BURASI TÜRKİYE……….
BURASI AMERİKA………• Kamusal alanda ileri ülkelerde artık dile pelesenk hale gelen saygı ve nezaket cümleleri ve selamlaşma ritüelleri görülmez. Sokakta ve trafikte rastlanılan zigzaglı sürüsel hareketler yanında insanlar dakikalarca hiçbir şey söylemeden bir selam bile vermeden gözünüzün içine anlamsız anlamsız bakabilir. Anadolu’nun sosyal ilişkiler düzeyi nispeten daha medeni görülebilir.• Toplumsal uyum ve ortak payda üretmek için insanlar günlük dilde selamlaşma, şükran, nezaket, ve özür beyanlarını cömertçe kullanırlar. İnsanlara sırf varolduğu için dahi bu ortalama kamusal kıstaslardan yararlanma imkanı sunulur ve karşı taraftan beklenir. Sosyal ilişkiler düzeyi ve kullanılan beylik cümleler çeşitlidir. Yaya ve motorlu araç trafiği organize ve uyumludur.**• Hazır tren mevzusuna gelmişken dünyanın en kötü demiryolları KİT ine bakarak en azından tam komünist olunmadığı için dua edilebilir.• Girişimci ruh hayatın dinamosu olarak görülür. Özel sektör asıldır çoğu devlet sektörü rekabet edebilmek için işletmeciliğin geliştirmeye çalışır.Tekel sektörler görülmez**• Serbest piyasa karşılıksız para toplayabilme veya oto-emlak kampanyaları yapabilme serbestisi olarak algılanır. Organize ve altyapısı hazır her projede demirperde göndermesi yapılır ve bu umacı yok edilir. Serbest kazıklama ve kaos sistemi üretilerek kapitalist rant sağlama serbest piyasa ekonomisi olarak yutturulur. Bu amatörlüğü görüp ellerini ovuşturan yabancı orijinlileri başbakan bile yapabiliriz. Görünmeyen ekonomi görünenin kat be katıdır. Bu durum hukuktan içeri bir hukuk yaratır. Hatta çoğu holding yönetim kurullarında dinozor bir devlet emeklisi istihdam edilir.• Yapılan iş her ne olursa olursa olsun altyapısı hazır ve kolaylaştırılmıştır. Ağır işlerde iş güvenliği ve mesleki işbölümü yaygındır. Rekabet kavramı kalitenin ve çeşitliliğin güvencesi olarak görülür. Ekonomi kayıt altındadır ve enformasyon teknolojisi gelişmiştir.İnsanların tüketim alışkanlıkları rahatlıkla gözlenebilir.Hayata dair her ayrıntı pazarlanabilir bir meta olarak algılanabilir. Reklamda genişlik ve diğer ürünle kıyaslanabilirlik-bilimsel olmak kaydıyla- şaşırtıcı gelebilir.Tüketici bilinci yaygındır her markanın özgün içeriği ve uyarıları ambalajındadır ve şeffaftır.**• Ülkede herkes her konu hakkında bilgisini aşan oranda kesin kanaat sahibidir. Politika, sanat, futbol, ekonomi…ama telefon faturasına dahi bakma alışkanlığı, daha doğrusu ayrıntıya inebilme kabiliyeti olmadığı için ülkeden yıllarca ayrı kalsanız dahi geldiğinizde değişen fazla bir şey görmezsiniz ve sevinirsiniz. Ülkenin eğitim ortalamasının ilkokul üç-buçuk terk olduğu nedense saklanır ve herkes Reha Muhtara kızar.• İnsanlar genelde spor, sağlık eğlence ve hobilerden ailelerinden bahseder. İddiacı ve radikal politik jargonlara dudak bükülür. İnsanlar gelecekçidir. Geçmişte yaşanan ve polemikleşen sorunlara kafa yorulmaz. Eğitim ortalamasının düşük olduğu sınıflar dahi ortalama bilinç düzeyine formallleşen davranış kalıplarına gore hareket eder.(Yinede mobbing denen iletişim şeytanlığından uzak durun). Detaylardan ve karşılaşılan direkt yerel veya kişisel sorunlarda fikir alışverişinde bulunmak tercih edilir. Tüm mesleklerde profesyonelleşme yaygındır diğer mesleğin ötekinin alanında olduğuna rıza gösterilir.**• En olmadık yerde para istenir en olmadık yerde ise talep edilmez, ödeyeceğiniz meblağın önceden tespit edilmesi olanaksız bir şeydir. Bu güvensizlik üzerine bahşiş mefhumu gelişmemiştir.• Hemen her şeyin öyle yada böyle bir bedeli vardır. Sosyal hayat tamamen kapitalleşmiştir.Ödeyeceğiniz veya hak ettiğiniz tutarı önceden bilirsiniz hiç bir fiyat havada kalmaz. Bahşiş kavramı gelişmiş ve otomatikleşmiştir.(%10 yada 15)**• Toplumsal ilişkilere inat eş dost akraba arasında inanılmaz derecede samimiyet vardır. Bu sıcaklıkta herkes herkesin biyografik öznesidir adeta..Evin dış kapısıyla sona eren bu aşırı nezaket ve sevecenlik temizlik alışkanlıklarında da görülebilir. Umumi olan şeylerin en kötüsü tabii ki tuvaletlerdir ve paralıdır..İşe yaramayan her şey gelişigüzel sokaklara veya denize atılır…..Hazır deniz demişken bizler denize sırtını dönüp balık yiyebilen ender uluslardanızdır. Türk insanı genelde sıcağı sever ve soğuğa karşı bağışıklık sistemi son derece zayıftır. Ter, çorap, duman kokusu ibadethanelerde dahi garipsenmez• Cadde ve sokak araba ve tüm kamusal mekanlar evler kadar ihtimam altındadır. Temiz organize ve umumun sahipliğindedir. Yetiştirilme tarzı itibariyle soğuktan spordan ve steril gözükmeyen alanlardan sakınılmaz ve bünye buna gore dengesini bulur.Kişisel temizlikte yeterli ihtimamı göstermeyenler ayıplanır. Toplumsal refahla beraber bakım ve temizlik alışkanlıkları da yaygınlaşmıştır. Sosyal ve aile içi ilişkiler ilk etapta ölçülü ve mesafelidir. Hadi soğuk diyelim.Toplumsal düzen çocuklara ve teanegerlara çok değer verir**• Eğitim sistemi ve aile içi yönlendirmeler kıskançlık, gösteriş rekabeti üzerine kuruludur ve iğretidir..Bir türk öteki türkü çok ırgalar..Kariyer planlamaları kişisel şebekeleşme veya ayrıcalıklar üzerinden yapılır. Bilgi istiflemesi ve ezbercilik ile bireysellik öldürülmeye çalışılır. Hukukta, dinde, bazen sanatta, teknikte ve özellikle ideolojide kazuistik ve anlamından koparılan sahte aristokratik jargonlar üretilerek insanlar üstünlüklerini ortaya koymaya çalışabilirler. Ekonomik uçurum gibi sosyal uçurum da oldukça derindir ve oligarşik guruplaşma eğilimi fazladır. Ama bu konuda Hintliler kadar dürüst değilizdir şükür ki..• Eğitim sistemi bireyselliği ve öz-güveni tesis etmeye yöneliktir. Cezalandırma değil mükafat ve teşvik sistemi yaygındır. Temel eğitimde kapsamlı ve ayrıntılı bir bilgi depoloması görülmez. Düşünce ve ifade yöntemleri ve çeşitliliği geliştirilmeye çalışılır. Ancak üniversitelerde derinlemesine bir branşlaşmaya girilir.(hukuk-tıp-bilgi teknolojileri vb..) Sosyal hayatta ve mesleki jargonlarda kullanılan dil doğrudan ve anlaşılmaya yöneliktir. Gereksiz ayrıntılar elemine edilir. Orta sınıflar güçlüdür sosyal ve mesleki ayrımcılık görülmez her meslek hakkettiği saygıyı ve ciddiyeti taşır ve itibarı görür.İnsanlar ötekinin kişisel yönelim ve tercihlerini pek umursamaz ve kendini karşı tarafa empoze etmeye çalışmaz.**• Harbiye temelli olsa gerek eğitim sisteminde derinleşme ve branşlaşma fazla rağbet görmez. Sözel kültür son derecede gelişmiş ve herkes olaylara makro bakma eğilimindedir.(satırların yazarı dahil) Mesleksizlik denilen bu olgu en büyük Altan’ın dahi dilinde tüy bitirmiştir. Meslek sahibi olunsa dahi kimse mesleğini kendine layık görmez ve mesleki ayrımcılık her alanda olduğu gibi oldukça keskindir. İleri kapitalist ülkelerde görülmeyen oranda yönetici-işçi ücret makası mevcuttur. Elemeği alın teri isteyen işler yüksek gelir getirseler dahi hor görülür ve alt tabakaya sevk edilir. Sosyal ayırımcılık ekonomik uçurum kadar belirgindir.• Eğitimde analitik düşünülmeye çalışılır. Herkes akademik eğitim görmek içinde can atan bir pozisyonda değildir açıkçası. Gelecek kaygısının azalmasıyla beraber derin branşlaşma ve külfet isteyen mesleklerde iç talebin yetmediği durumlarda dış ülkelerden profesyoneller istihdam edilir. Kişisel efor ve beceri isteyen mesleklerde saat ücreti yüksektir. Beyaz yaka-mavi yaka ücret ayrımı çok belirgin değildir.Mesleklerde genel trendler değil bireysel tercih ve istekler rol oynar. Ekonomik hacim ve işbölümü yüksek olduğu için mesleki çeşitlilik büyüktür. İş bulma sıkıntısı nüfus ve ekonomik büyüklüğe oranla azdır.İş ciddiyet, verimi yüksek olmasına rağmen işyeri sadakati kadar değildir. Ve İşyeri değiştirilmesi veya işten çıkarılma kişisel buhranlara dönüşmez.**• Serbest ekonominin dinamosu olan orta sınıflar korkunç derecede ihmal edilmiştir..hatta orta direk orta direk diye bağıran siyasetçiler tarafından..Ama bu coğrafyanın insanı aynı haksızlığa binlerce kez maruz kalmadan öfkelenmez. Gelişmiş ülkelerde sık görülen fazla şikayetçi olmak ve hakkını ısrarla aramak ayıp karşılanır. Hırka-lokma felsefesi ana yadigarıdır. Ancak son tepki genelde ölçüsüz ancak kitlesel şiddet olarak tezahür eder• Tüm kalite standartları ve yaygın ürün fiyatlandırmaları orta sınıflara hitap eder şekildedir. Özel ürün ve hizmetleri yaygın görülmeyen işyerlerinden temin edebilirsiniz.Franchaise ve bayilik sistemleri hızlı tüketim sektöründe gelişmiştir.İnsanlar sistemin kusursuzluğunu koruma kaygısından olsa gerek genel olarak şikayetçidir. İşini iyi yapmayan kişileri ve kurumları tolore etmez ve şikayetini açıkça bildirmekte sakınca görmez ve çoğu zaman da diğer kişilerce desteklenir. Bireysel veya maddi bir zarar durumunda hakkını aramak için muhatap muhakkak bulur ve takipçidir.**• Herkes yazar kimse okumaz. Adalet dünyasında dahi yazınsal derinlik aydın havasıyla engellenir ve hükmü siz Urfa havasıyla beklersiniz. Devlet vatandaş için lütfen kurulmuş havasındadır. Bu ifadeyi en basit verimsiz memurda dahi yakalarsınız. Ama bir yandan da trafikte zilzurna sarhoş yakalanan şoförün sırtını sıvazlayan memura da rastlayabilirsiniz. Suç, trafik, gecekondu, vergi, namus, telif … gibi kavramlar hukuk sistemine es kaza girmiş gibidir ve affedilmeye mahkumdur. Zaten kimse bir problem durumunda polise’ ben vergimi ödeyen dürüst bir vatandaşım’ haykırışındaki film kahramanı enayinin ne dediğini anlamaz. İşini iyi yapan kamu çalışanları ise çoğunlukla dengesini bulamaz ve tüm vatandaşlara hırsız gözü ile bakabilirler. İyi niyetli çalışanın basireti şöyle yada böyle muhakkak bağlanır. Denge oluşturulamayacak bir denklem üretilmiştir• Adalet dünyası genelde teknik ve titiz bir faaliyet alanı olarak görülmesine rağmen çoğu durumlarda yargılama sürecine sıradan insanların perspektifleri jüri yoluyla katılabilir ve ortak adalet duygusu yerleştirilmeye çalışılır dolayısıyla hukuk bilinci yaygın ve yerleşiktir. Suçlular pek hoş görülmez. Kamusal çalışma yaptırımları-örneğin alkol veya çocuk suçları durumunda- ve cezanın yerine getirilmesi sürecinde çok çeşitli yöntemler kullanılır. Devlet sadece bazı temel sektörlerdedir … hizmet ve düzenleme eforu göze çarpar. Faaliyet alanı küçük ancak gücü ve etkisi yüksektir ve devlet otoritesi güvenlik haricinde aşırı bir şekilde sosyal hayatta hissedilmez.Devlet memurları eğer rastlayabilirseniz-ölçülü kibar ancak mesafelidir. Suçüstü durumları hariç sizden bir şeyleri derhal ispatlamanız beklenmez. Dolayısıyla bürokraside vatandaşın beyanı aksi ispatlanıncaya kadar doğru ve bağlayıcı kabul edilir.Bu veçhile pek tabii ki aşırı ispat ve inandırıcı olma gayretleri sadece şüphe çekmeye yol açar .Ancak yalan beyan da tolore edilmez.Vergi kaçırmak toplumsal ve ciddi bir ihlal olarak algılanır.**• Kısa vadeli düşünme ve iş yapma alışkanlığını mahallenin bakkalından holding sahibine kadar herkeste fark edebilirsiniz. Sistemli, planlı ve uzun vadeli perspektifler sıkıcı, faydasız ve lüks görülür. Akademi, Bilim veya Ar-Ge sektörü az gelişmiştir. Kısa vadeli sertifika programları ve eğitimleri yaygındır. Büyük oranlı iş pazarlıklarında ortam terorize edilerek sonuç alınmaya çalışılır. Kısa günün karı mantaliteler her an ülkeden kaçacakmış gibi dururlar.. Zaten çoğunun önünde ceketimizi Miami veya Monako’da o sıcağa rağmen iliklemeyi ihmal etmeyiz. Kötüye ve gaddara saygı gösterme asırlık çınarlar gibi beyin damarlarına kök salmış atasözleri haline gelmiştir. Basiret eksikliği içi boş bırakılan ve sürekli şişirilen bir tarihi milliyetçilikle telafi edilmeye çalışılır. Ülke çıkarlarını akıllıca koruma, işini iyi yapmanın ötesinde her nerde durursa dursun tüm ideolojilere aşk derecesinde bağlanılır..Her ideolojik gencin havsalasına en az yirmi slogan çivilidir..• Yapılan veya müteşebbis olunan her sektörde önceden mali ve sosyal plan pazarlama iletişim fizibilite raporları çıkarılmıştır. Şirket ve bireyler uzun vadeli düşünmeye koşullandırılmıştır ve genelde ekonomi sektörü planlı, sistemli, istikrarlı geniş ölçekli olarak düşünülür. Kısa vadede çok yüksek kar elde etme çoğu zaman ütopiktir. Devlet piyasada olmadığı için teşvik veya ihale sistemi söz konusu değildir. Uzun vadeli ve düşük faizli mortgage veya kredilendirme sistemiyle mülk veya bağımsız meslek elde edilebilir. Yüksek meblağlı peşin alışverişiler görülmeyecek oranda azdır taksitlendirme ve kampanyalı alışverişler yaygındır. Dolayısıyla insanların mali kredi kayıtlarının –sabıkalarının düzenli iyi olması çok önem taşır. Ve bu kayıtlar şeffaf ve kişisel olduğu için muhatap aldığınız kurumun bilgisayarında görülme olasılığı yüksektir. Buna göre ödeyeceğiniz faiz belirlenir. Piyasa manipilasyonları ihlal olarak görülür. İnsanlar ideolojik değil çıkarları doğrultusunda ve pragma tik düşünür.. Amerikan kültüründen değil daha çok stilinden söz edebiliriz. Milliyetçilik geçerliliği ve etkisi ispatlanmış durum ve değerleri ve ulusal çıkarları konserve etmek olarak algılanır. Alt-kültürler moral ve zenginlik unsuru olarak değerlendirilir.**• Burayı biraz da ‘burası Türkiye’ diyenler bu hale getirmiştir.(satırların yazarı dahil)..Sosyal değişim ve gelişim çok zor bir süreç olarak algılanır ve ancak kriz sonralarında geçici olarak gündeme oturur. Çoğu Türk diğer ülkeleri ve halkları Türklerle ilgili bir haber olmadıkça bilmez ve dünya gündemini takip etmez, Fazla dolaş(a)maz, kapalı ve kendine has bir mantalitesi vardır. Dolayısıyla kıyaslama araçları son derece azdır. Bu arada milenyumun krizi hepimize hayırlı olsun.duvara tosladık ve belki hayırlara vesiledir.• Derin bir uygarlık mirasına sahip kültürlere sempatiyle bakılır. Otantik ve etnik kültürler merak uyandırır. Amerika coğrafi ve etniksel mozaiği ve dolaşım imkanları geniş olması sebebiyle deniz aşırı ülkelere Avrupa kadar turist göndermez. Ancak son tahlilde azgelişmiş ülkelere UFO lardan daha fazla değer verildiğini söyleyemeyiz!..**• Endüstri toplumu evresi görülmemiştir. İş verimliliği ve düzeni söz konusu değildir. Reel haricinde tüm fizikötesi sektörler ilgi görür. Vole klas bir futbol ve ekonomi figürüdür. Osmanlı miskinliği tüm mesleklere hakimdir.Taşra kültürü bizi birbirimize bağlayan en güçlü ve derin bağdır hala..küçük bir klas sarsılmasında öze dönülür…Özgün mizahi yetenekler varoş ve alt kültürde çok gelişmiş olmasına rağmen popüler alanda yansımasını bulmaz.• Endüstri ve modern çağlar sonrası hayat biçimleri oluşmuştur. Değer ve anlam yükleme metotları daha günceldir. İş verimi ve düzeni, rölantisi artık kanıksanmıştır. Sosyal ve ekonomik hayat bazen insanı rahatsız edecek kadar kusursuz ve organizedir. ..Mizah duygusu ironik ve göndermecidir. Pratik espriler iğneleyici olmasına rağmen kişisel ve etnik farklılıklar alay konusu olmaz. Bu sosyal mutabakat gibidir.**• İşini iyi yapan insan sayısı bu denli az olmasına rağmen yine de en özel durumlarda bile işten konuşulur.İş ve özel yaşamını ayırabilen Türk ermiş sayılabilir. Hobi sahibi insanlar ise oldukça azdır.• İş ve özel hayat kesin sınırlarla birbirinden ayrılmıştır. İş yaşamının haricinde eğlence- show- ve hobi alanları çok çeşitli ve geniştir. Genelde bu guruplarda benzer ilgi alanlarında sosyal ilişki kurulur. Ayrımcılık belirgin olmamasına rağmen insanlar hangi ortamda kendilerini rahat hissediyorlarsa o alanlarda bulunurlar.**• Dilenciler dahi en küçük bir şey üretmeden duayla veya özür suiistimali ile dilenir. Merhamet her kalbi parçalar. Bu arada gerçek mahkumlar , infaz kanunundan dahi yararlanamayan fiziksel engellilerdir.• Dilencilerden daha çok evsiz insanlar göze çarpar.Tüm sosyal güvenlik politikalarına rağmen fakirlik veya aykırılık bazen tercih olarak ortaya çıkabilir ve bazen de tembellik mahsulu olabilir..mesela karavan parkları ve sürekli göçmenlik- Fiziksel engelliler sosyal hayatta oldukça fazla olarak göze çarpar ve şaşırtıcı olabilir …. toplu ulaşımda trafikte alışverişte ayrıcalıkları vardır.**• Hayvanlara averaj olarak iyi gözle bakılmaz dünyanın en büyük siyasi partisinin amblemi olan hayvan dahi hor görülmüştür. Ancak bazı hayvan hakları savunucuları da Bkz md 4.• Sahipsiz başıboş hayvan görmek imkansız derecesindedir. Evcil ve vahşi hayvanlara ilgi gösterilir. Doğal park ve alanlar olduğu gibi tüm naturasıyla bırakılarak korumaya alınır ve ilgi görür.**• Genel trende uyum sağlamak için inanılmaz efor sarf edilir. Şehrin tüm piyasa meydanlarında birörnek genç kızlar ve erkekler görülür. Giyim kuşamda dahi bireysel faklılık dışarı vurulmaz.(es kaza olsa dahi)..Herkes herkesle ilgilidir. Farklılık aşırı dikkat ve çoğu zaman tepki çeker. Tüm ileri toplumlarda görülen çeşitliliği koruma gayreti dili geçiniz şivelerde dahi yerini tekçi yaklaşımlara bırakır. İstanbul Türkçesi haricinde bir şiveye tahammül edilmez. Demokrasinin en basit kriteri olan farklılığa tahammül yetisine en genç dimağlarda bile rastlanmaz.. Entel(!)aktüalite despotik veya aristokratik amaçlar ve tahakküm için dışa vurulabilir. Farklı olabilmek için alafranga olmak zorundasınızdır.Yabancılara ilgi gösterilir. Sürekli şiddete maruz kalan oluşum, gurup, mezhep, birey ve sivil toplum örgütleri de aynı militarizmle karşı tepki koyarlar veya ikircil bir içyapı geliştirirler.. Ülkede serinkanlı ve sağlıklı bir düşünsel yapı geliştirmek köklü bir yabancılaştırmayı gerektirir. Kavga ve polemik alışkanlıkları demokratik münazara diye algılanır. Kültür ve sosyal yetkinlik ile …… doğru orantılı olduğunun varsayılması gibi….• Genelde pratik ve kullanışlı giyim biçimleri tercih edilir iklimsel zorlayıcılık dışında trendleri takip etme saplantıları ve bu şekil dışavurumlar pek görülmez. Formel ve formel olmayan farkı aynı gün içinde aynı kişide toplanabilir. İş özel yaşam farkı kadar renklidir.Kimse kendini dekor gibi hissetmez . Ülke içinde değişik dil aksan ve ağızlar pek dikkat çekmez ve ayrımsanmaz.Ancak kamuda anlaşılamayan bir dili sürekli kullanmak bazen yadırganabilir.Her iş işinin ehlindedir. Kıt kanaat bilgilerle beyin jimnastiği yapma girişimleri pek rağbet görmez. Demokratik bilinç ve adalet duygusu üst yönetime sembolik katılım biçimlerinden ziyade karşılaşılan güncel sorunlarda ve oluşumlarda ortaya konur. Tartışmalarda şekilden ziyade içeriğe önem verilir polemik argümanları aşılmıştır. Sistem ve devlet yönetsel yapısı üzerinde radikal tepkiler pek rastlanmaz genelde uzlaşılmış hatta gelişmişlik koruma altına alınmıştır. Vasat insanlar dahi sistemin suiistimaline ve iğreti yapılan işlere tepki kor ve ayıplar. Kültürel sosyal inançsal sportif ilgi alanlarına gore insanlar sosyalleşirler.Ayrımcı seçkinci ve aristokratik bilinçaltı gelişmemiştir.**• Herhangi bir konuda bilmiyorum veya fikrim yok demek ayıp karşılanır. Soru sormak veya basit ve direkt cümle yapılarıyla Türkçe konuşmak ta ha keza..Yüksek sesle ve anlaşılır konuşmak, yüksek tonda doluca gülmek ve doğal davranmak, kendinden emin ve dik bir şekilde yürümek sosyal meydan okuyuş olarak algılanabilir ve hoş görülmez aslolan mütevaziliktir.• İfadelerde, mekanlarda kullanılan sistemlerde anlaşılırlık sadelik basitlik genişlik ve pragmatizm kendini hissettirir. Her sistem en dolaysız ve sonuç çıkaracak ve yaygın kullanılacak şekilde geliştirilir.Ayrıca insanların beden dillerinden veya kullandığı ifade biçimlerinde iç yapılarını ele verecek hareketlerden kaçınırlar. Atak, kendine güvenen, gür, ve kibar ölçülü davranış modelleri tasvip edilir**• Ülke tekstil cenneti olmasına rağmen en kötü, ilaçlı ve sentetik kumaşlar iç piyasaya üretilir iyi kesim yerli ürüne rastlanma ihtimali sıfıra yakındır. Müteahhitlik faaliyetleri de aynı istikamettedir. Çoğu zaman mesela en iyi Adapazarı patatesi İzmir’den alınabilir. Herhangi bir sektörde yüzlerce katman yaratarak istihdam yaratma geleneği bu ülkeye hastır. Parti İl başkanları bu işlerin piridir. Çok iyi kalite üzüm ve tütünün yetiştiği ülkede bu sektörler en az gelişmiş ve dışarı muhtaç durumdadır. Aşırı kötü veya aşırı lüks dışında Türk tüketim sektöründe ortak bir standart bulunmaz-organik sebze ve meyveler hariç-. Benzin ve 1980 model ve yerli olsalar bile otomobil çok pahalıdır ve değerlidir. Nesne önemlidir; sahip olunan hiçbir nesne ömrü boyunca, can taşıyan bir özne kadar bile cebre maruz kalmaz.• Ürün ve yapı sektörü kolay inşa ve sürüm üzerine kalite ve işlevsellik kriterlerine gore belirlenmiştir.Hemen her sektörde güçlü rakip şirketler mevcuttur. Ekonomik hacimle orantılı olarak mesleki çeşitlilik şaşırtıcı boyuttatır. Mülkiyetçilik mefhumu gelişmiş ve özel veya mameleki alan sahiplenmeciliği belirgin olmasına rağmen nesne sadece iyi yaşamak için bir araçtır. Sahip olunan nesneler sosyal gösterge aracı olarak kaydedilmez. Standartlaşan ürünlerde fiyat makası geniş değildir. Yiyecek sektörü çeşitli ancak genelde yan kültürlerden aparılmıştır. Dondurulmuş ve organik olmayan, yağsız light ve diet yiyecekler yaygın olarak tercih edilir. Ülke insanın kilo problemi fazla göze çarpar koltuk standartları dahi değişmek üzeredir. Çok pişmişlik veya sebze eksenli menüler önemsenmez.**• Abartma ,yalan söyleme, hile ve desiseler üretme, maniple etme, salt imaj yanılgılarına yol açma sosyal zeka göstergeleri olarak algılanır hatta çoğu zaman yapanın yanına kar kalır. Bu ülkede sosyal kuralları ihlal eden birini uygarca ikaz etmeniz şiddete maruz kalmanıza yol açabilir. Ve cismani bütünlüğe verilen zarar ceza kanununca ertelenecek cezalar kapsamındadır. Tazminatlar halen kuruşa endeksli kanunlar doğrultusunda hükme bağlanır. Zaten genelde hukuk bilinci yaygın ve yerleşik değildir. Kelepçe kullanımı sıfıra yakındır. Sadece iyi eğitim ve ahlakçı değerlerle nitelikli suç oranının azaltılacağı varsayılır. Bu arada yankesicilik ve seri cinayetler ihmal edilecek kadar azdır. Yoğun rastlanılan aile içi suçlar ise adliyelere yansımaz ve örtülür.• Fark edilen samimiyetsizlik pirim görmez. Diğer insanın psikolojik ve cismani bütünlüğüne zarar vermek çok ciddi cezai ve tazmin sonuçları doğurur.Bu sebeple müessir fiil suçlarına cinayetlerden dahi daha az rastlanabilir. Ve genelde insanlar birikmiş enerjilerini nesnelere uyguladıkları şiddetten moral aracı sportif veya moral guruplarda sindirmeye çalışır. Karşıdakini psikolojik deneme tartma amaçlı tartışmaları görülebilir.Hukuk bilinci, adalet duygusu, ve cezai yaptırımlardan çekingenlik yaygındır ve suçlular kamu vicdanında da mahkum edilir. Çocuklar ailenin yanında devletin de koruması altındadır ve aşırı gözetilir. 18 yaşın altındakilere cezai yaptırım olanakları ihmal edilecek kadar azdır. Metropol-şehir-kasaba ayrımı tabii ki tipiktir.Küçük-büyük suç veya iyi-kötü suçlu ayrımı yapılmadan dava numarası verilir. Çoğunlukla takip edilmeseler dahi istatistiklere yansıması suç oranını yüksek gösterir. Ancak bu yansıma fişleme veya sabıka olarak algılanmamalıdır. Aile içi şiddet genelde mahkemelere yansır. Boşanma veya tazmin davaları bir tarafın servetinin önemli derecede azalmasına yol açabilir. Huzur ve dinginlik hakimdir Gürültü ve çevresel kirlilik veya sokak kavgaları pek görülmez. Yankesicilik genelde metropollerde yaygındır. Kamusal alan güven ve iyi niyet temeline göre kurulduğu için sistemden faydalanmaya çalışanlar için dolandırıcılık rüşvet vergi usulsüzlüğü gibi ihlaller kesinlikle tolere edilmez**• Kadınlar genelde ağır makyaj yapar ve mesela Azeri kadınlarını rüküş bulur. Edirne’nin ötesinden aynı şekilde algılanıldığını bilmez. Giyim alışkanlıkları aşırı albenili, kullanışsız ve seksi olmasına rağmen bu ülkede kesinlikle kimseye ‘bugün ne kadar seksisiniz’ demeyin. Bu iltifat olarak görülmez. Ayrıca ülkede inanç biçimi veya alışkanlığı gereği veya daha rahat olabilmek için tamamen kapalı dolaşanların ötesinde tarihi gelenekleriyle örtünen geniş bir kadın kitlesi de mevcuttur.• Kadın erkek eşitliği mutlaktır ancak çoğu kez kadın daha eşittir! Cinsiyetten kaynaklanan nizalarda çoğu durumda aksini ıspat külfeti erkek tarafındadır. Erkeklerin centilmence yaklaşımlarda bulunmaları ve kadın gururunu zedeleyecek davranışlardan kaçınmaları gerekir.İltifat beklenir ve yanlış anlaşılmaz. Kadınlar da erkekler kadar çalışma hayatında olduğu için pratik ve rahat kıyafet modeller ve bakım tercih edilir.**• Kamuya açık televizyon kanallarında propaganda, aşırı şiddet ve erotizm, reklamsal çocuk istismarı, ve özel hayata müdahale, cinsel taciz oldukça geniş ve kontrolsüz olarak yer bulur. Hatta bu demokratik hak olarak algılanır. Sempati öpücüğünü dahi ayırdedip diğerini kamuya açık kanallardan men eden ileri ülkeler yanında bu tavır 1946 yılında zabıtaya ‘artık demokrasi geldi’ diye kafa tutan limonatacıya benzetilebilir. Bu sektör ekonominin katolizoru olacak kadar piyasadadır Yayıncılık ve sosyal hayattaki demokratik tavırlar henüz hamdır. Ve demokratik katılım sadece üst yönetsel yapıya oy vermek suretiyle iştirak olarak algılanır.Yerel yönetim, meslek odaları, aile, okul birlikleri gibi alanlarda demokratik hassasiyet gelişmemiştir. Ve bu direkt sorunlar henüz ciddiye alınacak kadar öncelikli değildir.• Kablolu TV sektörü asıldır. Ülkede yüzlerce değişik kanal vardır ve genelde tek bir alana has yayın yapar… her zevke uygun kanal bulunur. Ücretsiz kanallarda ispanyolca kananalları hariç allegorik bir yayın anlayışı görülmez. Ve bu kanallarda çocukların psikolojilerini bozacak yayınlar men edilmiştir. Eğlence- entertaintment sektörü çok gelişmiştir ve hükümet teşviki alan ender alanlardandır. Ev partileri de yaygındır. Siyasi part,ilerin aldıkların mali özel destek ve veriliş amacı şeffaftır. Otamobil tekstil şeker gibi alanlarda iç üretici lehine kotalar getirilmiştir. Ülkeye sermaye ve teknoloji çekilmesine ve dışarıda ülke sanayisi için pazarlar açılmasına yönelik uygulamalar stratejiktir.**• Türkiye de en yaygın sosyal hareket pazar kültürüdür. Geniş, organize ve ferah meydanlar pek görülmez zaten böyle bir duyarlılık yoktur. Tüm meydanlar pazara veya üstgeçide çevrilir.. Trafikte şerit değil yol takip edilir makro ve kaotik düşünülür. Kaldırımlar ve giriş kapıları dar yapılır. Kimse yolunun sağ tarafını kullanmaz. Ve genelde buralarda orada öylece dikilip sohbet eden guruplar görülür. Sıraya girme ve öncekini bekleme otokontrolu yerleşmemiştir. İlk yardım olanakları ve imkanları ilkeldir. Bir yaralı kaza halinde aşırı ilgiden hastane koşullarında ise aşırı ihmalden hayatını kaybedebilir.• Araba, Yol, toplu ulaşım, şerit, ev, bahçe, meydan, kaldırım, geçit gibi iç ve dış mekanlarda hacimsel büyüklük ve geniş düşünme alışkanlıkları yerleşmiştir. Bir insanın diğerine rastlantısal bedensel teması dahi çok az rastlanır ve özür beyanını gerektirir. Ülke insanı uzun vadeli düşünür tedbirci ve ayrıntıcıdır. Toplu yaşamaktan gelen basit kurallar otomatikleşmiştir. Sağlık ve ilk yardım sektörü insana hayatına verilen değer oranında gelişmiştir.**• Ülke insanı genelde muhafazakardır. Ancak zaman zaman ortak dünya medeniyetinde değer verilen değerlerini değil bilakis çoktan aşılıp fosilleşen değerlerini muhafaza edebilir.. Ancak bu muhafazakarlığı dahi gelişen otantik ve etnik turizm marifetiyle kullanamaz ve cennet deniz kıyılarına aşırı lüks yapılan beton tatil köylerinde, zaten fazlasına sahip olan varlıklı turiste, kraldan çok kralcılık yapar. Anadolu’nun zengin motifleri bölünme saplantısı nedeniyle ihmal edilmiştir. Bu konu hakkında fikir sahibi olunması dış mihrak ve ajan olarak damgalanmak için yeterlidir. Ülkenin devlet yönetimi teorisi çok parçalı güç işbölümü şeklinde ve kendine hastır.• Metropeller haricinde şehirliler ve taşralılar kendine has konservatiftir. Aile mefhumu korunur. Çok fazla sistem alternatifleri düşünülmez daha doğrusu böyle bir gerek hissedilmez. Ülke içi seyahat ve hareket yaygındır. İklimsel ve coğrafi farklılıkla beraber iç turizm ve farklı yaşam eğlence kalıpları, doğal alanlar çeşitlenmiştir. Özellikle iç eyaletlerde nüfus azdır. Amerikan tarzı yerleşim düzenlemeleri mevcuttur. Ülke yoğun şekilde göç alımına devam etmektedir.Ülke çok büyük bir firma addedilir ve profesyonel bürokrat ve tekniker kadrolarca yönetilir. Rüşvet yolsuzluk veba kadar tehlikeli bir hastalık sayılır.**• Kadın erkek eşitliği daha çok formel düzeydedir. Sosyal hayatta genelde erkeklerden maçovari ve etkin tavırlar kadınlardan ise çekingen,ölçülü ve bağımlı bir duruş beklenir. Sosyal hayatta sürekli psikolojik tacize uğrayan kadının evini kendi teritorisi görmesi makul karşılanır.• Ekonomik bağımsızlık 1940 lı yıllardan beri kadınların eşitlik sürecinde önemli kazanımlar getirmiştir ve bazı tavırlar şaşırtıcı ve esnek gelebilir.Kadınların çalışma hayatında kendine yer bulmuş ve sosyal hakları geniş bir kitle tarafından benimsenmiş ve içselleşmiştir.**• Genç-yaşlı ayırımında yaşlılar lehine saygı açısından sıkı şekil şartları öngörülmesine rağmen belli bir yaştan sonra sosyal aktivitelerde ve eğlence anlayışında kişinin kendini geri çekmesi beklenir ve çoğu eğlenceli faaliyet olgun insanlara yakışık görülmez. Çoğu ebeveyn çocukları üzerinden sosyal hayattan tat alma yolunu seçer veya eğlenmek için yaşadığı çevrenin dışına çıkar.• İnsanlar yaşlarına göre değil varlıkları üzerinden saygı gördükleri için ekstra şekil şartları öngörülmemiştir. Yaşlılar ve ya kadınlar lehine ayrıcalıklar aleyhlerine kısıtlayıcı baskılar görülmez. Formel saygı ritüelleri enderdir.**• Özel hayata ilişkin sorular teklifsizce sorulabilir. Herkes hemşehri-amca-dayı-yenge-abla dır. Sıradan saygı duvarları nedense akrabalık kurulmadan tesis edilemez. Buna mukabil muhabbet kültürü, sosyal dayanışma ve eş-dost dayanışması çok gelişmiştir. En güzel odalarsa misafir odası haline getirilir.• Özel hayata ilişkin sorular samimi olunmadıkça sorulmaz ve özel hayatının dışa vurumu pek itibar görmez. Ortak sosyal alanda genel huzuru bozucu tutum ve davranışlar pek mazur görülmez Akrabalık komşuluk ilişkileri akdeniz ülkelerine göre pek sıkı değildir. Yan kültürlerde Çin, Latin İtalyan Arap gibi.. bu adetler korunur.**• Devlet Memurları aleyhine izin çıkmadan dava açılamaz. Devletin malı haczedilemez. Memurun şahsi tazmin külfeti yoktur. Ve işlemler keyfe kederdir . Milletvekilleri için yargı muafiyeti söz konusudur ancak mesela bütün Orman Bakanları nedense orman suçlarının en yaygın olduğu ilin milletvekillerinden seçilir. Bürokraside beyanınızın her halükarda sizin tarafınızdan ispatlanması dolayısıyla vatandaşın inandırıcılığının belgelenmesi gerekir. Bürokrasinin ağır ve hantal işlemesi, işlevselliğe tercih edilir. Ekonomik faaliyetlerin ve mülkün büyük kısmı ,madenler, ulaşım, enerji ve dolayısıyla ihale düzenleme yetkileri kamudadır. Devlet şüphe duyduğu veya arıza gördüğü, kısa vadeli rantı olmayan alanları, çoğunlukla hiç bir enerji sarf etmeden kısa yoldan tümden yasaklamayı tercih eder.Teknolojik deliller kesin delil olarak görülmez. Devlete karşı işlenen suçlar bireylere karşı işlenen suçlardan daha öncelikli olarak düzenlenmiş ve ağır yaptırımlara bağlanmıştır.• Ne desem ….nasıl desem…geçiniz**• Ülkede göz kamaştıran bir genç nüfus yoğunluğu olmasına rağmen uygun ve kritik mecraların çoğunda statükocu ve genelde alaydan yetişme profesyoneller(!) istihdam edilir. Sıkışmış enerjilerine rağmen genç nüfus makus talih dayatması içerisinde ve dünya konjonktüründen oldukça uzaktadır.• Genç nufüs çok fazla değildir. Dış kültürlere daha meraklı ve doğaldır ki daha esnektirler.**• Türk erkeği coğrafyanın çoğunda iddiacı ve tacizkardır. Askerlikte disipline edilir ve sosyal hayatta abartılı dominant pozisyonları tercih eder. Ehveni şer ;Türk geleneksel güreşinde öykünülen doğa figürü ilgi çekicidir ve bu tarihi vehamet ipucu olarak algılanabilir. Ama bu altyapıyı hazırlayanın pederşahi ve mafyavari babalar, onay verenin ise anne olması şikayet edecek merci bırakmaz,…….• Doğal, sorumlu veya sempatik olunması çoğu zaman yeterlidir. Centilmenlik harici ve ya baskıcı davranışlar hem ve ya karşı cinsler tarafından yadırganır. Aynı cinsler arasında derin dostluk pek rastlanmaz.**• Ortalama Türk mutfağı ağır yağlı olmasına rağmen lezzetli ve çeşitlidir. Ağır butlu naif Türk anneleri ve saray aşçıları mevzu yemekse son derece açık fikirli davranabilmiş ve her ülkenin mutfağından aparacak bir şey bulabilmiştir.. Anadolu vasatında salça-yağ-pembe soğan üçlüsüne genellikle sebze eşlik eder ve ekmeksiz tok kalkılmaz. Sos kültürü maalesef baharat kadar çeşitli değildir. Et ve süt ürünleri genelde statü sembolü kabul edilse de her yeni nesil, mümkün mertebe daha çok semirtilmiş vaziyette piyasaya düşer.• Yazıya ve Türk yemeklerine afiyet olsun. raki güsell kebap güsell yine gelecek bennnnnnnn********Bu yazı kaleme alınırken genelleme tekniğinden her ne kadar uzak durulmaya çalışılsa da kıyaslama ve genel fikir verme amaçlı olduğu için haliyle fazla detaya girilmemiş ve direkt olunmaya çalışılmıştır..Yazıya oluşa gelen durum komedisi haricinde bir mizahi boyut katılmak amaçlanmamıştır. Bazı paraflara okuyucunun karşı durma ve reddetme hakkı saklıdır.Beynin olumsuz tarafının kullanıldığı bazı satırlarda ülke geleceğine duyarlılık saiki etken olmuştur. Vesselam*****************************Yukarıdaki makale 29.05.2000 tarihinde bir kültürel şok esnasında kaleme alınmıştır.Bazı fikirler evirilmiş ve bazıları da değişmiş olmasına rağmen yine de orijinal metin değiştirilmemiştir.Bu nöstalji yazının ötesinde daha kapsamlı bir Amerika eleştirisine de sonraki yazılarda rastlayabilirsiniz. Ne de olsa Türkleştik artık :)İstanbul-Türkiye23.06.2005