bildirgec.org

expresyon

7 yıl önce üye olmuş, 11 yazı yazmış. 434 yorum yazmış.

1 2 3 … 365

expresyon | 30 July 2008 12:25

vallahi saydım…

tam 365 gün oldu.

sayılmamış yalnız-aşksız kaldığım günlere inat gibi, onunla geçen günlerimi saydım…

365 gün hiç ayrılmadan, onunla geçen 365 gün…

bugün 365. gün olmasından dolayı sordum kendime; ne önemi var ki, neden sayar insan sevdiği insanla geçirdiği saatleri, günleri? sayılı gün çabuk geçer gibi birşey de değil ki bu! başı belli sonu yok, sonunu bilen yok, müebbet desem onu da allah bilir değil mi ama! neyi sayıyorum ki ben? yarın biz ayrılsak mesela ne olacak; tam 365 gün bilmem kaç saat sevgili kaldık mı diyeceğim. o yüzden mi sayıyorum acep bu birliktelik günlerini…? kime-neye, neyi kanıtlamak bu? tokat gibi bir cevap versem ya ben bana; şöyle güzelce bir apışıp kalsam, kendime diyecek söz bulamasam.

Banu sustu…

expresyon | 13 March 2008 11:35

Banu Kuday
Banu Kuday

Her bitiş bir başlangıçtır ya, bu nasıl bir başlangıçtır bilemiyorum, anlayamıyorum, anlayamadığımı anlatamıyorum…

İkimizin sesi sanki anlaşmışlar da aynı anda susmuşlar. Ama susmadan önce nasıl özlediğimizi anlatmıştık birbirimize.

– nasıl özlemişim anlatamam. hala çok güzelsin yahu, ne yapıyor bu yıllar sana?

-hah! pek zarifsin yine, ben de çok özledim… nasılsın?

Çok değil, suskunluğumuzdan 12 gün önce yaptığımız muhabbetin başlangıcıydı bu cümleler.

Ben, bizimkiler ve du(mur)rumlarım

expresyon | 04 October 2007 10:09

(Sanırım) 15 sene önce…

Anne- (kısık sesle) bak, bu gün baban telefonla bir yeri ararsa gizlice bak bakalım hangi numarayı çevirecek.
Ben- (kısık sesle) tamam… (o zamanın parası ne kadar istemiştim hatırlamıyorum ama biz 1 lira diyelim) 1 lira ver yapayım.
Anne- (yüksek sesle) Yok para mara! Tamam yapma istemiyorum.
Ben- Peki…

Babanın peşinde hafiyelik yaparken…

Baba- ne var, ne yapıyorsun?
Ben- Hiiiiç… Annem aradığın numarayı ezberlememi söyledi ona bakıyorum.
Baba- Hmm… Ne yapacaksın ezberledikten sonra?
Ben- Anneme söyleyeceğim. Bunun için bana 1 lira verdi (yalan!), ama sen bana 2 lira verirsen söylemem.
Baba- (Kadir İnanır’ın sinirli bakışıyla)Yok para mara. Git söyle!
Ben- Peki…

kopanisti’ye mektup var!

expresyon | 24 September 2007 16:59

Sevgili kopican…
Ben kendimi bildim bileli aile ve sülale ve hatta memleketteki arkadaşlarım da dahil bana hep “maridudu” derler. Bu takma isim bana annemden yadigâr kaldı ve ben iyiden iyiye benimsedim bu ismi. Sonra bir gün msnde annemle sohbet ederken annem sordu ki bana “neden takma isim olarak maridudu’yu kullanmıyorsun?”. “Vallahi anne hiç aklıma gelmedi, ama ben bu sevgili günlük nickini msne yakıştığını düşündüğüm için yazdım. Sanki ben herkesin günlüğüymüşüm de, yazsınlar bana bende güya sevgili günlük olarak onlara cevap vereyim, sevinsinler garipler.. Ama bu maridudu herzaman benim ismim olacak tıpkı kimlikteki resmi ismim gibi” falan filan dedim. Neyse… Hem annem hem sütkardeşim olan bu yüce varlığın isteğini yerine getirmemek ayıpların en büyüğü olacaktı. O günden sonra msndeki “kişisel bir ileti girin” yazan yere maridudu yazdım… Sonra msnde online insanlar bana bu “maridudu nedir, kimdir” diye sordular, bende gerekli açıklamayı yaptım onlara. Dedim ki, böyle böyle… Aradan birkaç hafta geçti ki, bir baktım hafifte bir yazı var mari dudu diye. Aha sı.tık! Dedim… Bu nasıl bir kader tanrım! Neyse efenim yazınızı zevk ile okudum ancak gıcık oldum size. Dedim ki kendi kendime “kullanamayacağım ben bu maridudu ismini, telif falan ister benden şimdi”. Ya da “kıskandı” falan der bana. Sonunda 40(yaşında değilim) yıllık adımdan(takma) vazgeçtim… En azından sanal alemde kullanmama kararı aldım. Ama yine de “maridudu sanal alemde de ne güzel olurdu” diye de düşünmedim değil hani. Ama artık benim için bir hayaldi bu. Sonra sosyomat üyesi bir arkadaşımdan davet geldi bana. expresyon isminide çok sevdiğim ve benimsediğim için yine aynı adla kayıt olmayı terci ettim. Ama o ne! “expresyon zaten var” dedi bana sosyomat. Hasssss…ta etme beni! Dedim… Vallahi bak! Dedi. Vallahi baktım. Varmış. Fakat kişi hakkında tek bilgi bulamadım. Neyse üstelemenin anlamı olmadığını da anlayınca, başka isimler denemeye başladım istemeye istemeye… sosyomat bu isteksizliğimi anlamamış olacak ki, o isimleri de kabul etmedi “bizde var zaten bunlardan” gibi bir şey söyledi bana. Peki deyip, içimde hep gizli kalmış olan, beni bir bakıma ben yapan maridudu ismini(ismimi) yazdım gerekli yere. sosyomatla aramızda duygusal bir bağ vardı sanki tereddüt etmeden kabul etti. Ama ben mutlu değildim. Hep seni düşünüyordum. Bir an olsun çıkmadın aklımdan. “Ne derki şimdi bana?” gibi sorular sordum kendime. Cevabını bulamayınca sana yazmaya, derdimi anlatmaya karar verdim. Ama korkum hala devam ediyordu “kopican hadi bana derse ki, kanıtla bakayım maridudu olduğunu!” Offf… Düşündüm düşündüm düşündüm… Ve sonunda buldum! Eğer dedim kopican kanıtlamamı istese, ona msn ileti geçmişindeki maridudu hakkında konuşulan yazıları yollayabilirim. Hem de tarih, onun yazısı çıkmadan önceki tarih. Artık mutluydum, “Hehehehe” gibi bir ses çıkardım. İşte kopican, böyleyken böyle. Şimdi sosyomatta maridudu diye biri var haberin ola. İstersen 40(yaşında değilim) yıllık maridudu olduğumu sana kanıtlayabilirim…

Sevgili gece…

expresyon | 19 September 2007 10:32

Orak adasına gidesim Löngöz’de ölesim var gece gece… Gerçi Löngöz’e uzun zamandır Azrail uğramıyor diyorlar ama olsun orada yaşayıp-ölesim, oraya gömülesim var. Cırcır böceklerine “susun uleeeyyynn” diye bağırıp, susmadıkları için kendimi onlardan da küçük göresim, diyaframıma lanet edesim var. Ali dayının herkesi bayıltan şarabından içip inatla bayılmayasım var. Gecenin bir vakti yalınayak dolaşıp “yaban” olasım, avaz avaz “yıldızların altında” adlı eseri makamına uygun söyleyesim var… Kahvaltıdan sonra çilingir sofrası hazırlayıp adam gibi-o’nun gibi içesim, karanlık çöktüğünde yaktığı ateşi körüklerken yüzüne bakasım var.
Kalbim egede kaldı… Birkaç güne kalmaz gelirim dedi… O gelene kadar orak adasındaki balıklar gibi uykuya-suya dalasım var… Daha neler neler yapasım olduğunu yazasım var sana. Ama burada bitirme gereksinimim var…