bildirgec.org

colorito

9 yıl önce üye olmuş, 11 yazı yazmış. 26 yorum yazmış.

EKONOMİ HER ŞEY…

colorito | 11 February 2011 11:45

Şansınız bol olsun” yazıma arkadaşımın yazdığı yorumu okuyup, cevap olarak bende yorum yazdım.

” Yazdıklarınız da haklısınız ama benim yazdığım evler (resimleri netten bulduğumdan gene de hoşlar) inanın bakarken insana eziyet eden görüntüler. Şöyle bir gerçek var. Bu evlerde oturan daire sahipleri hasbel kader onlara sahip olmuşlar. O evleri yenilemeye güçleri yok. O zaman yapsatçılar kat karşılığı evleri yeniliyor . Hem eski evi olanlar hem de yapsatçılar kendi açılarından kazançlı oluyorlar.

KESTANE KEBAP…

colorito | 09 February 2011 18:04

işte böyle yatay kesilmeli
işte böyle yatay kesilmeli

İş çıkışı alış veriş merkezinin koridorlarında koştururken vitrinde kestaneleri gördü. Yok canım… gerçeği değil…resimlerini… Ne kadar da severdi. Hele soğuk kış gecelerinde dışarda arabada yapıp satanların yanından geçerken, insanın tok olsa bile içinden şööyle kokusunu içine çekmesi bile mutlu ederdi. O soğuk gece de dışarda satış yapmanın bedeli de eklenmiş olurdu fiyata…Öğrenciler için orta tabakanın altı için,koklayıp uzaklaşmak daha uygundu…Hem kilo da almaz insan…

Tekrar vitrine döndü. Tanınmış bir firma çıkarttığı bir üründe kestane kebabın en iyisinin yapılabileceğini anlatıyordu. Böyle yok pizza için, yok kızartma için, yok iyi çırpıyor, yok iyi bölüyor diye insanları ikna edip satıyorlar işte…Geçen gün okuduğu bir yazıda reklamların bizi nasıl ikna ettiği anlatılıyordu.

Derya Baykal neden yayından kaldırıldı?

colorito | 08 February 2011 14:03

Hayata asılr, tiyatro yapar

Biliyorum; onun bazı projeleri uçuk kaçıktı. Hatta “bu deli kadın kafasına ne takmış gene” diyecekler diye kendinle dalga da geçerdi. Her gün yeni baştan oynanan bir tiyatro oyunundaydı sanki…Enerjisi ile evlere neşe saçıyor evinden başka gidecek yeri, eğlencesi olmayanları ekrana bağlıyordu. Yemekleriyle, doktorlarıyla, verdiği bilgilerle, deli dolu şakalarıyla, sanatçı arkadaşlarıyla başarılı bir program yürütüyordu. “DERYA BAYKAL gibi” sözü, artık bir kadının ne kadar tutumlu, az şeyle tasaruflu bir şeyler yapması ve değerlendirmesi olarak algılanıyordu. Sonra bir gün yayının saatiyle oynanmaya başlandı. Stüdyosu değiştirildi.

Şansınız bol olsun…

colorito | 08 February 2011 12:22

Eski evler deprem için de riskli
Eski evler deprem için de riskli
Apartmanları hepimiz biliyoruz.
Apartmanları hepimiz biliyoruz.

Siz de hiç olmuş mudur bilmiyorum ama ben şehrin sokaklarında gezerken böyle iki üç katlı evlerle pek ilgilenirim. İlgilenirim çünki; yıkıp yerine, yeniden daha güzel ve yüksek katlı bir bina yapılabilmesi hayali hoşuma gider. Böyle bir girişim imkanım yoktur. Müteahhit bir tanıdığım yoktur, hani haber vereyim…Ne bileyim, ruhum girişimci herhalde…Alışveriş için semtimin sokaklarında gezerken, böyle ilgilendiğim binaların önünden geçtim.

GÖRME BİÇİMLERİ

colorito | 05 February 2011 20:04

Odayı toplarken tasnif edip, istiflediği dergilerin arasından kendi el yazısı ile yazılmış iki sayfa çıktı.İlkinin en üstündeki KONU: nın devamını okuyunca hemen hatırladı. Bir ödevdi bu. Bir kitaptan yararlanılarak, verilen ödevin cevabıydı. Kitabın adını tam hatırlıyamadı ama görünce tanıyacağından emindi. Kitaplığa doğru seğirtti… Bu işte…normal edatlardan küçük bir kitap…GÖRME BİÇİMLERİ…metis yayınlarından…JOHN BERGER’ in 1972 BBC televizyon dizisinden kitaplaştırılmış. Benim yazdılarım bu kitabın özeti gibi ama örneklerini ben bulmuştum…hatırlıyorum…Kızım vizelerle çok meşguldü.Kitabı okuduğu halde yazacak vakit bulamadı..ihale bana kaldı…

john Berger
john Berger

BİLGİSAYARIMDA NE VAR?

colorito | 04 February 2011 21:37

İki gündür güvenlik sorunları ile uğraşıyorum.Çok şükür ev güvenliği değil, internet güvenliği…Ama o da önemli…Bilgisayar çökebilir…İnternet explorer açmaya çalışıyorum “Sertifikanın süresi doldu, bu site güvenli değil” ikazları…Mozilla için ayni şeyler…tehlike var uyarısı…Virus arattırıyorum bir warning çıkıyor. Ne yapmam lazım bilemiyorum.

Bu arada geçen ay aldığım “internet security 2011 i
açıyorum. Haydi bakalım…”You are not not fully protected, linkscanner database is outdated” Bir yandan verdikleri iki ayrı temsilciye, telefonlardan ulaşıyorum.

NİJERYA KRALI İSTANBUL’ DA

colorito | 03 February 2011 19:48

nijerya kralı geçen yıl da İstanbul' daydı

Havalımanındaydım. Amerika’ da yaşayan kızının yanından dönen kızkardeşimi bekliyordum. Daha uçağının inmesine vakit vardı. Bende sağa sola bakınıyor arada elimdeki gazeteye göz atıyordum. Gazeteden dolayı huzursuzdum. Eğer elimi silmeyi unutur, sağa sola sürersem …hele de yüzüme…kirli suratlı olmam işten bile değildi…Evet, üzgünüm ama bu bezdiren bir durum. Benim gibi boş durmayı sevmeyen, her anını değerlendirmeye çalışanlar için can sıkıcı bir durum.

BALKONUMDAKİ DOMATESLER…

colorito | 03 February 2011 15:35

kimi yeşil, kimi kızarmış
kimi yeşil, kimi kızarmış
çoğu kızarmış
çoğu kızarmış

Yapı marketinde gezinirken gördüğüm küçük saksının içindeki bebek domatesler çok hoşuma gitti. ( Chery- baby de diyorlar ama ben bebek demeyi tercih ediyorum.) Kimi kızarmış, kimi yeşildi. Bir çiçek gibi seyretmesi mutluluk veriyordu. Olgunlaştıklarında bozulup ziyan olmaları hoşuma gitmeyeceğinden salataların üzerine ilave etmeye başladım. Birer ikişer tabii…bahçesi yok ki bunun…:)Bir tanesini kesmek ve tohumlarını almak geldi içimden. Bakayım hibrit mi bunlar diye merak ettim. Hibritse tohumdan yeni ürün alınamaz biliyorsunuz…Neyse tohumları pamuk içinde çimlendirdim. Gövde ve yaprakları 1.5 cm kadar olunca balkondaki uzun saksıma diktim. Zamanla büyümeye başladılar. Eylül başlarıydı…Balkon kapalı olduğundan bir sorun olmaz diye düşündüm. Hakikatende bir sorun olmadı. Ben suladıkça geliştiler. Çiçek açtılar sarı sarı…Ben de onlara bebek bakar gibi baktım doğrusu…Bir gün çiçeğin ortasından toplu iğne başı gibi bir tomurcuk gördüm. Diğerleri onu takip etti. Salkıma dönüştüler…Kızarmaları zaman aldı. Sularken bir yeşil domates koptu. Bakayım tadı nasıl diye yedim. Erik tadındaydı. Lezzetli yani. Erik genleri mi eklemişler bilmem…Çünki bu bebek domatesler eskiden yoktu…Yeni ürün elde edebildiğime göre, hibrit değillerdi. GDO lu olup olmadıkları hakkında nette araştırma yapmama rağmen bir sonuç elde edemedim. Yalnız hadisohbet diye bir siteye rastladım. Domates hakkında herşey biraz karışık, biraz komik yazılmıştı. Link vermeye çalıştım ama ön izleme yaptığımda ne hibrit nede hadisohbet kelimelerindeki linkler açılmadı. Yapabilmeyi de torpillide araştırdım ama ne mümkün… Neyse, hiç olmassa fotolarını ekliyeyim de emeğimin meyvasını görmek belki sizleri de kendi domateslerinizi yeme konusunda heyecanlandırır….

DEFNE SENİ SEVİYORDUK…

colorito | 02 February 2011 14:30

Defne seni seviyorduk
Defne seni seviyorduk

Sabah kalktığında yapacak çok işi olduğundan nereden başlıyacağını şaşırmış haldeydi. Kafasında bir plan yaptı. Salondan başlayıp, mutfağa geldiğinde yemek yapıp derleyip toplayıp diğer bölümlerde işlerine devam edecekti…Her sabah içtiği ilacını alıp yarım saat sonra birşeyler yiyebileceği gerçeği ile daha önceden haşlanmış yumurtayı oda sıcaklığına gelmesi için buzdolabından dışarı aldı. Göz ucuyla gelip geçtikçe kendini çağıran bilgisayara bakıyor ” Şu işleri bitirmem lazım, bir kere açtımmı işlerim kalıyor” düşüncesiyle ona yüz vermiyordu. Benzer sebepten TV yi de açmamıştı.

TAROT FALI

colorito | 29 January 2011 18:46

Vapurda Beşiktaş’ a geçerken inanmadığı bir şey için yollara dökülüp karşılara kadar gitmesine şaşırıyordu. Neyi merak ediyordu ki? Gelecekten kim haber verebilirdi ki? Hem her zaman demiyor muydu? “Falcılar geleceği bilseler önce kendilerini ihya ederler.” diye…

Kızının anlattıkları kanına girmişti bir noktada. ” Çok biliyor anne. Şunu şunu dedi bunu bunu ben hiç bir şey söylemeden bildi. Ha bir de iki kere bizim aileye papaz büyüsü yapılmış ama geçmiş. Birde annen tarafında iki kadında lanet var ama geçmiş.” dedi…Kızı anlattıkça bunların gel gel olabileceğini düşündü.