bildirgec.org

fay hakkında tüm yazılar

Daha çok korkuyorum

admin | 07 July 2009 17:26

evergreenturkey.com
evergreenturkey.com

Daha çok korkuyorum
Kahraman Çayırlı

21 Ağustos 2005’te Radikal İki’de yayımlanan “Korkuyorum” başlıklı yazımın ardından kıyametlerin kopacağını düşünüyordum. Yanılmışım. Ama yanılmadığım noktalar da var: Ortalama elli yılda bir, yaklaşık yedi büyüklüğünde yıkıcı bir deprem üreten Fethiye-Burdur Fay Hattı’nın yeniden uyanma vakti günbegün yaklaşıyor. Tarihinde sık sık şiddetli sarsıntılar yüzünden bütünüyle haritadan silinen kentin eski insanları çareyi evlerini sağlam kayaç zemine, şimdi hâlâ ayakta olan Kaya Köyü’nün olduğu yere, yamaçlara yapmakta buldular. On yıllar önce insanların yaşayarak çıkardığı dersleri biz bugün uygulamamakta hiçbir beis görmüyoruz. Her sayımda şehrin nüfusu katlanadursun, ovada alüvyon, imara açılması gayet tehlikeli olan, en azından kat sınırı getirilmesi gereken dolgu, çürük topraklara yerleşmeye, kendi tabutlarımızı inşa etmeye devam ediyoruz. Tarım için elverişli olan bu toprakların imara açılmaması gerekirdi.Bölge, depremle beraber oluşan dev deniz dalgalarıyla yani tsunamilerle uzun zamandır boğuşmadı. Ancak yıllar önce Muğla kıyılarını inceleyen bilim adamları Fethiye’nin biraz batısında konumlanan Dalaman kıyılarında, hatta kıyıdan 11- 12 km içerilerde bile tsunami izlerine rastladı. Üstelik Ege Denizi’nde bir gecede sulara gömülen ya da tersi biçimde suların alçalmasıyla gün yüzüne çıkan Yunan adalarını unutmayalım. Köyceğiz Gölü’nün altından çıkan turuncu kiremitleri de… Bu şirin ilçenin yerlisi olan yaşlılar, bir sarsıntı esnasında su altında kalan köyü mutlaka anlatacaklardır sizlere de.Gözde tatil beldesi Bodrum için problem yok. Az katlı evler, sert zemin, hiçbir tehlike görünmüyor ancak Marmaris ve Fethiye için iç açıcı cümleler kurmak güç. Zira Batı Anadolu Fay Hattı’na has çökme, kısa süreli ancak enerjinin daha hızlı açığa çıktığı deprem karakteristiği kolon-kiriş bağlantılarının güçlü olduğu yapıları, sert zeminleri bile zorlarken; her iki ilçe de bu hususlarda fena halde sınıfta kalıyor.1855 yılında çok şiddetli bir depremle tamamen yıkılan Fethiye kasabası, aynı hazin sonu 1926’da ve 1957 Depremi’nde de yaşadı. Ancak doğa belki de halimize acıdığından Afyon-Dinar Depremi’nde esas şokun öncül orta büyüklükteki depremden bir hafta sonra meydana gelmesi gibi, önce 24 Nisan 1957 gecesi saat 21.17’de 6.2 büyüklüğünde, ardından 25 Nisan sabahıysa saat 4.26’da 7.1 büyüklüğündeki asıl depremle kent yerle bir oldu. Bu sayede sarsıntı, can kaybı açısından görece ucuz atlatılmış oldu (67 ölü). Periyodunu tamamlamak üzere olan (elbette kesin bir tarihin telaffuz edilmesi yanlış ancak bir an önce önlem alınmalı, belediyelerin harekete geçmesi gerekli) Fethiye-Burdur Fay Hattı’nın yine aynı biçimde davranacağının hiçbir garantisi yok. Likyalılar döneminde pek bayındır bir şehir olan Telmessos bugünkü adıyla Fethiye’nin yeni Gölcük-Değirmendere olmasını istemiyorsak vakit kaybetmeden harekete geçmeliyiz.

03.02.2006

küçük kıyamet

kahramancayirli | 23 March 2009 10:32

Büyük Konstantin Depremi’nin ertesi sabahı. Avcılar, Sefaköy, Küçük Çekmece, Bakırköy, Büyük Çekmece, Kartal, Maltepe, Pendik birbirine girmiş; gecekondu mahalleleri can pazarı. Çürük zemin üzerine yapılmış, 17 Ağustosu güç bela atlatabilmiş gariban evleri, yerle bir. İnsanların bunca sorumsuzluğuna karşılık ayakta zor duran apartmanlar intihar etmez mi? Eder…” Tam da böyle yazmışım 1 Aralık 2006’da yayımlanan eski bir yazımda.

Şimdi ise devam edelim…

Hele ki İzmit’te yedi katlı bir apartmanın 17 Ağustostan sonra ikinci katının duvarları yıkılmış ve çatlak içindeki üçüncü katında bilmem kaç çocuklu koca bir aile oturuyorsa. Hele ki İstanbul’da “oturulamaz, hasarlı” raporu verilen evlerde hâlâ oturuyorsa onca aile… Hazır mısınız Türk ekonomisinin altmış saniyede 2001 yılına hatta 1994’e geri dönüşüne? Gözbebeğimiz İstanbul’da konuşlanmış bir sürü sektörümüzün aynı anda göçüverişine…

MARMARAY PROJESİ

aydin gelini | 09 January 2009 15:04

Marmaray Projesi asrın projesi olarakta gündemde olmakla beraber Asya ve Avrupayı suyun altından birbirine bağlayacak olan tünel;sabah ve akşam trafiğini önlemesi bekleniyor.umarız ki 10 milyonu aşan nufuslu ve hergün daha da yükselen kalabalığa alternatif olabilir.21.yüzyılda dünyanın en büyük sualtı ulaşım projesi aksaklıklarda olsa son hızıyla devam ediyor.istanbulluların yüzünü güldürecek olan proje ye asrın projesi dememek imkansız.7 gün 24 saat çalışan insanlar,milyar dolarlar değerinde harcana bütçe profosyonel bir hareket planı projenin büyüklüğünü doğrular nitelikte.
karada yapılan kazılarda istanbulun ilk günlerinden kalan tarihi eserler,yaşam gereçleri ve büyük sandal iskeletleri çıktı ve arkeologlar projenin bir süreliğine de olsa durmasını istediler..aslında bu proje ile gün yüzüne İstanbul un diğer yüzü
de ortaya çıktı.İstanbul un Avrupa yakasında Halkalıdan; Anadoluda ise Gebzede kesintisiz hizmet verecek.
suyun altından geçişi sağlayacak olan demir yolu hattı;İstanbul u Dünyada da bir kıtadan diğer kıtaya 5 dakikada geçilen tek yer haline getirecek..
gerçekten de asrın projesi olarak değerlendirilmekte haklı.tüm tehlikelere rahmen projenin tamamlanmasına günler kaldı..
dünyanın en faal ve en tehlikeli fay hattının üzerine yapılan proje ulaşım için can suyu anlamına geliyor.

deprem gerçeği

ufopilotu | 28 December 2007 12:03

son zamanlarda ankarada meydana gelen depremler sonucunda uzun zamandır tartışılan muhtemel istanbulda depremininin ne boyutta ve ne zaman olacağı konusunda bir çok görüş belirtilirken bilgi almak ve deprem konusunda bilinçlenmenin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. türkiye deprem kuşağında olan bir ülke malesef.

türkiyede olan depremlerin son dökümünü veren KANDİLLİ RASATHANESİ VE DEPREM ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ (KRDAE) sitesi son 200 depremi listeliyor.

Çınarcık Çukuru

siyah zeytin | 21 November 2006 11:26

Yaklaşmakta olan Marmara Depremi ile ilgili bir belgeyi paylaşmak ve kısaca açıklamalar eklemek isterim.

Çınarcık’ ın kuzeyinden başlayarak devam eden bir “yar” sözkonusu. Bu derin çukur aslında tüm Marmara Denizi’ ni oluşturuyor. Baktığınızda Yalova’ nın kuzey ucundan İZmit’ in güney ucuna kadar olan uzaklık 1200 metre ve bu açıklığın deniz dibi tam 1280 metre.

İstanbul’ a ve adalara doğru incelediğimizde ise Kınalı adanın hemen güney açıkları 60- 70 metre iken birden 1280 metreye düşüyor. Bu çok keskin bir uçurum demek. Karada olsa aşağıya bakamazsınız…

17 Ağustos 1999

esatergun | 16 August 2005 22:26

“…Kuzey Anadolu Fay Hattının Adapazarı, Kocaeli, Gölcük segmenti üzerinde, Richter ölçeğine göre Ms=7.4 many itüdünde ve yaklaşık 45-50 saniye süren bir deprem meydana gelmiştir. Deprem, Marmara Bölgesinin tamamı ile Kuzey Anadolu Fay Hattının doğu yönündeki uzantısında yer alan Düzce ve Bolu gibi şehirleri etkilemiştir. 17 Ağustos depreminin ülkemizde endüstrinin ve şehirleşmenin en yoğun olduğu Marmara Bölgesinde meydana gelmiş olması, can kaybının ve hasarın da çok büyük olmasına sebep olmuştur. 1967 Adapazarı Depreminden sonra bölgeyi etkileyen en büyük deprem olan 17 Ağustos 1999 depremi, İstanbul’un Avcılar, Küçükçekmece, Tuzla ilçeleri ile İzmit, Adapazarı, Gölcük, Yalova, Düzce ve Bolu şehirlerinde 20 000 dolayında can kaybına ve maddi hasara yol açmıştır…”

Aynı acıları bir daha yaşamamak ümidiyle…