bildirgec.org

haberhaberhaber

8 yıl önce üye olmuş, 150 yazı yazmış. 1751 yorum yazmış.

DEMONTE

haberhaberhaber | 13 September 2010 10:31

DEMONTE
Kolaymış kendi kendine kimseye ihtiyacım olmadan bir çekiç ve yıldız tornavidayla işi bitiriyormuşsun.
Gayet güzel özellikle evinde erkek olmayanlar için süper bir şey dedim ve bir bilgisayar masası almak gibi gaflette bulundum.
Taşımaya para vermeyeceğim gibi daha da ucuza mal edecektim(yahu ben bu a ya şapka koyamıyorum)
Satıcı kızımızın kurması çok kolay içinden kurmak için şema çıkıyor onu takip ettiğiniz takdirde hemen kurarsınız lafına inanıp kızımla yüklendik kutuları
Bir sürü tahtalar, parçalar, şemada tüm parçalara vidalara somunlara numara verilmiş ama şemalarla gerçek parçalar birbirine benzemediği gibi gerçek parçalarda numara yok. Hayda ne yapacağız.
Şu tahta şuranın şu vida buranın, yokkk olmaz kızım burada bir eksik var.
Şu raf buranın şu metal parçada yanın. Gene olmadı. Dört saatlik bir uğraştan sonra kurduk mu hayır kuramadık.
Ben hala bir şeyler eksik malzemeleri tekrar kontrol edelim diye tutturuyorum. Her şeyi sil baştan kontrol ediyoruz ve kızım heyecanla bağırıyor buldummmm.
Neymiş söyle diyorum, bir erkek diyor, Abuk sabuk konuşma diye kızımı azarlıyorum ama kızım hala inat ediyor. Bak anne malzeme listesinin altındaki her şeyi kontrol edelim.
Önce yan yana bir erkek bir kadın resmi var sonra sırasıyla vidalar somunlar, tekerlekler.
Biz iki bayanız ne olacak şimdi.
Hadi buradan yakın.

HOŞ GELDİN ASLANIM DEMİŞMİDİR?

haberhaberhaber | 12 September 2010 11:53

Canım babacığımdan sonra (aliş bey) anneciği mide( nazlı sultan)ebedi güzergâhına uğruladım. Son birkaç ay bir yerlere gittiğimizde elinden tutardım. Ellerim bomboş kaldı. Başımın üzerindeki çatı çekilip alındı.
Evli çiftler birbirlerine ne diye hitap eder bir düşünelim bakalım.
Aşkım!
Bir tanem!
Bebeğim!
Canım!
Cicim!
Aşkitom(son günlerin modası)Türkçede yeri bile yok hemen altında kırmızı yanlış çizgisi çıkıyor vallahi
Sultanım vs vs vs vs……………………
Babam anneme ASLANIM derdi.

ÖNCE İYİ DÜŞÜN SONRA AL BAŞINI GİT

haberhaberhaber | 04 March 2010 10:30

Stresten, yorgunluktan, parasızlıktan, işsizlikten aşk acısından ayrılıktan(hangisi durumunuza uyuyorsa )alıp başımı şöyyyyleeee uzaklara gitsem hatta ıssız bir adaya gitsem kimse beni bulamasa teknolojiden, gürültüden trafikten işten kurtulsam dediğimiz anlar mutlaka hayatımızda olmuştur.
Her zamanki gibi sabah işe gitmek için penceremin yanındaki tuvalet masama oturdum. Hem makyajımı yapıyorum hem de aralarda pencereden bakıyorum.
Deniz bu gün lacivert ufuk ise grimsi denizin ortasında kocaman bir gemi iki gündür açıkta bekliyor. Uyanık kaptan limana para vermemek için açıkta bekletiyor gemiyi.
Makyajımı bıraktım şu gemiyle ıssız beni kimsenin bulamayacağı bir yere gitsem diye hayale başladım
Evet, gemideyim gemi hayalet bir gemi içinde mürettebat yok beni hayalini kurduğum yere kadar getirdi ama filika olmadığından sahile yakın yere bırakıp tornistan.
Yüzerek sahile geldim Alllahhhh cennet be cennet. Her yer yeşil deniz harika ağaçlar meyvelerle dolu. Dallardan taze taze koparıp meyvelerimi yedim. Karnim doydu mu? yoooo ben meyve ile doymam ki mutlaka karbonhidratlı veya proteinli bir şeyler yemem lazım. Neyse canım hadi doydum, şöyle üzerine demli bir çay yanında sigara hani nerede?
Tamam, tamam bu sayede sığara illetinden kurtulmuş olurum.
Akşam yemekte meyve ee şimdi nerede yatacağım, yapraklardan yatak neden olmasın? Üzerimede yapraklar, gece boyunca yaprakların içindeki mahlûkatlar üzerimde cirit attılar.
Sabah denizde duş ohhh iyi geldi kahvaltı yine meyve, ellerim ayaklarım kremsizlikten kurudu kaşınmaya başladı saçlarım deniz suyundan tiftik tiftik oldu şampuan neyse de benim saçım balsam(saç kremi)olmadan elektrik çarpmış bir kafa nasıl olursa öyle olur.
Terlik yok, ayaklarım taş ve kumlara basmaktan üç gün sonra nasırlaşmış. Yaprak altında yatmaktan böcekler tarafından sokulmuş kollar bacaklar. Kaşıntı giderici krem nerdeeee? Hava karardıktan sonra hiçbir faaliyet yok(Aşk-ı memnu, yaprak dökümü) hahhh hahh ahha. Karanlıkta yat dur.
Gündüzleri deniz meyve, geceleri bir ağaç altında sinip yat.
Yok, kalsın ben başımı alıp ıssız bir yerlere gitmek istemiyorum. Saat ,aman tanrım geç kalacağım
Makyajımı tamamladım çantanı koluma taktım çizmelerimi giydim. Kendimi gürültünün karmaşanın klaksiyon seslerinin ortasına attım.
Gemi hala bu gecede denizin ortasında bekliyor. Boşuna beklersin ben birazdan yaprak dökümünü izleyip bilgisayarbaşında çayımı hüpleterek sörf yapacağım.

BUYURUN BURADAN YAKMAYINNNNN”

haberhaberhaber | 17 October 2009 13:29

Eyvah yaşlı annem kuru fasulye yedi(Yaşlıların bildiğiniz üzere kendilerini tutabilmeleri zordur)
Akşam birde üstüne misafirliğe gelen arkadaşlarım pasta ve böreklerini yedikten sonra çayın yanında birde sığara tellendirdiler. Yakında benimde kapıma il sağlık müdürlüğünden ceza kâğıtları sıkıştırılır mı acaba?

Tiryakilere şok haber!
Evde sigara içmek yasaklanıyor mu?

Bu haberi birçoğunuz okumuşsunuzdur. Okumayanlara kısaca özet
ÖKTEM/ (AHT)

BEN YİNE GİDEMEDİM

haberhaberhaber | 13 July 2009 09:53

Yazın tam ortası kavurucu sıcaklar başladı.Hafif yazarları biliyorum bir çoğunuz tatildesiniz.Kiminiz maddi durumunuza göre ya beş yıldızlı otellerde ya da deniz kenarındasınız.Köy kökenli olanlarınızsa köylerinize gittiniz,füfür püfür ağaç altında tatilin tadını çıkarıyorsunuz.
Maddi imkansızlıklar yüzünden tatile gidemedim.Benim bir köyümde yok yani köy kökenli değilim.
Geçenlerde kızımla olan konuşmamızı aktarmak istiyorum.
Kızım çıkan kısmetlerin arasında köylü olursa birinci tercihim o olacak.
Neden anne?
Kızım ne güzel işte yazları köye gider yeşilliklerin kurtların kuşların tadını çıkarırız.
Birde deniz kenarında köy olursa off yemede yanında yat.
Kızımda gelen cevap aynen şöyle oldu
Anne bende senin gibi düşünüyorum ama yeşillik kurt kuş olduğu için değil.
Neden?
Herkesin fikri başka başka olabilir ama bence köylü gibi misafirper,alçak gönüllü,saf temiz,çalışkan kim olabilir.
Haydi hayırlısı Rabbim herkesin çocuğuna hayırlı ve de benim çocuğuma hayırlı ve köylü kısmet nasip etsin.

Evlerin ruhu var mıdır?

haberhaberhaber | 26 May 2009 10:23

Bunun güzel bir ruhu var
Bunun güzel bir ruhu var
Ruhsuz
Ruhsuz

Ben oldum olası evlerin bir ruhu olduğuna inanmışımdır. Bazı evler de kimi insanlar gibi ruhsuzdur. Ortaokul ve lise yıllarımda tek katlı Bahçeli ve çok eski olan evleri, inceler, bu evde çok yaşanmışlıklar var diyerek ruhu olduğuna inanır uzun uzadıya incelerdim. Apatman ve gökdelenlerin ise hiç ruhu olmadığına inanırdım
Üniversite yıllarımda ise İstanbul’a her gittiğimde ara sokaklara girer o eski İstanbul evlerini gezer içinde oturan kişileri görmeyi çalışarak acaba içinde oturan kişilerle evin ruhu birbirine uyuyor mu diye görmeye çalışırdım
Duyduğum bir rivayete göre bazı evlerle kişilerin ruhları uyum sağlayamaz,o evde de huzur ve ferahlık olmazmış..
Rivayet diyorum ama buna bende açıkçası inanmaya başladım Daha önceki evim küçük ve salaşken taşıyamayacağım kadar da sıkıntım varken evimde huzur dolu idim
Su anki evim ise oldukça büyük ve güzel olmasına rağmen evime girmeyi canım istemiyor. Resim yapıyordum yarım kaldı, elişi yapamıyorum evimi derleyip toplamayı bile canım istemiyor. Depresyonda olmadığımı biliyorum dışarıda ve iş yerimde gayet hareketli ve çalışmaktan zevk alıyorum. Eve girdiğim an ya uyuyorum yâda miskin miskin oturuyorum
Arkadaşlarım bile bu eve oturduktan sonra en az on yaş çöktün diyor.
Evimi alırken o kadar acele aldım ki bu evin ruhsuz olduğunu anlayamadım. Bazı araştırmalarıma göre ise bu evde daha önce hiç güzel yaşanmışlıklar yok.
Açıkçası benim ruhum bu evle uyuşmadı. Şimdi elimden çıkarmaya çalışıyorum. Ruhumun uyuştuğu bir evi almak için.
VALLAHİ BEN DELİ FALAN DEGİLİM HA.

SAYIN X

haberhaberhaber | 15 February 2009 10:58

Ben uyurken benle dalga geçtiğiniz dikkatimden sıyrılmadı. Unutmayınız ki su uyur düşman uyumaz, eve gelince hesabınız sorulacak. Hiç utanmadınız dimi, uyuyan aciz bir insanla dalga geçerken sizin yüzünüzden günüm ezik ve aşağılanmış bir şekilde başladı. Ayrıca hatırladığım kadarıyla burnum uda bir kendini bilmezlikle ellediniz. Bu sizin memleketinizde normal olabilir ama benim doğduğum uzak diyarlarda bir cinayet sebebidir. Evet, acizdim ve kendimi bilmiyordum. Ama siz beni koruyacağınıza bana bir böcük muamelesi çektiniz. Bana bir fırsatçı gibi( burnuma) dokunduğunuzda içim öfkeylen çalkım çalkım çalkalandı.Ama acizlik üstünüze atlamamı engelledi.

YÜCE RABBİM AKLIMA MUKAYYET OL

haberhaberhaber | 19 December 2008 13:07

Beni tanıyan arkadaşlarım bir zamanlar yazmış olduğum bu yazıyı( SENİN YÜZÜNDEN İKİ PAKETE ÇIKTI) hatırlayacaklardır. O günlerim iyi günlerimmiş . Daha başıma neler gelecekmiş de haberim yokmuş.
Siğara olayı(evinde içtiğin siğara benim evime geliyor) kapandı şimdi de olmadık bahanelerle taciz etmeye başladı. Akşam eve misafir geldiğinde(arkadaşlarım seyrek olarak gelir)Sabah kapıya dayanıyor şayet ben işe gitmişsem öğle yemeğini bekliyor eve gelir gelmez kapı çalıyor ve neydi o akşamki sesler diye olay çıkarmaya başlıyor. Misafir dedimse de bir bayan arkadaş ve ya bir bayan akraba. Çoluk çocuk yok.
Ertesi gün yine kapı çalıyor senin daireden aşağıdaki boş daireye su sızıntısı var usta getirt baktır diyor. Yani anlayacağınız her gün bir bahaneyle kapımı günde en az iki kez çalıyor. Bahane üretemediği bir gün de gelip kapıyı yine çalıyor.

ELİMİ AĞZIMI BAĞLAYIN

haberhaberhaber | 12 November 2008 16:08

Oh Bu gün izinliyim öğleye kadar kulaklarımı gevrettim.(yatmaktan kulaklarım ağrıdı yani)
Güzel bir kahvaltı yaptım, İnternete oturdum oturmadan öce çayımı sigaramı suyumu yanıma aldım. Hem gazeteleri okuyacağım hem de okey oynayıp arada da kadınlar kulübüne gireceğim. İlk yarım saate çayım suyum bitti, süratle mutfağa fırladım iki mandalın kaptım geldim bu arada okey oynuyorum. Birkaç dakika sonra mutfağa bir daha fırladım, bir bardak su ve bir sandviç daha aldım Aman beee bu da bitti. Kapı çalıyor kargo internetten elektrikli battaniye almıştım o geldi. Satıcıya okkalı bir mesaj attım en pahalı nasıl gönderirim diye çok düşündün mü diye. Neyse olan oldu. Oyuna devam. mutfağa bir sorti daha dolabın üstünde bir paket bisküvi olacaktı onu da hallettim. Biraz fındık mı yesem ne aman hem kırıp hem de oynayamam diye vazgeçtim. Ağzıma iki sakız attım onu da fazla çiğneyemem ki çok çiğneyince boğazım ve kulaklarım ağrıyor.Acaba pidecinin kartı dolabın üzerinde duruyormu şöylee bir kıymalı yumurtalı. Kıza telefon edeyim de gelirken benim sevdiğim gofletlerden(gofret)getirsin. hadi bir sorti daha biraz ekmek ve sar elle hem ekmeğe sürüyorum hem de bir koşu bir çay suyu daha mı koysam diyorum. Dur ya toz içecek vardı onu sulandırayım diyip mutfağa uçuyorum Bu arada okey de oynuyorum ya masadan haberrrrrrr seri yazıları beliriyor. Bir sığara daha yakıyorum. Bu sığara bittikten sonra ne yiyebilirim diye buzdolabının içini ve mutfak dolaplarını düşünmeye başlıyorum. Neskafe mi içsem ne yok yok üçü bir arada içeyim. Bu arada acıktım galiba biraz kapatıp şöyle mis gibi tereyağlı bir spagetti yanına da ayran yapayım. Biraz da fındık kırayım yanımda hazır olsun. Yemekten sonra çayımı demler tekrar kaldığım yerden devam ederim diyorum, yani yine çay su sar elle li ekmek bisküvi neskafe sakız sığara toz içecek fındık hımm gofrette gelir o zamana kadar
İmdattt ya elimi bağlayın ya da ağzımı.

SENİN YÜZÜNDEN İKİ PAKETE ÇIKTI

haberhaberhaber | 30 June 2008 10:10

Bu eve benim üstteki komşuyumu oturtmalı acaba.

Ev alma komşu al diye boşuna dememişler. Evin güzelliğine aldandık, borç harç girdik aldık.
Üstteki komşum benim gelişime pek bir sevindi, aman komşum canım komşum birbirimize gelir gideriz, beraber pişirir taşırırız, iyi hoş aman ne güzel dedim.
Ben kendimi insanları tanıma konusunda iyiyim sanıyordum.
Kızım benden daha iyiyiymiş onu öğrendim.
Anne bu kadını hiç gözüm tutmadı bak haberin olsun bu kadın ruhsal problemleri var.
Neden öyle söylüyorsun kızım gayet samimi gözüküyor.
Ben uyarayım da sen yine bildiğin gibi yap.
Birkaç gün sonra interneti ortak kullanma konusunda karar aldık. Ben gerekli kabloları malzemeleri aldım, bağlayacak kişiyi de bulup evine gittim. Kabloların yarıdan çoğu bağlanmıştı ki ben gece fişi çekerim dedi.
Gece çeker misin, neden? Küçücük yanan kırmızı ışık beni rahatsız eder.
Koridorda sandalyenin altındaki ışık seni nasıl rahatsız ediyor.
Gece su içmeye kalkınca o ışığı orda görürsem hasta olurum.
Anlaşıldııı, Ahmet sök çocuğum kabloları al bu da paran güle güle yavrum, kusura bakma.
Ivır zıvırı toparlayıp evime indim. Bir gün sonra kapımda özürler diliyor ne olur kusura bakma ben gerçekten ışıktan rahatsız oluyorum, malzemeleri senin eve taşıyalım, bana bir kablo uzatın yeter.
Ben ne kadar önemli değil istemiyorum dedimse de israrı üzerine kırılmasın diye tamam dedim. Ahmet yine geldi, tüm düzeni benim eve kurdu yukarı kablo uzatıldı balkonundan içeri alınacak. Bu seferde ben bu kabloyu burada istemem, balkonda rahatsız olurum demez mi? Çocuk duvar kenarına tutturacak minik çivili aparatlar takmasına rağmen ben yine rahatsız olurum diyince bende şalter attı. Ahmet çocuğum topla al buda paran kusura bakma.