bildirgec.org

aetyildiz

5 yıl önce üye olmuş, 18 yazı yazmış. 56 yorum yazmış.

Nerede Eski Hafif

aetyildiz | 05 Ocak 2005 21:01

Hafif org geri dönünce ne kadar sevinmiştim. Eskiden olduğu gibi günde bir kaç kere sık kullanılanlardan tokmaklıyordum farenin soluna. Geri dönüşünden bir kaç gün sonra hafifin eski hafif olmadığını fark ettim. Genede ısrarla, sık kullanılanlar, hafif.org, tokmakla yaptım. Artık yeni gelenler eskileri aratmaya çokdan başladı. Üyelik kapatılsa diye düşünmeye başladım (ekşi sözlük de ki gibi).

ANNAN PLANI’NA

aetyildiz | 19 Nisan 2004 22:52

Aşağıdaki metin Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Lütfü Çakmakçı tarafından üniversite gurup mailine yollandı. Bende buraya kopyala/yapıştır yaptım link vermek isterdim ama linki yok. kıbrıs meselesi nin devamına da ahkam kesmek istemedim heba olur gibi geldi yazı.

TUSAM KIBRIS RAPORU ANNAN PLANI’NA “EVET”İN 95 ZARARI Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs Sorunu’na kapsamlı bir çözüm bulunması amacıyla hazırladığı Plan, siyasi ve ekonomik yapıda meydana gelecek değişiklikleri sadece iki oluşturucu devlet kapsamında değil Avrupa Birliği (AB) üyeliği kapsamında da ele alması bakımından, daha önceki çözüm girişimlerinden ayrılmaktadır. Plan ile ilgili tartışmalar, özellikle siyasi alandaki düzenlemelere ilişkin olarak gündeme gelmektedir. Bu doğrultuda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) lehine öngörülen koruma hükümleri (derogasyonlar) bağlamında iki kesimlilik, siyasi eşitlik, toprak oranı, mülkiyet ve göç konuları üzerindeki çekinceler ön plana çıkmaktadır. Ancak, KKTC için öngörülen derogasyonların AB Hukukunun birincil kaynağı olarak bir güvenceye kavuşturulmadığı ve geçici nitelikte olacağı düşünüldüğünde, bahsedilen hükümlerin herhangi bir bağlayıcılık içermesi söz konusu olmayacaktır. Nitekim, her AB yurttaşı Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)’na başvurarak bu düzenlemelerin eşitlik ilkesi çerçevesinde geçersiz kılınmasını sağlayabilecektir. Diğer taraftan, Plan’ın uygulamaya geçmesi halinde Kıbrıs Türk toplumunun içine girebileceği kaos ortamının engellenmesi, karar alıcılar için çok büyük bir sorumluluk olacaktır. Zira, insanların yaşamlarını sürdürme noktasındaki en insani ihtiyaçları (yerleşim, konut, geçimini sağlama) karşılanmaksızın zor durumda bırakılması ne Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ne de ABAD açısından kabul edilebilir bir durumdur ve AB Mevzuatı’nın yeknesaklığının korunmasından daha fazla öneme haiz olduğu aşik?rdır. Ayrıca, siyasi konularda kapsamlı bir çözüm getiriyor gibi görünen Plan’ın, ekonomik konularda yeterince titiz hazırlanmış bir görünüm sergilemediği ortaya çıkmaktadır. Çünkü, Plan, Ada ekonomisi açısından, Türk Oluşturucu Devleti’ni, ilk aşamada Rum Oluşturucu Devleti’nin ekonomisi ile, ikinci aşamada ise AB ekonomisi ile rekabet edebilecek konuma getirmeye yönelik somut çözümler içermemektedir. Annan Planı’nın, çözüme AB üyeliği perspektifi ile yaklaştığı ve AB üyeliğinin önkoşulu olan Kopenhag Kriterleri’nin hem siyasi hem de ekonomik anlamda kapsamlı şartlar öngördüğü göz önünde bulundurulduğunda; Plan’ın her iki alanı da aynı titizlikle düzenlemesi ve herhangi bir eksikliğe yer vermemesi gerekmektedir. Oysa, önerilen metin sözü edilen nitelikleri taşımaktan uzaktır. Bu durumda, siyasi ve ekonomik konulardaki eksiklikleri gidermeye dönük önerileri müzakere masasına taşımak Sayın Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve ekibine kalmıştır. Ne yazık ki, Sayın Cumhurbaşkanı, bu yöndeki çabalarından dolayı takdir görmek yerine; kamuoyuna, çözüm sürecinde her zaman “Annan Planı’na muhalefet eden adam” olarak sunulmuştur. Konuya destek verme görevi ise, siyasi irade dışındaki meslek kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine ve üniversitelere kalmış ve maalesef, mücadele halka gereği gibi anlatılamamıştır. Gelinen süreçte yapılması gereken, 24 Nisan 2004 tarihinde, Ada’da eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek referanduma kadar, Annan Planı’nın Kıbrıs Türk toplumundan neler götüreceğinin halka anlatılmasıdır. Unutulmalıdır ki, uluslararası alanda kaybedilenlerin yeniden kazanılması hiç de kolay olmamakta, son pişmanlık fayda etmemektedir. ANNAN PLANI’NA “EVET”İN 95 ZARARI