bildirgec.org

analiz hakkında tüm yazılar

Google A2 = Google Analytics + Google AdSense

taninmayan-68170 | 29 November 2007 07:57

şu belli baraja gelene kadar elinize para geçmeme süreci söz konusu olduğu için,3 tane blog sitem var hepsine aynı Google AdSense konudunu kullanıyorum. çünkü ama geçen gün netten bir arkadaşlar ortaklaşa yeni bir blog sitesi kurduk, beklediğimiz geri dönüşüm beklediğimizin üzerindeydi arkadaşa tam hakkını vermek için Google AdSense sayfasına girdiysemde sadece ortak toplam değerler var yani şu siteden şu kadar reklam geliri var bu siteden bu kadar gelir diye bir açıklama yok yani sadece o sitende gelencek gelirin %50 sini kardeş kardeş bölüşecektik ama
daha önce açtığım 3 blog sitesi + bu site toplamda 4 sitenin tek bir toplamı var ortada ! şimdi
bu 4 sitenin toplamının %50 sini versem kendime haksızlık yapmış olacağım ,

You’ll be loved, No worries! – 2

pilli pati | 26 November 2007 14:07

– O kahrolası ailenin, dizginleyemeyip başıboş bıraktığı çocukları yüzünden, birgün başımızın belaya gireceğini biliyordum zaten! Madem ilgilenmeyecektiniz, neden birinci çocuktan sonra bir diğerini dünyaya getirdiniz? Başımı belaya sokacaklarından adım gibi emindim. Bahçeme sızdıklarını ve kuyuya giden kapağın üzerindeki çiçeklerin etrafında oynamaya başladıklarını gördüğüm an, kalbim nasıl da bu veletler yüzünden hızlı hızlı atmaya başlamıştı. Birşeyler yakındı. Olacaktı. Hissediyordum. Neyse ki; polis erken davranamadan ben şu an içinde bulunduğumuz sığınağı bizi kimseler bulamasın diye aylar öncesinden hazır etmiştim. Böylelikle, senin bütün ilgin benim üzerime olacaktı sevgilim! Ama neden, bana boş gözlerle bakıyorsun? Senin için yaptıklarımı az mı görüyorsun? Hmm? Hayatımı senin için ne büyük tehlikelere attığımı bile bilmiyorsun üstelik…

Facebook’u unut. Sıradaki ne?

sku | 18 November 2007 09:14

İnsanların bir siteye saplanıp kalması hakkında Global Equities Securities analisti Trip Chowdhry‘nin söylediği bir söz var. Aynen şöyle; “Bir site tüm insanlar için herşey değildir.”
Peki insanlar neden farklı bir konuda ısrar etiiği zaman daha iyisini veya daha özgününü bulma şansını tepmek ister ki?
Biz de bu söze dayanarak birkaç siteye göz atalım…

Orato:

Büyük şirketlerinin tekelindeki internet siteleri facebook, myspace ve youtube’dan bıktıysanız bir de orato’ya göz atın. Kullanıcı hikayelerine dayalı bir teması var orato’nun. video, ses, resim ve başta hikaye olmak üzere yazıları paylaşabileceğiniz. itiraf.com tarzı bir site. zaten sloganından da anlaşılıyor;
“True stories from real people.”

You’ll be loved, No worries! – 1

pilli pati | 16 October 2007 09:56

...


– Bahçede bulduğumuz, üzeri çim ve çiçeklerle örtülmüş bir kapağı kaldırınca kızı alıkoyduğu mahzene doğru inen 50 basamaklı bir merdivene rastladık. Aşağı inince de, zeminden daha derine kazılmış bir kuyu bulduk. Kuyunun iç çeperlerine muntazam taşlar döşenmiş. Kuyu ne bir insanın tırmanabileceği ölçüde dar, ne de taşlar yerlerinden sökülebilecek ölçüde gevşek döşenmiş. Muntazam bir iş. Kızı orada tutsak etmiş.
– Peki aşağıdaki inceleme ne durumda?
– Henüz tamamlanmadı. Kızın, tutsak olduğu süre boyunca kuyunun taş duvarlarına kendisine atılan kemikleri kullanarak, bir takım mesajlar kazıdığını tespit ettik. Fotoğraflanma süreci bittiğinde raporu size ileteceğiz, efendim. Ayrıca kuyunun dibinde muhtemelen kaçmak için bir nevi tırmanma çabası esnasında kırılmış insan ve kedi tırnaklarına rastlandı. Onların da DNA analizi sürüyor.
– Şüpheli, ilk kez kaçırdığı bu kız için bir hayli hazırlık yapmışa benziyor.
– Evet, efendim. Aşağıda bulunan tesisat; bir insanın normal ölçülerde nefes almasına yetecek kadar havanın içeride dolaşmasını temin eden bir havalandırma sisteminden oluşuyor.
– Kızın ailesine bulgular hakkında bilgi verildi mi?
– Evet. Hatta kızın taşlara kazımış olduğu mesaj içerikli yazıların bir kısmı da ilk bakışta anlam bütünlüğü taşımadığından, belki ailesi çalışmalarda bize bir ipucu verebilir diye deşifreden sorumlu ekibimiz, çalışmayı aile ile birlikte sürdürüyor.
– Demek ki; kız o mesajları kazırken psikolojik ve fizyolojik açıdan bir hayli bitap düşmüş olsa gerek!
– Evet, sanırım. Yazıların anlamlı olan bir kısmının, kızın tutsak edildiği ilk zamanlarına denk düştüğünü varsayıyoruz. Daha çok kendi kendisine yazılmış, kurtuluş ümidinden asla vazgeçmemesi yönünde destek veren sözcükler bütününden oluşuyor, gibi. Birçoğu ana dilinde, fakat başka bildiği dillerde de mesajlar kazımış. Bu ifadelerin kendisini psikolojik anlamda daha iyi hissettirme ihtimali olduğu için bu yönde bir uğraş verdiğini sanıyoruz. Örneğin; “You’ll be loved, No worries!” (Sevileceksin, Üzülme!) diye yazmış. bu bir pilli patisözüdür!Page copy protected against web site content infringement by Copyscape Fakat öte yandan, “The end is near!” (Son yakın!) diye kazıdığı ayrı bir ifadenin ümitle mi yoksa ümitsizlik içinde mi kazınmış olduğunu henüz anlamlandıramadılar. Kendisini tutsak eden şüpheli şahsın kıza olan ifadeleri; eğer kızı o kuyudan yakında çıkaracağı şeklinde olmuşsa kızın bu davranışı bir ümit olarak görmüş olabileceğini düşünüyoruz. Sonuç olarak; o tutsaklıkta dahi şüphelinin kendisi ile kurmuş olduğu iletişimler kız için herhalde bir hayli önem arz etmiştir. Kendisi ile birlikte uzun süreler aç ve susuz bırakılmış bir kedi ile birlikte derin bir kuyuda, genellikle karanlık ya da loş bir ortamda bulunmak insanın psikolojisini alt üst etmeye yeter herhalde…
– Kedinin de bu şartlarda içgüdüsel olarak miyavlamış olması gerekmez mi? Etraftan bir insan çığlığı, imdat çağrısı ya da uzun süreli kedi miyavlaması duyan olmamış mı?
– Arada bu tür sesler işittiğini söyleyen aynı aileden 7 ve 9 yaşlarında iki çocuk olmuş fakat aile çocuklarının hayal gücünün bir ürünü olabileceği varsayımı ile olayın üzerinde durmamış. Nitekim, daha önce de çocukların anne ve babalarına şaka mahiyetinde birçok hareketi olmuş. Bunu mahalle sakinleri de doğruluyor. Bir keresinde, aile evlerinin çatısının batı kanadını komple yenilemek zorunda kalmış. Sebep de, çocukların üst katta kendi odalarında hazırladıkları tutkallı bir karışımı, uçan kuşlar konduğunda yakalamak adına pencereden bütün ara çatıya dökmeleri… Aile bu yüzden Doğal Yaşamı Destekleme Derneği ve Yerel İdareler ile mahkemelik bile olmuş. Neyse ki; çatıya konup bir daha havalanamayan kuşların bakım ve tedavi masraflarını üstlenmeleri karşılığı açılan mahkemeler çabuk sonlandırılmış.
– Peki aileden yine de bu iki çocukla konuşup, sesleri günün hangi zamanlarında, ne şekilde duydukları konusunda bilgi aldınız mı?
– Çevredeki ailelerle soruşturmasını yürüten ekibimize bu konuyu da hemen ileteceğim, efendim.
– Lütfen! Çünkü hayal gücü geniş bile olsalar, ifadelerindeki en ufak bir detay bizim için çok önemli olabilir. Çocuklarla soruşturmayı bir Pedagog gözetiminde gerçekleştirsinler.
– Emredersiniz, efendim.
– Hmm, You’ll be loved, No worries! İlginç!

Devam Edecek

Blogunuzun ziyaretlerini analiz edin

spy1983 | 10 October 2007 15:30

Icerocket blog tracker, blog ziyaretçilerinizi ve diğer blog istatistiklerini gösteren bir görünmez sayaçtır. Tamamen ücretsiz olan bu serviste, websitenize de herhangi bir reklam yerleştirilmiyor. Daha fazla bilgi öğrenmek ve test etmek isterseniz demo bölümünden servisi test edebilirsiniz.
Bu servisi kullanmak için tek yapmanız gereken üye olmak ve blogunuza küçük bir kod eklemek. Böylece istatistikler sitenizden toplanmaya başlanacak. Daha sonra sitenize olan ziyaretleri gerçek zamanlı olarak, analiz edip, inceleme imkanınız bulunmaktadır.
Şimdilik beta sürümünde olan bu yeni servise zamanla çok daha fazla yenilik ekleneğe benziyor.
Siteye buradan ulaşabilirsiniz.

icerocket blog tracker
icerocket blog tracker

Google Zietgeist dünya haritası

pegpeg | 26 September 2007 10:55

The World’s Zeitgeist
The World’s Zeitgeist

Alman tasarım öğrencisi Christian Lange 30 ülkenin Google Zietgeist’ini analiz etmiş ve en çok aranan kelimeleri baz alarak ortaya bir “The World’s Zeitgeist” haritasını çıkarmış. Gerçekten çok başarılı bir çalışma. Türkiye’ye bakıldığinda ise ilk göze çarpan Galatasaray ! Daha fazla detay bu arkadaşın sitesinde.