ayrılık
ayrılık

*Günler geçti ,aylar ,yıllar…Kalbimin kırık aynalarında senin yüzünü görenler , dönüp gittiler.Biz diye birşey kalmamıştı oysa bizden geriye tek kalan sararmış fotoğraflar bir de kalbimin dinmek bilmeyen sızısıydı.
Bir sigara yaktım ,radyoyu açıp sıradaki ilk parçayı kendim için tuttum. ” yinede tanıdı gönlüm yaşadı bir kusursuz aşk bütüttüm sana pişman değilim” Pişmandım, zaten aşkların en kusurlusuydu büyüttüğümüz.En büyük kusur da seni hayatıma ortak etmemdi.
Yaşadığım hiçbir aşkı bıçak gibi kestirip atmamıştım ben.Vicdanı olan biri de böyle yapar zaten.Yanlışları doğruları sorguladım ,yanlışlar doğruları götürdü.Evet bu aşkta hiçbir doğru yoktu.
Bilgisayardaki resimleri bugün silmeliydim artık.Msn’yi açtım , resimleri çıkardım.”belki bir gün özlersin bu şarkıyı ne zaman dinlersen hep beni anımsa, bu şarkıda sana olan hislerim var”yazan bir ileti.
Belki bir gün özlersin
Başka adamlarla, başka şehirlerde yürürken
Seçtiğin bu hayat ,geçtiğin son adam
Yasal acılarından hatta yalnızlıktan
Sessiz harfler seçersin
Başka adamlarla, başka şehirlerde belli etmezsin
Sil gözünün yalnızlıklarını
O an fısılda duvarlara adımı
Bin bıçak var sırtımda biniylede adaşsın
Herbiri hayran sana…
Bu sefer amacımdan caymayacaktım.Seni hafızamdan kazımıştım çünkü.Sırada sana ait anılar vardı.Gözlerim dolu dolu, dondurduğumuz tüm anları sildim.Bütün anılar geçmişin çöp kutusundaki yerini almıştı.
Şaşkındım , onca acının ,gözyaşının ardından yapamadığım şeyi nasıl olduda bugün başarabildim diye soruyordum kendi kendime.”İçimdeki o tarifsiz sevgi , şimdi tarifsiz bir kinle dolu olmalı” diye düşündüm.
Ve msn’de engelli aşkların en büyüğü.Aylardır verdiğim mücadelede, galip gelmenin huzuru doldu içime.
Güneşin altındaki her hastalığın
Ya vardır bir çaresi ya yoktur
Eğer varsa aramalı
Eğer yoksa unutmalı*