bildirgec.org

yürümek hakkında tüm yazılar

Gerçek

Chat Noir 1 | 19 February 2011 19:37

Sen gerçekten o musun?
Mutluluğa koşan yol.
Sen gerçekten o musun?
Düşlerin ışık tuttuğu.
Lütfen yürümeme izin ver.

Güliz Ardilli / İstanbul / 1998

YÜRÜMEK

oyuncuhandan | 06 September 2010 10:06

“Tutki sana güvendim ve yine arkandan geldim. İhanetinin biçim değiştirmediğini nereden bileceğim” Gözleri kararlı, kalbi kırık, aklı öfkeliydi.

“Varlığımın tek sebebi senmişsin meğer. Acı da olsa anladım”
Pişmandı, seviyordu, çaresizdi.

“Anlamak kolay olmuş desene. Kırdıklarına bakmadan dönebildiğine göre, acıların sende kalmamış”
Buruktu, seviyordu, affedemiyordu.

“Canım çok yandı. Affet diye değil, anla diye söylüyorum. Zira anlamadığın sürece affetsen neye yarar?”
Acınacak haldeydi, kirliydi, inkarsızdı.

Su bütün dertleri siler

hayalicindegecti | 26 August 2010 17:00

İlk adımın biraz çekingendir, sonra hızlanırsın, ama koşmazsın hiç. Sabahın köründe koşmak sinirine dokunur, hem zaten o enerji çoook gerilerde kalmadı mı?
Yürürsün yürürsün, hızla nefes alır verirsin. Son günlerin terslikleri, felaketleri tatsızlıkları, suratsızlıkları ise hep aklındadır:
Onu öyle yapmasaydım, neden ona öyle dedim ki? Kırılmıştır kesin.
-Hay Allah, kalp krizi geçirmiş ve 48 saat yaşamış sadece… İnanamıyorum onun öldüğüne, tamam kabul ediyorum, çok yakın değildik, ayda yılda bir bile aramazdık birbirimizi ama hala yaşasaydı keşke…
-Karşıdan gelen şu adamlar ve kadınlar da ne suratsız öyle? Olur mu ama yahu? Her gün bu parkurda karşılaşıyoruz. İnsan biraz gülümsemez mi?
-Ufff ya şu referandum ne olacak? Ya evet çıkarsa? Zaten kan uyuşmazlığın olan bu idarenin daha da ceberrutlaştığını düşünebiliyor musun?
-O zaman onun iş bulması daha da mı zorlaşacak? Zaten kimsenin ne ehliyete ne deneyime baktığı var, öyle değil mi?

Adımların gittikçe hızlanır, güzel bir rüzgar eser. Kendi kendine bir oyuna girişirsin, o suratsız kadına gülümsesem karşılık alır mıyım? Ah evet, hem öyle güzel gülümsedi ki. Hiç de suratsız değilmiş, dişleri de bembeyazmış. Hele şu yaşlı adam, gülümsediğinde en az on yaş gençleşti gibi…
Yürüyüşünün son dakikalarında nedense kafandaki bütün olumsuzluklar gitmiş, sihirli bir el bütün düşüncelerini değiştirmiştir:
-Ona söylerim, biliyorum seni ihmal ettim ama bunun sebepleri vardı derim… Seni aslında o kadar çok seviyorum ki derim. O da bana gülümser hemen.
-Biliyorum ölüm çok acı, ama ne yapabiliriz ki, yaşamın kanunu bu… Hiç olmazsa acı çekmemiş. Hem kaç yıl oldu bilmiyorum ama son görüşmemizde nasıl güldürmüştüm onu.

Ooo, yarım saat nasıl da akıp gitmiş sen yürürken. Heryerinden şıpır şıpır ter akıyor. Haydi koş şimdi kumsala… Kumlar nasıl buz gibidir. Ayakkabılarını, çoraplarını çıkarıp at bir kenara. Kumlara bas. Ohhhh nasıl serin…
-Aslında hayat çok güzel. Bu bana verilmiş bir şans, tek bir şans tamam mı? Ve bunu sonuna kadar değerlendirmeliyim.
-Yeni bir sayfa bugün… Bembeyaz yepyeni bir sayfa. Hiçbir şeye üzülmek zorunda değilim. Üzülmeyeceğim, söz.
-Amaan, referandumdan ne çıkarsa çıksın. Ben miyim yani o yükün altına giren? Sonuçta her toplum layık olduğu biçimde yönetilmiyor mu?

Uffff boşver bunları. Haydi at kendini suya…
Ayakların suyun içinde, haydi koş, iki adım sonra su derinleşir, kulaç atmaya başlarsın… Ne güzel, denizde günün bu saatinde sadece sen varsın, önce seni ürperten serin sular, saçlarını da ıslattığında sanki bütün dertlerini de söküp, siler atar.
Birazdan eve dönersin. Güzel bir çay demlersin, yanında domates, peynir ekmek, biraz da üzüm… Gazeteni alırsın eline…
Yaşamak güzel şey be kardeşim (*)dersin.

Yüreğimi yakıp gidiyorsun!

| 22 July 2010 09:54

Umurumda değil tarih,
Bir anda silinmiş, bir ruh kalmış ortada.
Bir ruh ki, nerede doğduğu belli olmayan.

Umurumda değil kaldırımda yalnız yürümek.
Yürümek benim olmayan bir eve doğru,
bir kışlaya hastaneye gider gibi yürümek…

Umurumda değil hangi suratların ortasında
tutsak bir aslan gibi dikilip kaldığım.
sevilmişim, sevmişim, sevmişler, umurumda değil…

Av köpeklerinin en kurnazı gelip arasa,
bulamaz bana ait izleri, bana ait ne varsa.
kütük haline getirilmiş bir ağaçtan başka…

Şimdi kendimi savurup gideceğim,
umurumda değilsin, desem de,
“bil ki, kötü bir yazarın, yüreğini yakıp gidiyorsun!”

PEMBE PANTER

astral | 16 December 2009 17:31

Her hiçe dedi ki, ‘Sen de kalabilir miyim?’
– Neden?
– Hiçe karışmak için.
– Peki, sen ne istiyorsun?
– Yarat, sadece sev.
– Bu kadar mı?
– Evet, bu kadar, sev.
– Tamam.

Her Hiç’in karşınında durup sakince gözlerine baktı. Gözlerinde onu gördü, yüzde yüz güven vardı, bir şey demenin gerekmediği zamandı.

Sessizce ‘Tamam’ dedi, içlerindeki ses dışa karışmadan… İçteki sesle, sakince, el ele tutuşan iki insan gördü insanlar. Ama bilmiyorlardı ki, birbirine yüzde yüz güvenen iki insan yürüyordu yeryüzünde ve onlar görmüyordu.

Çimende Seyahat Böyle Olsa Gerek…

Tech24 | 15 April 2009 13:12

şehirde yaptığınız uzun yürüyüşlerde çıplak ayakla çimenlerde yürümeyi özlüyor musunuz? doğadan uzaklaştığınızı mı düşünüyorsunuz? o zaman bu çimen tekerlek tam sizin için.. çayır veya tepelik hissi vermeyebilir ama bu sadece başlangıç.

aslında çimen tekerlek insanlar için oldukça büyük bir hamster tekerleği gibi bir şey.. iç yüzey tamamen çimen kaplanmış. yapmanız gereken tek şey istediğiniz yöne doğru bir adım atmak. her zaman çimende yürüyor olacaksınız. pratik değil ama eğlenceli..

Her şey insan için

fenolog | 30 July 2008 23:40

walking asist
walking asist

Araba ve robot üretiminden tanıdığımız Honda, Japonya’da duyurduğu bu alet sayesinde, yürüme zorluğu çekenler çok rahat edecek. Acaba bu gibi ürünleri ülkemizde ne zaman görebileceğiz. Daha da pozitif düşünürsek acaba bu gibi aletleri ne zaman üreteceğiz. 🙁 Ayrıntılı bilgi için

Gelecek yürüyerek geliyor

ufuboz | 27 May 2008 09:42

işte flame
işte flame

Hepimiz Terminatör filmlerinde gördüğümüz o insansı robotların hayalini kurmuşuzdur değil mi? Ve büyük ihtimalle biz o zamanları pek göremeyeceğiz. Televizyon pek tutulmaz diye iddia edenler de olmuştu ama benimki biraz daha gerçekçi sanırsam. Ama belki de bu sitede gördüklerimden sonra ben de yanılabilirim dedim. Daan Hobbelen’in de dahil olduğu Tu Delft’den bir araştırma grubu Flame adı verdikleri robotlarının insansı yürümesini başarabilmişler.

Yürüyen bisiklet

webdedektifi | 05 May 2008 23:37

İnsanoğlu yaratıcılıkta sınır tanımıyor. Şimdi de her iki tekerinde 8 tane ayakkabı olan bisiklet yapılmış.

VARIM

siirimsi | 31 March 2008 18:17

Sondan
Bir adım önce
Bu,
Sana doğru
Yürüdüğüm
Sen
İyi bilirsin koşmayı
Kanat açıp uçmayı
Kovalarken yakalanmayı
Hep koştun
Sen koştun
Ben yoruldum
Tükendin her adımında
Bu,
Sana doğru
son yürüyüşüm
Bir adım
Bir adımda
Bitecek yolum
Sen
Bilmezsin
Bitmeyi,
Bitip de tükenmeyi…

Bilme,
Yürüme ,
Sen koştuğun kadarsın
Ben,
Sana yürüdüğüm kadar
Varım..

ferkul00.33

10.01.2008-