bildirgec.org

yer hakkında tüm yazılar

masaüstü imleme programı

apeiron13 | 02 January 2008 13:36

Pek çok yer imleme sitesi var ve hepsi de web üzerinden çalışıyor.Benim yer imlerimi kendi sistemlerinden tutuyorlar.
Acaba bir yer imi programı var mı ? Kendi sistemimde çalışan,yer imlerimi kendi bilgisayarımda saklayabileceğim.
Aradım aradım bulamadım.

salkım söğüt

siirimsi | 22 November 2007 11:36

Ben

Bir salkım söğütüm

Dost, dedim, bilendim

Yar dedim, yenildim

Göğsümden girdi kurşun

Tam ortasında vuruldu kalbim

Sevdadandır, bilesiniz

Eğildi belim

Uçuramadı kuşlarımı

Bunun için göğe küstüm…

Küçücüktüm, büyüdüm

Siz görmeden yürüdüm

Kesmedi yağmurlar yolumu

Fırtınadan aldım umudumu

Sevdim, kırıldı dalım

Esen rüzgara yenildim

Türkçe’de en çok kullanılan sözcükler

odo | 10 November 2007 00:23

2003 yılında tdkbir yazılı açıklama ile dr. ilyas göz’ün çalışmasının sonuçlarını kamuoyuna duyurmuş. araştırma konusu türkçe’de en çok kullanılan sözcüklermiş. bunun için denekler kullanılmış, gazeteler, dergiler taranmış, edebi eserler ve diğer sanat ürünleri incelenmiş ve sonunda veriler istatistiklere dökülmüş. buna göre, yazılı Türkçede en çok kullanılan kelime ‘bir‘ olmuş. Bu kelimeyi ve, olmak, bu, için ve o izlemiş.

‘Ben’, ‘demek’, ‘çok’,’yapmak’, ‘ne’, ‘gibi’, ‘daha’, ‘almak’, ‘var’, ‘kendi’, ‘gelmek’, ‘ile’, ‘vermek’, ‘ama’, ‘sonra’, ‘kadar’, ‘yer’, ‘en’ ve ‘insan’ kelimeleri de yazılı Türkçede en çok kullanılan kelimeler arasında yer almış.

ÖN YARGI…

akoni | 09 September 2007 13:10

Bu bana ,yakın zaman da gelen bir mail.Sanırım yaş biraz daha olgunlaşınca insanlar daha duygusallaşıyor. Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu olayı okudu.Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer, ya da kişi kavramı yok. Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba harcıyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor.Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalardan dolayı sürekli leke içinde. Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir neden yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana dek de feryat figan bağırıyor .Bu olayı okuduktan sonra, Dr. Ruskin öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemeyeceklerini sordu. Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylediler.Dr. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırdılar.Daha sonra Dr. Ruskin hastanın (!) fotoğrafını dolaştırmaya başladı. Fotoğraftaki doktorun altı aylık kızıydı.“ Dinlemeden,düşünmeden,tanımadan sadece bir anlık düşünce zıplamalarıyla ya da çağrışımlarla yargılar,hüküm veririz.. Belki de böylesi daha kolay olduğu için.. Zoru seçmeyiz..Çünkü bir insan ya da bir olay hakkında düşünmek , o kişiyi tanımaya ,yaşadıklarını anlamaya çalışmak dünyanın en zor ve en fazla zaman alan işlerinden biridir. Kendimizle ilgili yanlış bir değerlendirmeye asla tahammül edemezken, başkaları için bu yöntemi bu kadar içimiz rahat kullanabilmemiz ne kadar şaşırtıcı değil mi? Önyargılarımız bizim hayatımızı büyük ölçüde kolaylaştırırken ,başka insanların hayatlarını aynı oranda zorlaştırır.Karşımızdaki kişi bize ne kadar önyargılı davrandığımızı anlatmaya çabalarken , biz çoktan konu ya da kişi hakkında “ karar vermiş olmanın dayanılmaz hafifliği”ni yaşamaya başlarız.Dünya sadece yaşadığımız anda bulunduğumuz yerden gördüğümüz gibi değil..Olaylar da öyle…İnsanlar da…Yapmamız gereken tek şey ( çok zor ve zahmetli de olsa) bakış açımızı 360 dereceye ayarlamak….Unutmayalım ki Tanrı bile insanları hakkında karar vermek için ömrünü tamamlamasını bekliyor…

hadi bakalim, telaffuz et edebilirsen !?

| 02 August 2007 08:18

[1]Llanfairpwllgwyngyllgogerychwyrndrobwllllantysiliogo
gogoch
ve [2]Taumatawhakatangihangakoauauotamatea
pokaiwhenuakitanatahu
nedir? ne degildir?
[1] ingiltere’nin kuzeyindeki bangor sehrinde bulunan bir koy.

Llanfairpwllgwyngyllgogerychwyrndrobwllllantysiliogogogoch
Llanfairpwllgwyngyllgogerychwyrndrobwllllantysiliogogogoch

[2] bu mekanimizda yeni zelanda daki unlu bir tepenin adi.

Taumatawhakatangihangakoauauotamateapokaiwhenuakitanatahu
Taumatawhakatangihangakoauauotamateapokaiwhenuakitanatahu

simdi bu kadar uzun isme sahip koy,kasaba,sehir,dag,tepe,vs…olur mu yahu? demeyin oluyormus iste.her birinin kendine has hikayesi var.ama burada buna deginmeyi dusunmuyorum.digg‘e dusen bu ve su haberler vasitasiyla haberdar oldugum bu mekanlar hakkinda yapilan yorumlarda bazilari bu isimlerin ilgi ve dolayisiylada turist cekmek amacli olarak verildigini dusunuyor.ilgi / turist cekmek, vs. amac ne olursa olsun boyle bir yerde yasamanin getirdigi buyuk sikintilar olsa gerek.ornegin yasadigin yerin ismini telaffuz edememek veya telaffuz ederken buyuk efor sarfettmek gibi.bu noktada [1] numarali ismin telaffuzunu dinlemenizi ve ardindan tekrar etmeye calismanizi oneririm.diger ismin telaffuzuna ulasamadim malesef.onu sizin hayal gucunuze birakiyorum =))) boyle absurd yer isimlerinin yaninda oldukca sade ve akilda kalici yer isimleride mevcut, bkz.

å
å

not:ben hala telaffuz edemedim tam anlamiyla.edebilen var mi?