bildirgec.org

ONALTIKIRKALTI

8 yıl önce üye olmuş, 122 yazı yazmış. 1 yorum yazmış.

eksik kalan film listem

ONALTIKIRKALTI | 02 June 2005 03:03

bir önceki yazıdan devam mektubun sonu ve film listesi

1- a.i (artificial intelligence) 2- amelie 3- others 4- animatrix 5- brazil 6- cube (yani küp belkide orjinal ismi cell (hücre)dir tam hatırlayamadım ikinciside çekilmişti ama 2.si o kadar parlak değildi. 7- dancer in the dark (björk’ün manyak bir filmi kadın şarkı söyleyeceğine artist olsaymış daha ünlü olurmuş mükemmel bir oyunculuk sergiliyor. 8- My name is SAM (oskarlık) 9- equilibrium 10- gong-fu (evet doğru yazdım kung fu değil gong fu acayip efektli eğlenceli değişik) 11-Hedwig and the Angry Inch 12- hitler (rise of evil) sakın o son çıkan çöküş downfall filmiyle karıştırma bu ona 10 basar 13- intacto (bahis ve iddaada akla gelmeyen yöntemler) 14- le diner de cons (manyak bir komedi böylesine güldüğümü hatırlamıyorum ve adamlar büyük artist aynen bir tiyatro havasında hiç bir zorlamaya gitmeden efektsiz falan ama kesin altına işetiyor) 15- Le Peuple Migrateur(göçmen kuşlar belgeseli bununla birlikte bir belgesel daha var ki kimse bugüne kadar üstüne çıkamadı microcosmos çayırın sakinleri kesin bul seyret derim) 16 memento (kurgusu değişik ve sonu olayı ilginç kılıyor) 17- musa (din filmi kakalamasınlar sana kilisede, çinde geçen bir savaş filmi klasik mantıkta ama güzel çinin kurulma aşamasındaki durumu anlatıyor) 18- no mans land yani tarafsız bölge bosnada sırp müslüman olayını iki kişiyi ikimetrekarelik bir siper içinde başlayıp bitirerek anlatan çok güzel bir film bak orada da nasıl nato bm ne haltlar karıştırıyor mantık ne çok güzel anlatıyor ama çok güzel sürprizleri var filmin o acı havası içinde) 19- phone boot (telefon kulübesi (holywoodun gururu olabilecek çok deli bir gerilim bütün film bir telefon kulübesinde evet o yarım metrekareden küçük yerde geçiyor ve film başlamadan önce kahramanın karakterini (karaktersizliğini) beş dakikada öyle bir veriyorlarki o kadar olur en baba filmlerim arasında ilk üçtedir haaa ona göre çocuk düşürttüren bir gerilim diyeyim ona göre bak) 20- pi bildiğimiz 3.14 pi varya o sayı bak adamlar yahudilerden girip borsaya kabaladan çıkıp piyasaya bilgisayar falan anlatılmaz abicim bulup seyredeceksin.

madem kural yok…

ONALTIKIRKALTI | 02 June 2005 03:00

arkadaşıma yazdığım bir mektubu buraya aktarmak istiyorum ara sıra dönüp bakarım biraz geyik bir tarih yazısı biraz espri avrupa dünya bireysellik falan birde en sonunda en beğendiğim filmler listem var yarın öbürgün bakarsın kaybederim falan lazım olur diye… merak edip sonuna kadar okuyanlara sabırlar diliyorum, ulan ben de çocuğa hiç acımamışım be…bu kadar uzun mektup olur mu neyse mektuba geçelim….

Evet uğurcuğum güzel kardeşiiiiim. Geldik eve yemeğimizi yedik cayımızı sigaramızı içtik allaha şükürler olsun çoluk çocuk iyi karnı tok sırtı pek. Biri tv seyretmeye gitti biri ders yapmaya ben de oturdum sana söz verdiğim maili yazmaya (niyet ettim niyet eyledim ikindi namazına gibi oldu ama artık idare edeceksin) aklıma geldikçe, arada birden bir konuya girip çıkabilirim karışıklık olursa kusura bakma mesela ilk aklıma gelen sana gönderdiğim resimler oldu evet küçük ama ne yapalım ki digital fotoğraf makinem yok ve cep telefonu alırken bari fotoğraf çekeninden olsun diyerek basit bir nokia aldım taksitle verilenlerden en ucuzu oydu benimki de eski bir sony’ydi aldım gitti ama yine de iş görüyor işte ileride hem kameralı hem yüksek çözünürlüklü fotoğraf çekenini almayı düşünüyorum hesap edince üç dört alet almaktan daha uygun görünüyor mesela bir mp3 player alsan en ucuzu, en dandiği 70 $ birde digital fotoğraf makinesi alsan onun da işe yarayanlarından en dandiği 200 $’dan başlıyor etti 270$ cep telefonlarının en ucuzu 150 milyon yani 100$ etti 370$ bir de video kameralardan orta halli bir şey alırsan o da en az 350/400$ ortalama toplam ediyormu sana 750$ yani bir milyar lira onun yerine hepsi bir arada bir cep telefonunun en kralı 500$ yani 750 milyon onuda 12 ay 70 kâât taksitle aldınmı oh ne ala –—bilgisayar evdeki setin arkasına bağlı 120 GB ekstra HD aldım full mp3 doldurdum, açtım bir yandan da müzik dinliyorum bilirsin ben severim müzik dinlemeyi dedim ya ordan oraya aklıma ne gelirse yazacağım diye şimdi sana yazarken sessizlikten rahatsız oldum açtım sound jam’i aklıma geldi sonuna kadar açıp doya doya müzik dinlemek istersen ya da film seyrederken sesleri tam duyayım heyecanlı olsun diye düşünürsen sana tavsiyem güzel bir kulaklık al ben kafaya takmıştım bir birbuçuk yıl oldu gidip bütün tahtakaleyi dükkanları dolaştım hepsine baktım en sonunda NUMARK HF 125 bir kulaklık aldım hem de sudan ucuz 20 dolara profesyonel kulaklık… alıp dinlemeden bugüne kadar kulaklıkla müzik dinledim deme şiddetle tavsiye ederim mutlaka verdiğim paraya helal olsun dedirtiyor. — evet geçelim başka konuya birincisi ve en önemlisi bugün attığın uzun maili aldım sana ayaküstü bir şeyler yazıp cevap verdim ama eve gelene kadar zihnimi meşgul etti okula gidip de kaydolmak için şansını zorlamışsın ya orda bir kadın sana ve yaptığın işlere bakıp karar vermiş okula almış sonra da işin yok mu? gel sana iş vereyim demiş valla cok ciddiyim git ona ben bunu türkiyeden bir arkadaşıma yazdım çok etkilenmiş tüm dünya üzerindeki insanlarda özlenen iyilik yapma ve hak edene yardım etme gibi özlediğimiz özellikleri ruhunda barından o asil karakterli insana dünyanın en uzak köşesinden saygılarımı sevgilerim ilet dedi dersin kadın elleri öpülesi sarılıp ağlanası bir insanmış böyle insanlarla karşılaşınca dünyadaki insanlara olan kaybettiğim güvenim yerine geliyor ve gözlerim doluyor ne kadar iyi bir insanmış yaaa sen git ona valla bak çok ciddiyim bir çiçek al götür ve benim için yaptıklarınıza daha önceden teşekkür etmiş olabilirim ama sizin iyiliğinizi hiç bir zaman ödeyemem lütfen bu çiçekleri kabul edin de ve söyle istanbula gelirse kapım açıktır otele para vermesin ben onu fethiyede babamın yanında boş bir evimiz var oraya göndereyim tatil yapsın ölüdenizde… uğurcuğum valla o kadın sana hayatının iyiliğini yapmış bir iyilik yapmak kadar yapılan iyiliğin farkına varıp önemini kavrayıp teşekkür edip saygılarını sevgilerini bildirmek de önemli bir karakter göstergesidir, ihmal etme… geçelim yok yok geçmeyelim bak ne güzel muhabbet açıldı buradan ben insanlık iyilik bencillik ve bireyselliğe gireyim hani şu söz verdiğim konuya birincisi oradaki insanların bireysel davranmaları ve karakterleri bakımından bencil olmaları çok doğal yakın zamana kadar gelişen avrupa ve amerikada özellikle kitlelere benimsettirilmeye çalışılan bir kavram bu istersen oradan başlayalım diyeceksin ki bir ülke niye vatandaşları bencil olsun ister evet niye? Tabii ki bencil karakterli olsun yesin içsin dağıtsın etrafa çöpünü atıp otobüsün koltuğuna zarar versin anlamında kendini bilmemekle karıştıralabilen bir bencillik değil bu her şeyden önce bağımsızlık duygusuyla pompalanmış bir yöntem şöyle ki bizim gibi ülkelerde biliyorsun anne baba çocuklar ve annenin ya da babanın anne babaları hep birlikte otururlar (son 20 yıla kadar bu kentlerde biraz değişmiş olsa da genelde türkiye çapında düşünürsek ortalama olarak hâlâ devam ettiğini kabul edebiliriz) böyle bir düzen büyüklerin emekli maaşı çalışanların kazandıkları ile döner ve oradaki 4 ila 8 kişi iki kişinin maaşından geçinir aza tamah eder çocuklar yokluk içinde idareyle okula gider eve bir bilemedin iki maaş girer ama diğer 4/5 kişi çalışmaz yer doğal olarak. Taa ki evlenip kendi evlerine çıkana kadar bu böyle gider evet evlenirler ama bu sefer onlar büyük olmuşlardır ve çocukları oluncaya kadar büyüdükleri evlerdeki en yaşlılar hakkın rahmetine kavuşur anne babalar yalnız kalır hali vakti yerinde olan ayrı yaşar olmayan (ki türkiyede olmayanlar daha çok) o kadar yıl bakıp büyüttükleri çocuklarının yanına geçerler sadece yerler değişti ama sistem aynı yine bir ev yine anne baba çocuklar ve yine yaşlı büyükler üç nesilden sadece biri 20-25 yaşına gelince evlenirken buzdolabı çamaşır makinesi fırın tv falan aldı ekonominin de ebesinin orasına çamı diktiler 70 yılda bir makineyle dönermi bu ekonomi dönmez avrupalı ne yapmış herkesin kendine ait bir yaşamı var çık dışarı kaderini yaşa kafana göre takıl diyor tabii bu tek başına insanlara bir şey ifade etmez her şeyden önce cinsel ve dinsel anlayışı ona göre oturtmak lazım (ki biliyorsun oralarda bu işler nasıl) yeri gelmişken minik bir anektod, yanılmıyorsam rivayete göre meşhur ittihat ve terakkinin kurucularından talat paşa ülke dışına görevli olarak gönderilir git bakalım bunların iç idare yapısı nasıl devlet nasıl işliyor din adamları ne kadar devlet işlerine karışıyor falan bir sürü rapor istemişler o da tabii ki bir sürü çalışma yapmış bunu toplantılarda okumuş ya da anlatmış ve en sonunda da avrupada ki din ve devlet işlerini anlamayanlara da şöyle bir özet yapamış “arkadaşlar gittim gezdim gördüm inceledim ve sizin anlayacağınız şu karara vardım ADAMLARDA BİR DİN VAR DEVLET GİBİ, BİR DEVLET VAR DİN GİBİ…” biz kaldığımz yerden devam edelim. Adamlar üreteceğiz ama işçi lazım diye düşünüyor (bu eksikliği zaman zaman üçüncü dünya ülkelerinden temin ettiklerini 5 milyon türkü almanyada 1.5 milyonu fransada ve bir o kadar da diğer ülkelerde işçi olarak çalıştırdığımız için yakinen biliyoruz) hadi her evde oturan ailelerden adamları özgürlük bireysellik diye ayartıp çalıştırdık sonra ihraç edebileceğimizden fazlasını nasıl tüketeceğiz bu mallar erimezse fiyatlar düşer fabrikalarda üretimi kısar sonra mallar satılmıyor diye para kazanamazlar hadi bakalım yine işçileri çıkartırlar ve ben ne çalışan işçiden vergi alabilirim hastanem okulum düzgün çalışır ne de bir sürü şey alamayan tüketiciden vergi toplayabilirim yola trene askeriyeye ve bilimsel araştırmalara para ayırabilirim. Dur bak ne yapalım herkes bir eve çıksa nasıl olur? Herkes birey olarak davransa biz bunu yüz yıl devam ettirsek köşeyiz be doğup onaltısına gelen başka eve çıkacak önce ev lazım inşaat sektörü oh der ev dayanıp döşenecek beyaz eşya mobilya üreticileri allah der bir yandan da bunlar bu malları ürtemeye yetişemeyeceği için sanayi fabrika gelişir ve bu üretimi yapmak için de fabrikalar işçi arar al sana evden ayrılıp tek başına yaşayana da iş imkânı yarattım mı hadi bakalım bu da sana kapak olsun dediği gibi bir de diğer ülkeler arasında güçlenip krallar gibi ekonomik yaptırımlara bile giderim ordan onu almayacaksın benden bunu alacaksın derim taşımacılık tarım ve buna bağlı tüm mallar benden çıkar yan gel yat valla diye düşünen bu batı toplumları böyle bir düzen kurmuşlardır haaa ne var bir sürü artısı gibi başka kültürlerde yadırganan ve sanayii halini alıp ticarete dökülmüş binlerce kavram yıpranmış, insanlık tamamen bireyselleştiği için ( dedik ya başka kültürlerde yadırganan şeyler) istenmeyen ya da bizler tarafından garipsenen şeyler batı toplumlarına yerleşmiş. nedir bunlar. Her şeyden önce aile erimiş ve anne baba kardeş abla dede anane gibi doğal yakınlıklar zayıflayarak tanıdık ilişkisine dönmüş (dede ve anneane, babanne evdeki anne babayı takmıyor niye çünkü onların eline muhtaç değil bu sistem kendilerine sosyal avantajlar sağlamış dişimi yok hoop sigorta çalışmasına karşılık tam hizmet veriyor sırtağrısı için masaja kadar bir sürü ek işlemi fizyoterapi diye parasız yapıyor. Maaşı mis gibi istediği yere gidiyor (sultanahmet meydanındaki turistlerin yaşını düşün) çocuklar anne babayı takmıyor çünkü herif gelmiş 16 / 17 yaşına çıkar giderim kafama göre takılırım hem okurum hem çalışırım karı kız / erkek ibadullah mis gibi takılırım diyor ve istediği anda da bunu yapacak zemin var e aileler ne kadar yavrıııım dışarısı kurtlar sofrası nireye gidiyon desin ya takmazlarsa bunların kanı kaynıyor şimdi diye çocukları kaçıracaklar diye tırsıyor yani senin anlayacağın olan anne babaya oluyor zaten çalışmaktan ağzına sıçılmış ikisinin de (biliyorsun oralarda iş ortamı bizimkine benzemez öyle bir vida sık bir çay iç iki marley döşe dur bir sigara içeyim falan yok kan alırlar adamın müsait bir yerinden) eeee düşmez kalkmaz bir allah zamanında büyükler anne babanın yerindeydi emekli oldu kurtuldu ama sıra gelecek çocuklara, onlar da anne baba olup kendi çocuklarından aynı muameleyi görecek bu kervan böyle üreyip gidecek işte aile yapısı böyle … başka şeylerde yok değil bu düzeni koruyup bu şekle sokmak için dini inancın zayıflatılıp insanları vicdanen rahatsızlıklarından kurtarmak lazım onu halletmeden bu şekilde bir düzen kuramazsın adamlar onuda kürtajı serbest bırakarak nüfusu arttırmak için namus meselesini aşk seks gibi özgürlüklere gönderme yaparak sen bağnaz mısın ulan aşamasına getirmişler tabii bu böyle bir günde olan ya da çok istenildiği için böyle yapılan doğru bulunan ve onaylanarak yürürlüğe koyulan bir şey değil taaaa 1800 lerde sanayi devrimini başlattıklarında uygulamak zorunda oldukları bir sistem yani neymiş bu kavramlar ve bu tarz yaşam 150 yıllık bir değişimin ortaya çıkardığı yavaş yavaş değişen bir sistemmiş. Tabii şimdi diyeceksin ki niye böyle birşeye mecbur kalmışlar orası çok derin ama dur bakayım bu kadar derin mevzulara girince oraya da ufaktan bir el atayım. Bir sigara içip geliyorum (ne lan? biz hâlâ türküz oğlum… iş arasında çay sigara serbest 🙂 ) bütün dünya artık yerini yurdunu almış her bölgede bir şeyler yapılıyor ne bileyim işte yok çinde kumaş hindistanda elişi halılar örgüler baharat falan işte hersek yapabildiğini yapıyor kim ne yetiştirirse sağa sola gönderip ticarete başlıyor bu iş yavaş yavaş büyüyüp kentten kente ülkeden ülkeye yayılıyor oluyor mu ipek yolu bütün dünya bu ticaretin etrafında dönüyor birinde olmayanı biri alıyor onda olmayanla takas ediyor insanlar çarşılarda pazarlarda kucaklaşıp dinlerini dillerini önemsemeden insanca kardeşçe yaşayıp gidiyorlar avrupalılarda zaman zaman gezginler zaman zaman kaşiflerle burayı öğrenip bu ticaret ağına giriyorlar dağ taş geçerek aylar süren yolculukları ortadan kaldırmak için denizciliklerini ilerleten ya da geliştiren ülkeler aracı tüccar olarak iyice bir ilerleyip zenginleşiyor ve din adamlarına yaptıkları bağışlarla dini kurumlar içinde etkilerini arttırıyor taa 1600lere 1800lere ulaşan bir dini sanat mimari resim kültürü hep bu dönemde inşa ediliyor (yani papazlar, rahipler, bağışı alıp çakılmasın diye bütün kiliselere resim yaptırmaya bu dönemde başlıyor amaçları kendim için bir şey alıyorsam namerdim maksat kiliseye meryem ve meleklerin resmini yaptırmak millet görüp daha bir şevke gelip dua etsin inancı kuvvetlensin demek… tabii arada resim büyüktü kiliseye sığmayınca yıkıp 150 metrelik kilise yaptırdık ulan kardeşim mimarsa sana ne kasabada başka mimar mı var ne iftira atıyorsun durumları da olmamış değil 🙂 neyse biz mevzuya dönelim bunlar bakmışlar ticaret güzel bir şey onlar yapsın sen al sat oh ne ala memleket fakaaaat insanoğlu bu durur mu bir gün biri çıkıp diyor ki arkadaş bende gemi var sende para, manyak mıyız gidip dağları taşları aşıyoruz her geçtiğimiz yere vergi veriyoruz şu ümit burnunu bir keşfedip oradan dolaşalım asyaya iki günde ulaşalım nasıl ama mis değil mi öbürü durur mu ondan cabbar, ulan oğlum bir de avrupalıyım okumuş etmiş adamım diyorsun ama senden bir mok olmaz hiç kafan çalışmıyor madem gemiyi yaptın ümit burnundan dolaştın kek gibi gidip ne para mal verip onlardan alışveriş yapacaksın al yanına bir top 5/10 kılıçlı adam tozunu attır taşı milleti oraya onlarıda iş para toprak diye kandırırız yerleşip oraya cennet kurarız onlar yapar biz elinden alırız zaman geçer bu mal olmaz tarım ürünü olur zaman geçer maden olur ortalığın .mına koruz haaaaa aman yalnız ileride buna sömürgeci avrupalılar falan diye bir kulp takmaya çalışırlar bak o zaman karışmam diyor tabii bizimkinin aklı başına gelmiş zekâsı açılmış bir heves çalışıyor aman oğlum düşündüğüne bak ilerde birileri elbet bu sömürgeciliği beceremez atarız bütün yahudileri onların ülkesine soyup soğana çevirirler herifler delirip bunları yakmaya falan kalkar hah kodummu, çocuğu nasılmış? bir propaganda, bir propaganda kimse bizim 250 yıl sürdüreceğimiz bu sömürgecilikte vahşice öldürülen milyarlarca insana bakmaz bunu unutur varsa yoksa bunlar yahudilere soykırım yaptı derler yalnız yazarı artisti iyice beslemek lazım ki bunları hep yazsın hiç gündemden düşmesin. Yok lan ne ben besleyeceğim elin sanatçısını onlara ortadoğuda başkalarının elinden toprağını zorla alıp bir ülke kurarız onlar kendi propagandalarını kendi yapar bir de uyanık olacağım diyorsun bak bu işler böyle yürür koçum diyerek bugünkü avrupanın ekonomik temellerini atıyor. Ve sonra bir gün kendi elleriyle üretip kendi elleriyle, sömürülen ülkelere sattıkları teknoloji bunların karşısına bir canavar çıkarıyor. Kendi kendine yeten silahlanmış ülkeler… yemeyip içmeyip silaha yatırıyorlar bütün parayı (çünkü avrupa sömürgecilikle geçinirken kendisine dünyada sömürecek yer kalmayan başka ülkeler de ticaret yapmak zorundaydı ve silah ticaretinden başka şansları yoktu) gel zaman git zaman ingilterede başlayan sanayi devrimiyle insanlar makineleşti ingiltereden avrupaya yayılan sanayileşme teknoloji tüm dünyaya yayıldı savaşlar, ticaret, soykırımlar, sağ, sol demirperde falan derken bugünlere geldik ama bir şey vardı ki avrupa kültüründe hiç değişmedi: çalışma taktikleri. Bunlar nasıl bir taktik izliyordu onu da açıklayayım adamlar bakıyorlar biri öbüründen bir şey alıyor öbürüne bir şey veriyor ticaret sanat kültür mal falan derken bayağı bayağı bir güçlenenler var ulan ben kahveden adam çağırıp da gelmem mi diyemedikleri için bunlar şöyle bir yalan buluyorlar insan hakları vaaaaay ulan kim bulmuşsa ellerinden öpeyim çok fiyakalı bir lafmış bu hem hepimiz insanız hem de hakkımız var yalanını yiyeyim demeden millet atlıyor üstüne efendim nedir bu insan hakları bütün dinlerin ortak bildirdikleri bazı şeylerin yazılı hale getirilmesi ve birazcıkta ek ( tabi heriflerde bir afra bir tafra ulan ne oldu eskiden gelirdin bir çayımızı içerdin hadiii lannnn o eskidendi şu aralar çok yoğunum insan hakları beyannamesi hazırlıyorum boru mu? ) adamlar insan hakları beyannamesi hazırlayınca ilk işleri ne olmuş bil bakalım memlekette ne kadar kızılderili varsa hemen hemen hepsini öldürmüşler memleket dememe bakma KITADA ADAM BIRAKMAMIŞLAR (bak bir abi olarak uyandırayım bu kızılderililerden öğrenirsen iyi olur iyi çalış oralarda bu adamların nerelerde saklandıklarını zula yerlerini öğren yarın öbür gün allah muhafaza başına bir iş gelir bir kız falan kaçırırsın hooop git hemen bunların yanına bu eskiden saklanıp canlı kalabilmiş bir iki kızılderilinin saklandıkları yerlerinde kimse bulamaz… niye? onlardan ancak çok iyi saklanabilen bir kaç adam kalmış koskoca kıtada o derece yani, kesin çok sağlam yerler yapmışlar kendilerine ) ulan hani insan hakları ne oldu cevap hazır tabi papuç kadar dil var ne de olsa aaaa doğru diyorsun da hani hak verecek insan nerede kızılderililer insan değil ki ikinci cins başka bir şey düşük kaliteli yaratık abicim onlar allahaşkına aramıza böyle tipler için lütfen mesafe koymak istemiyorum gelll sarılalımmmm kaçma seninde çok hoşuna gidejeeeeek….. yaa işte böyle bunlar hem biz insan haklarını icat ettik diye çıkar ortaya övünür sonrada bakarsın ki dünyada ne kadar katliam savaş var bunlar çıkartmış olmaz böyle bir şey…. bunlar böyle yapa yapa dünyanın azına mıçtı bir de korkan ülkelerde aman başımıza bela almayalım diye aynen bunlara destek olmuyorlar mı nasıl gıcık oluyorum bir bilsen- en çok da eskiden sevdiğim japonları aklım almıyor ulan zamanında senin başına dan diye atom bombası sallamışlar taş taş üstünde kalmamış sen kalkıp aynı adamlarla elin garibanı ıraka çoluk çocuğa bomba yağdırıyorsun ne yaptı lan sana bunlar heriflere senin yaptığın robotu götürsen nah ulan al işte uzaydan akrabam yakında vestel reklamlarında oynayacak desen aman robot abi uzun yoldan gelmişsendir bir çay demleyek diye inanır o derece fakirlik ve imkansızlıkta yetişmiş bir millete yazık günah değil mi? Neyse ya uğurcuğum bunlar bir yandan avrupa bir yandan bütün dünyaya bastırıp durmuşlar eh insanoğlu çiğ süt emmiş içimizde kendi çıkarı için bunların kültürünü politikasını başüstünde tutup gazetelere dergilere tvlere haber yapan konuyu saptırıp hep kendine yontanlar da var gün olur keser döner sap döner gün olur hesap döner demişler (ulan yoksa böyle dememişlermiydi kemal sunal gibi olmayalım sana karşı neyse abicim (bu arada canım kemal ağbime de allahtan rahmet dilerim çok severdim kendisini) yani bir gün bunlar daha bir ortaya gözönüne çıkarılıp bir hesap soran olacaktır o zaman ebelerinin cinsel organlarını belgesel halinde görürler tabii onu demeye çalışıyorum. Bak aklıma gelmişken bize barbar falan diyerek yalan dolan millete kafakarıştıran ermenilerle ilgili şeyler söylüyorlar ya sakın son zamanlarda bu konu çok konuşuluyor diye herşeye inanıp üzülme ve şunu düşün (mantık olarak yani yoksa resmi belgeler kışkırtıcılık kalleşlik falan onları tarihin içinden biraz araştırıp bulabiliriz böyle birsürü şey var) osmanlı bin yıl bak nah yine söylüyorum 5 / 10 / 100 / 500 / değil tam 1000 yıl savaşmış ilerlemiş gerilemiş her yeri birbirine katmış birebir elinde kılıçla hööööyt diye (ki o zamanlar öyleymiş) sağa sola girmiş çıkmış amaaaaaa bu ermenilere ya da yahudilere asla ve asla soykırım uygulamamıştır ispatı ermenilerin dili hala var ispatı ermenilerin osmanlıdan ayrılıp ülke kuracak sınırları falan olan bir ülkeleri var ispatı ermenilerin bunları yapacak dilleri, kültürleri var… osmanlı bin yıl birlikte yaşadığı millete ulan sen benim toprağımdasın bundan sonra ya ezan, namaz, dil türkçe ya da her gün kırk kırbaç artı üstüne işkence dememiş dememiş …. ki adamların dili dini kültürü vs aynen tam binyıldır aynen duruyor hadi bakim göster bana binyıl bir arada yaşadığın insanlardan ayrılınca ülke kurup soykırımdan çıktım memlekete döneceğim bir yol parası tazminat abi diyen başka bir millet var mı mesela kızılderililer için böyle diyebilir miyiz hani toprak hani dil hani din? Ancak müzede (adamlar kültüre önem veriyorlar ya önce öldürüp kökünü kazıyorlar sonra da öldürdükleri millete kıyak yapıyormuş önemsiyormuş gibi bir havalar bir havalar ulan sen bu kızılderilileri öldürmüşsün topunun köküne kibrit suyu vaziyetleri diyorlar … yok abicim valla iftira na bak adamın şalı duruyor lan müzede yaparmıyım öyle şey abicim gel biz şu ortadoğuyu konuşalım kim sokuyor böyle şeyleri aklına bilmemki pozisyonları çok görülüyor yani… eveeeet bayağı bir dağıttık ben de yazmaya iyice alışmışım bir sardırdım mı böyle gider laf aramızda yengen duymasın lisedeyken (o zamanlar mektup arkadaşlığı modaydı) nah kızlara bir mektup yazardım öyledir böyledir falan bir döktürürdüm aaaa kız almış bohçasını okulun kapısında sabahın körü beni bekliyor ne bu hal ay sen öyle bir kuşlar bir gülüşler bir aşk yazmışsın ben de dayanamadım sana kaçtım ya kusura bakma elimden kaçmış ben bir pastanade buluşalım demek için öyle uzatıp yazdım desen olmaz neyse bu konular çok tehlikeli yengen bizi çok kuran okuyoruz diye camiden hocalar kovalardı derecesinde saf olarak biliyor şimdi maymunun gözüne lazer ameliyatı yapmaya gerek yok ben zaten istemesemde hafiften elimi suya sokup şöyle bir bulandırıyorum mutedil dalgalı senin anlayacığın. Lan oğlum valla yazdıkça gaza geldim yazasım geliyor sen bunu nasıl okuyacaksın bilmem bir şey değil yarın öbür gün avrupada ABye hayır çıkmasını benim yazdıklarıma bağlayacaklar zaten şu ara çok meşgulüm AB ye fransızların hayır demesi yüzünden kına ihracatına başlamanın yollarını arıyorum:) ya bak bir oraya bir buraya atlayıp duruyoruz bu avrupalıların esas yaptıklarını ben tam anlatıyordum ki araya laf girdi ( ulan varya tarihin bokunu attım gören de karşılıklı konuşuyoruz sen araya laf soktun sanacak bu kadar olur yani bilmiyorum dünyada bugüne kadar kimse bir şey yazarken karşısındakine araya laf girdi demiş midir ama bir de düşün yani (yaptım yaptım ama hele bir sor niye yaptımmmm :)) o kadar seni karşımdaymışsın gibi düşünerek yazıyorum ki ara sıra sesini duyar gibi oluyorum (peeeehhhh peeeehhhh ulan bu kadar kuyruklusu yani böyle bir yalan cinsi yok be:) ) neyse karıştırmayalım arada sırada espri yapıyorum ki tarih falan anlatıyoruz diye uyuma (bırakırım seneye kalırsın karışmam bak) ayrıca karşımda oturuyor gibi hissetmem alttan ayakkabılarınla paçalara darbe yapabileceğin anlamına gelmiyor çek ayaklarını. Lütfen laubalilik istemem (hani bir kere dedik ya karşılıklı konuşuyormuşuz gibi diye illa mokunu çıkaracağız)

“Dünyanın yeni güç merkezi” teorim.

ONALTIKIRKALTI | 24 May 2005 17:41

Dünyanın gelişiminde hep bir bölge diğer bölgelerden ekonomi ve kültür olarak daha ileride olmuş, sonra zamanla bu liderliği gelişen başka ülkelere kaptırmış. Bu hangi gelişmeye bağlı olarak ve neye göre, neresi tüm toplumlara şekil verecek kadar ileri gitmiş bilinen tarih içinde bulabileceğimiz bir konu. Geriye dönük olarak incelediğimizde çeşitli gelişmelerin lider yaptığı ülkeleri kolaylıkla bulabiliriz. Gelelim benim saçma da olsa teorime… İlk uygarlıklar çinden mısıra giden bir yol izlemiş ve modern toplumların ilk çağlarında Çin, hindistan ardından mısır liderliğe oturmuş. peki sonra? Persler ve akdenizde roma imparatorluğu arkasından da osmanlı imparatorluğu yani doğudan batıya gelmeye başlıyoruz devam edelim avrupa bunların en arkasına eklenince olay devam ediyor ve ingiltereden ispanyadan portekizden yeni kıtaya atlıyoruz geldik amerikaya oradan daha da batıya gidersek bu sefer doğunun başladığı yere geçiyoruz yani dünyanın etrafında bir tur attık şimdi son 20 yıla bakınca japonyayı bu bölgeden hemen ayırdedebiliyoruz ve adamlar gerçekten şu anda teknolojide ekonomide dünya lideri (ki bu öyle ani bir atlama olmadığı için arkasında bıraktığı amerikada çöküş de başladı) son 20 yılda kaldığımız yer japonyadan devam ediyoruz bu sefer son 10 yıl içinde adından söz ettiren tayvan kore singapur gibi daha batıya kayıyoruz (ki bunlar son beş yılda elektronik kopya teknolojide epey bir ileri gidip ekonomilerini dünyaya kabul ettirdiler ama orijinal bir kalkınma modeli olmadığı için bir yerde tıkandılar eski güçlerini kaybetmek üzereler) şimdi sıra (batıya doğru dönmeye devam ediyoruz) geldi çin’e eee buraya kadar bu teori tutuyor ama bakalım çinden sonra 5-20 sene sonra sıra yine bizim topraklarımıza gelince biz ne yapacağız herkesin sırayla yakaladığı gelişmişliğe paralel yaşanan ekonomik ve teknolojik ilerlemeyi, dünyanın etrafında kendiliğinden dönen bu yörüngeyi osmanlıdan sonra tekrar yakalayabilecek miyiz?

İlk kez farkettim ve inanamadım…

ONALTIKIRKALTI | 23 May 2005 19:52

Nasıl olduysa oldu. Aynaya bakarken birden bugüne kadar aklıma gelmeyen bir şeyi farkettim… Hiçbirimiz kendimizin gerçekte nasıl göründüğünü bilmiyoruz, çünkü hep aynadaki yansımamızı yani ters olan görüntümüzü görüyoruz ve herkesin bizi karşıdan bakınca aynen böyle gördüğünü düşünüyoruz. Aradaki farkı anlamak için tanıdık, yüzünü bildik birini aynanın karşısına geçirip onun aynadaki görüntüsüne bakmak lazım. Ne kadar garip ağız kaymış gözler başka bir anlam taşıyor gibi… aslında o da kendini aynadan yansıyan şekliyle biliyor ama ben ona hiç aynadan bakmadım. Aynadaki görüntüsüne bakıyorum başka biri gibi duruyor. Aynadan görünen yüzüne bakmayı bırakıp kendisine dönüp yüzüne bakıyorum her şey yerine oturuyor, her şey normal. Demek ki ben de böyle farklı görünüyorum… Aynı şey benim için de geçerli, herkes beni aynada kendimi nasıl görüyorsam öyle görüyor diye düşünüyordum halbuki ne kadar acayipmişim. Çok acayip çok… ama bu, insanın aklına bu kadar yıl sonra mı gelir?

doğum günü dediğin nedir?

ONALTIKIRKALTI | 19 May 2005 22:28

yine geldi geçti doğum günüm yine birşey anlamadım… artık iyice büyüdük her şeyde olduğu gibi bunda da bir anlam bir tad kalmadı… hiç bir doğum günümde çocukken alınan (üzerinde bonanza yazan) kırmızı kazağa sevindiğim kadar sevinemedim… zaten boktan bir fikir, kim çıkarmış, kim bulmuş… sanki ne haltettim de bu dünya için bir de doğdum diye millet kutlayacak… dünyaları verseler ne olacak… hem ben daha bilmiyorum doğum günümü siz nasıl emin olabiliyorsunuz… doğum günü hastanede annenin kucağına verildiğin gün müdür? daha önce oluşmadın mı? daha önceden kapalı bir yerde de olsan var değil miydin? nedir bütün bunlar, doğmadan önce yok mu sayılıyoruz? annenin karnında öldürseler hiç bir şey olmamış gibi davranabilir miyiz? hayır… e o zaman doğmadan önce de var olduğumu kabul ediyorsun… peki doğmadan önce de varsam, herkesin doğum günü olarak kutladığı ne? annemin biryerlerinin yırtılması mı? kutlamayın kardeşim doğum günümü falan istemiyorum artık yeter… ben sizinkini kutluyor muyum? (seneye gelecek hediyeler güzel olursa bu yazıyı yeniden ele almayı düşünebilirim)

bir başlayalım da gerisi gelir

ONALTIKIRKALTI | 19 May 2005 20:55

buraya aklıma ne gelirse yazacağım ve bunlar belki de birbirinden bağımsız saçma sapan şeyler olacak ama diğer yazdıklarımdan farklı bir şekilde aklıma ne gelirse yazmak güzel ve değişik olacak gibi… geçen gün yine aklıma öylesine estiler ünlü bir pop yldızını protesto için toplanmışlar neymiş efendim kürk giyiyormuş allah allah sana ne kardeşim giyer giyer protesto edecek bir şey bulmayınca (daha doğrusu maçası sıkmayınca) batıdaki sosyal gruplar böyle şeylere kafa yoruyorlar ya bırakın allahaşkına bunlar bir numradan çakmıyor evet ben de hayvanların kürklerinin kullanılmasına karşıyım ama madem bu kadar hayvanları seviyorsun o pop starın evinin önüne de git kardeşim bak bakalım kahvaltıda ne yiyyor… salam vs yok mu? var… sen kürkü protesto ederken bir saat sonra mcdonaldsa gidip hamburger yiyeceğini düşünmüyorsun elaleme karışıyorsun yok hayvanları katletmenin şu kadarına izin veriyorum şu kadarı normal gibi sınırların varsa o protestoyu da hiç yapma… Bizim burada da aynen böyle oluyor insanlar seslerini çıkaramadıkları şeye eyvallah diyor ondan sonra saçma sapan şeyler için gösteri yapıyorlar mesela maç sonrası klüp binasının önüne gidip bağırıp çağırıyorlar yaaa bir dur be kardeşim ne yapıyorsun burada efenim biz haksızlığa uğradık protesto ediyoruz… bak bak bak e kardeşim niye işçiler, öğrenciler ya da deprem konutlarını yıllarca bekleyen insanlar haksızlığa uğrayınca protesto etmiyorsun anlamıyorum hiçbirini dağılın dağılın başımdan uğraşamam sizle ben…