bildirgec.org

Chat Noir 1

8 yıl önce üye olmuş, 236 yazı yazmış. 151 yorum yazmış.

Yaşam

Chat Noir 1 | 07 February 2011 15:36

Gel boş verelim dünyaya,
Eğer ağlamak istemiyorsan.
Gel üzüntüleri bir yana bırakalım,
Eğer mutlu olmak istiyorsan.
Gel biraz daha anlayışlı olalım,
Eğer hep gülümsemek istiyorsan.
Gel tatlı bir melodi fısıldayan sabahın sesini dinleyelim,
Eğer güne heyecanla başlamak istiyorsan.
Gel güneş hiç batmasın, umutlar da,
Eğer sen istiyorsan.

Güliz Ardilli / İstanbul / 1997

Düşüncelerle Dans

Chat Noir 1 | 07 February 2011 09:07

Düşüncelerle dans etmek,
Bazen acı verir;
Ağlamak istersin,
Mutluluğun tadını anlamak için.
Ya da tek sığınağın gözyaşların olduğu için.
Bazen bir mutluluk parıltısıdır;
Sevildiğini sandığında,
Bu yanılgı güzel ama kısa bir düş kadar sürer.
Bazen kafan karmakarışık olur.
Tam bir çelişki,
Duygularınla mantığın arasında.
Boşlukta kalırsın.
Aynı çok büyük bir ormanda tutunacak tek bir dal bulamamak gibi.
Güliz Ardilli / Paris / 1997

Bir Rüya

Chat Noir 1 | 06 February 2011 14:56

Bir rüya gördüm.
Bir gökkuşağının üzerinde yürüyordum.
Denizin ışıltısını göklerden seyrediyordum.
Ama mutsuzdum.
Bir rüya gördüm.
Güneşin saçlarına tutunmuş uçuyordum.
Yeşilin doyumsuzluğunu uzaklardan izliyordum.
Ama mutsuzdum.
Bir rüya gördüm.
Ayaklarımın altında yıldızlardan bir halı,
Cennetin ihtişamını sihirli bir kapıdan gözlüyordum.
Ama mutsuzdum.
Çünkü yalnızdım, etrafımda bir sürü insan olduğu halde.
Güliz Ardilli / Paris / 1997

Bir Gece Yarısı

Chat Noir 1 | 05 February 2011 13:15

Karanlıkta yürüyorum,
Bir ışık arıyorum,
Tam buldum sanıyorum, yanılıyorum.
Elimde kandil bir gece yarısı.
Yalnız kalıyorum,
Beni saracak iki kol arıyorum,
Bulacağımı zannediyorum, yanılıyorum.
Elimde kandil bir gece yarısı.
Uçsuz bucaksız bir uçurumun kenarında yürüyorum,

Sen

Chat Noir 1 | 05 February 2011 12:03

Güneşin doğuşu insanı heyecanlandırıyordu,
Havanın kokusu bir huzur veriyordu,
Sabahın neşesi herkesi etkiliyordu,
Ama tek eksik sen yoktun.
Denizin kokusu anıları tazeliyordu,
Güneşin güzelliği herkesi büyülüyordu,
Sımsıcak kumlar, insanı ısıtıyordu,
Ama tek eksik sen yoktun.
Rüzgarın sesi bir melodi gibi geliyordu,
Yıldızlar ayı kıskandıracak kadar çok parlıyordu,
Gecenin sessizliği düşündürüyordu,
Ama tek eksik sen yoktun.

Güliz Ardilli / İstanbul / 1997

Üç Mucize

Chat Noir 1 | 03 February 2011 10:09

Sizlerle paylaşmak istediğim enteresan bir anım var. Ben mahallemizdeki sokak köpeklerine hemen hemen her gün bir saatimi ayırarak yiyecek götürüyorum. Mahallemizdeki kasap, fırın ve bir iki restoran ile konuştum ve bana artan ekmek ve kemikleri veriyorlar. Bende onlara götürüyor ve yakınımızdaki açık yeşil alanda veriyorum. Sokak köpekleri dediğime bakmayın. Onlar benim çocuklarım gibi. Hepsinin bir adı var. Hepsini çok seviyorum. Onların yanında huzur buluyorum, hafifliyorum. İçim ısınıyor, sevgiyle doluyor. Bir gün, hatırladığım kadarıyla bundan üç dört sene önceydi, yiyecek taşıdığım pazar arabası ağzına kadar doluydu. Üstelik ayrıca büyük çöp torbası büyüklüğünde bir torbanın neredeyse tamamı da fırının verdiği ekmekler ile doluydu. Ağaçlık yol kenarından yürüyordum. Fazla insanın geçmediği bir yoldu. Kalabalık olmayan, sakin bir yol.

Gün Biterken Gece Başlarken

Chat Noir 1 | 31 January 2011 15:19

Gece olup hava karardığında güneş dünyanın bir başka yerini aydınlatmaya gittiğinde farklı hissettiğinizi fark ettiniz mi? Güneşin batış anı zaten kendi içinde izlenesi bir sanat gösterisi. Güneş sarıdan turuncuya dönerken bulutların üstünde yer yer pembe ile morun ahenkle dans ettiği görsel bir şölen izletiyor bize. Turuncu bir ışık kütlesi halinde gözden kaybolmak üzereyken ise bazen belli belirsiz bir kızıllık.Bulutlarsa her an başka bir şekle bürünüyorlar sanki bizim için. Her gün güneş bizim için bu kadar güzel batıyor sanki. Sarı saçlarını toplayıp özlendiği yere gidiyor.Biraz da onları ısıtıyor,gülümsetiyor.

Yazdıklarım Ama Burada Yayınlamadıklarım

Chat Noir 1 | 29 January 2011 15:46

Hafif.org’da kimler neler yazmış,neler yazabilirim diye şöyle bir gezinirken son derece samimi yazılmış yazılara,özenle seçilmiş cümlelere,romantik şiirlere,enteresan şiirlere,zekice yazılmış paragraflara,espirili yorumlara bilgi içerikli yazılara rastladım.Bana benzeyen insanlara rastladım.Kendimden bir şeyler buldum.Aslında pek çok yönümüzle birbirimize benziyoruz.Bazen kızıyoruz, bazen üzülüyoruz, seviniyoruz, sevişiyoruz, gülüyoruz, dua ediyoruz,yemek yiyiyoruz,seyahat ediyoruz.Farklılıklarımız sadece küçük detaylarda saklı.Farklıyız ama bir bakımada aynıyız.
Aynı bütünün parçalarıyız. Renkli, albenili, parlak ışıldayan yada siyah parçaların oluşturduğu bir bütünüz….

As It Is in Heaven (2004)

Chat Noir 1 | 25 January 2011 10:30

Türkçe’ye “Cennetin Müziği” olarak çevrilmiş bu etkileyici film, 2005 yılında en iyi film dalında Oscar’a aday gösterildi. Ödüllü yönetmen Kay Pollak tarafından yönetilen filmin başrollerinde İsveçli başarılı oyuncular;Michael Nyqvist, Frida Hallgren ve Helen Sjöholm yer alıyor. Eğlenceli bir o kadar da duygusal filmin senaryosu ise Kay Pollak, Anders Nyberg, Ola Olsson, Carin Pollak, Margaretha Pollak tarafından birlikte yazılmış.

Miss Potter (2006)

Chat Noir 1 | 23 January 2011 16:01

İki defa oscar’a aday gösterilmiş ödüllü yönetmen Chris Noonan’ın yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde 2002, 2003 yıllarında Oscar’a aday gösterildikten sonra 2004 yılında ödülü kazanmış olan ve daha birçok ödülün sahibi Amerikalı başarılı oyuncu Renee Zellweger, Golden Globe’a aday gösterilmiş ödüllü oyuncu Ewan McGregor ve yine iki defa oscar’a aday gösterilmiş başarılı İngiliz oyuncu Emily Watson yer alıyor. Bu etkileyici filmin senaristi ise Richard Maltby Jr.