bildirgec.org

gozde94

8 yıl önce üye olmuş, 4 yazı yazmış. 0 yorum yazmış.

Değişen Özgürlük

gozde94 | 13 July 2012 10:09

Her yağmur yağdığında toprağın kokusunu içime dek çekerim. Buram buram kokan toprak, ağaç dallarındaki yaprakların sıralanışı, gökyüzünün korku tünelini andıran, renkten renge giren bulutları nedense bedenime huzur, içime yaşama sevinci verir. Gökyüzünün o korkunç gök gürültüsüdür beni gerçeklere bağlayan, sıra dışı olmaktan soyutlayan.Korkutsa bile bu gürültü beni, mesut bir şekilde yarıda kalan gülücüğümü dudaklarımın arasına yerleştiririm. Ve sonra hiçbir şey olmamış edasıyla masum bir çehre görüntüsü vererek başımı dik tutar, hayatın gidişatında rol oynayan ipleri elime alırım.Evet, bazen o ipler kontrolden çıkabilir, bazen de beni kontrolden çıkartabilir, ama ben hiçbir zaman vazgeçmem, kendim olmaktan ve dilediğimi yapmaktan. Çünkü, özgürlüktür dilediğin gibi yaşamak. Kimi zaman da mutsuzluğun baş tacı olandır, özgürlük. Yeri gelir aldanış olur, ihanet, kincilik olur adı.Özgürlük de değişkendir aslında. İçindeki gücü serbest bırakmak, kuralları yıkmak, esip geçme isteği verir içinde yaşatabilene. Tıpkı ikiyüzlü insanların yaptığı gibi diğer yüzünü cellada en kötü zamanda ortaya çıkararak başını sunar. Öyle bir ihtirastır ki aslında, yok etmek istesen bile mahkumsundur özgür olmaya, özgürlüğün kucağında gözyaşı dökmeye. O gözyaşları sevinç gözyaşı olacağı gibi bencilliğin, ahmaklığın, kendini beğenmişliğin de görüntüsünü sunan gözyaşları olur bir taraftan.İşte bu yüzden özgürlük gerçekten özgürüm diyebilene, bunu herkese sezdirebilene, yaşatabilene, kendisine yaşatmasını bilene gerçekten hakim olur.

Acılar ve Alışkanlıklar

gozde94 | 12 July 2012 11:26

Acılardı dudakların çizgi halinde görünmesini sağlayan. Çaresi bulunamayan o acıydı, elleri kirli olan küçük bir çocuğun mutluluk dilemesine muhtaç eden. Yorgunluğun ve yıpranmışlığın verdiği acıydı, bastonlu bir dedenin bastonunu titreten.
Biliyorum ki hayata yeni adım atan bir bebeğin adımlarını sağlamlaştıracak yine o zayıf acılar. Onun mutluluk yağmuru altında ilk adım atışına tanıklık edecektir. Hem ağlatırken hem de güldürecektir aslında. Alınan darbeler güçlü kılacaktır onun can damarlarını.
Fark etmese dahi anlayacaktır; acıların ardında saklanan güneşin ilk ışıklarının yüzüne yansıyacağı zamanı sabırsızlıkla beklediğini.
İşte o zaman, yağmurun ardından çıkan gökkuşağının renklerini görebilmek ve isimlendirebilmek için can atacaktır. Çünkü, o küçük bebek henüz hayatın en başındadır ve hesap edemese dahi kat edeceği yolda öğrenmesi gereken bir şeyler olduğunu ona gösterecek-lerdir. Bu kılavuz eşliğinde ışıldayan gözleriyle neşeli gülücükleri, acıları ört bas edecektir belki de.
Acılar ört bas edilse bile bir gün o bebeğin karşısına yine çıkacaktır elbet farklı bir gün ışığında ve değişen zamanın koşullarında. Hayatın ne anlama geldiğini kavrayan büyümüş olan o bebek, acılarını kalbinin en derin yerlerine gömmek, yeni bir hayata başlamak isteyecektir.
Bunu her ne kadar istese de, zamanla bu acılarıyla yaşamak zorunda kalacağını er geç kabullenecektir. Çünkü; yaşanılan ve yaşatılan acılar, zannedildiği gibi kolay unutulmaz. Sadece, acılar yerini alışkanlıklara terk eder ve alışkanlıklar dümeni devralır, yeni hayatın akışına doğru.

Sonbahar Akşamı

gozde94 | 08 January 2012 10:32

Terk ediliş değildi benimkisi, sonbahar akşamlarının ürpertici nefesiydi. Bir o kadar durgun ve bir o kadar da ümit vericiydi, yalnızlığın sembolizm izleri.
Terk ediliş değildi benimkisi, sonbahar akşamlarının ürpertici nefesiydi. Bir o kadar durgun ve bir o kadar da ümit vericiydi, yalnızlığın sembolizm izleri.

Bir sonbahar akşamıydı,
Gür saçların birbirine dolanırken
Yağmurun gözyaşları yıkıyordu,
Sevda kokan gözlerim seni ararken.

Rüzgarlara fısıldıyordum seni,
Uğultunun melodi tonlarıydı sesin
Gecenin yıldızlarının en şahane dedikodusuydun,
O çekip gittiğin geceden beri.

Komşu Çocuğu

gozde94 | 06 January 2012 11:33

Zaman, unutmanın ilacı olsa da her zaman işe yaramaz.
Zaman, unutmanın ilacı olsa da her zaman işe yaramaz.

Yanağının çukuruna gömülmüş gamze
Gözler aldatmış seni boşuna yerinme
Papatya falları seviyor çıksa bile
Komşu çocuğu sevmez seni tüm kalbinle

Kalp tekmeler atışları onu görünce
Tutma nefesini karışsın o nefese
Biliyorum atıyor o kalbin güm güm
Ama bilmeden ediyor sana tebessüm

Komşu çocuğu kalsın onun adı sende
Esip geçen rüzgar diye nitele onu
Ona karşı beslemiyorsun bu umudu
Sevdiğin hatırlatıyor sana tutkuyu