bildirgec.org

anafikir

9 yıl önce üye olmuş, 97 yazı yazmış. 1 yorum yazmış.

teşekkürler bildirgeç

anafikir | 02 July 2005 18:05

bildirgeç’te ruhuma zenginlik katmak, bilgi paylaşımında bulunmak seve seve yaptığım bir aktivite.

bildirgeç’in bana kattığı bu “artı” yetmiyorumuş gibi bir de şahsi sitemin tanıtılmasında büyük rol oynuyor.

özellikle son zamanlarda sayfama giren iki kişiden biri bildirgeç’ten geliyor*. pek tabi bu yorumlarımın altındaki “imza” sayesinde oluyor. büyük ihtimal yorumu görüp, “hmm… bu da kimmiş böyle” diyerek yönleniyorlar sayfama. neyse…

eminim imzalarına kişisel sitelerini not düşen diğer arkadaşlar da benzer tanıtımdan nasiplerini alıyorlardır.

empati kuramıyorum

anafikir | 01 July 2005 10:34

olağan bir gün. sabah kalkıyorum ve bir kişi beni msn listesine eklemiş. zaman zaman oluyor. genellikle site hakkında görüşlerini bildirmek istiyorlar. “postliner” kod adlı kişinin o arkadaşlardan biri olduğunu düşünüdüm önce.

listeme ekler eklemez “selim abiiiii” gibi bir mesaj alınca şarşırdım. bu da kimdi böyle. net üzerinden tanıdığım hiç bir kimse ile bu tür bir yakınlık oluşturmamışımdır. oluşturmayı da düşünmüyorum. e o zaman kimdi bu? hemen akabinde gelen “ben…” ile başlayan mesaj herşeyi açıklıyordu fakat şaşkınlığım yerini hayrete bıraktı. bu, benim kuzenimdi.

ms access’de random listeleme sorunu

anafikir | 30 June 2005 20:50

örnekle açıklamaya çalışayım.

istediğim fakat beceremediğim; (diyelim ki) 100 kayıt bulunan bir veri tabanından (ms access) bu 100 kayıdı her seferinde farklı sıra ile dizmek.

“select id, * from tablo order by rnd(id)” gibi bir sql komutu denedim fakat her seferinde aynı sırada bir dizi sonucu veriyor.

tavsiyede bulunabilecek biri var mı acaba?

not: kodlama asp (vbscript).

4 yıllık eşofman

anafikir | 03 June 2005 11:40

geçenlerde 4 yıldır kullandığım eşofmanı hiç acımadan kestim!

neden mi? basit. öyle büyük bir kızgınlık, ya da siniri durumu söz konusu değil. yazın yavaş yavaş gelmesi ile sıcaklayan belaltı kısmımı serinletmek için.

çok kötü ve sıkıcı geçen bir dersin ardından, terler içinde, dağınık ve toplayıp düzenleme hissi duymadan bezgince yaşanılan odanın orasında burasında yaklaşık yarım saat süre ile aranan makas ile üç beş deneme, bir kaç düzeltme ile şort haline getirdim onu.

kalan parçalara 4 yıllık serüvene kuş bakışı bakarcasına uzun uzun daldım. bu sadece basit bir parça kumaş değildi benim için. üniversite yaşamımı hatırlatırdı bana hep. her ne yapsam o altımda idi. her satırda olmasa bile büyük oranda bana eşlik etmişti bu uzuun ve duygulu şiir boyunca.

doğallık ve medya ilişkisi

anafikir | 01 June 2005 17:52

etrafımızı sarmış “ünlü olma hastalığı”ndan kurtulmak ne mümkün… her delikten kamera çıkıyor. silah gibi. tehdit ediyorlar, “çekeriz, cümle aleme rezil ederiz kaçma gel, hesap ver bize” diyorlar.

böyle çemkirmelerine gerek de yok zaten çogu zaman. bi çokları kamera ile mikrofon birlikteliğini görür görmez atlıyorlar önlerine. hiç bir şey yapmasalar, el sallıyorlar.

yarışmalar falan var artık, insanlar kendini ünlü zannetsin diye hazırlanan. ünlü olunca mutlu olacağını umuyorlar. doğal olarak kendilerini bir anda 5-10 yaş büyümüş, 3-5 kat daha zeki olmuş bir şekilde, Türkiye’nin gündeminin tam ortasında buluveriyorlar. pek tabi kameraya yapay, kalıp gülümsemeyi öğreniveriyorlar cabucak. davranışları, göz ucuyla “kamera bizi çekiyor mu acaba” hissiyatı ile değişiyor, büyük bir tiyatro salonunun içindeymiş gibi oynuyorlar da oynularlar. bir de “bizim halkımız sanat sevmez, tiyatro, sinema bilmez” derler. oysa bakın ne güzel izliyorlar tv içinde baştan savma kurgulanan tiyatroyu.

ip gizleme

anafikir | 01 June 2005 10:34

sabit ip ile internet ortamıonda gezinmek pek güvenli değil bildiğiniz kadarıyla. ip’yi gizleme ya da farklı ve değişken birip olarak gösterme nasıl yapılıyor?

sanırım farklı bir proxy server üzerinden bağlanılarak gerçekleştiriliyor. fakat bunun prosedürü nedir? bunu sağlayan internet siteleri nelerdir?

çevremizi saran görünmez yönlendiriciler

anafikir | 01 June 2005 09:55

zannediyorum ki kendimi yöneten benim, değil. başta birlikte yaşadığımız insanlar olmak üzere, “elalem ne der?” psikolojisi ile yaşıyor, yönetiliyorum.

her şeyi bırakıp, kendimi ilme, bilime verme isteğinin gerçeğe dönüşmesinin “ütopya” olarak sınıflandırılması, meslek olarak seçilmesi gereken, ilerideki hayatımızın büyük bir bölümünü kaysayacak, hatta yaşamızın dümeni olacak bu olgunun “sevdiğin işi yap oğlum, para falan önemli değil” düzeyine çıkamayıp “olm o meslekte çok para var. at kapağı. sonra yan gelir yatarsın” kertesinde kalıyor ancak.

delilik alametleri

anafikir | 31 May 2005 11:28

günlük kızım sana diyorum, gelinim sen anla!

delirme semptomları başgösterir oldu bünyede. hayır işin kötüsü bunlar yeni yeni ortaya çıkan şeyler de değil. “sen hiç böyle böyle yapar mısın” adlı anket çalışmasının sonuçlarına göre, yaptığım hareketlerin bir çoğu genel tarafından “hadi canım, şaka yapıyosun. hakkaten yapmıyosun di mi bunları” tepkisi almış bulunmakta. ve her yeni “ya bunu yapıyo musun… kesin yapıyosundur” formunun ardından gelen “dalga geçiyosun… abi oynama benle yaa… korkutuyosun beni” imzaları yıllar sonra geç kalmış bir tesbit oluşturdu sanırım.