inanmak eylemi bilginin olmadığı yerde olur.bu cümlem yanlış anlaşılmasın.örneğin, bir odadayız tavanda bir ampül olduğunu görüyoruz, ‘tavanda ampül olduğunu biliyorum’ deriz. tavanda gördüğümüz bir ampül yok ama ortalık aydınlık, bu kez ‘tavanda ampül olduğuna inanıyorum’
deriz..’tavanda ampül değil, başka bir şey olduğuna
inanıyorum’ diyenler de olabilir..’tavanda ne olduğu beni hiç ilgilendirmiyor’ diyenler de.

bu yüzden insanlar yüz yıllar boyunca bilmedikleri öğelere ‘tanrı’ diye inandılar, ta ki güneşin güneş, ayın ay, yıldızın yıldız olduğu bilgisine erişene
denk..durmadan tanrılarını bilime kaptıran
insanoğlu en sonunda bilimin erişemeyeceği uzaklıkta bir tanrı yarattı..olmayan, görünemeyen, dokunulamayan, yalnızca hissedilen bir
tanrı.