bildirgec.org

query_vars["author_name"]); if($tuser->ID == 0){ // kullanici yoksa 404 $wp_query->set_404(); status_header(404); get_template_part( 404 ); exit(); } ?>

Asturias

8 yıl önce üye olmuş, 71 yazı yazmış. yorum yazmış.

KULÜBE

Asturias | 23 March 2009 10:04

Issız bir sahilin kıyısında
Issız bir kulübe
Öyle bir kulübe ki;
Dostları, yağmur ve yalnızlık..

Yağmur her sonbaharda uğruyor
Ve çatısını hafif hafif tıklatıp diyor ki,
Yine buluştuk eski dostum
Her zamanki gibi aynı yerde!

Rüzgar neşesini saklamayarak
Oynuyor kulübeyle
Zaten çürümüş pencerelerini
Biraz daha yıpratıyor

SEBEPSİZ YERE BAŞLAR SANCILAR

Asturias | 22 March 2009 15:53

Sebepsiz yere başlar sancılar
Yaklaştıkça yalnızlık
Geçmiş olan özlemleri hatırlar
Seni yaşar, yaşadığına kanar.

Rüyalardan uyansa aydınlığa tapar
Geceleri görse güneşi arar
Zaman kavrasa elinden kaçar
Sebepsiz yere başlar sancılar

Take Five

Asturias | 18 March 2009 13:26

http://www.metacafe.com/watch/2183273/take_five/

AKP’nin adayları acıklandı…

Asturias | 11 January 2009 19:34

http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&Kategori=siyaset&ArticleID=1045578&Date=11.01.2009&b=Iste AKPnin Izmir adayi&ver=57

ÜMİDİM, GENÇLİKTEDİR.

Asturias | 08 January 2009 13:34

Hep nereye doğru gittiğimiz tartışıldı, her kuşağın bir öncekinden daha korkutucu olduğu söylenip duruldu. Gelecekten şüphe edildi. “Genç” sözcüğü hep birilerini korkuttu. Oysa biz, yapabileceklerimizin (yoksa yapamayacaklarımızın mı demeliyim?) farkındaydık. Endişe bizden yana değil, yaşamdan yana olmalıydı.

“Kuşlar, çiçekler, böcekler” beklendi bizden hep, oysa biz hiç dokunmadık ki onlara… Hep unuttuk, hep unutulduk… Biz en rutubetli köşelerde hep küf tuttuk.. Biz en çok “egsoz” kokusunu sevdik, hiç bilmedik papatyadan fal da bakılabileceğini, biz hep sapan yaptık, hiç öğrenmedik “bülbül”ün “yâr”da olabileceğini ve biz hep en irileriyle paylaştık yattığımız yeri böceklerin, hiç azar yemedik annemizden elimize aldığımız karıncaya şaşkınlıkla bakarken…

Buğulu Camlar

Asturias | 14 October 2008 17:11

Aşkı arıyorum
Haylaz sokaklarda
Güneş yakarken bedenimi
Uyanıyorum düşümden

Üstüm başım dağınık
Kavg etmiş rüyamda
Tabi ki senin uğruna

Dudağım patlamış
Morarmış gözüm
Ama acımıyor hiçbiri
Kırık kalbimden başka

Seçiyorsun beni
Rüzgara fırlatmak için
Uçup gidiyorum
“Sensiz” diyarlara

Gözüm kamaşıyor
Saat dört buçuk
Ter basmış heryerimi
Düşünürken ayrılığı

GÜLÜMSE HADİ GÜLÜMSE!

Asturias | 03 September 2008 19:00

“Ağzını açan herkes gülümsüyor sayılmaz.” demiş Demokritos. Gülmek gercekten de sadece dişlerimizi gösterdiğimiz bir eylem mi sizce? Eğer öyleyse dişleri o kadar da güzel olmayan insanlar gülemez mi demek oluyor bu?

Öyle çok çeşidi var ki gülümsemenin hangidi gercek mutluluğun işareti ayıredemez duruma geldik. Örneğin dişçi koltuğunda otururken sıkıntılı güleriz(!), kendini beğenmişler aşağılarcasına gülerler, bir olayı tastiklerken onaylarcasına güleriz, biriyle karşılaşınca nezaketen güleriz. Ancak birçok gülme çeşidi içinden sadece bir tanesi gülmenin ifadesi: yanak kası, ağız kenarını simetrik olarak olarak yukarı doğru çekiyor ve göz kenarlarında kuş ayağı gibi kırışıklara yol acıyor. Gülmek vucudumuzun heryerini calıstıyor..