bildirgec.org

pillibebekkuyuda

8 yıl önce üye olmuş, 123 yazı yazmış. 13267 yorum yazmış.

Deformasyon..

pillibebekkuyuda | 03 December 2008 14:52

Frida Kahlo
Frida Kahlo

Her insan bir bedenden çıkar ama bazıları çıkıp dünyaya çakılırlar..
Kızgın bir demir, isabet alıp, tam kadınlığına saplanmışken,
Bir kutuya sabitlenip, üzerine alçıdan beton dökülmüşken,
Kangren, tek ayağını koparıp, götürmüşken,
Tuval inde yaptığın makyajlar mıydı, seni güzelleştiren ?
Onda bulamadığın aşkı, kendine benzeyen bir bedende, aramak mıydı, acını hafifleten ?
Yoksa, ”Acı emrediyor, resim yapmalıyım” deyip onun esiri mi olmuştun ?
Ya da tek acın, Rivera mıydı ?

Acı anlatılır ama kimse onun gibi anlatamaz..

Hıyar Tarlası..

pillibebekkuyuda | 28 November 2008 12:10

Çuvallar karışmış, hıyar çuvalına düşmüştüm, diğerleri farklı, ben farklıydım, onlar sap gibi büyüdükçe ben serpilip, değişik büyüklükte açan, renkli bir çiçek, oldum..

Ben, onları hıyar ken sevdim, onlar beni, çok güzel kokular verdiğim, renkli bir çiçekken sevmediler..Hıyar tarlasının en çirkin hıyarı oldum ve o yaz açmaktan vazgeçtim..Şimdi herkes memnundu..Acaba sert bir fırtınada, köklerimi topraktan çekip, farklı bir yere konabilir miydim..Beklenen o büyük fırtına ne zaman gelecekti.. Bütün hıyarlar uykudayken, usulca çektim köklerimi..Gitmeye hazırdım artık..

Mısır a değil, fasıla..

pillibebekkuyuda | 26 November 2008 09:57

Verilen geç karar neticesinde, Mısır a bilet bulamayıp fasıl a gitmiştik..

Kış bayramlarını, yazlık yerlerde geçirmekten hoşlanmayan ben, samimi bir arkadaşımın teşvik etmesiyle termal tesislerinde almıştık soluğu..

Dört gün boyunca gündüzleri, bornoz ve havlu terliklerle, asansör de dahil, 5 yıldızlı bir otelde gezinmek, gerçekten hoş bir duyguydu, bana verilen battal boy bornozu, saymaz isek..

Çamur banyosuna koş, masaja koş, hamama koş, hayatımın en güzel tatillerinden biriydi..

Ne diyorsun..

pillibebekkuyuda | 24 November 2008 11:38

Sarhoş olma isteği vardı içimde o gece, dışarı çıktım, kafa dengi bir kaç arkadaşımı arayıp, caz dinlemek ister misiniz, deyip, ayarttım. Anlık karar verişler, güzeldi.. Kaçıp gitmekte olan bir geceyi, tutup, kulağından yakalamak..

Taksim in loş mekanlarından birinde almıştık soluğu, o gece.. Dört beş kişiden oluşan grupta hiçkimse, birbiriyle sevgili değildi..Baskı yok, oraya buraya baktın yok, sürekli ilgilenmek zorunda olduğun biri yok, özgürsün, dans ederken özgürsün, şarkıyı bağırarak söylerken özgürsün, işte bu..

Yoğun geçen bir haftadan sonra, sürekli sebepsiz gülücükler attığım, dumandan boğulacağımı düşündüğüm bu mahzen gibi yerde, aniden çirkin bir kadının, yakışıklı, uzun sarı saçlı bir erkeğin sırtını okşadığını görmüştüm, en sevdiğim şarkılar çalmaya başlamış, her ne kadar kendimi engellesem de, bana arkası dönük olan bu uzun saçlı adama bakmaktan, kendimi alamıyordum..

Animaaal !!

pillibebekkuyuda | 20 November 2008 14:12

İsyan ediyorum..

İstanbul dan sıkılmış, biraz da yorulmuş, bir kadın, kafasını dinlemek üzere, alıp başını bir adaya gidiyor.
Adanın dinginliğini yaşamak üzere, küçük yürüyüşlere başlıyor..Kimbilir ne problemleri var boyunu aşmış, belki şiir yazacak, belki aşkını kaybetmiş, belki ağlayacak, her yer ona dar gelmiş, atıvermiş kendini uygun bulduğu bir yere..
Ve onyedi yaşlarında bir inşaat işçisi tarafından, kuytu bir köşede sıkıştırılıp, tecavüze uğruyor..

Masal..

pillibebekkuyuda | 19 November 2008 14:04

Masal
Masal

Her masal, ‘’Bir varmış, bir yokmuş,’’ la başlar.Bu masalın, adı da yokmuş..

Kral ve kraliçenin yaşadığı bir ülkede ,bir prenses dünyaya gelmiş..Bu prenses, diğer kardeşlerinden biraz farklıymış.. O, sahip olduğu hiçbir şeyi önemsemez, şanından, şöhretinden, gereğinden fazla ilgi gösterilmesinden hiç hoşlanmaz, çoğunlukla günlerini, sarayın çamaşırcısı ya da bulaşıkçısıyla geçirirmiş..Hatta sarayı ziyarete gelen soylular, onu, hizmetkar zannedip, çay kahve isterlermiş..O da hemen getirirmiş..

-SIZ

pillibebekkuyuda | 14 November 2008 10:08

Kayıp bir kayık,
Kıyılarımda belirdi..
Bir güvercin,
Bana, kanat çırpıyor..
Sevdalı bir bakış,
Gözlerimi arıyor..
Titrek dudaklar,
Aşkı haykıracak..

Ben ise,

Boş bir sepet,
Çiçekleri olmayan..
Sönmüş bir mum,
İpi çekilmiş..
Yalnız bir gitar,
Telleri koparılmış..
Bir şarkı,
Sözleri, unutulmuş..
Bir tango,
kadınsız ve erkesiz..
Bir masal,
Prens ve prenses hep uyuyacak..

Bir aşkı, sana bırakıyorum
Bakışsız, gülüşsüz, dokunuşsuz

Yerine koymaya çalışma
Bu saat, yelkovansız, akrepsiz.
Bana, geç kaldın..

Aşk Yemeği Yaptın mı?

pillibebekkuyuda | 25 September 2008 11:33

Hayat yaşanırken, bir gün durup düşünürsün, istediğin her şeyi gerçekleştirdin mi diye..

Beynimde sürekli yanan bir ışık vardı, yemek yapmayı öğrenme fırsatı bulamadım. Daha doğrusu küçümsedim, kolay diye..
Dışarıda yemek yemeler, sefa pezevenkliği, gerçi bu erkekler için söylenir ama iş hayatının kadını, adamı olmaz derler. Orada kadınlığını unutursun..Bir de kaptırırsan kendini, işi bırakıp ev hanımı olmak gibi bir şansının olması mümkün değildir artık.

Hep dışarıdasındır. Özellikle yazın, bir de bekarsan, arkadaşların yapışırlar yakana..Biz, şurada toplandık, bak Nesliyle eşi de gelecek, Haluk ta var, yakışıklı bir dostları da, hadi gel..
Hep birileri, baş göz etmeye çalışır seni, bir de bilirler biraz duygusal olduğunu, dalga geçerler.

Kurallar..

pillibebekkuyuda | 19 August 2008 09:38

Okulun yolu taşlarla dolu,
Biraz da yokuş, yap beni bir kuş..

-Çoraplarının rengi, okul kurallarına aykırı, saçlarını sadece toplaman yetmez, örgü de yapacaksın..

Sanırım, kendisi dağılan bir kafanın, örgüyle toplanacağını düşünüyordu..Hemen saçlar örgü yapılır, örgü başlangıç noktasından itibaren, bir makasla, ”şak” diye kesilir..

-Al sana örgü..

Onlar, bedenlerimizi düzenlemeye çalışırken, ruhlarımızın nasıl olduğunu biliyorlar mıydı, acaba ?

Her düzene karşı çıktığımda, amacım düzenlere karşı çıkmak mıydı, yoksa başarının, düzenle geleceğine olan inançsızlığımla, kendi yolumu çizmem mi ?

Akasyalar Açarken, Bülbül Şakır Dalında..

pillibebekkuyuda | 11 August 2008 10:28

Ağaçların arasında, görkemli bu evi, gezme ihtiyacını, ilk fotoğrafını gördüğünde hissetmişti..

Her bir odası, bin bir macerayı yansıtan bu evde yaşayan, bir pilottu..

Eğlencenin doruğa vurmuş olduğunu, neredeyse fotoğraflardan üzerine patlayacakmış gibi duran, şampanyalardan anlaşılıyordu..

Coşku, coşkulu bir hayat, her an farklı bir zaman diliminde yaşamak gibi..

Diğerleri odaları gezerken, yatak odasına gidip eşyalarını izledi.. Şapkası duruyordu , alıp başına taktı. Aynaya baktı..O, göklerde uçarken, hiç tanımadığı biri şapkasını takıyordu.
Bunu asla bilmeyecekti.