bildirgec.org

neceff

10 yıl önce üye olmuş, 45 yazı yazmış. 197 yorum yazmış.

düş

neceff | 13 August 2010 10:52

mutlaka masadaydın mutlaka benziyordun
biz böyle iyiyiz
biz böyle şans eseri güzeliz

-bu fotoğrafınızda çok güzel çıkmışsınız…sanki cehennem sizinle yazılacak

mizah dolu reerkarnasyon, şefkat dolu uzaklaşmalar
manifesto dolu bar kalabalığı
aşkı, su içmek için yatağa eğilen başından savıyordun
hepsiyle dolu nick cave
üzgün kemiklerini mutlaka zorluyordun

-aa siz de mi geceleri penguene sarılıp uyuyorsunuz…sizde mi gökyüzünü yeryüzü sanıyordunuz..

uzun cümleler kurmaktan ibraet tüm erkeklerin gece seansı..
birden bir film başlıyor odanın duvarında
onu da izlemeli, onun da hakkında konuşmalı uzun uzadıya

kırmızı

neceff | 11 August 2010 13:39

yer kırmızı gök kırmızı
her yer kana bulanmış gibiydi
çok korkuyorduk ve asla aşağıya bakmadık
kendi kusmuklarında boğulan bir kalabalığın
çürük kokularını duymaz olmuştuk bir süre sonra

artık, sadece vişne şarabı tadında
esrik mayhoş bir dokunuş var dilimizde
korkuyoruz, hem de delice
titriyoruz
yine de başımız gökyüzünde
indirmiyoruz

kırmızı

neceff | 11 August 2010 12:55

31 katliamı, tecavüz, kürtaj, klonlama, ayrılık
sık el değiştiren hoç çığlıklar
oklar, spiraller, sessiz ve kirli kareler
açlığın soluk morsu. satrancın gri-mor kareleri. uçurumun ve ensestlerin soluk pembesi. olmamanın grisi. ölü gri. masum ve çileci gri. astral gri.

ölüm sanatı hayal kırıklığına uğramış bir meleğin solukluğu.
zavallı ağlamacı
dikilmiş ağız
küçülür konuşurken.

Acıktım
Artık varolmayan kişinin iyeliğiyim ben
hiçbir şeyin taşıyıcısı
artık yapamıyorum
arzulanmayan kişiyim ben
ruhumu geri veriyorum
sonumu başlatıyorum
kendimi kapatıyorum…

UMUDA DAİR..

neceff | 27 April 2009 15:25

Töz: En genel anlamda bir şeyin özü, ya da bir şeyi her ne ise o yapan şey…

Bir kanat tüyüydü o! pısırık bir martının sağ kanadının en uç tüyü. Her an kopup kaybolma tedirginliği içinde, her an koparılıp yok olma korkusuyla.

Yine simit parçasını kaçırmıştı martı, yeni bir sorti için havayı yararak manevra yapmaktaydı. Göz göze geldiler, tüyü ve martı. Tüyünün tedirginliğini o an tüm yüreğinde hissetti. Kendi, kendini ne yönetebiliyordu ne de mutlu olabiliyordu. Simitten vazgeçti, daha uzaklara doğru kanat çırpmaya başladı; hiç cesaret edemediği yerlere doğru. Nefes nefese kalmıştı. İlk bulunduğu kara parçasına kondu. Çok yorgundu, çok açtı, susamıştı. Çevresine bakındı, bir kum tepeciğine konmuştu. O an kararını verdi, orası artık onundu ve orayı savunmak, mevcudiyetini devam ettirmek için kanının son damlasına kadar savaşmaya hazırdı. Bu kararlılık ve huzur, onun açlığı, susuzluğu bile unutmasını sağlamıştı. Başını göğsüne kıstırdı, kanatlarını kapatarak etrafını sardı. Uykuya dalmadan önce tüyüyle göz göze geldi, inancını paylaştığını görmek gücüne güç kattı. Artık daha büyük hedefler için daldı uykusuna… O anda, kuşun hemen arkasında; genç adam, ilerideki tepeciğin üzerinde uykuya dalan kuşa gözlerinin içi gülerek baktı. Artık kalem tutmayan sağ eline doğru eğdi başını, başını tekrar kaldırdığında biliyordu: O kuş onundu ve onu savunmak, mevcudiyetini devam ettirmek için kanının son damlasına kadar savaşmaya hazırdı.

roller

neceff | 25 March 2009 09:47

-tabula rasa
uçurum…
biriken veresiye romans
ve saklıya ittirilmiş hayaletler

ben bir kadını öldürdüm
çekerken canım ölümü
utanmaz ve kepekliydi mevsim
kaşıdıkça döküldü
bitmeyen bitter

-tabula rasa
beynelmilel…
girilen ve çıkılan
sahipsiz yara

ben bir kadını öldürdüm
sırtımı tırmalarken gölgeler
göz kapaklarım gergef
ve terliydi göz bebeklerim
kirpiklerimde kıvrılan bekleyiş

-tabula rasa
asil felaket…
pornografik yitiriş…
ve her şeyde bir hayır yok
evetlerin sahte uygarlığında
hani nerde
iklimler ayarlama enstitüsü

kaltak bir düş

neceff | 19 March 2009 18:14

Yer yer haykıracağım, algı dünya! nızın ayarlarıyla oynamayınız.

Namüsait bir yerde inmek iste! Düğüm dünyanızın derinliklerinde. Gür esen yellerle körkuduz karanlığın salyaları dalgalanıyor. Bayrağımın başı! Çay tepsilerine daireler çizdiren çaycıya özenen zaman, döndürüyor rüzgar güllerini! Takvimlerin dökülen yapraklarına uçan tekmeler savuran ateş saçlı sözcüklerin dudakları kırmızı, kabaramazsın dedikçe kabarıyor. Sarmal bir amla sarmalanıyorum.

Origine du monde. Cennetin ve cehennemin kapısı.

burada gece oldu ya saçlarında?

neceff | 19 March 2009 17:27

1

Kapıyı açsan, kapını açsan…

Sonra gökyüzünü bölüşsek o beyaz vücudundan. Adımlarını saysam. Parmak uçlarını sarsam ağzımın detaylarında… Bir güvercin gibi yuvalansam kasıklarına. Sokaklarına çıkmak yasaklansa. Bir yatağı paylaşsak çırılçıplak, ıslak. Göğsünde çiçekler açsa öptükçe. Mesela ağzınla yanakların birleşirken, dünyayı dudaklarından öyle koklasam. Kopartsam gençliğinden gençliğime bir parça. Sonra saymaya başlasam sırtının boşluğundaki bitimsiz beyazı.

Bir aşk mı anlatıyorum yoksa?

RE

neceff | 10 March 2009 18:08

Soğuk
kıpırtılarıyla demir bağlarında
renklerine karışan insan sesleriyle
terin kokusu, edanın kokusu
gibi opal camlarda şarap
gibi ateşte bulutlar
gibi notalarda sara.

Azamet, sedanın özekte;
yırtılmış eyerleriyle atların
siyah atların, yeleleriyle
koşumları sıyrılmış, yıpranmış
tutkuyla, hırsla
gölgesiyle, eşkin, siyah
atların
tok kokusuyla, soğuk
gibi vakanüvis tüyleriyle
ölü dudaklarıyla, siyah
atların kirpiklerinde, parmaklarıyla
merkum hüzün sepyası
gibi istinat eden
muktedir nota.

bir kaktüsün kara dili

neceff | 19 February 2009 12:06

Yaşadığımız cehennemin hangi coğrafyasında olursa olsun herkes için güzel kokular, manzaralar, doğum günü, sevgililer günü, ot günü, bok günü; her gün için mutluluk ulağı sayılan tek bir şey vardır; çiçekler. Ama çiçeklerin doğru yeri bulduğu da olur hayatta, yalnızca bir kere. İnsan, hayatında sadece bir kez doğru zamanda çiçek alabilir, o da cenazesidir. Zaten o günde de alamazsa, bu tastamam mutlu bir ölüm fotoğrafının düşen son domino taşıdır.

Ve bu cehennemde, soran insan için ideal olan tek şey iç sıkıntısıdır.

mezarlarınıza tüküreceğim

neceff | 16 February 2009 15:38

bütün kadınlar kahpe! siz adale yapmak, yakışıklı bir delikanlı olmak, eli yüzü düzgün görünmek, leş gibi kokan bir ağza sahip olmamak, dik yürümek, ayaklarınızla komşularınızı rahatsız etmemek, sağlıklı ve sağlam yapılı olmak için kıçınızı yırtıyorsunuz…. ve onlar, karşılarına çıkan ilk yamuğun üzerine atlıyor ve üstelik dişlerinin takma ve ciğerlerinin süzgeç gibi olduğunu bile görmeden tecavüz ediyorlar ona. iğrenç bir şey bu. kurallara aykırı. hiç adil değil. hak edilmemiş ve kabul edilemez bir şey..

mezarlarınıza tüküreceğim, bütün ölülerin derileri aynıdır, çıtırlar farkında değil, ve bütün çirkinler öldürülecek.