bildirgec.org

sedaflora

9 yıl önce üye olmuş, 10 yazı yazmış. 1082 yorum yazmış.

sus-ma

sedaflora | 25 July 2008 15:36

Elindeki kalemi sabırsızca çevirmeye devam etti. Lise yıllarındayken ne çok uğraşmıştı şu anlamsız bir o kadar da sinir bozucu hareketi yapabilmek için..
Sanki kalemi düşürmeden ne kadar çok çevirebilirsen o kadar saygındın üzeri yazı çiziyle dolu eski sıralarda oturan haşarı öğrenciler arasında…

Sahi kaç yıl geçmişti üzerinden o sıraları en son göreli .. Hesaplayamadı birden.. Eskidendi diye geçirdi aklındansadece, sol eliyle çektiği sigaranın dumanı gözüne kaçıp bir damla yaş getirirken..
İçmeyi bilmiyorsan ne içiyorsun şu zıkkımı diye kendi kendine söylendi. Sinirle bastı izmariti
küllüğe..Gözü masada duran sigara paketine takıldı. Sigara içmek öldürür…..İçmek öldürür..Öldürür…..Ne değişik bir son diye aklından geçirirken kalem yere düştü..Eğilip almakla almamak arası kararsızlık yaşarkensandalyeye vuran gölge tedirgin etti bir anda..Yıllarca gördüğü korkunç halüsinasyonlara bile artık gülüp
geçiyorken, hemen solundaki perdenin rüzgarla gelen gölgesi mi korkutmuştu onu..Beklemektendi..
Nefret ediyorum beklemekten dedi bir kez daha. Hep ettim, hep edeceğim. Saatine baktı sabırsızca..
Oldum olası bayılırdı aklına eseni yapmaya. Bir anda ortaya çıkan tatil planları, ani iş değiştirmeler,
bir günde evden taşınmalar, saçları kestirmeler, gecenin yarısı sokağa fırlamalar, gitmeler, gelmeler…
Sanki bir süre düşünürse bir daha o gücü bulamayacak, o anı asla yakalayamayacak gibi geldiğinden kimi zaman
acemice kimi zaman tam oturan hamlelerle yaşardı hayatı.
Tekrar saatine baktı..Takmayı hiç sevmediği ama niye şu anda kolunda olduğunu
hatırlayamadığı saat, sadece birkaç dakika sonrasını gösteriyordu. Bilirdi beklerken zamanın hiç geçmediğini.
Oyalanacak birşeyler lazımdı. Yan masada tartışan çifti izledi bir süre..İlgisini çekecek birşeyleri bulmak
ümidiyle daha dikkatli süzdü insanları önce adamdan başlayarak. İşe yarar birşey görememenin umutsuzluğuna düşmek
üzereyken gözü çay bardağını sinirli sinirli karıştıran kadının ojelerine takıldı. Belli o da kendi gibi sabırsızdı.
Kurumasını bekleyemeyenlerdendi. Yüzünde tuhaf bir gülümsemeyle daldı gitti bir an..Ne çok gülüşürlerdi onunla ojeler yüzünden.” Az daha, henüz kurumadı” ” Eteğin fermuarını çeker misin, kurumadı”
” Anahtarlar çantamda, ojeler kurumadı alırmısın sen” ” Başka renk mi sürsem acaba, bunlar da zaten kurumadı daha… “Gidecekleri yere mutlaka geç kalırlardı ve o ojeler mutlaka bozulurdu. ” Ay dayanamıyorum, siliyorum ben bunları..”

Her zamanda, her mekanda

sedaflora | 05 June 2008 15:19

Yeniden sevmekle başlayacak hersey. Baktıgım şu ağaçlar başka yeşil. Gökyüzünde başka birşey var. Biliyorum..Dinliyorum seslerdeki sensizliği..

İçimdeki sıkıntı,korku, endişe hali artık nefes almama engel değil, alışıyor insan bunlarla da yaşamaya,her ne kadar istemese de. Yeniden sev diyor sadece..
Yeniden sevmekle başlayacak herşey…

Yine kitap okuyorum, müzik dinliyorum, işe gidiyorum.
Çöpü yine ben döküyorum.
Sadece sustum, gülmüyorum artık.
Bu hüzün..
Boğulmamak için çırpındıkça dibine battığım hüzün..Çırpınmıyorum artık.Yüzüm ışığa doğru, öylece duruyorum, kendimce susuyorum. Yeniden sev diyor sadece..
Yeniden sevmekle başlayacak hersey..

Hiç

sedaflora | 14 February 2008 02:42

Dokunduğun yerler açıldı göz göz
Gördüğüm sadece sızıntı, kokusu burun direğimde
Cihan oldu zarif sancına biçtiğim
Hep yanlış tek doğruyu da götürüyor..

Arafta çökmüş kalmış bir nefes
Uslandığım hayaller aşkın kefaretinde
Ellerine açan aç tomurcuklar
Doyasıya ziyan, her dem sana ölüyor..

Dilsiz renkler adınla iç çekti
Gölgeler mahçup yetim esaretinde
Mecalsiz yetişemediğim sen miydin
Uzağımdaki kor, dokununca bile tütmüyor..

Meyler biçare serzenişte
Varlığınla usul usulum kan revan iken
Ardımda hatır bile kalmıyor
Gördüğüm son şey hep mateme çalıyor
Sana yattığım her gece, sabahına hiç doğuyor….

Aşk bahara uzak,ölüme yakın.

sedaflora | 06 September 2007 11:12

Bir dünya güzeli sordu : Çocuk istiyor musun?
İçim cız etti de verdim yine cevabı.

“İsterdim bir zamanlar..Ama ben sonsuz aşka inananlardanım, istemem öyle evleneyim olmazsa boşanırım, ya da evlenmiş olmak için, adamı kafalamak için evleneyim, ben kürkçü dükkanı olmak istemiyorum, ben nasıl ki onda bulacaksam hayatın eksik kalan parçasını, o da bende bulsun istiyorum ,istiyorum ki benim çocugum aşk çocuğu
olsun, sonsuz aşkın çocugu olsun..Zordur bu zamanda dediklerim, vazgeçmişliğim bu yüzden..”

Anladı dünya güzeli, ben daha çok sevdim onu..

Özledim(Sıkıldım 2)

sedaflora | 01 August 2007 17:03

Nasıl özledim seni hiçbirşeyim, nasıl… Feryat figan oldu sessiz haykırış, sustum özledim, konuşmadım özledim. Utandım içimdeki kanatsız candan, canımın içinden çıkartamadım adını da, söylemedim özledim. Cayır cayır yandı gülüşüm, güldüm özledim, kül oldum özledim…Mumyaladım acıları mezarlarda, örtemedim de özledim…Taş oldu herşey içimde, koyamadım ya kimseleri yerine, dizlerine döküldüm de yine, uçamadım özledim, ağlamadım özledim. Kırklandım cümle günahlarımdan, ayağa kalktım. Ördüğüm duvarlara bir kat daha tuğla attım, kapattım gözlerimi, gördüm de özledim, sövdüm de özledim. Çiçekler büyüttüm ruhumda nefes alayım diye, yedirenkte boğuldum da özledim. Seslerin en kelebeğini esir ettim kulağıma seni duyarım diye, duyamadım da özledim, vazgeçtim de özledim. Pınarlar kestim kendime huzur bulayım diye. Yıldızlar biçtim en sevdalısından lacivertin, diktim özledim, içtim özledim. Katıldım onca cümbüşe belki özlemem diye, hırpalandım da özledim, örselendim de özledim. Yarını dert edindim kendime geçmişi unutayım diye, çözerim belki göz nuru aşkını, dökerim belki çeyizlere diye,çözdüm özledim, söktüm özledim..Yabancı kaldı her filiz senin toprağında. Köklerini sakındılar ölesiye, vazgeçmedim yeşilin kanadından, ektim özledim, çektim özledim. Mezarlar okudum kendime yaşamışlığım kadar roman, şarkılar hapsettim bilmediğim kadar tutsak, kaçmadım özledim, tutunamadım özledim. Resimler çizdim seninle arama, titrek ışıklar saçtım, bire bin kattım inkarlarıma, söndüm özledim, döndüm özledim.Gülen fırtınalara kandım saçlarındır diye, parelendim ortasında depremlerin, korktum özledim, taştım özledim..Kazıdım taşlara kalanı, rüzgarlara bıraktım tadını,çizdim haritasını keşfedilmemiş bulutların, kaldım özledim, gittim özledim, sıkıldım özledim……..

SIKILDIMM

sedaflora | 15 July 2007 03:48

Sıkıldıııııııııııım. Bunaldım artıklarla yetinmeye çalışmaktan. Mutluluktan vazgeçtim, huzurun zerresine muhtaç kalmaktan sıkıldım. İçimde olup biten her şeyi bastırmaya çalışmaktan sıkıldım. Denize girememekten, suya bırakamamaktan cümle gaileleri ,bir yaylaya çıkıp, çektiğim nefesi boşluğa salarken çığlık atamamaktan sıkıldım. Evdeki halılardan, onları değiştirememekten sıkıldım. Sevdiğim herkesin başına gelmedik kalmazken birisi terk edip bu diyarlardan gider, birileri sefaletle diğeri olmayan adaletle cebelleşirken, ne kadar tükürülesi insan varsa hepsinin zevki sefa sürmelerinden sıkıldım. Düğmesi bozulmuş, mutfağın elektrik anahtarını tamir edememekten sıkıldım. Anlamaya çalışmaktan, anlaşılmaya çabalamaktan, anlamlandırmanın anlamsız varlığından sıkıldım. İçi başka dışı başkalardan, ham meyvalardan, çürümüş amma hala kendi kokusunu almazlardan sıkıldım. Almayı unuttuğum tuvalet kağıtlarından sıkıldım. Kıçındaki kuyruğa bakıp utanmadan kanat takmaya çalışanlardan, haksızlıktan, hırsızlıktan, kayıtsızlıktan, ruhsuzluktan ve cümle türevlerinden sıkıldım. Riyakarlıktan, yalandan dolandan, cin ol-a-madan adam çarpanlardan sıkıldım. Sorulan sorulardan, geciken, verilmeyen cevaplardan sıkıldım. Hatunların kancıklıklarından, erkeklerin yavşaklıklarından sıkıldım. Gelene ağam gidene paşamdan, en zirveye çıkıp bastığı toprağı unutanlardan sıkıldım. Dolapta unuttuğum meyvalardan sıkıldım.Vazgeçtiğim aşktan, göremediğim şefkatten, tutunamadığım dallardan sıkıldım. Ne yaparsan yap damlayan banyo musluğundan sıkıldım.Yapamadığım tüm olmazlarımdan, yaptığım tüm münasiptirlerimden sıkıldım. Dolmayan boşluklardan, genişlemeyen darlıklardan sıkıldım. Düşüp düşüp kalkmaktan, her kalktığımda yine düşeceğimi bilmekten ama her düştüğümde de yine ve yine kalkacağımı bilmekten sıkıldım. Bunu çözen, egosunu tatmin etmek isteyen her muhteremin tepeme binmesinden, istem dışı kobay olmaktan sıkıldım….
Rahat bırakın artık beni. Değmeyin orama burama, domaldığınız şeytana daha çok haz vereceksiniz diye. Vazgeçin ruhuma parmak atıp durmaktan, az kaldı sabır hele deyyuslar az kaldı ahire…

bilmedikleri..

sedaflora | 08 May 2007 20:08

Bilmedikleri herşeyin sensizlikten olduğuydu. Ne kadar bastırmaya çalışırsam,kalbimi bir o kadar acıtan şu sensizlikten..İnkarımdan, kaçışımdan, kaçıp kaçıp yakalanışımdan.Her yakalandığımda geri geleceğimi bile bile kurtulmaya çalışmamdan..
Yorgundum.
Senin için bir oyuncak, bir gölgeden ibaret olduğumu anladığımda ardıma bakmadan çekip gitmeliydim. Utandığım kadar gitseydim hiç olmazdım zaten.!
Yapamadım. Git gellerle, feveranlarla baştan yarattım kendimi. Ama bu yeni beni sevmedim hiç,sevemedim.
Sonra bu sefer tamam dedim,yeter artık ettiği mabedine ruhumun. Kalan iki tuğla bari dursun orada. Yeniden örerim ben ilmek ilmek duvarlarını o mabedin harcına senden kalan iyi kötü herşeyi karıp. Kalkmayı en iyi çok düşen bilir nasılsa..
Vazgeçtim, soğudum, buz tuttum zannettim, seni beynimden, içimden çıkarıp atarım zannettim..
Başka bir bedene başka bir kalbe geçirdim tırnaklarımı ölesiye bir hırsla, ölesiye bir yardım çığlığıyla. İlk başlarda işe de yaradı üstelik. Aynı heyecanlar, aynı bildik oyunlar..
Ama bir gün,aylar sonra bir cuma sabahı, seni rüyamda görüpte heyecandan! uyandığım bir cuma sabahı, kafamı çevirip tırnaklarımın iziyle mutlu olan ama kanayan tırnaklarımı farketmeyen bir silüet gördüğümde her yer, herşey darmadağın oldu. Fırtınalar patladı, depremler oldu, yangınlar çıktı ,toz duman oldu, zaman durdu.. Ne acı ne üzüntü ne gözyaşı ne de başka birşey. Hiçbirşey hissedemeyecek kadar yıkıldım. Becerememiştim…..
Şimdi gülümsüyorum sen hala beynimde çekiç darbeleri indirirken tutunduğum camdan hayallere…

Beni kandıran yine ben miyim

sedaflora | 04 May 2007 09:37

Bu içimdeki garip çelişkiler..Bir yanım tutkudan kavrulup, görmezsem ölürüm dokunamazsam çıldırırım derken diğer yanım hayatın çok başka yerlerinde mutlu mesut yaşayıp gidiyor.Bazen deli gibi yangın,bazen kül gibi donuk,sakin..Şeytanla meleğin bitmek bilmez tangosu.İçimdeki acıyla beslenen acımasızlığı, kötülüğü bir zaptedebilsem.
Başıboş ama tutsak,zincirli ama doludizgin.Hep olduğum yerde ama her yerde.Çaresizliğin en dibinde ama çareler zaten bende.Peki arayan kim, bulmak isteyen kim..Ne zaman ne oldu da acı bu kadar samimi davranmaya başladı bana ve dostum oldu en olmadık zamanda.Sever özler oldum en hasretim gibi.Her ateş ayrı beslerken beni,ne lüzum var yeni bir yanışın açlığına .Bu acıya olan doymak bilmez zaafım değil mi içimdeki fırtınaları koparan.Ya diğer tarafım?O en hassas, en kırılgan,yorgun, şefkata muhtaç ama sevgi dolu çocuk,nasıl dayanıyor bu acımasızlığa, nasıl savaşıyor hala bu pervasızlıkla.
Bazen düşünüyorum da hangi tarafım daha çok seviyor acıyı, beni kandıran ben miyim yine yoksa…