bildirgec.org

Beacool

6 yıl önce üye olmuş, 142 yazı yazmış. 0 yorum yazmış.

Aptal kutusu mu? Artık değil!

Beacool | 26 March 2010 13:13

Farklı bir yaklaşımla belki aptallar kutusuda olabilir :)
Farklı bir yaklaşımla belki aptallar kutusuda olabilir 🙂

Televizyonlarımız ilk çıktığı dönemlerden sonra uzunca bir süre standart bir çizgide yol aldı. Şu aralarda gelişimlerinin altın çağını yaşıyor. Ama Tv’ler ne kadar gelişse de gösterdikleri sizin aldığınız yayından öteye geçemiyor (Hadi ama, 24 saat blueray mi izliyorsunuz?) ve maalesef ki Ülkemdeki elle tutulur birkaç program dışında tv de Hd kalitesine değecek yapımlara rastlayamıyoruz. Bu durumda tonlarca para sayarak almış olduğunuz bu para öğütücüler “tuvaletteyiz”, “izlekaç” gibi saçma programlarla FULL HD beyin öldüren birer makine oluyorlar.

Bunu izleyin...
Bunu izleyin…

Televizyon gelişiminde atlanan tek nokta da tv’lerin bir görev üstüne yoğunlaşması(ydı). Şahsen ben, Skype yaparken görüntüyü tv’ye aktarıp geniş ekranda görüşüyordum ki benden kopya çekerek LG ve Samsung bütünleşik olarak video görüşme yaptıracak tv’lrinin haberini verdiler. Ama bunun içinde tonlarca para vererek o aletlerden birini almanız gerekmekte. Nyoombl bu noktada kendini öne çıkaran bir ürün. Evinizde bulunan bir tv’ye bağlanarak onu interaktif bir kullanıma sunuyor.

Bilgifon, Telesayar nedir bu?!

Beacool | 25 March 2010 13:11

Ürünün ne olduğuna ben karar veremedim
Ürünün ne olduğuna ben karar veremedim

Her gün sitemizde şeklinde ufakça oynanmış ama donanımda birbirinin aynı birçok “gereksiz ppc” haberi görüyoruz. Özünde tüm bu ppc’lerin hedefi bilgisayarımızın yapabildiklerini mobil halde bize sunabilmek. Her ne kadar şu an Nexus one bize en iyi web deneyimini yaşatıyorsa da bu konuda tam bir başarı henüz sağlanabilmiş değil. Peki üreticiler neden cep telefonuna bilgisayar özellikleri katmak yerine taşınabilir bilgisayara telefon özellikleri katmıyorlar?

Gizem devam ediyor...
Gizem devam ediyor…

Uzun zamandır cevabını aradığım bu soruya yanıt Çinden geldi. Ürünümüz bir netbook. Aslında netbook demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama gayet ufak boyutlarda ve cep telefonu olarak kullanılabiliyor. Ayrıca öne çıkan 180 derece dönebilen dokunmatik ekranı, qwerty klavyesi, fm radyosu, GPS, wifi ve kendine has linux işletim sistemi özellikleriyle bence başarı vaat ediyor…

Ütü yapmak hiç bu kadar rahat olmamıştı…

Beacool | 23 March 2010 13:08

Nasıl yani?
Nasıl yani?

Bugüne kadar hayatıma giren hiç kimsenin ütü yapmayı sevdiğini görmedim. Şahsen de severek yaptığım bir şey değil. Bir de birikirse tam bir kabus oluyor. Hele o kafasına göre takılan ve genelde bozulmaya meyilli ütü masaları yok mu…
Ütü masaları bugüne kadar sadece çamaşırlarınızı üstünde tutmaya yaradılar. Ama bu misyonları yeni zamazingomuzla değişmek üzere. Leifheit StarLine Airbase olarak anılan bu masa size ütüde resmen yardım ediyor. Gayet basit işlemlerle güzel sonuçlar çıkaran bu icatçık ütüye ayırdığınız zamanı kısaltmayı hedeflemiş.

Mantık olarak eğlence merkezlerinde “hava hokeyi” diye anılan sistemin ütü masasına entegresi diyebiliriz. Yüzeyinde üfleme ve emme gibi iki işlevi barındırıyor. Emme işlevi giysilerinizi masaya sabitleyip daha rahat bir şekilde kaymadan ütü yapmanıza yardımcı olurken inatçı kırışıklıklarda buharın direk içinden geçip masanın aşağısına gitmesine izin verdiği için daha kolay açılmaya yarıyor.

Ekstra kalın lastikle zevkiniz yarıda kalmasın…

Beacool | 22 March 2010 09:54

Bugüne kadar nerelerdeydin?
Bugüne kadar nerelerdeydin?

Yaz geliyor. Benim için en iyi arkadaşımla da buluşmaya az kaldı. Eminim yazın gelmesini bisiklete rahatça binebilmek için bekleyen benim gibi az insan vardır. En iyi yaz arkadaşımla nerelere gittiğimi ve başıma neler geldiğini anlatsam inanmazsınız. Yaşanan maceralar iyi güzel de bu esnada yaşanabilecek en sıkıcı olay, lastiğin patlaması ve üstünde yaptığınız o kadar yolu rolleri değişerek bisikleti omuzlayıp geri gelmek..

Aslında firma bisikletler için resimdeki pompa gibi birçok ürüne sahip
Aslında firma bisikletler için resimdeki pompa gibi birçok ürüne sahip

Bisikletler son zamanlarda iyice gelişti buna neden bir çare bulunmuyor diye söylen benim gibiler içinse çok güzel bir habere rastladım. Bu ürünle artık patlayan lastiklerinizin sizi yarı yolda bırakması tarih oluyor (ciddi yarılmalar olursa buna yapacak yok).

Commodore geri geliyor!

Beacool | 21 March 2010 14:01

Commodore geri geliyor!

Bazılarımıza hiçbirşey ifade etmiyor değil mi?
Bazılarımıza hiçbirşey ifade etmiyor değil mi?

Konunun ilgilileri için kısa bir bilgilendirme haberi yapmak istiyorum. Eminim gönlünde nostaljik (retro) bilgisayarlar yatan ve yenilerden bir türlü keyif alamamış benim gibi teknoloji düşkünleri bu habere çok sevinecektir.

Çocukluk yıllarımın katili
Çocukluk yıllarımın katili

Commodore firmasını bilmeyen var mı? Bence bu ismi bilmeyen ya da duymamış kimse yoktur. 1980 li yıllarda C-64 denen efsanevi bilgisayarların üreticisi bu firma sonraları Amiga adlı ikinci bir efsane bilgisayar serisi yarattı. 1980 ve 1995 yılları arasında (bir iki sene sonrası ve bir iki sene öncesi tartışmalıdır) tartışmasız en çok kullanılan, en kuvvetli, en teknolojik ve en kullanıcı dostu “klavye bilgisayarları” bu serilerdi. Bu firma ayrıca çocukluk ve gençlik dönemlerimin de katilidir…

Microsoft la evinizden Hd yayın…

Beacool | 18 March 2010 18:23

LifeCam HD-5000
LifeCam HD-5000

Bu nasıl bir furyadır halen anlamış değilim. Televizyonlarda başlayan HD dalgalanması artık alakası olsun olmasın her şeye “konmaya” başladı. Ama daha ilk adımlarda olacağını düşündüğüm webcamlere gelmesi nedense zaman aldı. Bireysel olarak bir webcamde hd olması benim çok da hoşnut kalacağım bir durum değil (bkz yazı sonu notu) ama birilerinin seveceğine şüphe yok. Bu sebepten Microsoft yine iyi bir ticari taktikle üç farklı hd webcam piyasaya sunmuş.

Sırasıyla LifeCam HD-5000, HD-5001 ve HD-6000 olarak isimlendirilmiş bu web kameraları ortak olarak 720p kalitesinde görüntü işleyebiliyor ve Truecolor denen bir teknolojiyle donatmışlar.

Dünya masanıza geldi…

Beacool | 16 March 2010 18:01

VAY!

Hayatta her beğendiğimiz şeyin çok da hayatımıza yararlı icatlar olması gerekmiyor değil mi? Bu gibi durumlarda kendinize bahaneler yaratarak o “şeye” ne kadar ihtiyacınız olduğunu kendinize ve varsa size “alma” diye baskı yaratan hayatınızdakilere savunma duruma düşersiniz.

Benim sıkça yaşamış olduğum bu olaya sanırım bu zamazingoyla bir yenisi daha eklenecek. Görünüş bakımından gayet şık duran bu teknolojik oyuncak dünyanın güneş alan ve karanlık bölgelerini size gösteriyor. Hem de patentli teknolojisi sayesinde dönerek gece gündüzü gösterip, mıknatıslı yapısıyla havada asılı kalarak. Evet çok küçük bir kesim dışında kimsenin işine yaramayacak ama ışıkların sönmesiyle görsel bir güzellik yaratacağı aşikar…

Şifresiz Cine5 hoparlör

Beacool | 12 March 2010 17:40

Çok eskiden bir teknoloji mağazasında çalıştığım zamanlarda HD TV’lerin üzerinde genelde 360 derecelik ses verebildikleri yazdığı halde iki adet hoparlör kullanarak bunu nasıl yaptıklarını çok kişi merak edip bana sormuştu.

Şahsen ben hiçbir iki hoparlör düzeninin 5.1~7.1 sistemlerdeki performansı vereceğine inanmasam da (müşterilere de belirtirdim) Asus gibi bir devin Cine5 (kanal değil bildiğimiz ses hoparlörü) aslı ürünü tekrar düşünmeme sebep olabilir. Soundbar kategorisinde bir ürün olan Cine5 (Bkz yazı sonu notu) rakipleri olan 2.1 sistemlerine oranla çok daha az yer kaplaması(37.3 x 10 x 8 cm) ve ses kalitesiyle (80 Hz – 20 kHz) ayrılmakta. Ayrıca çoklu ses girişi sayesinde 5.1 sistem çıkışlarını ona bağlayıp kullanabilmeniz mümkün. Çoklu sürücü denen bir sistem sayesinde ise tizlerde daha iyi bir dinleme vaat etmekte. Ürünümüz patentli Embracing Sound Theatre HD sarmal ses teknolojisini kullanarak iki kanalı beş kanala çevirebilip sizin çevrenizde bir 5.1 ses sisteminin olduğu hissini uyandırıyor.

>Cine5 in detaylı özelliklerine göz atarsak;

Boombox lar geri geldi!

Beacool | 12 March 2010 09:38

Görünümü gayet hoş
Görünümü gayet hoş

Sevdiğiniz eski dostlarınızı görmek insana nasıl bir mutluluk verirse bir teknoloji meraklısı için eskiden severek kullandığı ürünlerin yenilenmiş hallerini görmek de öyle bir haz demektir. Seksenlerde çocukluk ya da gençlik yıllarını yaşamış arkadaşlar Boombox’ları iyi hatırlayacaklardır. Bu omuzda taşınan eğlenceli gürültü makineleri çağımıza ayak uydurmaya geldiler.

Tabii ki çağımızın mottosu “hepsi bir arada” olunca bir boombox’ı sadece geliştirilmiş müzik çalar olarak piyasaya sürmek hatalı olacağından üzerinde ekstra özellikleri görmek beni şaşırtmadı. Boomboxlarımız artık tam anlamıyla birer eğlence üstü oldular.

Haydi arkadaşlar maça!
Ben öğrenciyken bu alet neden yoktu?!

Gelişmiş dahili kaliteli stereo hoparlörleri, 5.1 çıkışı (ya da kulaklıkla dinleme olanağı), ses (ipod vb gibi) ve mikrofon girişi, usb desteği, sd kart desteği, (resimleriniz, videolarınızı, müziklerinizi okuyabilmekte) Mp3 – Cd – Dvd player, uzaktan kumanda, dahili DVB-T tuner ve anten ve 75″ lik ekrana denk 180 derece dönen ve ayarlanabilen (10.000 saat ömürlü) led projektörüyle bu Boombox atalarının çok önünde yer alıyor.

Uçmanın yeni adı Hovercraft !!!

Beacool | 09 March 2010 10:10

Kemerlerinizi bağlayın, uçuyoruz!
Kemerlerinizi bağlayın, uçuyoruz!

Hovercraft’ların tarihine hiç göz atma fırsatınız oldu mu? İlk hovercraft patenti, 1955 yılında İngiliz mucit Christopher Cockerell tarafından alınmış. Zamanının cidden çok ilerisinde bir dizaynın sonucu üretilmiş bir icattır kendileri. Amfibik yapısı ile bir ilk olmasının yanında o devirde toplu taşıma aracı olarak da gayet başarılı bir şekilde insana hizmet etmiş. Ta ki toplu ulaşımda rakipleri çok daha az yakıt tüketene ve tek dalda daha başarılı olmaya hedefleninceye kadar…

Birgün herkes uçacak demişmiydim?
Birgün herkes uçacak demişmiydim?

İsminden midir ya da kaderinden mi bilinmez ama yine bir ilk hovercraft’larda yaşanıyor. Bu karada ve suda giden ürünümüz artık uçabiliyor da! Rudy Heeman tarafından Yeni Zelanda’da tasarlanan bu icat Flying Hovercraft (bkz yazı sonu notu) gibi çok yaratıcı (!) bir isme sahip. Flying Hovercraft W.I.G. (wing in ground) adı verilen bir yapı sayesinde 70km hıza ulaşıldığında yerden üç metre havalanabiliyor. Bu noktada bir uçak gibi flap’larını kullanarak süzülebilen alet uçmayı son derece kişiselleştirmiş durumda. Hem de kaptanlık lisansı gerektirmeden…