmış bulunuyor…

Hayata Tutunamayan Kadınlarımıza Selam Olsun…

firatocal | 03 September 2010 15:30

Hergün Türkiyemden mağdur, ezilmiş ve yok edilen kadın manzaraları görmek canımı acıtıyor… Utanıyorum kendimden , milletimden ve geçmişimden… Bitsin bu vahşilik , yok olsun insanlık dışı ataerkil cinayetler diyorum…

Futbolu Özlemek İstiyorum…

firatocal | 03 September 2010 12:04

Ramazan ayının en bildik söylemlerinden biridir ‘’ Aaaah ah nerede o eski Ramazanlar ‘’ sözü… Kaybolup giden değerleri hatırlatmak ve geçmişin mutluluk dolu günlerini yad etmek için kullanırız… Minibüslerde ise yer vermeyen gençlere söylenen söze dönüşür bu replik…

Artık futbol maçlarını izlerken de benzer sözler sarf ediyoruz… ‘’ Aaaah aah nerede o futbolunu özlediğim, derbi maçları, görmeyi merakla beklediğim futbol yıldızlarıyla şenlenen hayat…’’ , ‘’ Artık yok ki maçları iple çektiğim gerilim dolu günler… ‘’

Neredeyse haftanın 7 günü, günün 24 saati futbol maçlarını seyrederek geçiyor hayatlarımız… Eğer birçok kadın gibi futbolla aranız yoksa bu bir sorun teşkil etmeyebilir, ama benim gibi futbola aşık ve arkadaşlarıyla beraber maç seyretmekten büyük zevk alan bir erkekseniz , o zaman farklı oluyor…

Ev Alma Komşu Al

firatocal | 02 September 2010 16:28

Bizler sigara yasağını delmenin ve affetmenin yollarını Anayasa Mahkemesi kulvarında fellik fellik ararken, komşu Yunanistan sigara yasağının kapsamını genişletiyor…

15 yaşının üzerindeki halk kesimini % 42 sinin sigara içtiği Yunanistan ‘ da ki tiryakilik düzeyi, bağımlılığını ispatta hiçbir fırsatı kaçırmayan canım ülkemi bile sollamış durumda…

Yolun Açık Olsun Birtanem…

firatocal | 02 September 2010 14:20

Bana çektirdiğin tüm acılar için şükranlarımı sunuyorum sana ey sevgili… Bende açtığın her yara , hayat bataklığı içinde çırpınan çaresizliğimi bana daha iyi anlattı… Kendime olan körlüğümü , yalancılığımı ve yabancılığımı bir kere daha fark etmemi sağladı…

Sonsuz kere teşekkürler sana , bütün dünyamı yıktığın , kalbimi per perişan bir viraneye dönüştürdüğün için… Gözyaşlarıma hiçbir zaman acımaman ne kadar doğru kararlarmış her defasında… Tüm erkekler hiçbir zaman büyüyemeyecek çocuklardı senin için… Issız terk edilmiş oyun parklarındaki hayat boyu yapayalnız kalmayı hak eden sahipsiz ruhlardı onlar… Ne de haklıydın bıçak kadar keskin ve soğuk sözlerinde bir tanem…

Canın ne zaman yansa, o güne kadar yaşadığımız bütün güzel şeyleri tutuşturuverirdin tafralı basit bir tartışmanın cılız ateşiyle… Ve geçip karşısına zevkle seyrederdin üzerlerine tir tir titrediğim anılarımın yavaş yavaş çığlıklar içinde yanışlarını… Kendimi yeniden ve daha açık anlamamı sağladığın için , yaşadıklarımdan çok daha öğretici olan ortak günahlarımız için müteşekkirim sana…

Sana kızamıyorum… Senden nefret edemiyorum… Çünkü ruhumu ve bedenimi paramparça eden sözlerin ve hareketlerin , karanlığa gömülü ve hiçbir zaman girmeye cesaret edemediğim derinliklerimi keşfetmeme yaradı…

Rahat olun , gerilmeyin… Hepsi bu…

firatocal | 31 August 2010 14:51

Yoksunluktan boğulan hayatlarımızla böbürlenirken , yoksulluktan tiksinerek yaşıyoruz… Bayağı , sersefil sohbetleri en entellektüel ahkamlarla bir tutarken , köşebaşındaki dilencinin önünden bir cüzzamlıdan kaçar gibi geçiyoruz…

Kredi kartları altında ezilen hayatlarımızı umursamazken , herşeyin bizim için yaratılmış olduğunu düşünürcesine kazanmadan ve hakketmeden fütursuzca yaşıyoruz…

Kimiz biz??? Niçin geldik dünyaya??? Hayatta olmanın bir anlamı kalıyormu şu yaşadıklarımızla??? Bir gün gelip de bu dünyadan ellerimiz bomboş ayrılabileceğimiz gerçeğini hiç düşünüyormuyuz???

Sanmıyorum… Artık bunu umursadığımızı da düşünmüyorum … Din , mezhep değil konum … Hayat dersi vermeye kalkışmak ise hiç değil… Kimseyi imana ve teslimiyete davet etmeyeceğim… Rahat olun lütfen… Koltuklarınıza keyifle kurulmaya devam edebilirsiniz… Şuan için hiçbir tehlike yok… Söylemeye çalıştığım da o zaten…,