bildirgec.org

kral hakkında tüm yazılar

ölü kraliçe

nazokiraze | 01 June 2009 10:09

Dona Constanza’la evlendiği gün kalbi başka birindeydi Portekiz Kralı IV. Afonso’nun oğlu ve çapkınlıgıyla ünlü Kral Dinis’in torunu Don (dom)Pedro‘nun ,kendi düğün günü aklında ve yüreğinde sadece soylu bir nedime olan Inês de Castro‘daydı.Bu kadın aynı zamanda aşkı için 29 yaşındayken öldürülüp, öldükten sonra kraliçelik ünvanı verilecek olan zavallı bir kadındı.Evet bahsi geçen kadın öldükten sonra taç giymiştir.

büstü
büstü

acıların kralı kral mı değil mi?

nazokiraze | 28 April 2009 11:56

Trakya‘nın tarihte yaşayan yerli halkına Trak denir, göç ederek yerleştikleri sanılan bu kavimlerin ayrı ayrı bölümler halinde yaşadıkları açıklanır. Bu ayrı ayrı birlikler halinde yaşayan toplumda iki krallık göze çarpar Odyris’ler,Ast’lar.

Kahramanımız Kersepleptes(Kersopleptes,Kersebleptes ) Odyris‘lerin kralıdır. Mezarı 1997-98 yılında bulunan kral, bir kaç yılda etlendirildi .

Yaşadığı dönemde çok fazla kol ağrısı çekmesi dolayısıyla kendisine ”Acıların Kralı” adı takılan kral aslında kral mı? yoksa sadace yönetici mi diye sorgulanmıyor da değil.Bunun nedeni Trak ‘larda önemli kişilerin öldüklerinde yakılmasıydı, oysa kralın cesedin üzerinde yakılma izi yoktu, adına sikke de yapılmaması kral olmama ihtimalini yükselmekte. Ama şu var Kersepteples’in üzerindeki elbise kral elbisesi.(Alman Arkeoloji Enstitüsü’nde verilen Kral Kersopleptes ve Heraion Teichos konulu konferans)

Kersepteples zamanında Odyris’lerde önemli insanlar öldükleri zaman o dönem iki hanımları oldugu için, bu eşler arasında düzenlenen ağlama yarışını kazanan eşi, ölen kocasıyla birlikte kurban edilme ve yakılma şerefine erişirdi. Yarışı kazanamayan eşin onuru ayak altında sayılırdı.Kralda yanma izi olmadıgı gibi,yanmış bir eş de olmadıgı için tarihçiler ikiye bölünmüş durumda.Bazı arkeologlarca sadece Trak‘ların sürülerce kabilelerinden birinde yönetici olarak görülen kral üzerindeki mor kıyafet yüzünden ise bazılarınca kral olarak açıklanıyor. Üzerindeki mor elbisenin rengini vermek için o dönem denizde yaşayan bir canlının bir tonunun kullanılması gerekiyordu. (sadece bir kaç gram için) Elbisesinin dışında kafasında ki altın taç ise sadece krallar tarafından takılma hakkına sahip oldugu için onun kral olduguna kanaat ediliyor.

www.haberanadolubil.com
www.haberanadolubil.com

Uzun yıllar ağrı çeken, Makedonya kralı II.Philip( Büyük İskender’in babası) ile girdigi savaşta yenilgiyi tadan, Makedon hakimiyetinde yaşamaya mecbur kalan kralın ölümü de çok iç açıcı değil savaşta kolu kırılarak iltihap bağlayan kral bu şekilde on yıl yaşar, kolu kısalır sınırsız agrılar çeker bu yüzden acıların kralı ismini alır, iltihap tüm vücuda yayılınca, henüz kırkına varmadan hayatını kaybeder.

taç

nazokiraze | 27 April 2009 09:24

st.Edward
st.Edward

Osmanlı İmparatorlugu dışında imparatorluklar genellikle taçla simgelenmiştir, taç giyme törenleri çok büyük tartışmalara, sevinçlere üzüntülere yol açmıştır. Aslında sembolik olan bu taçların her biri ayrı bir hikaye barındırıyor ve tarihe tanıklık ediyor.

Saint Stephen
Saint Stephen

Alabildiğine gösterişli olan hükmetmenin simgesi taç aslında çok merak uyandırıcı bir konu, hangi hükümdar nasıl taç takmış insanın ilgisini çekiyor.Aslında buraya değişik tasarlanmış taç fotografları koyacaktım ama sonradan gerçekten kullanılmış taçlarda karar kıldım.(İngiltere kraliyet taçları)

elizabeth 2
elizabeth 2

Tarihe damga vuran taç giyme töreni 2.Elizabeth‘in 1953 yılındaki taç giyme törenidir.27 yaşında taç giyen Elizabeth’in taç giyme töreni BBc kanalında naklen yayınlanmıştır.Bu konuda ilginç anektodlar var taç takan kişi olan başpiskopos elinde evirip çevirmesine ragmen bir türlü tacın önünü bulamaz, ayrıca yullar sonra açıklamalara göre kraliçe makyajını kendisi yapmış ama bu bir sır olarak saklanmış.

uğruna kan dökülen

nazokiraze | 22 April 2009 17:11

William IV 1830
William IV 1830

Üzerine oturmak için gerektiginde evlatlarını,babalarını bile affetmediler. İşte tarih boyu kavgalara sebep olan, tüm hırsların beşiği tahtlar. Resimlerde tahtların kimlere ait oldukları altlarında yazıyor.

napolyon
napolyon

Burada Napolyon’un kullandığı kılıç, zırh ve koltugu da görebilirsiniz. Çeşitli ülkelere ait tahtlar tüm ihtişamıyla sergileniyor, öyleki bir imparator veya kralın kendinden önceki tahtı kullanmayıp, kendisine ait yeni bir tane yaptırdıgı da yaygındır. Bu durumda tarihte iki günlük bile hükümdarlıkları göz önüne alırsak çokça israf edildigini anlarız.

nadir şah
nadir şah
ivan
ivan

Rusya’nın muhteşem taçlarıda en az tahtları kadar gösterişli.Petro ve diğerinin taçları meraklısına duyurulur.Resimdeki tahtın sahibi Korkunç İvan kendi oğlunu bile öldürmekten kaçınmayan, tarihe eli kanlı,cani bir hükümdar olarak geçen ilk Rus çarıdır. Asıl adı İvan Vasileviç’tir.Yıllar sonra zehirlenerek öldürüldüğü ortaya çıkmıştır.

kanlı mary

nazokiraze | 20 April 2009 15:34

İngiltere Kraliyet tarihinde pek çok başarılı hükümdar vardır( Elizabeth 1, Queen Victoria) ancak İngiltere tarihine kapkara 5 yıl geçirttiği için , çok başarılı olan diğer kral ve kraliçeler kadar şöhrete sahip olan ve adı sayfalara Bloody Mary(kanlı Mary) olarak yazılan acımasız Mary Tudor yazımızın kahramanı.Kendisi İngiltere’nin ilk kadın hükümdarıdır. ( Bloody Mary adlı kokteyl ve şehir efsanesiyle karıştırılmamalıdır.)

satırlı jeanne

nazokiraze | 07 April 2009 10:34

Paris’e 70-80 kilometre uzaklıkta doğup büyüyen, bir kız vardı, babası kasap olan bu kız Jeanne Laisné isimli bir vatanseverdi. Tarihe geçen adıyla Jeanne Hachette(satırlı Jeanne).

Kral XI. Louis ile Dük Charles arasında süreni Fransa savaşı adeta halka kan kusturuyordu ve Charles Jeanne’in yaşadığı kasabaya dogru yaklaşmaktadır. Beraber toplanarak Charles’ın adamlarına karşı canları pahasına savaşan kasabalılar içinde bir genç kız ön sıradadır, bu kız kasabın kızı satırlı Jeanne’dır.Elinde babasının satırıyla ordan oraya saldırıp, Burgonya’lı adamın elinden sancagı kaparak, adamı öldürerek o mücadelenin kahramanı olur.Bayragı kaptırmayan Jeanne tarihe geçer.(doğumu 14 kasım 1456)

asillerin yemekleri

nazokiraze | 12 March 2009 15:16

Çok eski medeniyetlerin, Osmanlı sarayının ve bazı ünlülerin yedikleri , içtikleriyle bizi hiç ırgalamadıgı halde bilgilendik, yazdık, çizdik, öğrendik.Şimdi sıra kral ve kraliçelerin, asillerin yemeklerine geldi.

Bizans sarayının temel besini balıkken, Fransa kraliyet mensupları o dönem av hayvanlarına önem vermişlerdir.Şarapsız yemek güneşsiz bir güne benzer Fransız atasözü ile sofrada şarapsız yemek yenemeyecegini de anlamış oluruz.1270 te birliği kurulan pasta, o dönem sadece sarayzadelere has bir tattı. Asiller tarafından özel pastacılar edinilmiştir ve halka sadece düğün ve ziyaretlerde pasta satılmıştır.Sadece saraylarda ve zengin evlerinde pasta üreten pastacılar, Fransız Devrimi sonrası, çeşitli yerlerde pasta imalat yerleri açmışlardır.Fransız pastası daha sonra yayılmıştır.
Aşçıların bizzat sosları kraliçelerden öğrendigi bile söylenir.Fransa kralıyla evlenen İtalyan kraliçe Catherine De Medici ülkesinin aşçılarını Fransa’ya getirterek, Fransız mutfagının ilerlemesine etkili olmuştur.Kraliçe kendisi elle yemek yedigi halde,Fransa’ya çatal, bıçagı tanıtmıştır.O zamana kadar elleriyle ve hançerlerle yemek yiyen Fransız soyluları, misafirliklere giderken bu yemek araçlarını yanlarında götürmüşlerdir. Çatal ve kaşığın halk tabakasına inmesi ve yayılması yüzyıl zaman almıştır.Fransa kralı IV. Henry çok iyi bir gurme olarak bilinirdi, bugün bile potage Henry IV adlı etli bir çorba çeşidi tüketilmektedir.Daha sonraki hükümdarlardan XIV. Louis yemek okulları kurdurmuştur.Yine Fransa krallarından VI. Charles,sşçısına şövalye ünvanı vererek, bu ülkenin yemege verdigi önemi anlatır.

Polonya Kralı Stanislaus’un da iyi bir aşçı ve gurme oldugu söylenir, o dönem Fransa kralı XV. Louis ile evli olan kızı saray mutfagını denetlerdi.

tarihe adını kazıyanlar

nazokiraze | 10 March 2009 17:15

Tarih her zaman söylediğim gibi yazmakla, okumakla,şaşırmakla, araştırmakla, sevmekle yada nefret etmekle bitmez, ögrendikçe insanı daha da içine çeken bir kara delik gibidir, öğrendikçe araştırır, hayretler içinde kalarak daha da dibe yuvarlanırsınız. Kazanılan savaşlar, kurulan büyük imparatorluklar, yapılan antlaşmalar bazı devletleri tarih sayfalarına altın harflerle yazmıştır. Hatta devletlerin ötesinde bazı liderler nesiller boyu unutulmayacak başarılara yada başarısızlıklara imzalar atmışlardır. Ancak bazı tarihi kişilikler var ki savaş kazanmanın, kaybetmenin, devlet kurmanın veya aşk yaşamanın dışında daha ilginç şeylerle tarihe malolmuşlardır. Yaptıkları ufacık şeyle bile, yüzyıllardır karşımıza çıkan bu kahramanlara göz atmak istedim.

altın tapınak

nazokiraze | 04 February 2009 08:47

Sri-Lanka‘da bir yer var adı Dambulla ( burası binbirgece masallarında Serendip olarak geçer) Binlerce yıllık mağaralarıyla insanları cezbedenDambulla ,Budistler için çok önemli bir yerdir.Milattan önce tahttan zorla indirilen kral Valagamba bu magaraları görkemli tapınak haline getirmiş ve 14 sene buralarda sürgün hayatı gibi hayat yaşamıştır.
Altın Tapınagı denen bu özel mağaralar Unesco tarafından koruma altına alınmıştır.