bildirgec.org

yoğurt hakkında tüm yazılar

Günlük Radyasyonunuzu Aldınız mı?

M7478A | 16 May 2011 09:13

GÜNLÜK RADYASYONUNUZU ALDINIZ MI?
Kanser vakaları çoğaldı. Biliyor musunuz, her yıl ülkemizde 155.000 kişi kansere yakalanıyor. Sadece ülkemizde mi? Hayır… Teknolojinin geliştiği her yerde tablo aynı. Çevremiz radyasyon yayan cihazlarla dolu. Yaşadığımız hava, çalıştığımız ortam, teknoloji sebebiyle eskiye nazaran daha çok radyasyon içeriyor.

Günlük çay içer gibi düzenli olarak radyasyon alıyoruz. Mesela bugün günlük radyasyonunuzu aldınız mı? Aldığımız kesin de ne kadar aldığımızı bilemem.

Yüksek Kalitede 3D Flash Oyun Keyfi: “Molehill”

thrashman | 06 March 2011 18:32

Adobe firmasının geliştirdiği Molehill API si ile yakında Metro2033 kalitesine yakın yapımları tarayıcılarımızda oynamak hayal olmaktan çıkacak.

Bildiğiniz gibi Adobe Flash altyapısı; CPU ağırlıklı çalışan bir teknolojiye sahip. Bu nedenle şu ana kadar geliştirilen tüm 3d projeler performans açısından sınırlı kalıyordu. Fakat Adobe firması dünya üzerindeki flash tabanlı geliştirilen 3D motorlarını görmezden gelmeyip, geliştirmiş oldukları ve tahminen 2011 yılında flash player 11 sürümünde yer alacak API`leri üzerinde çalışıyorlar. API kod adı olarak Molehill olarak geçiyor.

cacıkkolik

nazokiraze | 04 September 2009 10:56

Sözüm meclisten dışarı dostlar
bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum
hani dilim dilim doğrasalar beni
marmara Ege, Karadeniz ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum

Barış Manço

Salatalıklar tarafından hücuma uğrayan yoğurdun en lezzetli hali cacıktır. Kimisi kocaman salatalık dilimleriyle sever, kimisi rendelenmiş veya minicik çintilmiş varla yok arası salatalıkla , ama içine giren sarmısak ,nane ve zeytinyagı (bazısı sirke de koyar) onu en üst seviyeye çıkarır.(Cacık Alman usulü)

yoğurtistan new york’ta görücüye çıkıyor

pavel kiselev | 11 March 2009 09:27

Herhangi bir program indirmeden tarayıcıdan kullanılabilen nadir sanal dünyalardan yoğurtistan bugün sanal dünyalar fuarı Engage Expo’da New York’da 3 boyutlu motorunu tanıtacak. Üstelik görüyoruz ki fuarın sponsorları arasında da varlar.Geçtiğimiz Eylül gigaom, yogurtistan’ı yeni sanal dünyalar arasında dikkat çekici 3 projeden biri olarak duyurmuştu.

Yoğurtistan’ın diğer sanal dünyalardan 3 büyük farkı var:

  1. browser’dan oynanabiliyor. kendi 3 boyutlu flash motoru var.
  2. oyunda harcadığınız para ya da kattığınız değer karşılığında yoğurt inc.’den yani oyunu üreten şirketten hisse sahibi oluyorsunuz. (nasıl olacak bilemiyoruz, heyecanla bekliyoruz)
  3. Action Script 3.0 ile herkes yogurtistan için aplikasyonlar hazırlayabilecek. (secondlife’ta bunu yapmak için ayrı bir dil öğrenmek gerekiyor diye biliyorum)

Müslüman’ın da Secondlife’ı, lively’si var artık!

pasacocugu | 15 December 2008 23:16

Sanal dünyayla ilk olarak Secondlife’la tanıştık, sonrası çorap söküğü gibi geldi;google’ın lively’si, Yogurt’un Yoğurtistan’ı derken şimdi de Müslümanlar için özelleşmiş bir sanal dünya Muxlim Pal beta karşımızda!

“enhancing the muslim lifestyle” sloganını kullananMuxlim Pal online olarak oynanabiliyor, özellikle kız kardeşi olanların çok iyi tanıdığı Sims’e benzerliğiyle dikkat çekiyor. Günümüzde kendilerini(ben de dahil) tanıtmakta, ifade etmekte zorlanan Müslüman alemininin bireyleri olan kullanıcılarını sanal dünyada diğer insanlara tanıtma fırsatı veriyor. Muxlim pal’da dünyanın herhangi bir yerinde bulunabiliyorsunuz. Sims’ten hatırlayacağınız “bilgi, mutluluk” gibi kavramları yaptığınız aktivitelere göre değişmesi durumu da bir diğer özelliği.

KELİMELERİN SOYAĞACI

mucizemsin | 10 November 2008 13:38

Sürekli kullandığım yada yeni öğrendiğim kelimelerin etimolojisini hep merak etmişimdir. Kelimelerin hangi dilden Türkçemize geldiğini, kelimelerin ortaya çıkışlarını ve kökenlerini araştırmak ilginç gelmiş, bu konuda Hasan Eren, Sevan Nişanyan gibi isimlerin Etimoloji Sözlüklerini karıştırmaktan da zevk duymuşumdur.

Bazı kelimelerin ortaya çıkış hikayeleri çok ilginçtir. İngilizce’de “assassination”, dilimizde de “suikast” olarak kullanılan sözcük; dünyadaki en önemli suikatçilerden olan Hasan Sabbah’ın, müridlerine suikast yaptırmak için kullandırttığı haşhaş sözcüğünden gelmektedir. Büyük Selçuklu Devleti’nin yıkılışına zemin hazırlayan Batinilik (Haşhaşilik) hareketlerinin lideri olan Hasan Sabbah-ki dünyadaki ilk terör örgütünün lideri olarak da tarihe geçmiştir- fedailerini haşhaş otu ile uyuşturup, Selçuklu’nun ünlü veziri Nizamülmülk’e ve önemli komutanlarına suikastler düzenlemiştir. (Daha ayrıntılı bilgi için Amin Maalouf “ Semerkent”, Wladimir Bartol “Alamut: Fedailerin Kalesi” kitaplarına bakınız.)

Her Yiğidin Bir Yoğurt Yiyişi Vardır, Ya Da Yoğurdu Üfleyerek Yemek!

tenedian | 27 October 2008 11:44

Yoğurt yerken iğrendiğiniz oluyor mu?
Benim oluyor.
Hatta bazı yerel markalar dışında “doğal”ı “probiyotik”i ne marka yersem yiyeyim, durum zaman zaman iğrenme aşamasını geçip mide bulanması aşamasına geliyor.
Çok da severim yoğurdu. Yediğim zaman içimin temizlendiği duygusuna kapılırım. Ama, kaşığıma aldığım yoğurt, kaşık ile yoğurt kabı arasında uzayıp gidiyorsa, tabiri mazur görün, balgam kıvamındaysa yemeğin bütün keyfi kaçıyor.
Benzeri duyguyu ekmek yerken de yaşıyorum. Ne yediğimizi bilemiyoruz.

Ev Yoğurdu
Ev Yoğurdu

Halbuki bazı yiyecekleri evde yapmak o kadar kolay ki!
Evde yaptıklarımızın içinde ne var, biliyoruz.
Kim yaptı, hastalıklı mı değil mi, biliyoruz.
Ne kadar dayanır, biliyoruz.
Bir de şunu biliyoruz: Dünyadaki ölümlerin %60’ı beslenme düzenimize bağlı hastalıklardan kaynaklanıyor.
Ve biz balgam gibi uzayan yoğurtlar yiyor, neyle beyazlatıldığını bilmediğimiz ekmeklere içinde tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz şeyleri sürüyor ve bunları yutmak için de kolamızı ve aromalı buzlu çayımızı içiyoruz.
Mazeretimiz de hazır: Vakit mi yeter herşeyi evde yapmaya!
Evet, bazı şeyleri yapmaya yeter.
Bir yazımda yine bu gırtlak işleri üzerine yazmıştım:”Denizden Babam Çıksa Yerim” diye.

duslenmemis olani duslemek, yapilmamis olani yapmak

harb | 15 October 2008 16:37

stanford universitesinde ogrenci olan iki genc projelerini gercekle’mek icin ne gerekiyorsa yapmaya hazirlardi.
sonunda projelerini anlattiklari bir girisimciyi maddi destek vermeye ikna ettiler.
ve net aleminin en buyuk yangini olan google‘in kivilcimi cakilmis oldu.

imkansizliklar icinde kivranirken dahi hayal kurmayi basarabilen ve benzer hikayesi olan genc bir delikanli ise depozitolu pet siseleri topluyor ve bunlardan aldigi iade paralari ile karnini doyurmaya calisiyordu.
elma bu siralarda en sevdigi “ogun” yemegi olmustu ki daha sonralari aklindaki projesine de “elma” ( apple )adini vermisti.
cok sonralari evinin garajinda kurdugu sirketi olan apple ve “steve jobs” ismi ile net aleminde ikon olan bu delikanlinin farki neydi.