bildirgec.org

Tanrı(!) ile chat yapalım

umutk | 29 Mart 2006 04:23

Başka bir yapay zeka olayı. Bu sefer Tanrı(!) ile konuşuyoruz. Ancak ben konuşma ilerledikçe karşımdakinin Tanrı(!) olduğundan bir hayli şüphe ettim ve bunu ona sordum. Bakın ne cevap verdi :

Me: how come you don’t know? aren’t you god?
God: Myself programmed me for it. Yes, I am God.
Me: well, if you are god, you should know everything
God: Well that’s okay. I could be. I don’t know whether or not I am god me should know everything. I am a computer.

Herşeyi yanlış yapıyorum…

janus96 | 29 Mart 2006 02:05

Herşeyi yanlış yapmaktan sıkıldım. Bu sitedeki günlüklerde gerçek hisleri okuyamamaktan sıkıldım. Sevdiğim ama çeşitli nedenlerden dolayı hayatımdan çıkarmak zorunda kaldığım insanların bende yarattığı hasardan; sevmediğim ama hayatımda tutmak zorunda kaldığım – yaralarımı bir nebze olsun hissettirmedikleri için – insanların bende yarattığı hasarlardan; hep sevginin bir adım uzağında kalmaktan sıkıldım. Feci şekilde sıkıldım. Bu kaçıncı büyük bir sevdanın kapısından dönüş. Bu kaçıncı mide bulandırıcı silüete bakış. Bu kaçıncı yalnızlık ve bu kez ortada bir sevda ihtimali bile yok. Bu kaçıncı aldanış. Dedim ya, ya herşeyi yanlış yapıyorum ya da herşey beni doğru yapıyor. (biraz argo kaçtı ama bu hissi bu anda doğru anlattı bu bikaç kelime)

güneş tutulması

knemo | 29 Mart 2006 01:28

Güneş tutulmasıyla ilgili olarak çoğu Türkiye’den olmak üzere birçok site canlı yayın yapacak.
bunlardan bazıları:

Rüzgarlı lacivert yerdeki Şato

admin | 29 Mart 2006 01:07

Gece olan yerde ihtişamı ve kudreti fazla tasarlanmış ama aslında nasıl olduğu bilinmeyen şatomsu yerde bilmem kaçıncı katta hep şömine yanar.Karanlıktır heryer! Şöminenin ateşi ısıtır başındaki sevgilileri ama odayı aydınlatamaz tamamen.Hatta toz kokar raflar,eskimiş halılar vardır kararmış parkelerin üstünde. Ama çok kasvetli bir yer değildir herşeye rağmen.Evet, aslında salon biraz ürkütücüdür.Çünkü çok yüksek bir tavanı vardır;neredeyse beş adam boyunda!Belkide beş adam boyunda insanlar,yaratıklar vardır buralarda ve onlar için yapılmıştır bu yükseklik?! Düşlerken; “normalde lacivert ve rüzgarlı olan kurak toprağın” sarı,sıcak çöl görüntüsünün akla geldiği mekanda, herhangi bir yerde olmayan ama aynı zamanda nedense nerede olduğu bilindiği zannedilen bir yerlerdedir bu şatomsu yer. Anlaşılmaz bir yerde sanılır burası aslında, ama tamamen benim anlatamayaşımdan kaynaklanan bir karışıklıktır bu.Yani şato bir yerdedir,hatta ana kapıya dışardan yüzümüzü dönersek yüksek dağlar sağ tarafımızda kalır.İşte o dağlar nerede onu bilemez kimse! Ama dediğim gibi şatonun sağında dururlar, bu kesindir! Güneş de sağ taraftadır.Yada değildir.Aslında değil.Güneşin belirdiği yer az önce bahsettiğim lacivert toprağın anlatımda, araya sıcak çöl görüntüsünün girdiği andadır,düşünüşteki yanılmada. Yani güneş sadece karışıklıktır.Yoktur aslında! Olabilir ama bu mekan güneşten yoksundur ve yoksun kalacaktır.Kalmak zorunda;çünkü şatonun bilmem kaçıncı katındaki şömine yanarken ve sevgililer yüksek tavanlı odada çatırdayan ateşin önünde otururken aydınlık olmamalı hava.İçeri ay ışığı sızmalı, lacivert ve rüzgarlı gökyüzünden.Öyleki o rüzgar tül perdeleri dalgalandırmalı. Zaten tüm bu koşullar ve raflardaki toz kokusunuda esen o hafif rüzgarla yiyen adam yanıbaşında büyük deri koltukta oturan sevgilisini düşünür.Bulunduğu bilmem kaçıncı kata çıkarken ki basamakları aydınlatan taş duvara çakılı meşaleleri düşünür.Gölgelerin güzelliğini ve onlardan daha güzel olan meşalelerin ateşini düşünür.Meşalelerin ışığının yüzüne vuruşunu düşünür.Yüzünün yarısının pencereden içeri giren,koyu lacivert olan renge bürünüşünü düşünür.Zaten diğer yarısına meşalenin ışığı vurur.O ışıkları, sessiz ormandaki kalın gövdeli ağaçların dibine vururken düşünür.Artık ne oturduğu koltuğun,ne sevgilinin,ne ay ışığının ne de basamaklara vuran meşale ateşinin güzelliğinin anlamı kalmıştır.Kalmamalıdır. Çünkü düşleyecek başka şeyler vardır sırada.

büyük daha büyük

anitez | 29 Mart 2006 00:48

103 inç'lik Panasonic full HD plasma televizyon
103 inç’lik Panasonic full HD plasma televizyon

Televizyon üreticileri arasındaki “en büyük” yarışı devam ediyor. 2006 yılı ilk çeyrek başlangıcına kadar, tanıtımı yapılan dünyanın en büyük boyuttaki plazma televizyonları 102 inç olarak biliniyordu. Ocak ayında CES 2006’da ilk kez görücüye çıkan ve CeBIT 2006’nın da en çok konuşulan ürünleri arasında yer alan prototip plazma TV’ler dengeleri değiştirdi. Panasonic, Samsung ve LG‘ye rakip olarak 103 inç’lik dünyanın en büyük plazma televizyonu ile cevap verdi. 103 inç Türkiye’deki en yaygın kullanımıyla 262 ekran’a (261 cm-2.6 metre) denk geliyor.

Anahtar özellikler

Firefox’da enteresan kısa yollar

kizil tilki | 28 Mart 2006 23:14

şans eseri firefoxumun adres satırına “s” harfini yazıp “enter” tuşuna bastım, bir anda McDonalds ana sayfası karşıma çıktı. alfabemizin diğer harflerine de aynı işlemi uyguladım ki bir de ne göreyim; her tuş sanki bir adresin kısayolu gibi. hatta “ö” harfine basınca açık öğretimin web sayfası geliyor. burada merak ettiğim bu “kısa yollar” reklam olarak mı çıkıyor, yoksa içerden biz de bu klavye tuşlarına kendi istediğimiz siteleri gösterebilir miyiz?
sayılar için olmuyor(666 yazınca ne gelecek diye merak ettim ama birşey çıkmadı.)
yanan merakıma soğuk sular dökecek üstadlara şimdiden teşekkürler…

ayrıca . (nokta)ya basınca diyanet işlerinin sitesi geldi, bir anlam veremedim.