bildirgec.org

linet

8 yıl önce üye olmuş, 86 yazı yazmış. 2290 yorum yazmış.

Şarkılardan fal tuttum:)

linet | 31 May 2007 17:10

Not: Burada yazılanlar yazarla ve gerçek kişilerle ilgisi yoktur. Sadece şarkılar gerçektir…

Şarkılar hayatınızda fon oluşturdu mu hiç? Hani filmlerde olur ya, mutlaka bir sahnenin arkasında onu betimleyen bir şarkı..

Ruh büyürken çok acı çeker diye biryerlerde okumuştum. Ruhum acı çekti, çekiyor, bu acıları çekerken şarkılar merhem oldu belki de…

İşte bende öyle yaşayanlardanım, her olayın ardında bir şarkı gizlidir, yada bir şarkı sözü.

Hikayemi size şarkı sözleriyle anlatacağım, bakarsınız sizde hayatınıza anlam katacak şarkıları bulur, belki de farkında olmadan hikayenizi bu şarkılara oturtursunuz..

HEDİYE PAKETİM

linet | 21 May 2007 11:55

HEDİYE PAKETİM:

Onu ilk gördüğümde, benim olmadığını biliyordum. Ama gördüğüm an çok heyecanlandım, uzun zamandır ellerim titrememiş, dudaklarım kurumamıştı, kalbim yerinden çıkacak kadar hızlı atıyordu, o zaman bilemezdim her gördüğümde vücudumun kimyasının böylesine değişeceğini..

Gizlice, sessizce yaklaştım yanına, nasıl birşey olduğunu dış görünüşüne bakıp anlamaya çalışıyordum, öyle çok cazip gözükmüyordu, beni ona çeken şey neydi bilmiyorum. İçinde ne olduğunu bilmeden, yada açtığımda başıma neler geleceğini bilmeden korkusuzca elime aldım, heyecanım hala sürüyordu, bu inanılmazdı, yüzüm yanaklarım kızarmıştı, yüzümde anlamsız bir gülümse, aklım bırak diyordu bırak ve kaç, ne olduğunu öğrenmeden git, ama aklımı dinlemedim, paket elimdeydi, şekilsiz birşeydi, hiçbir albenisi yoktu, içinde öyle güzel birşey vardı ki süslemeye gerek duymamışlar diye düşündüm, uzun bir süre kapalı paket karşımda oturdum, Açtığımda beni yok edecek bir bomba olduğu fikri geldi aklıma, yok olacaktım, belkide yok olmak aslında var olmaktı…

Kırmızı Pabuçlarım

linet | 15 May 2007 10:27

Kırmızı Pabuçlarım:

Dün yazlık pabuçlarımı çıkarttım ve içlerinden en cıvıl cıvıl kıpkırmızı olanını aldım giydim ayaklarıma sanki 7 yaşındaydım, içimde bir neşe bir huzur, nasıl bir nesne beni böyle mutlu edebilir ki, reklamlardaki gibi şu kadarcık şey bile hatta dünyaları önüme serseler bu kadar mutlu olamazdım. Tüm gün ayakkabılarıma baktıkça içimi saran o mutluluk dalgası sürdü.

Küçükken hiç sahip olamadığım kırmızı pabuçları şimdi her fırsatta giyiyorum. Babamla çıktığımız alışverişlerde ki bu senede sadece 2 kezdi, hiçbir zaman benim istediğim fırfırlı süslü püslü etekler alınmaz, hep üstüme bir numara büyük kıyafetlerle seneyede giyersin sözleriyle daha hanım hanımcık olanlar seçilir ve ben yüzümden düşen bin parça ile ama yine de kendime bile belli etmediğim gizli bir sevinçle yeni giysilere kavuşmanın heyecanı ile eve dönerdim. Ayakkabılara gelince yine şekilsiz okul ayakkabıları alınırdı simsiyah, ben hep kırmızılara pembelere yönelir onları şekerci dükkanının önündeki çocuklar gibi seyretmeye doyamazdım. Ama babam, bak kızım bu daha sağlam, o iki günde parçalanır der, bana elindeki o şekilsiz ve renksiz ayakkabıyı kabul ettirmeye çalışır, bende akıllı ve uslu bir kız olarak onu dinler, gözüm kırmızı pabuçlarda siyah ayakkabıyı almaya razı olurdum.

yeni bir hayat!…

linet | 16 April 2007 16:28

Louvre Müzesi Mona Lisa’nın tablosunun karşısındaydım, Da Vinci Şifresi kitabını okuyup 21 metrelik cam piramit girişi gözümde canlandırmaya çalışmış ama başarılı olamamıştım. Birgün burada olacağım aklıma gelmemişti, sadece bir kez uzaklara gidelim dediğimde nereye sorusuna Paris e gidelim demiştim, istemsiz plansız aklımdan geçmeyen biryer olarak dilimden çıkıvermişti. Kafamdaki bu hatıra beni rahatsız etti, ondan uzaklaşmak için tabloya daha dikkatli baktım, bu gülüş dudakların hafifçe kıvrılışı neden onu hatırlatıyordu, bu kadar alakasız bir şey bile düşüncelerin kafamdan uzaklaşmasına neden olmamış, daha acı bir şekilde hafızamda canlanmaya başlamıştı.

hayat, kader, mutluluk

linet | 16 March 2007 11:58

Hayat, kıvrak bir dansöz yada işveli bir kadın gibi. Dün Kader dizisini seyrettim, orda kahramanımız kadere inanırmısın diyordu? Ya sizler sizler kadere inanırmısınız? Bazen herşey öyle kurgulanmış şekilde gelişiyorki, kader diyoruz , tesadüf diye geçiştiriyoruz, belkide tesadüf değil, herşey önceden yazıldı ve kurgulandı. Bir şekilde seçimlerimiz ne olursa olsun sonuç daha önceden yazıldığı gibi gelişiyor belki de..

Bir filmde izlemiştim, kadın treni kaçırıyordu 1 saniye ile filmin ilk bölümünde kaçırdığında yaşadıklarını, ikinci bölümünde ise kaçırmadığında yaşadıklarını çekmiş yönetmen, sonuç aynı yaşadıkları belki farklı ama son aynıydı.

mektup

linet | 01 March 2007 14:50

İçim acıyor hemde çok, bu gelip gitmeler beni yok ediyor. Farkında değilmisin? Ne kadar çok gelip gidiyoruz, hem normalde herşey yolunda gitsin, hemde biz bağlılığımız, aşkımız devam etsin, nasıl olacaksa? Komik ve acıklı işte trajikomik dedikleri şey bu, içinden çıkılamayan durumumuzu açıklayan şey, ve zaten senin yaklaşımında bu ama seni kınamıyorum, başka ne yapabiliriz ki, gülmek eğlenceli hale getirmek lazım olayları.

İçim acıyor hemde çok, öyle kaçarcasına gitmeler, tek kelime bile edememek, içimde çığlık çığlığa sana seslenmek isteyen beni susturan ben ki genelde susturmam söyleyeceklerimi hep söylerim sonuçları ne olursa olsun, ama yapamıyorum sana sitem edemiyorum, soramıyorum bugün olmadı ne zaman konuşacağız diyemiyorum, sessizliğin içinde bağır çağır içim, hiç susmayan bir ben var içimde, senin korkuların gerçekleşecek belkide ben kendi kendimi sensizliğe ikna edeceğim bu gidişle, soru sormadan, hep geriye atılan cümlelerle daha ne kadar yaşayabilirim.