bildirgec.org

oruç hakkında tüm yazılar

Oruç, sadece aç kalmak mıdır?

srkncntrk | 29 August 2008 15:59

  • Oruç tutmak,
    bilindiği üzere sağlıklı olan her müslümana farzdır.
    Sabah vaktinden, akşam ezanına kadar yemeden,
    içmeden, cinsi münasebetten, kötü davranış ve
    sözlerden sakınmaktır. Gecenin o karanlığında uykudan uyanmak, birşeyler yemeye çalışmak, bardak bardak üstüne su içmek bayağı zor gelir her insana. Sahur bu ibadet’in en zor kısmı. Ama akşam ezanı okunduğunda duyulan huzur, iftar’da içilen su ve yenilen her lokmanın zevki bambaşka.
  • Açlık, enteresan bir duygu, enerjin azalıyor, bağımlıysan, sinir yapıyor v.s. Oruç sadece açlık çekmek değil oysa, ruhu olgunlaştırıyor, sabrı öğretiyor, zamanın önemini kavratıyor, bir o kadar da insan hayatına disiplin katıyor. Bu disiplin hem manevi hem de bedeni. Bir kere sözlerimize ve davranışlarımıza dikkat ediyoruz. Bu orucun manevi yanı. Miğdemiz ve buna bağlı diğer organlar, Bir Sene’nin yorgunluğunu atıyor, yemek aynı saatte yenildiği için miğde bir disiplin kazanıyor. Bedensel faaliyetler yavaşlıyor ve vücut dinleniyor.
  • Demek ki oruç tutmak sadece aç kalmak değil, ruh ve beden sağlığımız için gerekli olan bir ibadet. Boşuna Ramazan ayına 11 ayın sultanı dememişler.
    * Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.

Hergün 1 ürün 1 ytl !

rpc | 23 August 2008 10:14

Türkiye içinde birçok şehirde faaliyet gösteren Atom Tost firması; ramazanın da yaklaştığı bu günlerde; oldukça ekonomik bir kampanya başlatmış.

Sitenin enalt tarafındaki banner dan da görebileceğiniz üzere; hamburgerden sosisliye tavukburgerden tost a kadar birçok çeşitte; hergün 1 ürünü 1ytl olarak tüketicinin beğenisine sunuyor.

Eğer bulunduğunuz şehirde bir Atom Tost şubesi varsa; şimdiden afiyet olsun : )

Aç Kalmanın Zararları

ikonoklast | 22 September 2007 00:41

anoreksiya
anoreksiya

Geçen gün metroda iki kadın konuşuyorlardı. Biri “Amaan, ben artık öğle yemeği yemiyorum. İyi oluyor, hem uğraşmıyorum, hem de belki zayıflarım böyle.” dedi. En temel yaşamsal ihtiyaçlarımızdan olan yemek yemeyi bile külfet kabul edip, hazırlamaya/yemeye üşenen bu insanların benzerlerine çok rastlanır oldu. “Her gün düzenli olarak 5 öğün yemeniz lazım,” diye ter ter tepinen diyetisyenlere inat, kimileri öğle yemeğini de hayatından çıkarmış. Çoğu kişi sabah kahvaltı bile etmeden evden fırlıyor. Arada ıvır zıvır bir şeyler atıştırıp günü geçirdikten sonra akşam eve gidince, açlıktan gözü dönen bünyenin etkisiyle, normal bir insandan çok, ortalama bir öküz kadar yemek yiyerek kendilerine ettikleri kötülüğü taçlandırıyorlar. Sonra da, “Ben niye şişmanım. Yemiyorum ki?” şeklinde ağlıyorlar.