bildirgec.org

RAKIrokaBALIK

8 yıl önce üye olmuş, 27 yazı yazmış. 248 yorum yazmış.

BJK…elma dersem çık armut dersem çıkma

RAKIrokaBALIK | 04 November 2007 16:14

bjk-sivas maçını izledim…

ve yazımı kaldırmaya karar verdim….

dara düşenin üstüne gitmek örfümüze yakışmaz….

bjk’lı dostlar…her işte bi hayır vardır… her kulübün başına gelir böyle günler… bu işin hayrıda yeniden yapılanma olabilir…

kısacası geçmiş olsun…

nette net müzik dinlemek için

RAKIrokaBALIK | 26 October 2007 21:57

internette müzik dinlemek isteyenler için değişik bir seçenekden bahsetmek istiyorum…
MUSICOPAT
bilenler vardır belki…
www.musicopat.com adlı siteye girip çok basit bir registration işlemi ile yerli yabancı bir çok albümü CD kalitesinde ve üstelik yasal olarak dinleyebiliyorsunuz…
ilgilendiğiniz sanatçıyı aradığınızda sistemde yüklü olan tüm albümleri karşınıza çıkıyor…
kesinlikle tavsiye ediyorum…keyfini çıkartın
RRN

rte KARŞINDA VE 3 CÜMLE KURMA HAKKIN VAR…

RAKIrokaBALIK | 26 October 2007 10:58

Merhaba dostlar…
Gündem yoğun ve hepimizin malumu… Ben geçen gece yatağıma yattığımda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı recep tayyip erdoğan yüz yüze gelsem ve 3 cümle kurma hakkım olsa ne derdim diye düşünmek gibi bir gaflete düştüm…. Sabah ezanı okunuyordu ve hala uyumamıştım…
Sonra dedim ki madem çıkamadım ben bu işin içinden; alime ulemaya danışayım…
Alimin ulemanın bir arada bulunduğu yegane yer olarak burası geldi aklıma…
Sahi siz ne derdiniz?

SEN KİMSİN?

RAKIrokaBALIK | 13 October 2007 00:42

BASINDAN :

‘Siyah forma için başvuruda bulunmadık !‘Bütün Türk sporseverlerin desteklediği ‘siyah forma’ kararı devlet engeline takıldı.12 Ekim 2007 10:07Spordan sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, son günlerde gündemin üst sıralarını işgal eden siyah forma konusu hakkında konuştu. Başesgioğlu bunun çok asil bir düşünce olmasına rağmen esprisi olmadığını ve bu konuda alınmış bir izin veya yapılan başvuru olmadığını söyledi. FIFA kurallarına göre FIFA’nın muhatabının hükümet olmadığını dile getiren Başesgioğlu, “Ben şahsen kişisel olarak terör karşısında gösterilen tepkileri çok saygıdeğer buluyorum ama altını çiziyorum; bu konuda birinci derecede sorumluluğu olan devlettir. Devletin de göstereceği tepki ve şekilleri bellidir.” değerlendirmesini yaptı. Başesgioğlu, millilerin maça siyah bantla çıkıp çıkmayacağı yönündeki bir soru üzerine de, “Bunlar konuşulur; ama şu anda o şekilde alınmış bir izin veya yapılmış bir başvuru olduğu konusunda bende bir bilgi yok.” karşılığını verdi.

Cehennemde Sınır Var mı ki Ötesi Olsun?

RAKIrokaBALIK | 08 October 2007 11:48

BASINDAN :

TARİH: 28.EYLÜL.2007

Türkiye ile Irak, üç gün süren pazarlıkların ardından, bu sabah terörle mücadele anlaşmasını imzaladı. Anlaşmadan ”sıcak takip” maddesi çıkarıldı. Her iki tarafın da geri adım atmadığı ”sıcak takip” üzerinde uzlaşma zamana yayıldı.

Irak’la terör anlaşması imzalandı

Türkiye ve Irak üzerinde uzlaşılan terörle mücadele anlaşması metnini imzaladı. Sıcak takip konusu metinde yok. 3 gündür devam eden pazarlık iki bakanın imzasıyla tamalandı.

Bakan Atalay, “sıcak takip” konusunun anlaşmadan çıkarılmasıyla ilgili olarak, “Bu konu anlaşmanın ayrılmaz bir parçası haline gelecektir” dedi ve müzakerelerin süreceğinin altını çizdi. Iraklı Bakan Bolani de bu konu hakkında, “Her iki taraf da en etkili tedbirleri seçmek alacaktır” yorumunda bulundu.

işte o sorunun cevabı !

RAKIrokaBALIK | 28 September 2007 20:50

Televizyonları açıyoruz,radyoları dinliyoruz,gazeteleri okuyoruz hep aynı soru çıkıyor karşımıza…Bununla kalsa yine iyi;kahvede,kabul gününde,teravih namazında,rakı masasında da gündem aynı… :
TÜRKİYE MALEZYA OLURMU?
Ben bu konuda uzun araştırmalar YAPMADIM… 12.Ekim.2007 günü hayatta olduğum takdirde 38 senedir bu ülkede yaşayan birisi olarak şunu söyleyebilirm ama;TÜRKİYE MALEZYA OLAMAZ…
Beyaz Türklerin,İkinci Cumhuriyetçilerin,laiklerin & anti-laiklerin,liberallerin,demokratların,askerlerin velhasılı herkesin korkmasına,endişelenmesine veya sevinmesine hiç gerek yok…
Çadır kuklasından bile kişiliksiz ırak hükümetinden (bilerek küçük harfle yazılmıştır) bile diplomatik anlamda rest yiyen,
vatandaşları basında maaşların bayramdan önce ödenecek olmasını “hükümetten kıyak” şeklinde duyunca sevinen
Cumhuriyet mitinglerinde alanları ellerinde Atatürk posterleri,Türk Bayrakları ile doldurupda sandığa gidince akp’yi kıble belleyenlerin çoğunluğu oluşturduğu,
Milli Eğitim Bakanı olarak Hüseyin Çelik,Futbol Federasyonu Başkanı olarak haluk ulusoy’dan başka bir değeri içerisinden çıkartamayan,maliyesini kemal abi’ye emanet eden, ulaşıma çözüm olarak metrobüs gibi dahiyane ötesi bir fecaati hayata geçiren,magazin haberlerini eş zamanlı olarak cep telefonundan paketlere abone olarak takip eden ama ülkenin gerçekleri karşısında konuşması gerektiğinde düzgün ve kurallı bir cümle kuramayanların çoğunlukta olduğu,çalışmayan,üretmeyen,sadece alkışlayan ve alkışlarken kimi ve neden alkışladıklarını bilmeyenlerin coşkusu karşısında göz yaşlarını tutamayanların ülkesi olan güzel Türkiye’m Malezya falan olamaz…Olsa bile onu da beceremez ve bir süre sonra aynı söylemler Malezya’da yankılanmaya başlar :
Malezya Türkiye olurmu?

Olmaz sevgili okuyucu… hiç bi halt olmaz… Malezya bile olamaz !

FB VE GERCEKLER !

RAKIrokaBALIK | 21 September 2007 11:27

Aslında Fenerbahçe – Inter arasında oynanan maçı izlerken yazmaya karar verdim bu yazıyı ancak daha sonra basında çıkacak olan haberleri vs görüp buna göre yazmanın daha mantıklı olacağını düşündüm.Öylede oldu nitekim.
Kısaca bir tanımlama ile başlayalım;nedir Fenerbahçe’nin durumu? Geçen sezonun şampiyonu,Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak,aralarında Roberto Carlos’un da bulunduğu bir grup transfer yapılmış,antrenörü ülkeye,sisteme,takıma,rakiplere vs alışmış,taraftar kombine bilet,Fenerium ürünleri vs alıyor,tribünler doluyor,hatta Carlos’a verilen paranın büyük bir bölümü geri dönmüş durumda.Yönetim değişmemiş,maddi durum iyi… yani sorun yok.
Olması gereken nedir peki bu durumda? Geçen seneninde üzerine koyarak artık sistem takımı olmak,içeride dışarıda,Türkiye’de ve Avrupa’da çıkıp kendi sistemini uygulamak,mücadele etmek,kısaca takım gibi oynama.

yüzyılın en geri zekalıca buluşu

RAKIrokaBALIK | 26 August 2007 10:28

Büyük bir ihtimalle Çin malıdır… Ve dünyada da en çok Türkiye’de satılıyordur… Çünkü bizden başka hiç bir millet böylesine şabalak bir ürüne para verecek kadar aklını yitirmiş olmaz…
Efendim neden mi bahsetmekteyim? Çocuk ayakkabıları… sandalet şeklinde ve tamamı plastik… ancak aklıllara zarar bir özelliği var : topuklarına konan bir düzenek sayesinde bunları giyen çocuk yürüdükçe “zıuuuyyyiiik” “zouuyyyuuuuk” şeklinde sesler çıkartıyor.
Bunu çocuğuna alıp giydiren ve bu halde sokağa,sitenin bahçesine,havuza vs salan yurdum ebeveyleri hallerinden oldukça memnunlar…öyle ya kaybolmayacak yavruları,boynuna çan asılıp çayıra çimene salınan inek misali nereye gitseler belli olacak yerleri… çocukta memnun… hem ne yapsın ki? çocuk o adı üstünde… yürüdükçe ses çıkmakta,herkes ona bakmakta,ilgi çekmekte, kendisine o ayakkabıları giydiren anne ve babasının hatırı sormakta(!)

bir yerlerdeki trafik lambası

RAKIrokaBALIK | 21 August 2007 12:29

Istanbul’da bir yer…bir ilçeye baglı belediyelik(belde)…burada tabi siteler,yollar vs var… hatta kavşaklarda mevcut ve devletimiz il trafik komisyonu kararı ile burada bir kaç kavşağa trafik lambalarıda koymuş durumda… yanıyor onlar öyle kendilerince kırmızı,sarı ve en son olarak yeşil… ama olayı ilginç kılan bu lambalara kimsenin uymaması… kırmızıda duranlara arkada bekleyenlerin el kol hareketleri ve öküz böğürtüsü korna sesleri ile tepki göstermeleri günün her saatinde rastlanabilecek bir hadise… oysa bu beldemizde trafiği düzenlemekten sorumlu olan yetkili birimlerimiz gün aşırı alkol muayeneleri yapmaktalar hava kararır kararmaz,hem de kimsenin sallamadığı trafik lambalarına yürüyüş mesafesi uzaklıklarda…hatta bu beldemizde içkili restoran açılmasına izin verilmemiş belde kurulduğundan beri… peki bu beldenin özelliği nedir diye soracak olursanız burada bulunan anlı şanlı bir sitede akepeli ve dahi ampül bakışlı kardeşlerimizin sürüler halinde yaşıyor olmalarını ve bu sitenin nüfusu itibarı ile her seçimde beldenin kaderini yönlendiriyor olmasını verebiliriz… tek fark bunlar alt yapısı tamamlanmış,güvenliği vs tam tekmil bir sitede bir araya toplanmışlar… hatta Sabancı’nın DİASA marketi de var bu sitenin alışveriş merkezinde,ama normalde Taksim’de veya herhangi başka bir yerdeki şubesine girdiğinizde DİABRAU isimli kendi ismini taşıyan birasını üretip satıyor olmasına rağmen bu beldemizde bulunan bu sitemizdeki şubesinde zinhar sigara bile satılamamakta…DİASA’da uymuş yani concept’e… hatta sitenin dışında ama bu sevimli beldemizde bulunan ŞOK Markettede durum farklı değil…
ha bunları neden mi yazdım? her geçen gün akepe iktidarından bu yana sayıları giderek artan müsiad kırığı kendi burjuvazilerinin türbanlı (başı bağlı demiyorum,benimde ailemde başörtülü insanlar mevcut) sonradan görme kadınları altlarında kocalarının almış oldukları ihaleler ile doğru orantılı olarak marka ve modeli çeşitlilik arz eden arabaları ile trafiğin içine ederken,en dönülmeyecek yerden tabelaya rağmen dönmek için ısrar ederken kendilerine tepki gösteren vatandaşlara en küstah tavırları ile posta koymaktalar… ve trafik lambası insanlığın en belkide basit aynasıdır… insanlar bekler yeşilin yanmasını,hayvanlar korna çalar veya yol boşsa basar giderler…
ama yetkililerin en büyük derdi alkollü sürücü yakalamaktır…çünkü trafik cezaları en çok onlar için gereklidir…oysa kırmızıda geçsen ve bir yayayı ezsen veya tek suçu ışıklara uyup geçiş hakkını kullanan bir başka sürücünün aracına hasar versen bir çözümü bulunur… yeterki bu sevgili beldemizin bu sevgili öküzlerine b’işey olmasın.

Beton Direk Palmiyeleri

RAKIrokaBALIK | 17 August 2007 23:55

Farz edin ki arabanız ile şehirler arası bir yolda epeyce bir yol yapmaktasınız ve bu yolculuğu gece yapıyorsunuz… İlçelerin ve dahi illerin girişlerinde ne görürsünüz? Şehrin adı,nüfusu il merkezi ise rakımı vs… Normalde bu böyledir… Ama eğer çevre yoluna girmişseniz ve bu çevre yolunu aydınlatan lamba direklerinde içerisinde neon ampülleri bulunan plastik hortumlara palmiye yaprağı,armut,kalp ve bunun benzeri bilumum salakça şekiller verilmiş aydınlatma(!) aparatları varsa bilin ki Akepe’li bir belediye tarafından yönetilmekte olan bir şehirden geçmektesinizdir…
Şimdi bu noktada aklımıza bazı sorular gelmesi de muhtemel oluyor tabiyati ile :
1) Beton direkte palmiye yaprağı şeklinde bir aydınlatma gören halkımız daha mı mutlu olmakta?
2) Bu ülke vatandaşlarının hatırı sayılır büyüklükteki bir çoğunluğunun kökeni Hawai ve Papua Yeni Gine’ye dayandığı için(!) bu aciz topraklarda(!) palmiye yaygın olarak yetişmediğinden mütevellit halkın palmiye yaprağına olan özlemi bu şekildemi giderilmeye çalışılıyor?
3) Bu kakalak aydınlatma aparatlarını takan belediyeler tüm alt ve üst yapı yatırımlarını vs tamamlayıp,çalışanlarına yeterli ücretleri sağladıktan sonra bütçelerinde artan paraları değerlendirebilmek ve halkımıza betonda açan palmiye görselini sağlamak adınamı bu göz yaşartıcı hizmeti sağlamaktalar?
4) Veya tüm bunları bir yana bırakalım bu kadar salakça bir sektör var edilerek hangi ampül bakışlı müteşebbisler zengin edilmekte?

© Copyright pillinetwork 2006 - 2012. All Rights Reserved.