bildirgec.org

reklam hakkında tüm yazılar

en iyi 3d siteleri

cubukcu | 01 October 2009 22:29

tr3d
farklı bir 3d sitesi olan tr3d günden güne çoğalan üyeleriyle şaşırtıyor ve yardım alabileceğiniz – materyaller bulabileceğiniz hatta bulabileceğiniz ender 3d siteleri’nden.

cgsociety
çinlillere ait olan ve inanılmaz çizimlerin bulunduğu bu site sizlere ilham kaynağı olacaktır.fakat bu site ücretsiz üyelik sistemi yerine 30 $ karşılığı üye alıyor ve dünyanın farklı yerlerinden insanların portfolio’larını parylaştığı muhteşem bir kaynak

Kabartıyoruz…

hobim | 01 October 2009 10:36

“Abartmıyoruz kabartıyoruz” sloganıyla yola çıkan
yuva maya, güzel ve hareketli bir site hazırlamış.

Bu sitede neler mi var; hediyeli kampanyalar, eğlenceli
oyunlar,
video tarifler. Ayrıca yuva club üyesi olarak bir takım avantajlar elde edebiliyorsunuz.

Tıkla ve Kazan

cmelancholia | 29 September 2009 13:33

Tıkla Kazan yeni bir Türk puanla para kazanma sistemi. Sistemdeki reklamlara tıklayarak puanları kazanıyorsunuz ve 100 Tl lik puana ulaşınca parayı ister hesabınıza istiyorsunuz, isterseniz puanınızla siteden hediye talep ediyorsunuz. Ama hediyeler büyük hediyeler 🙂
plazma tv, play station-3, laptop, kamera…
üye olmak için burayı tıklayabilirsiniz…

Geçmişten günümüze Apple reklamları

siriusbee | 25 September 2009 14:41

Apple’ın bunca yıldır başarısında büyük payı olan reklamlarıyla ilgili okuduğum bir haber çok ilgimi çekti ve sizin de ilginizi çekeceğini düşündüğümden Türkçe çevirisini yaptım.

Apple, ilk olarak 1970’lerin sonunda ürünlerinin reklamını yapmaya başladı. 80’lerde, reklamlarda yapılan köklü değişiklikler izleyenleri bilgisayar (özellikle de Apple) almak için ikna etmeyi başardı.

Ağırlıklı olarak yazı ve canlı resimden oluşan bu reklamlar dönemin birçok bilgisayar ve teknoloji reklamını etkiledi.

1990’lar boyunca popülerliğini koruyan ve ünlü insanların da ilgilendiği “Farklı Düşün” (Think Different) sloganlı kampanyası ile birlikte, Apple reklamları en iyi dönemlerini yaşadı.

90’ların sonunda Imac’in piyasaya sürülmesi ile birlikte Apple, daha sanatsal reklamlar yaparak ve önceki reklamlarına göre daha az yazı kullanarak ürünü ön plana çıkarmayı sağladı.

Ayrıca şunu da belirtmek lazım ki reklamların değişmesinde bilgisayar tasarımındaki değişiklikler de etkili oldu. Apple’ın 1977’den 2008’e kadar yaptığı bilgisayar tasarımlarıyla günümüzdeki bilgisayarların nasıl evrim geçirerek bu hale geldiğini bu linkten görebilirsiniz.

Son zamanlarda Apple, “Mac, PC’ye karşı” konseptli televizyon reklamlarıyla da etkili oldu.

Adsense’de reklam gelirlerini artırmanın yolları

burc | 20 September 2009 14:20

adsense
adsense

Google.com‘um reklam servisi adsense‘i hepimiz biliyoruz. Web sayfalarına reklam yerleştirip gelir elde etmek çok gündemde olan bir konu. Firma, bu konuyla ilgili olarak dikkat edilmesi gereken kurallar bir web seminerinde toplamış. Şu adresten ilgili web seminerinin dokümanına ulaşabilirsiniz. Çok faydalı bilgiler var ve özetle şu konulara değinilmiş:

  1. Reklamları tam olarak nereyeeklemeliyiz?
  2. Hangi sıklıklareklam eklemeliyiz?
  3. Uygun reklam formatını seçebilmek.
  4. Reklam renkleriniuyumlu hale getirmek.
  5. Hedefler için kanallareklemek.
  6. Temel adsense ayarları
  7. Gelir elde edilebiliecek diğer enstrumanlar.

ikizmiş gibi birbirine çok benzeyen reklamlar

xerre | 18 September 2009 18:02

daha önce logolardaki benzerliklere değinmiş kardeş olan logolar başlığı altında bunlara yer vermiştik. bu bildiride de reklam kampanyaları ve reklam afişlerindeki benzerliklere değineceğiz. yani logoların yerine ön planda olan bu kez düşünceler.

kimi zaman benzerlikten de öteye “tıpatıp aynı” boyutuna geçen ve birbirlerine ilham kaynağı olmuş olan bu reklam afiş veya kampanyalarının benzer olanlarını bir sayı yanında “a“, “b” ve “c” olarak sıralayacağım. bununla birlikte bu reklamların hangilerinin orjinal olduğu hakkında herhangi bir bilgiye de sahip değilim.

1a – PlayStation

1b – Animal Peace

En yaratıcı 50 reklam

useair | 10 September 2009 18:00

Reklam Panosu

absynthe | 10 September 2009 09:07

Otobüsteyim, kulağımda güzel bir müzik… Reklam panoları sinirimi bozuyor. Yaratıcılıktan uzak, bayağı, rengârenk… Oysa dinlediğim müzik hiç de öyle değil. Alabildiğine yaratıcı, sade ve karanlık… Bir Rolling Stones şarkısını Bob Dylan söylüyor:

“Send me dead flowers every morning/ Send me dead flowers by the mail/Send me dead flowers to my wedding/ I won’t forget to put roses on your grave.”

{Bana her sabah ölü çiçekler gönder/ Ölü çiçekleri postayla gönder/Düğünümde bana ölü çiçekler gönder/ Ben de senin mezarına güller koymayı unutmam}

Bu sözler birkaç gündür zihnimi işgal ediyor. Bir insan böyle sözleri yazmak için birini hem ölesiye sevmeli, hem ölesiye nefret etmeli… 70lerde yazılmış olmalı bu şarkı. O zaman internet yoktu, reklamlar bilinçaltımıza bu kadar işlemeye başlamamıştı daha. Hâlbuki teknoloji yaratıcılığımızı ortaya koymak için iyi fırsatlar veriyor bize. Şu anda bu yazıyı bilgisayarda yazıyorum örneğin. Shakespeare’in 16. yüzyılda çekmesi olası zorlukları geçiriyorum gözümün önünden. Kâğıt, mürekkep eksikliği; geceleri yazmanın zorluğu, başında dırdır bir eş, patronunun ve kraliçenin yazmasını istediği konuları dayatması. Hiçbiri Shakespeare’in yaratıcılığına ket vuramamıştı.21. yüzyılda ise yaratıcılığı engelleyen hiçbir şey yok, ama içinde yaşadığımız karmaşayı hiçbirimiz hakkını verecek şekilde dile getiremiyoruz. Çok şey üretiyoruz, bu doğru, ama filmleri de, kitapları da, müziği de o reklam panolarında gördüğümüz ve bize söylendiği gibi bir kerede tüketiyoruz. Daha da önemlisi yalnızca bir kere tüketilmesi yetecek yapıtlar üretiyoruz. Her yıl yüzlercesini izlediğimiz, sanal efektlerine hayran kaldığımız Hollywood filmlerinden bir tek sahne bile kalmıyor aklımızda. Sadece teknolojiye mi yüklemek gerek suçu, ya da seri üretime, kapitalizme? Zaman geçtikçe insanın ruhu mu çürüyor yoksa?

ELEŞTİRİ

teacher07 | 07 September 2009 08:41

Ekonomik kriz, politik kriz, kültürel kriz dünyayı ablukaya almış durumda. Hele yabancı müdahalelerden kurtulamayan İslam dünyası, bir batağın içine sürüklenmekte. Gelen haberler, paçası çamura batmış kimseleri anımsatmakta. Saplandığı bataktan kurtulmaya çalıştıkça daha da batan kimseleri…

Bir odaya yanlışlıkla giren kuş, kafasını bir o duvara bir bu duvara vurur, girdiği pencereyi bir türlü bulamaz. Ülkemizde, topluma bağımsız bir dünya vadeden kurumlar 1950’lerden beri didiklenmekte. İşte bu durumda; her kafadan bir ses geliyor, bilen-bilmeyen, farkında olan-olmayan, insandan insana gözlemsel eleştirel, karşıt ya da yandaş tepkiler havalarda uçuşuyor. Yalanın egemenliği, reklamı tek söylem haline dönüştürdüğünden; medyada, politikada ya da yorumcuların ağzında toplumun kafasını karıştıracak her şey üretiliyor. Hepsinde değilse de birçoğunda tutarsız yargılar, yarım yamalak gözlemler bulunmakta. Toplumu geleceğe hazırlayacak söylemleri “hak getire”. Türkiye’de iklimsel kriz, enerji krizi, ekonomik ve sosyal kriz neredeyse “Allah’ın” yardımıyla çözülecek.