bildirgec.org

fingerbang

7 yıl önce üye olmuş, 6 yazı yazmış. 20 yorum yazmış.

ELLERİNE SAĞLIK – AFİYET OLSUN!

fingerbang | 29 May 2004 20:14

Alpay Erdem’i bilir misiniz? . Son birkaç yılda Lombak camiasında çizdiği “Top Canavarı”, “İsmail /Hasta Ruh” , “Kamil Seven Adam” , “Şevki Teyze” gibi tiplemeler ve öykülerle , Yiğit Özgür gibi, Serkan Altuniğne gibi, Ersin Karabulut gibi “gönüllerimizde taht kurmuş yeni mizahçılar” arasında adı anılan, zekasının inceliğini yarattığı ve çizdiği bütün eserlerinde görebileceğiniz nadir çizerlerden biridir. Bunu editörleri de fark etmiş olacak ki; Alpay Erdem, şu an Türkiye’nin en sevilen ve en çok satan mizah dergisi Penguen’de yazarlık da yapmaya başladı. Köşesinin adı “Ben” . Yani, tamamen kendi başından geçen olayları, süslemeden, komik olması için uğraşmadan, didinmeden, olduğu gibi yazarak kendine bir tarz yaratıyor, ve kendisinin de dediği gibi, “ne kolay bir iş” yapıyor: “rahatlıyor, üstüne de para alıyor.”

Sosyoloji Kongresi

fingerbang | 31 March 2004 23:36

13-16 Nisan tarihlerine denk gelen günlerde, Ege Üniversitesinin ev sahipliğinde Türkiye genelinde her sene yapılan Sosyoloji Kongresi düzenleniyor ve futboldan karikatüre, feminist ideolojiden W.Benjamin’e çok geniş yelpazede konular işleniyor. Ev sahibi Ege Üniversitesinin yanısıra, kongreye Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Aydın Menderes Üniversitesi, Muğla Üniversitesi, ODTÜ gibi daha birçok okul katılıyor. Belli ki bu seneki katılım sağlam olacak. İlgilenenler için: www.sosyolojikongresi.org

şarkılar neyi söyler?

fingerbang | 30 March 2004 17:24

Picus’un Mart sayısında Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde sergilenen “Çıplak” sergisini tanıtan kısa bir yazı vardı. “Çıplak” sergisi, adından da anlaşılabileceği gibi Türk resminde çıplak bedenin kullanımını konu alan güzel bir sergiydi , -di’li geçmiş zaman, çünkü 27’sinde bitti. Fırsat bulup gidemediğime çok üzüldüm ama gözüm kaldı, bir yandan da “nerde var” diye takip ediyorum hâlâ. Bu sırada Berger’in şiddetle tavsiye edilesi kitabı “Görme Biçimleri”ni yeniden okuyorum ve daha evvel keşfedemediğim bir çok şeyi yeniden keşfediyorum. Berger, çıplaklık ve nü kavramını birbirinden ayırır (hatta röportajın girişi de onunla yapılmış). Ona göre “insanın çıplaklığı kendisi olmasıdır, başkalarına göre çıplak görünmek ise nü olması”. Burda anlatsak tartışması saatler alacak bir çok tespit var tabii kitapta. Ama mesele bambaşka bir yere bağlanabilir: Erotik- seksiii- şuh” diye nitelendirilebilecek ne çok şarkı yapılmış müzik tarihimizde?

BUGÜN EGON İÇİN NE YAPTIN?

fingerbang | 27 March 2004 00:45

-Kendinle Olma Kampları-

“Öyle uzak ki yerim / Uzakları aşıyor / Bütün özlediklerim/ Benden ayrı yaşıyor..” diye bir duru ses çağlıyordu gecenin içinden ve yıldızları az biraz ortalasanız manzara çok güzel oluyordu.. Öyle oluyordu, çünkü Perşembeleri hep yalnızım sanki ben. Yalnız da değil, tek başınayım belki, ondan belki kulaklığı çekiç-örs-üzengi hizasında tutup yalpalayarak bir Hümeyra şarkısı dinleyişim, ama bu sefer farklı yorumla, sesi çok güzel bir kadından, Aslı Gökyokuş, eğer her sabah okula giderken yürüdüğüm ağaçlı yolda giderken söylüyorsa bu şarkıyı, ben kaldırımlara basıyorum, o notalara.

LÜTFEN CEP TELEFONUNUZU KAPATINIZ

fingerbang | 22 March 2004 23:06

Çevre dostu bir yeşil otobüse bindiğim anda, aslında, “lütfen cep telefonlarınızı kapatınız” diyen ibareye bakarak, Mehmet Ali Alabora’nın (nam-ı diğer Memoli) evvelsi hafta bir Pazar ekinde çıkan röportajında söylediklerini geçirdim içimden, “cep telefonu kullanmam” diyordu Alabora, “çünkü cep telefonu kendine olan yabancılaşmanın doruk noktasıdır. Karşınızdaki insan sizi en fazla ne kadar dinler? Cep telefonu çalıncaya kadar.” “Çok güzel bir tavır” diye de geçirdim içimden ve yakın zamanda şöhreti kat be kat artacak olan, şimdilik yarı-meşhur yazar “hocam”ın söylediği gibi, “benim yapamayacağım kadar güzel bir tavır.”

yılın hasta olunası kanalı numberone tv!

fingerbang | 14 March 2004 23:56

22 yaşında, hayat memat meselelerine şöyle biraz vakıf olmuş bir Türk genci olarak, Numberone TV isimli müzik kanalının belki daha samimi, daha çağdaş (?), daha, onların deyimiyle “trend” haline gelen “Special Love Songs Weekend” veya daha fenası “Barış Manço Weekend” şeklindeki başlıklarına bile alışamamışken, ilk gördüğümde şaşırdığım, ama biraz düşününce dehşete düştüğüm bir söylemine dikkati çekmek isterim:

Numberone Tv, zannımca “2003’ün en iyileri” diye bir ödül törenine girişiyor, buraya kadar güzel, fakat söylenegelen “konu başlıkları” tüyler ürpertiyor: “En baba film hangisi? “Yüzüklerin Efendisi” mi, “Halka” mı?” Bir diğeri, “Yılın en hasta olunası bayanı kim?”, “Yılın fıstığını sizin oylarınızla seçiyoruz! Adaylar Nurgül Yeşilçay, Nehir Erdoğan….v.s.”
Bütün bu başlıklar kanımı dondurdu ve biz “modern gençler” aramızda toplaşıp böyle konuşuyormuşuz gibi düşündükleri için bir genç olarak, bir kadın olarak ve her şeyden önce bir insan olarak bu sıfatlardan çok utandım, açıkçası rencide oldum!