bildirgec.org

Vivaldi

8 yıl önce üye olmuş, 41 yazı yazmış. 70 yorum yazmış.

Hafif Bug’ları

Vivaldi | 14 January 2005 12:21

Maalesef birkaç gündür Hafif’e login olamıyorum. Olduğum zaman sol ve sağ kolonlar görüntülendiği halde orta kısım tam bir boşluk şeklinde kalıyor. İşin ilginç kısmı tema olarak eski hafif’i seçmiş olduğum için kullanıcı ayarlarıma da giremiyorum. Sebebi ise gerek blogların gerekse ayar değişikliklerinin eski temada ortada yer almaları. Yeni temayla login olmadan gezdiğim zaman her şeyi görüntüleyebiliyorum. Bu konu üzerinde yeterince canım sıkılıp hayli bir vakit uğraşınca aslında görüntülenmeyen herşeyin login olduktan sonra mim’lerin altında taa sağ alt köşede var olmaya devam ettiklerini gördüm. Ama sağ kolondan da ötede görüntülenen bu yazı ve ayarlara ulaşabilmek için gerekli olan slide-bar namı diğer kaydırma çubuğu görüntülenmediği için ne yapacağımı bilmez bir halde dolanırken aklıma bir yöntem geldi. Mevcut birkaç yüz küsur sekmeyi tab-tab-tab diyerek geçtikten sonra tam da emin olamadığım bir noktada durarak tema ayarlarımı değiştirmeye çalıştım. “Voila” ilk denemede oldu. Fakat ziyadesiyle can sıkıcı bir olay. Daha önce de benzer bir kaç sorun yaşadığım için buradan hafifuyku ve/veya diğer editörlerden ricam bir “bug bildir” köşesi açmaları. Hep beraber taşın altına elimizi koyalım derim.

Stanislaw Lem

Vivaldi | 16 December 2004 20:46

Stanislaw Lem: Birçoğumuzun ortalarda iki versiyonu dolaşan (Tarkovsky, Soderbergh) Solaris filmi ile ismen tanıştığı Polonyalı dahi bilimkurgu yazarı.

Aslında bilimkurgu yazarı demek haksızlık gibi geliyor. Felsefeye son derece hakim, insanoğlunun en çıkmaz sokak soruları ile uğraşan bilim-kurgu’yu kendine alet-edevat edinen bir dil ustası demek daha doğru. Sanki eserleri bilim-kurgu kitabı değil de felsefe sorunlarını anlatan ironik bir roman gibi. Kitapları action meraklıları için tatmin edici olmasa da, daha önce açtığı kapıların başka yerlere de (Bkz. Matrix) açıldığını görmek isteyen benim gibiler için başucu kitabı.

Özellikle filminden önce okumaya başladığım Solaris kitabı hala üzerinde en çok düşünülmesi gereken eserlerden biri gibi geliyor bana. Nesneler oluşturabilen, kendini değiştirebilen Solaris gezegeni Gaia hipotezine uygun tanımlanmış. Bu teze göre, canlılar, özellikle mikroorganizmalar, cansız çevreyle birlikte evrim sürecinde dünyadaki koşulları yaşama uygun kılan bir denetleme sistemi oluşturmaktalar. Yani canlıların atmosfer, su ve yerküre üstünde denetleme & şekillendirme etkisi söz konusu. Yani dünya canlı tarif ediliyor. Solaris’te de böyle bir gezegen işte.