bildirgec.org

query_vars["author_name"]); if($tuser->ID == 0){ // kullanici yoksa 404 $wp_query->set_404(); status_header(404); get_template_part( 404 ); exit(); } ?>

768

8 yıl önce üye olmuş, 9 yazı yazmış. yorum yazmış.

18 kısa film bir arada: Paris, je t’aime (2006)

768 | 28 February 2010 13:28

Paris, hayallerin şehri!
Birçok insanın zihninde aşk ve tutkuyla özdeşleşmiş olan Paris şimdi muhteşem görüntüleriyle ve Pierre Adenot, Johnny Klimek, Christophe Monthieux ve Tom Tykwer imzalarını taşıyan müzikleriyle ayaklarınızın altına seriliyor. 2006 yapımı bu film, 21 usta yönetmenin 4 sene süren çalışmaları sonucu 18 farklı aşk hikâyesini beyazperdeye yansıtıyor. Sadece aşka değil, toplumsal sorunlara da kenarından köşesinden yer veren bu film, özgün konuları ve usta oyuncularıyla da oldukça dikkat çekiyor.

Oyuncular arasında Gérard Depardieu , Natalie Portman , Alexander Payne , Bob Hoskins , Nick Nolte , Willem Dafoe , Juliette Binoche , Steve Buscemi , Wes Craven , Elijah Wood , Olga Kurylenko gibi isimlerin yer aldığı filmin yönetmenleri de Frédéric Auburtin, Emmanuel Benbihy, Sylvain Chomet, Ethan Coen, Joel Coen, Wes Craven, Gérard Depardieu, Christopher Doyle, Vincenzo Natali, Alexander Payne, Walter Salles, Oliver Schmitz, Gus Van Sant gibi isimlerden oluşuyor.

Tony Gatlif’ten Bir Yol Hikayesi: Transylvania

768 | 26 February 2010 14:38

Çingenelerin hayatına hem bir belgesel, hem de bir müzikal tadında yaklaşan dans ve dramla süslenmiş bir yol hikayesi…

Latcho Drom, Exils, Gadjo Dilo gibi birçok başarılı esere imzasını atmış, Cezayir doğumlu Fransız yönetmen Tony Gatlif’in ellerinden çıkmış yine harika bir film.

Bu sefer anlatılan, sevdiği adamı bulmak için yollara düşen ve Transylvania’ya giden Zingarina’nın hikayesi. Asia Argento’nun canlandırdığı Zingarina katıldığı bir pagan festivalinde sevdiği adamın artık kendisini sevmediğini öğrenir, yaşadığı bunalımı atlatabilmek için de her şeye sıfırdan başlamaya karar verir. Yolculuk esnasında “Duvara Karşı” filmindeki rolüyle “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazanan Birol Ünel’in canlandırdığı Tchangalo ile tanışır ve bir aşk yaşamaya başlarlar. Daha sonra ise olaylar gelişir.

Müzikleriyle ve görüntüleriyle olduğu kadar, usta oyunculuklarıyla da seyirciyi kendine hayran bırakan; özgürlüğe, kadına, dansa, müziğe ve Balkanlara dair 103 dakikalık bir kesit…

İspanya İç Savaşı’na Dair Bol Ödüllü Bir Film: “Ay, Carmela!”

768 | 26 February 2010 12:12

¡Ay, Carmela!
¡Ay, Carmela!

Yönetmenliğini Carlos Saura’nın yaptığı ve senaryosunun Rafael Azcona’yla beraber yazıldığı, 1990 yılında yapılmış olan Ay, Carmela! filmi, adını birçoğunuzun da bildiğini tahmin ettiğim ünlü şarkı Ay Carmela’dan alıyor. Şarkı, İspanya İç Savaşı (1936-1939) esnasında Uluslararası Tugayların ve Cumhuriyetçilerin dilinden düşmeyen ve savaşın bitimine iki sene kala ünlenmiş olan sosyalist bir şarkıdır.

İsmini verdiği filmde ise, yine İspanya İç Savaşı sırasında cephedeki Cumhuriyetçi askerleri eğlendiren üç kişilik gezici ve tiyatrocu bir grubun bir sabah kendilerini yanlışlıkla isyancı Milliyetçilerin tarafında bulmaları anlatılıyor. Carmen Maura’nın canlandırdığı Carmela, Andres Pajares’in canlandırdığı Paulino ve Gabino Diego’nun canlandırdığı dilsiz yardımcı Gustavete’den oluşan grup, kurşuna dizilerek öldürüleceklerini sanmaktadır. Oysaki tiyatro seven faşist bir İtalyan komutan onlardan sadece askerler için bir oyun düzenlemelerini talep etmektedir.

Bahman Ghobadi’den Ödüllü Bir Film: Kaplumbağalar da Uçar

768 | 25 February 2010 12:15

İran ve Türkiye arasında Amerika’nın işgal ettiği bir Kürt mülteci kampında, yaşıtlarından çok daha kötü şartlar altında hayatla mücadele eden, hiç çocukluğunu yaşayamamış gençlerin hikayesi anlatılıyor.

Kamptaki diğer çocukların liderliğini yapan 13 yaşındaki Saran, geçimini mayın toplayarak sağlamaktadır. Amerika-Irak savaşına az bir zaman kalmıştır ve Saran günlerini uydudan duyduğu haberleri köylülere çat pat İngilizcesiyle çevirerek geçirir.

Agrin ise aynı kampta yaşamakta olan, 14 yaşında bir annedir. Onun için Saran’ın ona duyduğu platonik aşkın da, hayatta kalmanın da artık pek bir önemi yoktur. Yaşamın tüm ağırlığını omuzlarında hisseden Agrin için ölmek belki de en mantıklı çözüm yoludur.

The Dispossessed (Mülksüzler)

768 | 25 February 2010 11:41

Antropolog bir babayla, psikolog ve yazar bir annenin kızı olan 1929 doğumlu Amerikalı anarşist ve feminist yazar Ursula Kroeber Le Guin‘in fantastik ve bilim kurgu türündeki kült kitabı Mülksüzler 1975’de bilim kurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır.

Kitap genel hatlarıyla ikili bir dünya sistemi içinde geçer. Bir tarafta kapitalist ve devletçilerin gezegeni olan Urras, diğer tarafta ise Odo’cu anarşistlerin gezegeni Anarres vardır. Odo, anarşist toplumun kurucusu olan ve kitaptaki olaylardan kuşaklar öncesinde yaşamış bir kadındır ve Anarresliler toplum içinde Odo’cu felsefeye göre hareket ederler.

Dom za vešanje (Çingeneler Zamanı)

768 | 23 February 2010 17:14

Yönetmenliğini Emir Kusturica‘nın yaptığı 1988 yapımı bu Yugoslav filmi, Kusturica’nın en iyi filmlerinden biri kabul ediliyor, aynı zamanda tamamı Çingenece çekilen ilk sinema filmi.

Film, Romanya’da büyükannesiyle beraber yaşayan ve telekinezik güçlere sahip olan (duygu yoğunluğu yaşadığında nesneleri dokunmadan hareket ettirebilme yeteneği olan) Perhan adında yeniyetme bir Çingene’nin, genç yaşta Yugoslavya’nın küçük bir köyünden çıkıp bir takım mafya işleri peşinde olan ve kendisinden yararlanmaya çalışan Ahmed’in ikna etmesiyle Milano’da bir suç şebekesine dahil oluşunu, Azra ile yaşadığı aşk ve kız kardeşi Danira‘ya uzun süre sonra tekrar kavuşmak için gösterdiği çabaları anlatıyor.

Perhan’ın bu işlerle bulaşırkenki tek amacı yeterince para biriktirip sevdiklerine kavuşabilmek ve evlenebilmektir. Aynı zamanda da bacağından ameliyat olmak için yanlarından ayrılan küçük kız kardeşini de bulmayı ummaktadır.

Aşk, yolculuk ve macera dolu sıcacık bir film: Im Juli

768 | 23 February 2010 15:49

Temmuzda
Temmuzda

Senaristliğini ve yönetmenliğini Fatih Akın’ın yaptığı Im Juli (Temmuzda), Türk asıllı Alman yönetmenin ikinci uzun metraj filmi.
Moritz Bleibtreu’nun canlandırdığı Daniel karakteri, kendi dünyasına gömülü ve çevresiyle fazla samimi ilişkiler kurmayan, çekingen, genç bir öğretmendir. Bir gün Christiane Paul’un canlandırdığı Juli ile tanışır ve hayatına daha farklı bir şekilde devam edebileceğine inanmaya başlar.

Çünkü falına bakan kadın ona hayatının aşkını kısa zamanda bulacağını söylemiştir. Bir süre sonra Daniel, bir Türk kızı olan Melek’e aşık olur ve onun peşinden Türkiye’ye gitmeye karar verir. Juli ise Daniel’e aşıktır ve tesadüflerle dolu eğlenceli bir yolculuğa çıkarlar.

8 Dalda Oscar Ödüllü Bir Biyografi: Gandhi

768 | 22 February 2010 15:16

20. yüzyılın ilk yarısında, İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan’da Mahatma Gandhi bağımsızlık mücadelesi için Pasif Direniş‘i örgütlüyordu.

Gandhi’yi usta oyuncu Ben Kingsley‘in canlandırdığı ve Richard Attenborough tarafından 1982’de çekilen film, en iyi biyografilerden biri kabul ediliyor. 11 dalda Oscar’a aday gösterilen film; en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi erkek oyuncu, en iyi sanat yönetmeni, en iyi görüntü yönetmeni, en iyi kostüm, en iyi kurgu ve en iyi senaryo olmak üzere tam 8 dalda Oscar aldı.

Yaklaşık 300.000 kişinin yer aldığı cenaze sahnesiyle de, “bir film sahnesinde yer alan en kalabalık insan sayısı rekorunu” da elinde bulunduran bu eser; umudun, iyiliğin ve inancın gücünü seyirciye var gücüyle hissettiriyor.

Modern Topluma Dair Sıkı Bir Taşlama: “Den Brysomme Mannen”

768 | 22 February 2010 12:21

Yönetmen Jens Lien‘in Per Schreiner‘ın senaryosundan uyarladığı, Türkçe’ye “Uyumsuz Adam” ya da “Sorun Yaratan Adam” olarak çevrilmiş 2006 yapımı oldukça kaliteli bir film. Ülkemizde henüz çok tanınmayan bir yönetmen olan Norveçli Jens Lien, bu filmiyle aslında bir anlamda kapitalizmi meşrulaştırmak için ortaya attığımız “modernizm” kavramını birçok yönüyle irdeliyor. Aşk, seks, iş ve ev hayatına dair çeşitli olaylarla; konformizmin tavan yaptığı bir toplumda bireyin yaşadığı yabancılaşma ve beraberinde gelen yalnızlaşma anlatılıyor. Film, daha ilk sahnedeki ilginç öpüşme sahnesiyle seyirciyi kendine çekmeyi başarıyor.