bildirgec.org

bring back the a team

Brane | 31 Mayıs 2006 13:43

ingiliz channel 4 televizyonu ben ve benim gibi a takımı (the a-team) dizisinin hastaları için çok güzel bir belgesel hazırlamış. ismi bring back the a-team.

belgeselde, dizinin yayından kalkmasından yirmi yıl sonra kadrodakiler tek tek bulunup tekrar bir araya getirilmeye çalışılıyor ve bu esnada a takımı hakkında hiç bilmediğimiz gerçekler su yüzüne çıkıyor.

gerçekten eğlenceli ve her a takımı-severin izlemesi gereken bu belgeseli ingiltere’de yaşamadığınızdan izleyemediyseniz kendisine youtube‘den biraz parçalı olsa da ulaşabilirsiniz.

Monitör:

| 31 Mayıs 2006 13:22

bakışlarda mananın oluşması için gerekli olan araç gereçlerden bazıları hayatı bize görsel olarak sunar bu sunum sayesinde hayatın manasına dair bir bilgi edinmiş oluruz. Bir metadır o bir eşya fakat onun kıymeti maddesinde değil sunduğu hizmetindedir, hayatın ve işlevselliğin görünmeyen yanlarını bize gösterendir o. O bizim için manasız gibi görünen bilgi kodlarını manalı hale getirir, o bir görsel aracın dışında bir manasal araçtır da aynı zamanda. Moni kelimesi eski yüzyıllarda insanlara sunum yoluyla eğitimi amaçlamış kişileri ifade eder tör ise bir araç olması manasına gelir. Dedim ya bir madde den çok manaya bakan yönü vardır onun o bize gösterdikleriyle bizim manasız gibi görünen yönlerimizin manasını belirler o bu yönüyle aynı zamanda bizi delilikliden de kurtarmış olur.

Ufo gör, İl ol.

juki | 31 Mayıs 2006 12:36

Ufo bilmecesi gündemde.
Ufo bilmecesi gündemde.

Ülkemizde ufo söylentilerine genellikle küçük yerleşim birimlerinde rastlanıyor. Bunun gündeme gelmek için oynanan bir oyun olabileceği zihinleri meşgul ediyor.Neden olmasın? Çok akıllıca bir yol. Bugün ufo gör, yarın belki de 82. il olmuşsun. Bizce boş bir çaba ama, yine de kolay gelsin…

bankacılık sektörünün yabancıların eline geçmesi ve medyanın tutumu

moroccom | 31 Mayıs 2006 12:20

denizbank‘ın dexia‘ya satılması kesinleşti. yaklaşık %75 hisse zorlu grubundan belçikalı finans devine geçmiş olacak. fiyat konusunda da herhangi bir açıklama yapılmadı. 2001 şubat kiriziyle birlikte ardarda patlayan “bankalara devletin el koyma hadisesi” yabancıların bankalarımızı almasıyla devam ediyor. bankacılık sektöründe yabancıların payı güngeçtikçe artarken 10 yıl içerisinde finans sektörünün % 50 sinin yabancı kuruluşlarca kontrol edileceği tahmin ediliyor. bakıyorum da bu duruma karşı kamuoyumuz hiç sesini çıkarmıyor. bunun sebebini düşünürken dexia‘nın denizbank‘ı alır almaz gazetelere, tv’lere ve haber sitelerine verdiği büyük ilanlarıyla karşılaştım. fortis‘in yaptığı gibi medya kuruluşlarını paraya boğarak kamuoyunu susturuyorlar sonra da istedikleri gibi at koşturuyorlar. bizim vatansever! medyamız ise “parasal” nedenlerden dolayı susmaya devam ediyor.

Alkali metaller nasıl patlar?

sendorm | 31 Mayıs 2006 11:57

Alkali metallerin suyla olan reaksiyonunu çoğumuz görmüştür. Genelde Sodyum (Na) suya atılır ve miktarına göre(çok olması lazım) ateş alır.

Bummm
Bummm

Lakin şurada Brainiac ekibi (ülkemizde de discovery channel da gösterilmeye başladı, mythbusters gibi düşünün ama daha çok patlamalı ve cıbıldak hatunlusu) sırayla tüm bulunabilen alkali metalleri suya atıyorlar. Görünen o ki atom numarası arttıkça patlama da artmakta. Gözümle görmeden inanmam abi diyenler için.

uyku ve tuz

asymptot | 31 Mayıs 2006 11:06

yaklaşık 6 ay önce tesadüfen bir kitap okudum. feridun batmangeliç yazmış. hastalıkların çoğunun, özellikle doku yıpranması ile ilgili hastalıkların aslen susuzluktan kaynaklandığını iddia ediyor. su tüketiminin olması gerekenden çok az olduğunu ve bunun birlikte çay, kahve, soft drinkler, çikolata vb diüretiklerle sürekli su kaybettiğimizden yola çıkıp bu iddiaları yapıyor.