bildirgec.org

sistem hakkında tüm yazılar

Navturk Moto Q’ da

xerre | 15 September 2007 20:10

Türkiye’nin ilk ve en ayrıntılı navigasyon yazılımı NAVTURK‘ün hazırladığı navigasyon paketi şimdi de motorolanın Moto Q modelinde.

moto Q
moto Q

NAVTURK’ün hazırladığı bu paket, dunya standartlarına uygun ve yılda iki kez güncellenen ve de türkçe dahil 17 dilde sesli yönlendirmeye sahip bir navigasyon sistemi.
bu sistemle kullanıcılara, bulundukları ya da görmedikleri, yolların ayrıntılarını,otoban giriş ve çıkışlarını, kavşak ve caddeleri görebilme imkanı sunuluyor..

Uyku üzerine…

onurtuyan | 10 September 2007 13:27

Geçen gün elime bir kitap geçti bir yerden, Kashna felsefesi-Uyku üzerine yazılmış. Kitabın kapağında büyük puntolarla ‘SADECE APTALLAR 8 SAAT UYUR’ gibi iddialı ve sinir bozucu bir başlık görünce ilgimi çekti tabi. Kitabın yazarının isminin altında yazan açıklamayı okuyunca tıpkı kitabın ismi gibi yazarının da hafif ukala bir insan olduğu kanısına vardım. Kitabın yazarı olarak tahmin ettiğim ismin altında ‘DÜNYANIN EN AKILLI İNSANI’ yazıyordu. Bu aşırı iddialı ve gereksiz bir tanımlamaydı bence zira bunu, kitabının altına yazdıran birinin ne kadar akıllı olduğunu düşündüm bir süre.
Kitapta yazılan şeylerin birçoğuna katılsam da yazarın okuyucusuna gösterdiği bu tavır çokta hoşuma gitmemişti doğrusu. Günde 8 saat yerine 4 saat uyuyan bir insanın ikinci bir hayat kazandığına,8 saatin zamanımızın büyük bir kısmını bizden çaldığına dair sağlamalar, hesaplar yapılıyordu kitapta. Hatta birçok bilim adamı, fizikçi, matematik dâhisinin bu şekilde yaşadığı ve en önemli buluşlarını bu zamanlarda yaptıkları söylenmiş. Kitapta yer yer hak verdiğim ve katıldığım ince noktalar vardı tabi ama gelelim benim uyku üzerine düşüncelerime. Uyku üzerine yazmadan önce bu konuda bana katılacak birkaç kişi olduğunu hayal etmek, benim bu yazıyı yazmama ilham verdi doğrusu.
Günde dört saat uyuduğumuz zaman bu uykunun bize yeterli olacağı kanısındayım fakat dört saatin üzerinde uyuduğum her gün benim seçimim ve insiyatifimdedir. Uyku benim için çok özel bir yere sahip. Yatağım, yastığım, başucumdaki kitaplar ve yatak odamın kendine has dinginliği ve sessizliği benim için günün en anlamlı zamanını geçirdiğim bir dünya. Bu dünyadan kapımı aralayıp çıktığımda bir yaşam mücadelesi, savaş alıp başını gidiyor hayatımda. İstediğim saatte yatmak mutlu ederken beni, sistemin istediği saatte kalkmak canımı sıkıyor çoğu zaman. Önce yüzümü yıkayıp traş olmak zorunda kalıyorum, malum dışarıya saçı başı dağınık çıkarsam hemen kötü çocuk oluyorum bu yerde. Sonra ütülü, güzel kıyafetlerimi geçiriyorum sırtıma, onlar benim etiketim oluyormuş toplum içinde. Kısacası yapmak zorunluluğuna girdiğim binlerce işi binlerce duygu içerisinde yerine getirip kendi dünyama çekildiğim yer, sistemin beni yönlendirdiği kumandanın kırıldığı zaman, yatak odamdır benim için.24 saatin ortalama 16 saatini uyanık geçirdiğim bu sisteme 4saat daha bağışlamak hiçte işime gelmiyor açıkçası. Yatağıma uzandığımda, vücudumun yavaş yavaş gevşediğini, kafamdaki düşüncelerin yerini huzura bıraktığını hissetmek çok güzel bir duygu benim için. Hepimiz günün en dingin zamanını şüphesiz yatağımıza uzanıp uyku moduna geçtiğimiz dakikalarda yaşarız. Ben hep kendi içimde o gün yaptıklarımın ve gelecekte yapacaklarımın muhasebesini yaparım o zamanlarda. Gün içerisinde aldığım kararların en sağlıklısını da o zaman alırım. Nefes alış verişimdeki dinginlik ve huzur düşüncelerime yansır. İnsanın yaşam süresinin ortalama 60 yıl olduğunu var sayarsak, hangimiz bu kovalamaca ve amansız yarışın hüküm sürdüğü sistemde bir 60 yıl daha ömrümüzü uzatmak isteriz.Hiçbir zaman, adını saat koyduğumuz 24 eşit zaman dilimini daha ne kadar uzatırım gibi bir düşüncem olmadı açıkçası. Saat ve zaman kavramının, sistemin gereği olduğu için bulunduğu ve kullanıldığı bir olgu olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde baktığımda pazar ile pazartesi, sekiz ile on arasında bir fark olmadığını ve bunun insanın doğasında olmadığını düşünüyorum. Konuyu daha fazla uzatmadan ve dağıtmadan şunu söylemek isterim ki; bana göre insanın uykusundan kalkması gereken en iyi zaman kendi istediği zamandır. Herkese günaydın!

istanbulun toplu taşımadalı ulaşım sorunları için çözümler :)

taninmayan-68170 | 08 September 2007 20:17

istanbulun toplu taşımada ulaşım sorunları için çözümler 🙂

MetroBus
MetroBus

en sonunda MetroBus E5 güzergağı üzerinde hizmete girecek

etrafta dollaşan söylentilere göre E5 güzergahında çalışan
ve yeni düzenlemelerle daralan yollarda yolçu müşterisi bekleyen

minibüslerin hatları iptal edileceği söylentisi var

bunun dışında dahası bazı söylentilere göre de
minibüslere akbil konulacağı yönünde söylentilerde var

PC Modding

wanadooo | 05 September 2007 14:44

pc moddding (ingilizce modify: değiştirmek,modifiye etmek) köken olarak gamer(oyun fanatikleri) ve overclock severler tarafından gelişiyor.eski bir müzik setinin pcye dönüştürülmesi Ya da sistemin yazı masası içine gömülmesi serbest stil alanına giriyor. formfactorsaltında deneyseverler kasa spesifikasyonları için norm ölçülerini bulabilirler.
serbest stil modding in en büyük avantajı,aynı zamanda en büyük dezavantajı. serbest stilde en soyut modifikasyonlara izin veriliyor ama tek koşul var o da pc nin hatasız çalışması.bu işte çok popüler olanlardan biri de Russ Casliss. Star wars filmindeki bir uzay gemisinin 2 metre boyundaki bir modelini yapıp, içine pc yerleştirdi daha sonra bu işlemi nasıl yaptığını web sitesinde anlattı. Hobi olarak başladığı bu işten ciddi paralar kazandı, şöhret te cabası tabii. pc modding olayında ciddi bir underground kültürü de oluştuğunu söylemek mümkün.başka bir çılgınlık da neredeyse 20 küsür yıllık bilgisayarların içine bugünün pclerini yerleştirmek. Hatta bazıları işi iyice ileri götürüp bilgisayar kasaları üzerine resimler çizerek onları sanatsal bir obje haline getirmiş.

internetteki en iyi modding siteleri

DOLDUR-BOŞALT MAKİNASI

aggali | 02 September 2007 01:38

Efendim, okulda bizlere öğrettikleri şeylerden birini hatırlatmakla başlamak istedim. Öğrettikleri şey; açık sistemlerin çalışması idi. Sistem şu şekilde çalışıyordu. Üretim için bir girdiye ihtiyaç var, girdi bir dönüşüm sürecinden geçerek bir ürüne dönüşür ve sonunda bir çıktı elde edilir.

Yaşamda hemen her alanda bunun geçerli olduğunu gördüm, naçizane gözlemlerimle. Ama işin ilginç yanı şu; askerde bir askerin güvenliği açısından silahlar özel yerlerde doldurulur ve boşaltılır. O özel yerin ismi ise “DOLDUR-BOŞALT ALANI”dır ve bu isim benim hep ilgimi çekmiştir.