bildirgec.org

Chat Noir 1

8 yıl önce üye olmuş, 236 yazı yazmış. 151 yorum yazmış.

Labirent

Chat Noir 1 | 13 February 2011 15:18

Dört duvar arasında sıkışıp kalmak,
Hiç işlemediğin bir suç için yargılanmak,
İnsanlarla yaşamak,
Güneşi görebilmek, çok zor.
Geceler boyu düşünmek,
Çaresizliği anlamak,
Yalnızlığı seçmek,
Gerçeklerle yüz yüze gelmek,
Acı veriyor insana.
Mutlu olmayı istemek,
Biraz sevgi dilenmek,
İnsanları anlayabilmek,
Çok mu fazla bana?

Güliz Ardilli / İstanbul / 8 Kasım 1997 16:00

Ateş

Chat Noir 1 | 12 February 2011 14:12

Tenindeki sıcaklığı tenimde hissedebilmek,
İşte bütün mesele bu.
Gözlerimdeki ateşi beynine işlemek,
İşte bütün mesele bu.
Sensizliğimdeki sessizliği sana hissettirebilmek,
İşte bütün mesele bu.
Düşüncelerimdeki yasakları aşarak sana ulaşabilmek,
İşte bütün mesele bu.
Sorgusuz sualsiz seni sana sevdirmek,
İşte bütün mesele bu.
Seni sevdiğimi sana söyleyebilmek,
İşte bütün mesele bu.

Güliz Ardilli / İstanbul / 10 Ekim 1997 1:25

Hıçkırıkların Bebeğim

Chat Noir 1 | 12 February 2011 12:30

Sakın kimseye güvenme bebeğim,
Sakın kimseye inanma.
Hıçkırıkların sevginin boyunu aşmasın.
Sakın gülen gözlere aldanma bebeğim,
Sakın sözler seni baştan çıkarmasın.
Hıçkırıkların sevginin boyunu aşmasın.
Sakın önemsiz olduğunu düşünme bebeğim,
Sakın duygularını hissettirme.
Hıçkırıkların sevginin boyunu aşmasın.
Sakın unutma bebeğim,
Sana senden başka dost yok.

Güliz Ardilli / İstanbul / 28 Ağustos 1997 Peşembe

Gizemli Mavi

Chat Noir 1 | 10 February 2011 14:25

Şu yıldız denizinde yüzerken,
Yere basabilmek gizemli maviyi anlamaktır.
Ümitsizlik mavisinde kaybolmuşken,
Mantık gemisine ulaşabilmek gizemli maviyi anlamaktır.
Serin sularda yüzmeyi unutmuşken,
Bir martının kanadına tutunup yükselmek,
Gizemli maviyi anlamaktır.
Güneşin saçları mavi yaşamı bulmuşken,
Kum tanelerindeki ışıltıyı görebilmek,
Gizemli maviyi anlamaktır.

Güliz Ardilli / İstanbul / 19 Mayıs 1997 Pazartesi

Aklımdan Geçen Cümle

Chat Noir 1 | 10 February 2011 11:41

Sizlerle enteresan bir anımı paylaşmak istiyorum. Üniversitedeyken yaşadığım bu olay karşısında ben de şaşkınlık yaşamıştım. Üniversitedeyken en yakın arkadaşıma ekonometri sınıfından bir çocuk çıkma teklif etmişti. O da nazikçe reddetmişti. Biz kendisiyle arkadaş olduk sonrasında. Ders aralarında, kantinde, yemekhanede karşılaştığımızda selamlaşır, iki çift laf eder hale gelmiştik. Bir gün en yakın arkadaşımla kantinde oturuyoruz o yanımıza geldi. Selamlaştık. O yanımıza oturmadı ama konuşmaya devam ediyoruz. Kendisi alttan bıraktığı derslerini artık çalışarak vermek istediğinden bahsediyordu ama daha çok arkadaşıma bakarak konuşuyordu. Bende konuşan o olduğu için onun yüzüne bakarak onu dinliyordum. Birden aklımdan “acaba çok az zamanının kaldığını bilseydi yine de derslerini vermeye çalışır mıydı ?”, şeklinde bir düşünce geçti. Ancak aklımdan geçen bu düşüncemi tabi ki sesli olarak paylaşmadım. Böyle düşündürtecek herhangi bir durum hakkında bir bilgiye sahip değildim. Onu dinlerken, ona bakarken aklımdan bir anda geçen bir düşünceydi bu. Sonra bizde kendisine başarılar diledik. O günkü sohbetimizden hatırladıklarım, kaldığı derslerinden geçmek istemesi ve o anda aklımdan geçen bu garip cümle. O günkü kısa sohbetimizi sonlandırdık. Aradan birkaç hafta geçti. Geçen süreyi tam hatırlayamıyorum ama yaptığımız konuşmayı hatırlayacak kadar kısa, çok uzun olmayan bir süreydi. En yakın arkadaşımla beraber sınıfımızın yer aldığı katta ilerliyorduk. Ekonometri sınıfının kapısının önünden geçerken kapıda asılı olan bir resim dikkatimizi çekti. Başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin, arkadaşımızı kaybettik, benzeri bir yazı yazıyordu. Meraklandık. Kim olduğunu anlamak için resme daha yakından baktık. Resimdeki O’ydu. Birkaç hafta evvel bizimle sohbet eden, kalan derslerini vermek istediğini söyleyen arkadaşımızdı. Sınıfın kapısındaki resimden edindiğimiz bilgiye göre trafik kazası geçirmişti. Arkadaşım ve ben bir birimize baktık. Hem şaşırdık, hem de üzüldük. Ölümün insanı ne zaman nerede yakalayacağı belli olmuyor. Bunu önceden hissetmiş olmam da beni şaşırtmıştı.

Şşşt Sus

Chat Noir 1 | 09 February 2011 16:59

Şşşt sus ve dinle.
Gecenin sessizliğini,
Neşeli günün bitişini,
Rüzgarın fısıltısını.
Şşşt sus ve gözle.
Ayın muhteşem güzelliğini,
Yeni bir başlangıca giden bitişi,
Gözyaşlarındaki gizemi.
Şşşt sus ve bekle.

Odamın Duvarları

Chat Noir 1 | 09 February 2011 15:56

Yalnız odamın duvarları anlar beni,
Hıçkırıklara boğulduğumda ya da kahkahalar attığımda.

Asrın Delisi

Chat Noir 1 | 08 February 2011 16:51

Hey söyleyin dostlar asrın delisi konuşuyor!
Sevgi yalan mı, yalan mı bu dünya?
Sıcak bakışlar, cıvıl cıvıl gülüşler,
Dostluklar yalan mı, bu çıkar dünyası mı?
Hey söyleyin dostlar asrın delisi konuşuyor!

Zaman

Chat Noir 1 | 08 February 2011 10:37

Akıp giden, boşa geçirilen zaman,
Bir daha geri döndürülemeyecek olan zaman,
Değerlendirilmesi gereken, değeri bilinmeyen zaman,
Üzüntüleri gizleyen zaman,
Kederleri unutturan yine zaman,
Yakalanması mümkün olmayan tek şey zaman.
Zaman bu kadar çabuk akıp giderken,
Niçin onu dolu dolu yaşamayalım?
Güliz Ardilli / İstanbul / 1997

Neden

Chat Noir 1 | 07 February 2011 16:48

Yaşam bu kadar güzelken,
Üzülmek neden?
Ömür bu kadar kısayken,
Ağlamak neden?
Herkesi yaratan birken,
Bu sevgisizlik neden?
Herkesin birbirine ihtiyacı olduğu sırada,
Bu yalnızlık neden?
Herkes bu kadar bencilken,
Bu duygusallık neden?

Güliz Ardilli / İstanbul / 1997