bildirgec.org

exorientelux

8 yıl önce üye olmuş, 72 yazı yazmış. 350 yorum yazmış.

İlm-i Kıyâfet

exorientelux | 27 February 2008 16:20

Erzurumlu İbrahim Hakkı
Erzurumlu İbrahim Hakkı

İlm-i kıyafet, insanların fiziksel özelliklerine bakarak karakterlerini tanıma ilmidir. Beden yapısı ile karakter arasında bir bağ olduğu inanışı çok eskilere dayanır. Taocu felsefede Mien Shiang olarak adlandırılan yüz hatlarından teşhis sanatı (mien “yüz”, shiang “okuma” demek) uzun yıllar Çin’de kullanılmış, insanların yüzü ömürleri ve yaşamlarının kalitesi hakkında bilgi edinebilmek için incelenmiştir. Eski Çin yüz okuma uzmanlarına göre, yüzü oluşturan unsurlardan kaş, gözler, ağız, burun ve kulakların dengeli olmasıyla kişinin mutluluğu ve ömrünün uzun olması doğru orantılıdır.

Fiziksel özellik ve karakter arasındaki bağ sadece Çinliler’in değil Aristo’nun da ilgisi çekmiş. Aristo’ya göre, insanın beden ve yüz yapısının belli bir hayvana benzemesi, onun karakter özelliklerini ortaya koymaktadır. Bu demek oluyor ki insanın yüz yapısı, kafa yapısı, cilt rengi, bedenin tğy yapısı, ses tonu, hareketleri gibi özelliklerinin hayvanlarda bulunan benzer özelliklerle karşılaştırılması sonucu, kişinin karakter özellikleri elde edilebilir. Örneğin, küçük gözlü kişilerin cesaretsiz ve irade eksikliği çektiği sonucuna varılmıştır ki bu maymun tipine denk düşmektedir. Gözleri iri olan insanlar tembeldir ki bu da öküz tipine denk düşer. Bu anlayışa göre, gözleri orta büyüklükte olan insanlar asil bir karaktere sahiptir. (Diğer uzuvlar ve özellikleri için bakınız)

Kadın Dili “Nushu”

exorientelux | 24 January 2008 12:35

nushu diline ait bir metin
nushu diline ait bir metin

Dünyanın bilinen tek kadın dili Nushu (nu şu)’nun en az bin yıllık bir geçmişinin olduğu sanılıyor. Nushu adı üzerinde “kadın dili” ya da “kadın yazısı”, olmadı “kadın alfabesi” anlamına geliyor. Çin’de Hunan eyaletinin güneybatısında, önce kırsal kesimde yaşayan kadınlar arasında geliştirilen, sonra kentlere de yayılan bu dilin alfabesi, şiirleri, şarkıları, yazılı ürünleri var.

Hamsinâme

exorientelux | 13 September 2007 13:37

“İsim,şehir,hayvan” oyununu bilirsiniz. Bir harf tutulur, o harfle başlayan isim, cisim, falan filan bulunur. Yer, bizim ev. Ailecek bu oyunu oynuyoruz. Harfimiz “h”. Sıra hayvana gelince rahmetli babamla aramızda şöyle bir diyalog geçiyor:
Ben: Hamsi
Babam: Olmaz, hamsi hayvan miduu?
Ben: Ya nedu?
Babam: Baluktu!
Ben: ??!!

hamsiname
hamsiname

Karadenizliler için balık, hele de hamsi başka birşeydir ama hayvan kesinlikle değildir.
İşte aynen böyle düşünen Trabzonlu Hammamizade İhsan Bey, edebiyatımızda divan tertip etmiş son şair olarak bilinir. Aynı zamanda tarihçidir, dilcidir, folklor araştırmaları vardır. Ama ismiyle birlikte anılan asıl eseri Hamsiname’dir ki belki de dünyada bir hayvan için, hayır, pardon, balık için yani daha doğrusu hamsi için yazılan tek eserdir. Hammamizade 1928 yılında yayımladığı eserinde, hamsinin anatomisinden tutun da , avcılığına, üremesine, kurutulmasına, gübresine, yemek tariflerine kadar değinmediği konu kalmamıştır. İşte bir örnek:

Islık Dili

exorientelux | 16 April 2007 22:44

Islık dili, dilin ağız içerisinde özel bir şekle getirilerek ses organlarının mümkün olduğu ölçüde çeşitli fonemlerin (ses birimleri) boğumlanması (sese dönüştürülmesi) ile elde edilen farklı seslerden birleşen heceler üzerine kurulmuştur. Geçmişi 15. yüzyıla kadar giden bu dilde, kelimeler teker teker ıslığa çevrilerek söylenir ve bunlar arasında bırakılan kısa aralıklar cümleleri oluşturur. Yani kelimeler ses şeklinde değil, ıslığa çevrilerek ağızdan çıkar. Parmakları yardımıyla dile özel biçimler vererek konuşulduğu gibi parmakları kullanmadan da ıslık dili konuşulur. Yalnız, parmak yardımıyla çalınan ıslık daha kuvvetlidir ve daha uzak mesafeden duyulabilmektedir.

Fransız Biyoakustik Mühendisi Julien Meyer’in tahminine göre dünya genelinde yaklaşık 60 ıslık dili kullanılmaktadır. Güney Meksika’da Huautla Jimenez bölgesi, İspanya Kanarya Adalarından La Gomera ( Silbo Gomero ıslık dili), Fransız Pirenelerinde Aas Köyü, Yunanistan’da Euboa bölgesi, Amazonlar, Tayland günümüzde ıslık dilinin konuşulduğu yerlerdendir. Meyer’in araştırmaları, Huautla Jimenez bölgesinde ıslık dili pazarda, evden eve, bir dükkandan diğerine haberleşmede kullanılacak kadar günlük yaşamın içinde olduğunu gösteriyor. Tayland’da aşıklar pencerelerin önüne gelerek sevgililerine ıslıkla iltifatlar yağdırıyorlar. Kanarya Adaları’ndan La Gomera adasının geleneksel ıslık dili Silbo Gomero, 2003’te ilkokullarda zorunlu ders oldu.

Onikotillomani

exorientelux | 11 April 2007 11:37

“Güzel vücutlar boş suratlar
Benimse onikotillomanim var.”

% 45’imizde olduğu gibi…

İlkokula başladığım zamandı, en yakın arkadaşımdan görmüştüm usül ve adabını. Sonraları ise onun benden öğrendiği aileler arasında yayılacak ve kötü örnek yaftası bir ömür üzerimde kalacaktı. Yıllaar yıllaar sonra “Ya hu nedir bu böyle bırakamadığım, bedenimin farkında olmadığım zamanlar da bile vazifesini bir memur gibi eda ettiği şey?” diye bir araştırayım dedim ve başlıktaki ada ulaştım.
Onikotillomani, tırnakların koparılması veya tırnak yeme alışkanlığı olarak literatüre geçmiş, hatta buna muzdarip olanların tırnaklarından küçük parçalar koparıp parazit içerdiklerini iddia ettikleri bile öne sürülmüş çoktan. Biraz daha okuyuncatahmin edileceği gibi işin içinde olmazsa olmaz psişik- obsesyonel sorunlar yattığını, genellikle 3-4 yaşlarında başladığını, ergenlikte nerdeyse iki kişiden birinin tırnaklarını kendine meze yaptığını, bunu yetişkinliğinde de sürdürenlerin sayısının hiç de az olmadığını, bunun aynı zamanda bir çeşit stresten kaçma yolu olduğunu öğrendim.

İnternetin Sanal Kahramanlarıyız Biz

exorientelux | 23 March 2007 09:06

Süper kahramanların çoğunun ortak bir özelliği vardır: Çift kişiliklidirler. Kişiliklerinin birinde süper güçlere sahip olarak kahramanlıktan kahramanlığa koşarlar, diğerinde ise yurdum insanı pozunda maişetlerini kazanmaya çalışırlar.

Örneğin Süpermen gazeteci , Örümcek Adam öğrencidir normal hayatlarında.

En Sevdiğim Klark Kent
En Sevdiğim Klark Kent

Düşündüm de internet hayatımıza gireli,yani tam anlamıyla gireli demek istiyorum, biz de bir çeşit kahraman olduk aslında. Yalnız süper değil de “sanal kahraman”.
İnternet aleminde çoğumuzun bir takma adı var , bazılarımızın birkaç tane. Bilgisayar karşısında, seçtiğimiz adı takınıyoruz ve internette olmak istediğimizi olabiliyoruz. Forumlara ya da Pilli gibi ortamlara girip tanımadığımız insanlarla bir çeşit sosyal ilişki kuruyoruz. Takma adımız altında düşüncelerimizi rahat rahat söylüyoruz. Bildiklerimizi paylaşıyoruz, birşeyler öneriyoruz, birilerine yardım ediyoruz /etmeye çalışıyoruz. Gerçek yaşamımızda belki yüzüne bakmayacağımız bir insanın derdine ortak oluyoruz. Kimimiz belki olduğundan kibar, kimimiz belki daha akıllı görünüyor. Kimimiz seçtiği adla karizmatik, kimimiz çekici biri olduğumuz izlenimini uyandırıyor. Yani şu sanal alemde ne istersek olabiliyoruz.
Gerçek yaşamda ise belki öğrenci, belki öğretmen, belki dolmuş şoförü, belki de mahallenin bakkalıyız. Belki karşımızdakinin gözlerine bakarak konuşamaz, bir topluluğa hitap edemeyiz.
E, sanal kahramanların çoğunun ortak bir özelliği vardır: Çift kişiliklidirler.