The New York Times Magazine, Tierney Gearon yönetmenliğinde “tamamen uyanık – Hollywood kadın kahramanları” […]
elle fanning hakkında tüm yazılar
Ünlülerin pek bir zevksiz halleri
pygmalion | 21 October 2012 15:41
Genellikle beğendiğimiz, tarzlarını övdüğümüz, bazılarını çok sevdiğimiz ünlüler bile yeri geliyor gayet zevksiz seçimlerle […]
ELLE ve Hollywood kadınları
serpil | 13 October 2012 11:07
ELLE dergisinin “Women in Hollywood” (Hollywood Kadınları) kapağının çekimlerinden birkaç kare… Elle Fanning, Emma […]
Neee! Angelina Jolie cadı mı?
cherry blossom girl | 20 June 2012 14:30
Uyuyan Güzel (Sleeping Beauty) masalını hepimiz biliriz. Biliriz ama genelde; iyi kalpi, güzeller güzeli […]
Super 8 (2011)
queennothing | 18 February 2011 10:02

Bir zamanların efsanesi Lost dizisinin yapımcısı olarak tanıdığımız J.J. Abrams’ın yönetmenliğini ve bu sıralar “Terra Nova” ile gündemde olan Steven Spielberg‘in yapımcılığını üstlendiği sinema filmi “Super 8“, 2011 sonuna doğru vizyona girecek. Ortalama 45 Milyon Dolar gibi bir bütçeyle çekilen filmde oyunculuğuyla göz dolduran küçük aktris Dakota Fannig’in kızkardeşi Elle Fanning, iki defa Emmy’e aday gösterilen aktör Kyle Chandler, Amanda Michalka, Ron Eldard ve Noah Emmerich gibi isimler rol alıyor. Filmin tanıtım videosunu buradan izleyebilirsiniz.
Coppola’nın yeni filmi; Somewhere (2010)
queennothing | 07 January 2011 13:34

Godfather Serisi’nin yönetmeni Francis Ford Coppola’nın kızı olan, “Lost In Translation” ile yönetmeniğini kanıtlamış olan 1971 doğumlu Amerikan sinemacı Sofia Coppola‘nın yazıp, yönettiği sinema filmi “Somewhere” (Başka Bir Yerde), 2010 senesinde tamamlandı. Ülkemizde FilmEkimi kapsamında gösterilen film, Mayıs 2011’de vizyona girmeye hazırlanıyor. Filmde “Blade”den tanıdığımız 1973 doğumlu Amerikan aktör Stephen Dorff, Dakota Fanning’in kızkardeşi 1998 doğumlu genç oyuncu Elle Fanning, John Prudhont ve Jackass Serisi’nden tanıdığımız Chris Pontius gibi isimler yer alıyor. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan Ödülü kazanan “Somewhere”, 8 Milyon Dolar gibi bir bütçeyle tamamlandı.
Hollywood’un ünlü aktörlerinden Johnny Marco, başınabuyruk, umarsız ve çapkın bir adamdır. Hayatında hiçbir sorumluluk olmayan genç adamın bu rahat yaşamı, bir dişi tarafından değişecektir.
Vivaldi’nin hayatı film oluyor
queennothing | 21 November 2009 15:08

1678 – 1741 tarihleri arasında yaşamış İtalyan müzisyen Antonio Vivaldi, “Allegro”, “Spring”, “Presto”, “Largo”, “Adagio” gibi besteleriyle mlyonlarca klasik müzikseverin favorisi haline gelerek, kendini ölümsüz kılmayı başardı. Vivaldi’nin genç yaşta başlayan müzikal kariyeri, yönetmen Boris Damast ve senarist Jeffrey Freedman‘ın ortaklığıyla bir sinema filmi haline gelmeye hazırlanıyor.
2010 senesinde vizyona girmesi beklenen “Vivaldi” adlı biyografik yapımda ‘Vivaldi’yi “Shakespeare In Love“da ‘William Shakespeare’i canlandırarak beğeni kazanan İngiliz aktör Joseph Fiennes canlandırıyor. Fiennes’in yanısıra filmde Malcolm McDowell, Alfred Molina, Neve Campbell, Elle Fanning, Jacqueline Bisset, Carice Van Houten ve Gérard Depardieu da rol alıyor.
Babel (2006)
queennothing | 19 June 2009 18:00

“Amores Perros” ve “21 Grams” gibi başarılı yapımların Meksika asıllı yönetmeni Alejandro González Iñárritu‘nun 2006 yapımı filmi “Babel“, tıpkı diğer filmleri gibi, hikaye içinde hikaye barındıran etkileyici bir drama.
Richard ve Susan, iki çocuklu bir çifttir. Diğer çocukları olan Sammy, hayatını kaybettikten sonra bunalıma giren Susan, Richard’la katıldıkları bir tur sırasında, vurulur. Amerika’dan, Fas’a uzanan turda, otobüsün cam tarafında oturan Susan, nerden geldiği belli olmayan bir kurşunla, omzundan yaralanır. Otobüs durdurulur, en yakın köye gidilir. Kan kaybeden Susan’ın yarası, ilkel yöntemlerle dikilse de, genç kadının kanaması ölümcüldür. Elçiliği arayan Richard, acil ambulans gönderilmesini talep eder. Karısını kaybetme ihtimali, genç adamın daha da gerilmesine neden olurken, otobüsten inen turistler, aracın daha fazla bekletilemeyeceğini söyleyerek, genç adamın baskı içinde, iki arada kalmasına neden olur. Babil’deki sınırlı imkanlarla Richard, karısını kurtarmak için elinden geleni yapacaktır.
Ahmed ile kardeşi Yussef, babasıonın fazla fazla para dökerek satın aldığı tüfekle tepelere çıkarak, çakal avına gider. İyi bir nişancı olduğunu iddia eden küçük Yussef, bunu abisine kanıtlamak için metrelerce öteden gelen otobüse ateş eder. Amerikalı turistleri taşıyan otobüste, cam kenarında oturan genç bir kadın vurulur. İki kardeş, artık resmen ‘suçlu’dur.
Benjamin Button Hakkında Bir Yorum
Max27 | 02 March 2009 11:40

Filmin teknik (oyuncular, yönetmen, yapım vss) konuları hakkında bilgiyi burdan alabilirsiniz.
İki gün önce The Curious Case of Benjamin Button isimli filme gittim. Filmin senaryosu ilginç ve fazla abartılmamıştı. Bunlar filme gitmeme neden olan önemli sebeblerden bazılarıydı.

http://www.oguza.com/wp-content/uploads/bejamincaps.jpg
Benjami yani filmimizin kahramanı dünyaya yaşlı bir bebek olarak geliyor. Doğduğu an vücudu kemikleşmiş, derisi buruşmuş ve birçok hastalıkla normal bir yaşlı insan gibi doğuyor. Bunu gören babası şaşırıyor ve Benjamin’i terk ediyor. Benjamin’i bulan aile’nin çocuğu olmadığı için Benjamin’i evlerine alıp kendi çocukları gibi bakıyorlar. Gittiği bu ev yaşlılar evi gibi bir evdir. Onu evlatlık edinen aile yaşlılarla ilgilenmektedir. Bebeğin fazla yaşamayacağını düşünüyorlar ama bebek büyüdükçe daha sağlıklı olmaya ve gençleşmeye başlıyor. Yani normal insanlara göre testen bir hayat sürüyor. Benjamin diğer çocuklar gibi dışarıda oynamak ve gezmek isiyor ama bu bulunduğu durum yüzünden mümkün olmaması ve ailesininde başına bişey gelmesinden kortuğundan bunu yapamamaktadır. Evdeki bazı yaşlıların yardımıyla hayatı yaşamayı ve eğlenmeyi öğrenir. Ve yine evdeki bir yaşlı kadının hafta sonları yanına gelen küçük torunu ile arkadaş olmaya başlıyor. Bu kız Benjamin’in ilk aşkı oluyor. Yıllar geçtikçe çevresindekiler yaşlanıp ölüyor ama Benjamin daha da gençleşiyor. Benjamin daha sonra bir gemide iş bulup çalışmaya böylece dünyayı gezmeye başlıyor. Yıllar geçtikçe Benjamin’in bedeni gençleşiyor ama ruhu yaşlanmaya başlıyor.
The Nines
la loba | 09 January 2009 15:25

afis
Yönetmen: John August
Senaryo: John August
Tür: Dram/Fantastik
Gösterim yılı: 2007
Oyuncular: Ryan Reynolds (Gary-Gavin-Gabriel), Melissa McCarthy (Margaret, Melissa, Mary), Hope Davis (Sarah, Susan, Sierra), Elle Fanning (Noelle)

Problemli bir aktör, bir televizyon yapımcısı ve bir bilgisayar oyunu yapımcısının karmaşık ve gizemli hikayelerinden devam eden film aslında insanların varoluşu üzerine düşündüren bir yapıt. Sıradan bir şekilde başlıyor olmasına rağmen ilerleyen dakikalarda konu oldukça karmaşık hale geliyor. Gerçeklik ve yanılsamalar üzerine farklı bir yorum getirilen yapım Imdb’de hakettiğinden düşük puan almış.



