bildirgec.org

sinjob

5 yıl önce üye olmuş, 29 yazı yazmış. 566 yorum yazmış.

Türk Milli Güreşçisi Mahmud ATALAY

sinjob | 03 Ocak 2011 15:45

Mahmud Atalay
Mahmud Atalay

Balkan Akdeniz Oyunları,Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Türk Güreşçi; Nogay Mahmud Atalay, 30 Mart 1934 Çorum doğumludur.Ailesi aslen Kafkas göçmenidir.

Güreşçimiz 1959 yılında Türkiye Şampiyonu olarak 25 yaşında Türk Milli Takımı’na seçilmiştir.

1959 Beyrut, Akdeniz Oyunlarında serbest güreş 73 kg’da şampiyon oldu. 1963 Napoli Akdeniz Oyunlarında ve İstanbul’da düzenlenen Balkan Şampiyonasında birincilik aldı.(Kaynak)

Mahmud Atalay
Mahmud Atalay

Bir Teknik Serviszedenin Ruh Hali

sinjob | 30 Aralık 2010 17:19

Yetkili servis diyince akla çile geliyor artık. Elektronik ürün şanstır derlerdi artık teknik servis de şans oldu.

Çok beğenerek ve isteyerek bir ürün alırsınız.Hatta pahalı olmasına aldırış etmezsiniz ama bir de bakarsınız bozuluvermiş. Neyse dersiniz nasıl olsa garantisi var ama öyle kolayı yoook!!!Öncelikle bulunduğunuz bölgede teknik servis var mı? Eğer İstanbul ya da Ankara’da yaşamıyorsanız öyle her teknik servisi bulamazsınız yakınınızda. İzmir’deyim ama İzmir’i saymadım çünkü Asus gibi bir markanın teknik servisi yok İzmir’de.

Delilik Ülkesinden Notlar

sinjob | 17 Ekim 2010 17:46

Delilik Ülkesinden Notlar
Delilik Ülkesinden Notlar

Daha önce ”Bir Ruh Macerası : Ayşe ŞASA” başlıklı yazımda bahsettiğim ancak detaylarına girmediğim ”Delilik Ülkesinden Notlar” isimli kitap;Ayşe Şasa’nın şizofreni tanısı ile uzun yıllar gördüğü psikolojik tedavi günlerinde içinde bulunduğu ruh halini yansıtan notlarından derlenmiştir.

Kitap şu satırlarla başlamaktadır:

”İnsanlığın tüm serüveni,milyonlarca yıllık aşamalar,bir delilik nöbetinin tek bir dakikasında yaşanabiliyor…”
”Akıllılar dünyasının bir kıyısında, sisli bir dağ başına çöreklenmiş,dünyayı kendimce anlamlandırmaya çalışan bir deliyim.”(*)

Peki Ayşe Şasa’yı bu duruma iten ve yirmi beş yıl insanlardan uzak bir hayat sürmesine sebep olan nedir?

Feryad-ı ahım size değil,kendime…

sinjob | 22 Temmuz 2010 12:33

Doğ be güneş doğ artık zifiri karanlığımın üstüne! Doğmak senin için var? Sen doğarsın ancak,geceleri gündüz eden,kederi huzura çeviren parlaklığınla. Karanlık yetti canıma… Çıkar beni sabahın aydınlığına… Göz gözü görmez buralarda,bir düştün mü arkandan gelenler ezerler;inanmazlar yerde yatanın bir yürek olduğuna. Karanlığa gömülü hayatlar,geceye karışmış sevdalar bir senle çıkar aydınlığa. Söylesene: doğmayacak mısın?

Es be rüzgar! Güneşin çok gördüğü ferahı sen lûtfet. Gözümden akan yaşları sen dağıt yanaklarıma. Sen fısılda masmavi göklerin Türküsünü… Gözlerim kapalı,vazgeçtim aydınlıktan… Es be rüzgar! Masallardaki gibi es. Saçlarım dalgalansın görmesem de… Dön dönebildiğin kadar etrafımda,bir çocuk gibi sevindir yüreğimi… Sen de çok görme muhabbetini… Söylesene: esmeyecek misin?

Herc-ü Merc Olmuş Hâlet-i Ruhiyem

sinjob | 19 Temmuz 2010 15:35

****

Uçsuz bucaksız bir okyanus ve ortasında ben. Dağ gibi dalgalar dövüyor bedenimi… Tam ortasında bir başıma çırpınıyorum.Bir el,uzanacak bir ele öyle muhtacım ki… Bize hayatı böyle anlatmadılar ama en zor yerinden sordular. Cevapsız kaldık… Ye’se düşmedim asla ama bu labirent, dolaştıkça başımı döndürüyor. ”Bir ben miyim ortada öylece duran?” diyorum ama biliyorum. Kendi dünyamda ben ve başka dünyalarda, başkaları… Çırpındıkça çırpınıyoruz kendi sahil-i selametimizin hayaliyle.

*************************************

Dön diye haykırmak istiyorum ama kime? Kim dönmeli,kim gitti ki ya da kim vardı aslında? Giden dönmez derler;gitmişse zaten dönmesin. Karmakarışık dünya, herc-ü merc olmuş zihin. Yönümü kaybettim.Gözlerimiz kapalı aldılar bizi içeri, çıkışı bulamıyorum…

Üniversite,Yazokulu,Devlet Yurdu,Ev

sinjob | 17 Haziran 2010 11:33

Yazokuluna kalan üniversite öğrencisinin klasik espirisidir;”yazokulunu kazandım” ya da ”başarımdan dolayı yazın da okulda kalmamı istediler”.Üniversite yıllarında yazokuluna kalmak bir tatil gibiydi bizim için.İzmir‘de deniz kenarında beş yıldızlı devlet yurdu,ekmek babadan su devletten geçinip giderdik.

İzmir Atatürk Öğrenci Yurdu
İzmir Atatürk Öğrenci Yurdu

En zor olanı İnciraltı‘ndan o sıcakta Buca semtine gitmekti.Bir tek otobüs direk giderdi o da 270.

270 numaralı otobüs tam bir felaketti yurt öğrencisi için.

Buca’ya varış en az bir saat sürer.Bir arkadaşınızı bekliyorsanız arka arkaya geçer ama 270 bekliyorsanız bir türlü gelmek bilmezdi.Otobüsün içi kışın buz gibi yazında cayır cayır yanardı.Yağmur yağarsa tam bir çileye dönüşürdü yolculuk.Trafik kilitlenir ve eski ikarus otobüslerin körüklerinden su damlardı.İşin garip tarafı bu otobüslerde ”cep telefonunuzu kapatınız” işareti vardı ama bilgisayar donanımını andıracak en ufak bir parçası bile yoktu.Telefonda konuşmanız ya da arkadaşınızla sohbet etmeniz imkansız çünkü içerdeki gürültü düzeyi sürekli duyma bozukluğuna yol açacak cinstendi.Her durakta sürekli ”ilerleyin,arkalara doğru,sağlı-sollu yanaşın,otobüsün arkası da aynı yere gidiyor” muhabbeti eksik olmazdı.Şoförle kavga edenler olurdu;kimi şoförün tarafında,kimi şoföre karşı.

Çetin Akdeniz (Bağlama Virtüözü)

sinjob | 16 Haziran 2010 11:42

Dünyanın en büyük bağlama virtüözlerinden biridir,Çetin Akdeniz.

Çetin AKDENİZ - Bağlama Virtüozu
Çetin AKDENİZ – Bağlama Virtüozu

Çetin Akdeniz,1967 doğumludur.Aslen Ordu‘nun Perşembe ilçesindendir.Sanatçımız müzik hayatına çok küçük yaşlarda başlamıştır.Çocukluğunda günde en az beş saat bağlama çalmış ve bu şekilde çalışarak kendisini geliştirmiştir.İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Mûsikisi Devlet Konservatuarı‘nda Çalgı Eğitimi almış ve ardından Yüksek Lisans eğitimini de burada tamamlamıştır.

Sokağımızın Teyzeleri ve Dayıları

sinjob | 14 Haziran 2010 19:36

Önceki yazılarımın birinde şu ifadeleri kullanmıştım.

Arada bir gözüm duvarda asılı bağlamama kayar ama gece çalamam.Bir gece biraz çalayım demiştim yaz günü idi,ben bağlama çalarken polis de kapıyı çalıyordu.Kapı ve bağlama farklı notalardan çaldığı için armoni kaçtı dahası polisi görünce içimdeki zevk de hepten kaçtı.

Balkona çıktığımda ekip otosu kapıdaydı.Polis: ”gitar çalıyormuşsunuz,insanlar rahatsız oluyor,daha erken saatlerde çalın” dedi ve gitti. Bu sırada karşıda bir teyze balkona çıkmış bize doğru bakıyordu.Arkamdan arkadaşım balkona çıktı ve ”bağlama çaldık diye polis mi çağırılır,jandarma çağırsaydınız” diyerek ortaya bir karışık söyledi.