bildirgec.org

gael garcia bernal hakkında tüm yazılar

Yağmuru Bile; También la lluvia (2010)

elizabethtaylor | 04 October 2011 21:58

Te doy mis ojos” (Gözlerimi de Al) ile tanıdığımız İspanyol yönetmen Icíar Bollaín‘in elinden çıkan “También la lluvia” (Even The Rain – Yağmuru Bile), 2010 senesinde çekildi. Senaryosu Paul Laverty tarafından yazılan film, Sinema Yazarları Derneği, Berlin Uluslarası Film Festivali, Goya Ödüller, Avrupa Film Ödülleri başta olmak üzere toplamda 16 ödül birden kazandı. Başrolünde “Paramparça Aşklar Köpekler” filminden tanıdığımız aktör Gael García Bernal‘ın yer aldığı filmde Luis Tosar, Karra Elejalde, Raúl Arévalo, Juan Carlos Aduviri, Cassandra Ciangherotti, Carlos Santos, Vicente Romero, Milena Soliz ve Pau Cólera gibi isimler de rol alıyor. Filmin resmi web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

La science des rêves – Rüya Bilmecesi (2006)

padmess | 28 July 2011 18:05

Bütün bu yaşadıklarımız bir rüya mı yoksa gerçek mi?

Stephane Miroux, Paris’te takvim yayınlayan bir yayınevinde çalışır. Olağanüstü bir zekaya sahiptir, yaratıcılık konusunda ise son derece başarılıdır. En önemlisi ise hayal kurup, rüyalarında yaşamayı çok sever.
Bütün bu özelliklerine rağmen Stephane duygularını yansıtmakta zorlanan, iletişim konusunda birtakım sorunlar yaşayan içe kapanık biridir.
Ve bir gün karşı dairesine Stephanie isimli güzel bir kız taşınır.
Yaratıcı kahramanımız yeni komşusundan çok hoşlanır hatta ona duygularını da ifade eder ve olumsuz bir yanıt alır.
Ne var ki rüyalarında yaşamaya alışan Stephane bütün bu yaşadıklarının gerçek mi yoksa rüya mı olduğunu anlayamaz.

Gerçekten Stephanie’ye açılmış mıdır? Gerçekten Stephanie onu red etmiş midir?

Babel (2006)

queennothing | 19 June 2009 18:00

Amores Perros” ve “21 Grams” gibi başarılı yapımların Meksika asıllı yönetmeni Alejandro González Iñárritu‘nun 2006 yapımı filmi “Babel“, tıpkı diğer filmleri gibi, hikaye içinde hikaye barındıran etkileyici bir drama.
Richard ve Susan, iki çocuklu bir çifttir. Diğer çocukları olan Sammy, hayatını kaybettikten sonra bunalıma giren Susan, Richard’la katıldıkları bir tur sırasında, vurulur. Amerika’dan, Fas’a uzanan turda, otobüsün cam tarafında oturan Susan, nerden geldiği belli olmayan bir kurşunla, omzundan yaralanır. Otobüs durdurulur, en yakın köye gidilir. Kan kaybeden Susan’ın yarası, ilkel yöntemlerle dikilse de, genç kadının kanaması ölümcüldür. Elçiliği arayan Richard, acil ambulans gönderilmesini talep eder. Karısını kaybetme ihtimali, genç adamın daha da gerilmesine neden olurken, otobüsten inen turistler, aracın daha fazla bekletilemeyeceğini söyleyerek, genç adamın baskı içinde, iki arada kalmasına neden olur. Babil’deki sınırlı imkanlarla Richard, karısını kurtarmak için elinden geleni yapacaktır.

Ahmed ile kardeşi Yussef, babasıonın fazla fazla para dökerek satın aldığı tüfekle tepelere çıkarak, çakal avına gider. İyi bir nişancı olduğunu iddia eden küçük Yussef, bunu abisine kanıtlamak için metrelerce öteden gelen otobüse ateş eder. Amerikalı turistleri taşıyan otobüste, cam kenarında oturan genç bir kadın vurulur. İki kardeş, artık resmen ‘suçlu’dur.

Blindness’a Eleştiri ya da “Aman Ya Rabbim Kör Oldum!”

erastis | 09 June 2009 11:58

Dikkat! Aşağıda okuyacağınız eleştiri yazısı yer yer ‘spoiler’ içerebilir; ve fakat içermeye de bilir. Bu durum, film hakkında ne kadar önbilgiye sahip olduğunuza göre değişkenlik gösterir!

Terminatör Salvation’ın bol tanıtım ve promosyonla gösterime girdiği bir haftada, arada kaynayıp gitmemesi gereken sağlam bir film daha beyazperde seyircisiyle buluştu. Nobel Ödüllü José Saramago’nun aynı isimli romanından uyarlanan ‘Blindness’, önce 2008 Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak ses getirdi, ardından da 2008 Film Ekimi’nde Türkiye semalarında arz-ı endam etti. Film Ekimi’ne bilet bulabilen sinefiller taa aylar önceden filmi gördü, seyredemeyen meraklı sinemaseverler yurtdışındaki gösterimlerden ve dvd’lerden elde edilen kopyaları indirdi, seyrin tadına vardı ve maalesef haziranın ilk haftası gösterime giren bu yapıma gidebilecek potansiyeldeki kitle çoktan ununu eleyip, eleğini duvara astı. Olsun, gene de biz bir-iki çift kelam edelim, adet yerini bulsun, gönüller bir olsun.

the limits of control

schizophrenia13 | 13 March 2009 13:02

the limits of control
the limits of control

jim jarmusch‘un son filmi the limits of control, suç filmleri arasına bu sene katılanlardan bir tanesi. başrolünü isaach de bankolé‘nin sırtlandığı film, ispanya’da gerçekleşmek üzere olan bir suç hikayesini anlatıyor, kahramanımızın rüya ve gerçeklik arasında gelip gittiği filmde olayları gizli saklı gerçekleştirirken tüm ispanya’yı adımlıyor.

the limits of control
the limits of control

çekimleri madrid, seville ve almeira’da gerçekleşen filmin kadrosunda bill murray, tilda swinton ve gael garcía bernal gibi bağımsız yapımlarda yeralmayı seven oyuncular da mevcut. filmin fragmanına şuradan ulaşılabilir.

Paramparça Aşklar ve Köpekler (Amores Perros)

queennothing | 03 March 2009 10:01

21 Grams” ve “Babel” gibi iki başarılı yapımın yönetmenliğini üstlenen Alejandro González Iñárritu‘nun 2000 yılında olay yaratan filmi “Amores Perros (Paramparça Aşklar Köpekler)“, üç farklı hayatın, dramatik bir şekilde kesişmesini konu ediniyor.

Susana, evli bir kadın ve genç bir annedir. İkinci çocuğuna hamile olan Susana, eşinin kardeşi Octavio‘nun kendisine aşık olduğunu öğrenir. Alkolik annesinden başka kimsesi olmayan Susana, eşinin annesi ve kardeşi Octavio ile aynı evde kalmaktadır.
Hırsızlık yaparak Susana ve bebeğin geçimini sağlayan eşine karşı Octavio, köpeği Cofi‘yi dövüştürerek kazandığı paraları saklaması için Susana‘ya verir.
Birlikte kaçmayı planlayan ikili, son bir kez daha Cofi’yi dövüştürdükten sonra, kimseye haber vermeden gideceklerdir.

BLINDNESS (KÖRLÜK) 2008

piedra | 17 February 2009 09:51

Mayıs 2008 yapımı olan Blindness (körlük ) ülkemizde 23 Ocak 2009’da sinemalarda gösterime girdi. Bursa’da 3.Uluslararasi Bursa Ipek Yolu Film Festivali‘nde ve İKSV Film Ekimi kapsamında İstanbul’da ilk izleyicileri ile buluşmuştur. Ayrıca 2008 Cannes Film Festivali‘nin de açılış filmidir.

Filmin konusundan biraz bahsedersek;
Kentte beyaz körlük salgını başlar. Birdenbire kör olduğu şikayeti ile göz doktoruna başvuran kişi körlüğü göz doktoruna da bulaştırır. Nedeni bilinmeyen bir şekilde tüm kent halkında olağandışı körlük görülmeye başlanır ancak bir tek göz doktorunun karısı beyaz körlükten etkilenmez. Fakat olaylar tıbbi bir hastalıktan daha ötedir ve herşeyin tek bir tanığı vardır: göz doktorunun körlük salgınından etkilenmeyen karısı. Kadın beraberindeki yedi kişiyi karantinadan kaçırmaya çalışır.