bildirgec.org

başörtüsü hakkında tüm yazılar

ÖNYARGILAR…Ayağımızda görünmez prangalar

bithikotsis | 27 April 2011 13:40

Geçmişte yaşadıklarımız, gelecekteki yaşayacaklarımız…Hani derler ya geçmişe mazi geleceğe niyazi derler diye. İşte aslında o diyenlere sormak lazım, geleceğini neye göre planladın, gelecekte neye göre karar aldın diye.

Düşündüğün herşeyin gerçek olduğunu sanmak. Belki de budur bizi karar alırken uzun uzadıya uğraştıran, ”eyvah yoksa tekrar bu olacak mı?” diye düşündüren.

Önyargılar kararlarımızı etkilemiyor değil. Her ne kadar biz karar alırken ”hayır sadece yalın düşünüyorum, kesinlikle başka şeylerden etkilenmiyorum.” desek de illa ki feyz aldığımız, ya da olumsuz intiba aldığımız şeyler bunda rol oynuyor.

Başörtmek veya örtmemek bütün mesele bu mudur?

yavuz ile | 07 October 2010 12:40

BU yazıyı sırf içimi dökmek için yazıyorum. Üniversite okuduğum günlerden beri konuşulan ama o zamanlar bu kadar sorun olmayan örtünme veya örtünmeme meselesi.
Bir kaç sene önce çalıştığım güzide kuruluşta özgürlükleri savunmak adına söylediğim “bence herkes istediği gibi giyinmelidir, başörtmek sorun değildir” cümleme öyle bir tepki gelmiştiki… bende demokratik bir yerde çalışıyorum herkes aydın, herkes Atatürkçü ve özgürlükçü diye sevinirken mahalle baskısını üzerimde hissederek bir daha fikirlerimi toplum içinde açıklamamaya karar verdim. Bana verilen cevap ise yetişkin biri olarak beni şaşırtmıştı. “Başörtüsüne karşı çıkanların asıl kaygısı kendilerinin de bunu giymeye zorlanabilecekleri düşüncesi”
Kadınlarımız okullarda veya devlet kurumlarında pantalon giyme özgürlüğüne bundan bir süre önce kavuştular. Şimdi bütün kadınlar pantalon giymek zorunda mı kaldı?Mini etek giyemiyorlar mı…
YÖK isimli kurum AKP hükümetine karşı çıktığı zaman Cumhuriyetin en önemli teminatlarından biri iken, öğrenciyi kıyafetinden dolayı dışarı atamazsınız dediğinde, 12 Eylül ürünü olduğu akıllara geldi.
Asıl bomba da bir televizyon programında CHP genel başkanına Başörtülü bir kızın bu sprunu nasıl çözeceksiniz sorusuna “bu sorunu biz çözeriz, başı açıklarında sorunları bilmiyor musunuz” cevabıydı:))
Bu yazı sırf iç boşaltmak için yazılmıştır. Aklı başında, hayatını huzur içinde sürdürmek isteyen her insan bu konuşulanlarda haklı ve haksızı ayırt edebilir. Ayırt etmek işine gelmeyenler ise kendilerine “Başörtülülere karşı içimizdeki gizli nefreti mi savunuyoruz” sorusunu sormalıdırlar. Cesaretleri var ise…

Başörtüsü üzerine bir deneme

hearon | 24 November 2008 16:28

Başörtüsü ve üniversite kavramlarının aykırılığının kafamda yer etmeye başladığı ilk günü hayal meyal hatırlayabiliyorum. O zamanlar bu konunun yıllardır tartışıldığını nereden bilebilirdim ki? Pespembe dünyamın içerisinde çizgi filmler ve yapmakta zorlandığım ilkokul ödevlerimden başka bütün bu karışık düşüncelere yer var mıydı? Hiç sanmıyorum. Baş örtüsü üzerine tek bildiğim ailemdeki kadınların çoğunun yıllardır başörtüsü taktığı idi. Gazetelerde türbanlı öğrencilerin büyükçe bir kapı önünde -tahminimce bir üniversitenin kapısı- eylem yaparken çekilmiş büyük resmi zihnimi epeyce kurcalamıştı. Türbanlı bir öğrenci elleri havada slogan atarken.. Bugün bile hatırlarım. Şu anda üniversite öğrencisi olduğuma göre aradan uzunca bir zaman geçmiş olmalı. Gazetelerde türban ve üniversite tartışması hala yapılıyor. Peki, nedir bu işin iç yüzü? Neden üniversitede türban istenmez? Neden bu ülkede türbanlı türbansız ayırımı var?

İki fotoğraf

deLe | 24 November 2008 11:45

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=763210